Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi İş-Yaşam Ordu'dan 40 ülkeye gönderiliyor - İş-Yaşam Haberleri
        • 108

          Aradan geçen yıllar içinde "Kardelen" adıyla kendi satış mağazalarını ve üretim tesislerini oluşturan Akgün ve ortağı, kestane şekerinde kentin ve ülkenin sınırlarını aştı. Şirketin Genel Müdürü de olan Akgün yaptığı açıklamada, bu işe 1994'te zor şartlar altında başladıklarını söyledi.

        • 109

          Teknolojik imkanların şimdiki gibi gelişmiş olmadığını ve üretimin daha çok el emeğiyle gerçekleştiğini anlatan Akgün, ilk işe başladıkları yıllarda küçük tencerelerin en büyük teknolojileri olduğunu dile getirdi.

        • 110

          Her geçen gün Kardelen markasıyla Bursa'da büyüdüklerini belirten Akgün, "Ortağımla beraber küçük tencerelerde başladık. Kazandığımız parayı işimize yatırdık. Para kazandıkça başka dükkanlar da açtık. Sayıları 7 olunca 2004 yılında şimdi üretim yaptığımız yeri satın aldık. Hijyen için uygun hale getirdik alanı" ifadelerini kullandı.

        • 111

          Kestane şekerini tüm dünyaya duyurmak için neredeyse fuarların tümüne katıldıklarının altını çizen Akgün, şöyle konuştu:

        • 112

          "Ülkemizi ve kestane şekerimizi iyi bir şekilde temsil etmeye çalışıyoruz. Ortağımla bu işe küçük çaplı 75 metrekare bir yerde başladık. Şimdi 4 bini kapalı 6 bin metrekarelik tesise sahibiz. O zamanlar benim eşim bayan kuaförüydü. Çikolata bandırma makinemiz yoktu. Çatalla kestane şekerlerini çikolataya bandırıyorduk. Sonrasında saç kurutma makinelerinde kurutuyorduk. Bu büyük tesisi kurmak için hakikatten çok mücadele ettik. Yaklaşık 170 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bu sayı giderek artıyor."

        • 113

          Akgün, yıllık 450 ton civarında üretim yaptıklarını belirterek, "Yılda 50 ton civarı ihracat yapıyoruz. Gönderdiğimiz ülkeler daha çok Ortadoğu ağırlıklı. Suudi Arabistan, Bahreyn, Dubai, Katar, Kuveyt, Rusya, ABD, hatta Brezilya'ya kadar 32 ülkeye kestane şekeri satıyoruz" dedi.

        • 114

          Panama'ya kestane şekeri göndermek için görüşmelerinin sürdüğünü vurgulayan Akgün, "Yurt dışında her gittiğimiz fuarda 5 bin kişiye kestane şekerini tattırıyoruz. Buradakilerin en az 3 bini hayatında hiç kestane şekeri yememiş ve ilk kez tadıyor" ifadesini kullandı.

        • 115
        • 116
        • 117
        • 118

          13- METREKARESİ 11 BİN 500 TL'DEN ABD'YE GİDİYOR

        • 119

          Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen, bugüne kadar 200'e yakın kadının dahil edildiği "Bursa İpeği Yeniden Hayat Bulacak" Projesi kapsamında dokunan ipek halılar, ABD'den ilgi görüyor.

        • 120

          Bursa Büyükşehir Belediyesinden alınan bilgiye göre, Bursa tarihinin kilometre taşları arasında yer alan ancak zamanla üretimi durma noktasına gelen Bursa ipeğinin yeniden, adına yakışır düzeyde bir kent markası olarak canlandırılması amacıyla 2014 yılında "Bursa İpeği Yeniden Hayat Bulacak" Projesi başlatıldı.

        • 121

          Proje kapsamında Bursa'da halen yerli kozadan ipek iplik üreten aileler ve üretimi bırakan aileler belirlenerek kayıt altına alınırken, 2015'te Umurbey İpek Üretim ve Tasarım Merkezi çalışmalara dahil edildi.

        • 122

          Dut ağacı sayısının artırılmasından yerli koza üretimine kadar ipeğe giden yolda tüm sürecin desteklendiği projede, Orhaneli, Keles, Harmancık, Büyükorhan, İnegöl ve Mustafakemalpaşa ilçelerindeki üreticilere yönelik çalışmalar yapıldı.

        • 123

          Bu ilçelerin kırsal mahallelerinde işlevlerini kaybeden köy okulları ve konakları restore edilerek ipek halı, kumaş, triko üretim ve tasarım atölyelerine dönüştürüldü. 14 farklı noktada kurulan ve aynı zamanda sosyal donatı alanı niteliği taşıyan atölyelerde kadınlar ipek halı dokudu, kumaş ve triko üretti.

        • 124

          Halen üretimin devam ettiği proje kapsamında bugüne kadar farklı ölçülerde 225 orijinal ipek Hereke halısı dokundu, 4 bin 452 parça ipek şal, kravat, kese, çanta, triko gibi ürünler üretildi.

        • 125

          Metrekaresi 11 bin 500 liradan satılan ipek halılar, ABD'den ilgi görüyor. Halılar, ABD'deki bir tüccar üzerinden tüketiciye ulaştırılıyor.İlmek başına para kazanan kadınlar da aylık 400 ile bin lira arasında değişen miktarlarda gelir sağlıyor.

        • 126

          Coğrafi işaret başvurusu yapılan ipek halılar ayrıca UÜ Tekstil Mühendisliği Bölümünde incelendi. Bölümün laboratuvar sonuçları doğrultusunda halılara "Antibaktetiyel belgesi" verildi.

        • 127

          Proje Kordinatörü Mehmet Ünal, proje kapsamında 180 halı ve 40 kumaş dokuma tezgahı aldıklarını belirterek, şöyle konuştu:

        • 128

          "Eskiden halı dokumasını bilen kadınlarımız vardı. İlk önce bu kadınlarımızla başladık. Bu kadınlarımızın yanına birer genç kız oturttuk. Şu anda yeni öğrenen arkadaşlarımız da halı dokuyor. En önemlisi de Bursa ipeğini kullanıyoruz. İhracata başladık, yurt dışına satıyoruz. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa ipeğinin can bulması için seferber olmuş durumda."

        • 129

          Projeye 200'e yakın dokumacı kadının katıldığını dile getiren Ünal, şunları kaydetti:

        • 130

          Bursa'da 30 yıldır halı dokunmuyordu. Geç kalır da bu nesli kaybedersek Bursa ipeğini de kaybetmiş olacaktık. Şimdi yeni nesle de aktardık. En azından 40 yıl daha bu kültürü kurtarmış olduk. Burada dokuduğumuz halılar orjinal Hereke halısıdır.

        • 131

          'Onlu' kalite halı dokuyoruz. Şu anda ABD'ye gönderiyoruz. Geçenlerde İstanbul'da bir fuar oldu oraya katıldık. Fransa, Kanada ve Hollanda'da bir çok müşteri ile kontak halindeyiz. Önümüzdeki günlerde inşallah bu ülkelere de göndermeye başlayacağız.

        • 132

          Almanya'da dünyanın en büyük halı fuarı düzenlenecek. Oraya davet aldık ve bütün ekip orada olacağız.

        • 133

          Usta öğreticilerden Şerman Turhan, Bursa ipeğini dokuyarak yaşatmaya çalıştıklarını söyledi.Kadınların halıyı dokurken ipeğe hayat verdiğini dile getiren Turhan, "Her geçen gün projeyle beraber arkadaşlarımız daha ustalaşıyor. Özellikle genç arkadaşlarımız da bu konuda çok azimli. Onlarla beraber güzel işler yapıyoruz" ifadelerini kullandı.

        • 134

          14- EŞİ YÖNLENDİRDİ, İHRACATTA LİDER OLDU

        • 135

          Diyarbakır'da 14 yıl önce kurulan Lila Kozmetik, Türkiye'nin en çok saç boyası üreten ve ihraç eden firması oldu.

        • 136

          2002 yılına kadar Bağlar ilçesindeki iş yerinde merdiven altı tabir edilen tarzda şampuan üretimi yapan Mehmet Cansız, kimyager eşi Esra Cansız'ın tavsiyesiyle saç boyası üretmeye karar verdi.

        • 137

          Lila Kozmetik adıyla kurduğu şirketle 2003 yılında Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi'nde 2 bin metrekarelik alanda üretime başlayan Cansız, ilk yıl 2 milyon adet saç boyası üretti. Firma olarak büyümenin, ülke ekonomisine ve istihdama katkı sağlamanın yolunun ihracattan geçtiğini fark eden Cansız, ihracata yöneldi.

        • 138

          Cansız, girişimleri sonucunda Hollanda'ya 7 bin dolar değerinde ürün ihraç etti.İlk ihracatı gerçekleştirmenin verdiği moralle uluslararası fuarlara katılan ve ülke ülke dolaşarak ürünlerini tanıtan Cansız, sekizinci yılında ürettiği 3 milyon adet saç boyasının üçte birini ihraç etmeyi başardı.

        • 139

          Üretimdeki başarısını, 2011 yılında yayınlanan gözde dizilerden Muhteşem Yüzyıl'ın ön plana çıkan karakterlerinden Hürrem Sultan'ın saç renginden esinlenerek piyasaya sunduğu saç boyasıyla perçinleyen Cansız, bugün ürünlerini aralarında Almanya, Fransa ve Hollanda'nın da bulunduğu 30 ülkeye ihraç ediyor.

        • 140

          Lila Kozmetik, Türkiye'nin saç boyası ihracatının yaklaşık yüzde 40'ını gerçekleştiriyor.

        • 141

          Cansız yaptığı açıklamada, eşinin önerisiyle başladığı saç boyası üretiminde 2003 yılından itibaren uluslararası marka haline gelme arayışına girdiklerini söyledi.Yoğun çalışmaların ardından üretimini yaptığı 22 milyon adet saç boyasının 9 milyon adedini ihraç ettiğini kaydetti.

        • 142

          Cansız, "Diyarbakır'da üretip dünyanın öbür ucuna saç boyası satıyorsak, bizim için çok büyük başarıdır. Kozmetiğin beşiği, saç boyasının ilk üretildiği yer olan Almanya'ya ihracat yapıyoruz. Almanlar bizim ürünlerimizi kullanıyor" dedi.

        • 143

          Türkiye'nin en çok saç boyası üreten ve ihraç eden firması olduklarını, Almanya ve Rusya'da temsilcilik açtıklarını anlatan Cansız, "Kaliteli ürünü düşük fiyata sunduğumuz için tercih ediliyoruz. Küresel firmalarla dünya pazarında mücadele ediyoruz. Üretimimizin yaklaşık yüzde 40'ını ihraç ediyoruz" dedi.

        • 144

          167 kişinin istihdam edildiği 8 bin metrekare kapalı alana sahip işletmelerini yeni yatırımlarla 10 bin metrekareye çıkaracaklarını söyleyen Cansız, bu sayede 25 kişiye daha iş imkanı sunacaklarını belirtti.

        • 145

          Cansız, saç boyalarının kalitesinin iyi olması dolayısıyla Ortadoğu ülkelerinde ürünlerinin taklit edilmeye başlandığını dile getirdi. Anadolu'da üretim gerçekleştiren tüm firmalara ihracata yönelmelerini tavsiye eden Mehmet Cansız, şöyle konuştu:

        • 146

          İhracat dışarıdan zor görülüyor ancak en kolay satış tekniği. Firmalar ihracata yöneldiklerinde bu işin çok zor olmadığını anlayacak. Yurt içinde birbirimizle boğuşacağımıza dünyaya satış yapmalıyız. İhracat ülkelerin ve şirketlerin büyümesinde en önemli unsurdur.

        • 147

          Ülkeler ihracat yaparak büyür. Ülkemizin kalkınmasını istiyorsak, üretip dünyaya satmalıyız. Kalkınmanın tek yolu ihracattan geçiyor. 2023 yılında 100 milyon saç boyası üretip, 50 milyonunu ihraç etmeyi hedefliyoruz.

        • 148
        • 149

          15- "KİMSE ALMAZ" DEDİLER, DÜNYAYA PIRLANTA ÜRETMEYE BAŞLADI

        • 150

          Ariş Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Güzeliş, dedesinin yenilikçi ruhlu, babasının sanatçı karakterli işletmeci, kendisinin ise tüccar düşünce yapısında olduğunu söyledi. Atölyeye 6 yaşından itibaren gidip gelmeye başladığını anlatan Güzeliş, "Babamla 18 yaşıma kadar beraberdim. Sonra babamdan izin aldım. 20 yaşımda kendi işletmemi kurdum. 1972 yılında Kerim Güzeliş adıyla İstanbul Nuruosmaniye'de dükkan açtım, vergi mükellefi oldum. Ben de ailemden gelen yenilikçi ve sanatçı kültürle yetiştiğim için daima piyasanın ilklerini yaptım" şeklinde konuştu.

        • 151

          Güzeliş, Türkiye'de 1977'de kuyumculuk alanında fiyatta rekabetin başlamasının ardından İngiltere, İtalya, Avusturya ve Almanya'ya giderek sektöre ilişkin izlenimlerde bulunduğunu ve pırlanta üretmeye karar verdiğini, ülkeye döndüğünde çalışmalarını tamamen bu yöne çevirdiğini anlattı. Güzeliş, pırlantaya yönelmesinde etkili olan bir diğer durumu ise şöyle aktardı:

        • 152

          "Annem yıllarca babamdan pırlantalı bir alyans istedi. Babam da 'Bu taşa para verilir mi?' diyordu. Bir gün annem pırlantalı beş taşlı bir yüzük aldı getirdi ve babama da, hiç unutmuyorum, 4'te bir fiyatını söyledi. Kendi birikimiyle aldı. Babam kıyameti kopardı ama annem taksitlerini ödedi, borcunu bitirdi. Burada ilginç olan bir baktım ki annem pırlanta alyansı alınca çevremizdeki teyzem, halam ve diğer kadın akrabalarımın her biri bir ayda, 2 ayda bir pırlanta alıyor. Bir baktım ki bizim aileden birkaç ay içinde 8-10 kişi daha pırlanta aldı. 'Eğer yeni bir iş kolu arıyorsam iş bu' dedim. Sonuç olarak annemden ilham aldım, pırlanta sektörüne birçok yeniliği getirdim. Avrupa'da da sektörü incelediğimden karar vermekte zorlanmadım."

        • 153

          Tasarladığı daha ekonomik pırlanta aksesuarları o dönem uzman görünen bir arkadaşına gösterdiğinde, "Sakın bunları kimseye gösterme çünkü bunları kimse almaz" yanıtı aldığını aktaran Güzeliş, bunun üzerine moralinin çok bozulduğunu söyledi.

        • 154

          Güzeliş, "Pırlanta konusunda uzmanlığına güvendiğim arkadaş tasarladığım ufak pırlanta yüzükleri beğenmeyince hayallerimin yıkıldığını düşünmüştüm açıkçası... O yüzden gelen eski altın müşterilerime ürünleri çekine çekine gösterdim. Fiyatları söyledim, şaşırdılar. Hiç unutmuyorum 200 parçaya yakın bir koleksiyon yapmıştım, tamamını aldılar, haftaya da parasını gönderdiler. Ben büyük bir şaşkınlık içindeyim. Sağlam bir inovasyon yapmıştım ve başarılı olmuştum" diye konuştu.

        • 155

          16- 3 BİN 500 DOLAR SERMAYE İLE BAŞLADI, 72 MİLYON EURO CİROYA ULAŞTI

        • 156

          Sakarya'da 5 ilkokul arkadaşının yerli filtre üretmek için 60 metrekare alanda 3 çalışanla kurdukları Arma filtre, bugün dünyanın en önemli beyaz eşya üreticileri ve çok sayıda otomotiv firmasının en önemli tedarikçileri arasında yer alıyor.

        • 157

          İlk filtreyi üretmeyi başaran okul arkadaşları, ürünü daha düşük maliyetle yaparak sipariş almaya başladı. Yanlarındaki 3 çalışanla filtre üretimini hızlandıran ortaklar, kalite ve güvene önem vermesinin meyvesini yurtdışından aldığı siparişlerle pekiştirdi. Okul arkadaşlarının daha sonra kurduğu Arma Filtre Sistemleri Sanayi ve Ticaret AŞ, alanında kendini ispatlayarak beyaz eşya ve otomotiv sektörünün en fazla tercih edilen tedarikçileri arasına girdi.

        • 158

          Dünyanın "ilk 10'da" yer alan bütün beyaz eşya üreticilerine parça ve mal üreten Arma filtre, günümüzde 36 bin metrekareyi aşan tesislerinde bin 400'ü Türkiye'de olmak üzere bin 600'den fazla çalışanıyla 3 ülkede 5 bin farklı ürün gamı üreten, 4 kıtada temsil edilen ve sektörün lideri firma haline geldi.

        • 159

          Arma Filtre Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Kaya, firmanın 1988'de 5 ilkokul arkadaşının Türkiye'nin ithal ettiği filtreyi yerlileştirme hayaliyle kurulduğunu anlattı. Arkadaşlarıyla 30 yıldır yolculuklarına birlikte devam ettiklerini belirten Kaya, şunları kaydetti:

        • 160

          Her birimiz okuldan sonra ayrılmıştık ama bu hayalle bir araya geldik. Normal çalıştığımız işlerden çıkarak akşam 6'dan sonra küçük bir atölyede ilk yaptığımız makineyle filtreyi üretmeyi başardık. O günün şartlarında 5 arkadaş harçlıklarımızdan 8 ay boyunca biriktirdiğimiz bütçe toplam 3 bin 500 dolardı.

        • 161

          Hikayemize onunla başladık. Bugün filtre alanında dünyanın en büyük üretimini yapan firma olduk. Aksesuar alanında da Avrupa'nın en büyük kapasitesini gerçekleştiren bir firma haline geldik. Dünyanın toplamda ilk onda yer alan bütün beyaz eşya üreticilerine parça ve mal üreten bir firma konumundayız.

        • 162

          Sürekli büyümelerinin bir sürpriz olmadığını ancak disiplinli ve vizyoner çalışmanın karşılığını aldıklarının altını çizen Kaya, sözlerine şöyle devam etti:

        • 163

          "Bu işe 60 metrekare bir atölyede 3 çalışanla başladık, şu anda Türkiye'de bin 420 çalışanımızla 28 ülkeye ihracat yapan bir firma konumuna geldik.

        • 164

          Toplam üretimimizin yüzde 58'i ihracat. Bu 30 yıllık sürecimizde hem Türkiye'de istihdamı artırdık, hem de bu yıl yapacağımız yüzde 58'ini ihracatı oluşturan 72 milyon avro toplam ciroyla Türkiye ekonomisine de ciddi bir katkıda bulunduk."

        • 165
        • 166

          17- OTO ELEKTRİKÇİ DÜKKANINDAN, 5 KITAYA UZANAN BAŞARI HİKAYESİ

        • 167

          Karaman'da 1950'li yıllarda kendini yetiştiren bir usta olmadığı halde yüzlerce usta yetiştiren merhum Sezai Göçmen'in küçük bir mekanda açtığı "oto elektrik" dükkanı, bugün "Göçmen Makine" markasıyla 5 kıtada 70 ülkeye gofret ve çikolata kaplama makineleri ihraç ediyor.

        • 168

          Balkanlar'dan ata yurtları Karaman'a 130 yıl önce gelen Göçmen ailesinin çocuklarından 1928 doğumlu Sezai Göçmen, askerliğini topçu olarak yaptı. Göçmen, topların dizel motorlarla çekilmeye başlandığı yıllarda, askerde kendini elektrik ve mekanik konularda geliştirdi. Babasının mesleğini sürdüren Mustafa Göçmen, şu açıklamalarda bulundu.

        • 169

          Karaman'da ilk elektrikli motor sarımını babam yapmış. O dönemde torna makinesi ihtiyacı fazladır. Torna makinesi alır. Kaynak makinesi alınca tarım aletlerini tamir etmeye başlar. Ardından tarım aletleri üretmeye başlar. Firmamız o yıllarda irili ufaklı 54 tuz fabrikası kurar. Ayrıca Suriye'de iki tuz fabrikasının makineleri üretilir. Babam, tuz makinesi talebi azalınca bulgur fabrikası makineleri üretmeye başlar.

        • 170

          Ben de o yıllarda babamın yanında çalışmaya başladım. 1980'lerin sonunda Karaman'da bisküvi fabrikaları çoğalınca bu alana girdik. Birçok fabrikanın makinelerini ürettik. Yurt içinde ve dışında fuarlara katılmaya başladık. İlk ihracatı Romanya'ya yaptık. 1997'de Karaman OSB'de 10 bin metrekarelik yerimize taşındık. Tek alanda uzmanlaşma kararı aldık. Bisküvi makineleri işinden çıkarak gofret ve çikolata kaplama makineleri üretmeye başladık.

        • 171

          5 kıtada 70 ülkeye ihracat yapıyoruz. Amerika, Hindistan, Rusya, Almanya, Vietnam, Filipinler, Hollanda, Güney Kore bu ülkelerin başlıcaları. Üretimimizin yüzde 90'ını ihraç ediyoruz. Üretmeye ve büyümeye devam ediyoruz. İnşallah babamızdan aldığımız bayrağı daha iyi yerlere taşıyacağız.

        • 172

          18- MEYVE - SEBZE TOZUYLA DÜNYAYA AÇILDILAR

        • 173

          Isparta'da bir firma, üç yıl önce toz haline getirmeye başladığı 30'a yakın sebze ve meyveyi birçok ülkeye ihraç ediyor. Sebze ve meyvelerin alıp seçme, doğrama ve yıkama işlemlerinden geçtikten sonra fırınlarda kurutup öğütme sistemiyle toz haline getiren firma, üreticiye kolaylığın yanı sıra ekonomik anlamda da katkı sağlıyor.

        • 174

          Isparta ve çevre illerden alınan sebze ve meyveler doğal ve katkısız şekilde toz haline getirilerek, 10'a yakın ülkeye ihracat ediliyor. Pırasa, brokoli, sarımsak, soğan, havuç, domates, ıspanak, gül, portakal, limon, mandalina, çilek, elma gibi aralarında bulunduğu 30'a yakın sebze ve meyveyi toz haline getiren firma, ürün yelpazesini geliştirebilmek için çalışmalarına devam ediyor.

        • 175

          Ürünlerimizin Avrupa ve Ortadoğu ülkelerine ihracatını gerçekleştiriyoruz. Amerika, Almanya ve İngiltere'de raflarda ürünlerimiz satılıyor. Şu an 10'a yakın ülkeye ihracatımız devam ediyor.

        • 176

          Firma sahibi Mehmet Volkan Poyraz, Ürünlerin tüketiciye birçok faydasının olduğuna dikkati çekerek şu açıklamalarda bulundu:

        • 177

          Ürünlerin nakliyesi ve saklaması çok kolay. Bir kasa domates bir kilograma düştüğünde çok küçük bir alanda saklanabiliyor.

        • 178

          Bu ürünlerin besin ögeleri yüzde 90-95 civarında. İçerisindeki protein, lif ve minarelerle vitaminler çok daha yüksek miktarlara çıkıyor.

        • 179

          Biz başlangıçta bu ürünleri 20-25 kilogramlık paketler halinde üretiyorduk.

        • 180

          Ev kullanıcısı için küçük tek kullanımlık paketler, ağzı kitlenebilir ve sonrasında yeniden kullanılabilir paketleri de geliştirdik. Bunun için akıllı stant yaptık.

        • 181

          Kullanıcı burada ürününü alsın, okutsun, nerede kullanabilir, nasıl kullanabilir, kendi telefonundan hazırladığımız tariflere girsin. Buna göre çalışmalarımız da devam ediyor. Yatırımlarımızı bu iş için ayırdık.

        • 182

          19- ÇEYREK ASIRDA 60 ÜLKEYE TESİS KURDU

        • 183

          Kendi geliştirdiği teknolojiler ile 1991'den itibaren soğutma ve et işleme makineleri üreten CANTEK, Çad'dan Moğolistan'a, Suudi Arabistan'dan Özbekistan'a 60 ülkede anahtar teslim tesis inşa ediyor.

        • 184

          CANTEK kurucusu, sahibi ve aynı zamanda DEİK Türkiye-Çad İş Konseyi Başkanı Hakan Karaca, firmasının başarı öyküsünü şöyle anlattı:

        • 185

          Yaklaşık 25 sene sonra, kendi geliştirdiğimiz teknolojiler ile dünyanın 60 ülkesine tesis kurmuş, Amerika'ya bile mal satmış, dünya piyasasında yer edinmiş bir firma olduk. Tesisleri yaparken projelendirmesinden tesisatına, çeliğinden soğutmasına, kesim ve paketlemesine kadar hepsini bitiriyor, anahtar teslim iş yapıyoruz, böyle bir hizmeti kimse veremez.

        • 186

          Suudi Arabistan, Moğolistan, Özbekistan, Orta ve Güney Afrika gibi yerlerde çalışıyoruz. Dünya standardında ürün ortaya koymak helal coğrafyasının tamamının ihtiyacı. Tam olarak o hassasiyetlere göre iş yapmanın ötesinde dünyanın geldiği son noktayı da üreten bir firmayız.

        • 187

          Devlet destek veriyor yeter ki Ar-Ge ve inovasyon yap. Hiçbir ülkede böyle bir şey yok. Uçak ve ofis masraflarının bir kısmını, inovatif ürünlerde prototip ürünün ve personelin parasını devlet ödüyor. Ben ülkemle gurur duyuyorum.

        • 188

          20- 70 ÜLKENİN SERAMİĞİNİ DÖŞÜYORLAR

        • 189

          Bilecik'te ve Bozüyük ilçesinde faaliyet gösteren Bien Seramik, 1997 yılında özelleştirme kapsamında devletten satın alındığı tesiste yıllık 5 milyon metrekarede üretim yaparken, bugün 26 milyon metrekarede yıllık 200 bin adet vitrifiye üretimiyle 70 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

        • 190

          Bilecik ve Bozüyük'teki fabrikalarıyla yur­t i­çin­de 130'dan fazla yet­ki­li sa­tı­cı­sı ve 3 bin 500'den fazla sa­tış noktasıyla pa­zarda ye­ri­ni alan firma, üretiminin yüzde 35'ini ihraç ediyor. Türk ve dünya seramik pazarına yüzlerce ürün sunan ve dünyaca ünlü tasarımlarıyla dikkat çeken firma, tüm üretimini TS EN 14411 standardına uygun olarak sürdürüyor.

        • 191

          Bien Seramik Fabrika Direktörü Önder Tekeli, armatür, mobilya, klozet kapağı gibi çeşitlere yatırım yapma kararı aldıklarını belirterek, şöyle konuştu:

        • 192

          1997 yılında devletten özelleştirme kapsamında alınan ve ilk planda 5 milyon metrekarede faaliyet gösteren tesislerden şu an 26 milyon metrekare bir tesise ulaştık. 300 kişi çalışırken, bugün bin 700 kişi bulunuyor bünyemizde. Hedefimiz üretimi daha da artırmak. Bu kapsamda 40 milyon metrekareye ulaşmak için adımlarımızı attık. Banyo konseptini tamamlama adına, müşterinin tüm ihtiyaçlarını karşılamak için ürün çeşitliliğimizi artıracağız.

        • 193

          70 ülkeye ihracat yapıyoruz. Hedefimiz seramik ürünlerde Amerika, Kanada ve İngiltere pazarlarında, vitrifiye de Avrupa pazarında daha etkili olmak. Büyümek için Osmaneli, Söke gibi yerlere yatırım düşünüyoruz.

        • 194

          Özellikle Hindistan'da yoğun ilgi görüyoruz. Müşteri kendi tasarımını yapıyor biz de ona göre üretiyoruz. Ana ürünümüz klozet. Klozet herkesin üretemeyeceği katma değeri çok yüksek bir ürün. Ar-Ge bölümümüze çok önem veriyoruz. Laboratuvarlarımızda çok sayıda ürün tasarımı bilgisayar desteğiyle yapılıyor. Teste tabi tutuluyor, kalıpları çıkarılıyor. Fabrikaya giren ilk ürün sırlama, fırın ve kalite ayrım sürecinden geçtikten sonra paletlere konularak onlarca ülkeye gönderiliyor.

        • 195

          21- DÜNYANIN DİREKLERİNİ DİKİYORLAR

        • 196

          Türkiye'nin en uzun bayrak direğini yapan firma, bu alanda dünyanın en büyük 5 üreticisi arasında yer alıyor. Türkiye Elektrik Kurumu ve Türkiye İş Bankası ortaklığıyla 1995 yılında kurulan MİTAŞ, 1989'da özelleştirilerek faaliyetlerine özel sektör şirketi olarak devam etti. 1994'ten beri ihracat yapan firma, yüksek gerilim enerji nakil hattı direkleri, telekomünikasyon direkleri, aydınlatma direkleri, trafo merkezleri ve diğer çelik kontrüksiyon imalatları yapıyor.

        • 197

          Ankara 50. Yıl Parkı'nda yer alan 110 metrelik boyuyla Türkiye'nin en uzun bayrak direğini üreten firma, Norveç'e yaptığı hem güneş hem rüzgar enerjisi ile çalışan aydınlatma direği, Hollanda'ya yaptığı ülkenin en uzun dekoratif aydınlatma direği ve İzlanda'ya gönderdiği Avrupa'nın en geniş elektrik direğiyle de dikkati çekiyor.

        • 198

          MİTAŞ Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Bora Aslan, dünyanın en büyük 5 direk üreticisinden biri olduklarını söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

        • 199

          Yıllık üretimimizin yüzde 90'ını ihraç ediyoruz. Kuzey Amerika, Güney Amerika, Afrika, Avrupa ve Asya'da 136 farklı ülkeye ihracatımızı gerçekleştiriyoruz.

        • 200

          Bu 136 ülkede aktif halde çalışıyoruz. Afrika bölgesinde çok büyük açılımlarımız var.

        • 201

          Kuzey Amerika'da Kanada ve ABD'de ciddi projelerde yol alıyoruz. Avrupa ve komşu ülkeler ana pazarlarımız, Güney Amerika gibi pazarlarda 10 yıldır varız. Azerbaycan, Gürcistan, Kırgızistan ve Tacikistan gibi ülkelerde yeni pazarlara girmeye çalışıyoruz.

        • 202

          Fransız bir müteahhitle beraber dünyanın en uzun yüksek gerilim enerji nakit hattı direklerinden birini Afrika'ya diktik, Nil Nehri'ni geçiyordu.

        • 203

          Türkiye'deki büyük boğaz atlama direklerinin imalatını da biz yaptık. Kanada'da da çok büyük bir nehir atlama direği yaptık.

        • 204
        • 205

          22- MOBİLYADA KADIN ELİYLE GELEN İHRACAT BAŞARISI

        • 206

          İzmir'de bebek ve çocuklar için mobilya takımları üreten Meltem Bebek ve Genç Mobilya AŞ, yarıya yakını kadınlardan oluşan fabrikalarından 14 ülkeye ürün gönderiyor. Ege Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçı Birliğinde başkan yardımcılığı görevini de yürüten Meltem Bebek ve Genç Mobilya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Fuat Gürle, 1975 yılında çırak olarak başladığı meslekte 1985'te kendi atölyesini kurduğunu, 2003'te bebek mobilyası üretimine başladıklarını söyledi.

        • 207

          Çocuk ve genç odası mobilyasında yüksek teknolojiyle seri üretim için kurdukları tesisin Avrupa'nın en büyük boyama hatlarından birine sahip olduğunu ifade eden Gürle, günlük ortalama 100 takım mobilya üretiminin yapıldığı tesisle ihracat pazarlarında iddialarını artırdıklarını dile getirdi.

        • 208

          Ağır metal içermeyen, antikanserojen, antibakteriyel ve antialerjik özelliklere sahip ürünler sayesinde özellikle Avrupa'da ebeveynlerin tercihi haline geldiklerine işaret eden Gürle, toplam üretimin halen yüzde 18'ini 14 ülkeye ihraç ettiklerini anlattı. Gürle, sözlerine şöyle devam etti:

        • 209

          Kadınlar çok disiplinli, titiz ve düzenli çalıştıkları için daha başarılı. Fabrikada CNC tezgahları, boya tezgahları gibi tüm kritik süreçlerin başında kadınlar var, onların titizliğine, disiplinine güveniyoruz. Amacımız daha fazla sayıda kadını istihdam etmek.

        • 210

          Bizde mobilyanın kilogram birim fiyatı 3,1 dolar. Almanya ve İtalya'da ise 7 avro. Şirket olarak bizim ulaştığımız seviye de 4,5 avro civarında. Mobilyada ihracat son 3 yıldan beri yerinde sayıyor. 2013'te en yükseğe çıktı ama 3 milyar dolar sınırını aşamadık. Teknolojiyi yoğun olarak kullanıyoruz ancak ihracatın artması için tasarıma daha fazla ağırlık vermemiz gerekiyor. Artık fuarlarda görülüp kopyalanan modellerle devam etmiyor.

        • 211

          Dünya mobilya pazarının yüzde 60'ının Çin'in elinde olduğunu dile getiren Gürle, Türkiye'nin ise 15. sırada yer aldığını söyledi. Gürle, bunun iyi bir seviye olduğunu ancak yıllık 10 milyar avroluk ihracata sahip Polonya'yı yakalama hedefinin konulması gerektiğini söyledi.

        • 212

          23- SAKARYA'DAN 40 ÜLKEYE BEBEK VE GENÇ MOBİLYASI İHRAÇ EDİYOR

        • 213

          Sakarya'da beyaz eşya sektöründe faaliyet gösterirken 14 yıl önce televizyon sehpasıyla mobilya üretimine başlayan New Joy, bugün 40 ülkeye bebek ve genç mobilyası ihraç eden bir firma haline geldi. New Joy Genel Müdürü Birol Öner yaptığı açıklamada, 1980'li yıllarda kurulan firmanın 2003 yılına kadar beyaz eşya sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu dönemden itibaren de televizyon sehpası üretmeye başladıklarını söyledi.

        • 214

          Hedeflerinin, üretimlerinin yarısını iç pazarda yarısını da dış pazarda satmak olduğunu dile getiren Öner, "Ciddi bir bebek ve genç mobilyası sektörü var. Biz de bu nedenle sektörü seçtik. Yüzde 50 ihracat, yüzde 50 iç pazar odaklı bir hedefle markamızı oluşturduk. Şu anda ihracat oranımız yüzde 25, inşallah bunu ileriki dönemlerde yüzde 50'ye taşımak istiyoruz" ifadesini kullandı.

        • 215

          Öner, aralarında Amerika, Avustralya, Güney Kore, Çin, Vietnam, Almanya, Belçika, Hollanda, Yunanistan ve Avusturya'nın da bulunduğu 40 ülkeye ihracat yaptıklarını, 30 ülke ve 100 şehirde 150 satış noktasıyla hizmet verdiklerini belirtti. Türkiye'de bebek ve genç odası sektöründe en geniş ürün gamına sahip firma olduklarını söyleyen Öner, yaklaşık 30 ürün çeşidiyle hizmet verdiklerini bildirdi.

        • 216

          Mobilya sektörünün dış ticaret fazlası veren sektörlerden biri olduğunu anlatan Öner, şöyle konuştu:

        • 217

          Emek yoğun bir sektör. İhracatı 2 milyar doların üzerinde olan bir sektör. Girdilerinin neredeyse yüzde 100'ü yerli üretim olan bir sektör. Yani biz ihraç ettiğimiz her yüz liranın neredeyse tamamını yerli emek, yerli ürün, yerli ham madde kullanarak yapan nadide sektörlerden biriyiz. Sektöre biraz yabancı gelecek, bizim çalışanlarımızın yüzde 30'u kadın.

        • 218

          Burada bebek ve genç mobilyası imal ediyoruz. Bir evin sıcaklığını sağlayan kadındır, evin ana direği eşlerimiz, kızlarımızdır. Onun için biz de üretimimizde o hassasiyeti, o titizliği göstersinler diye yüzde 30 oranında kadın istihdamı sağlıyoruz. Bu oranı bir miktar daha artırmak istiyoruz.

        • 219

          24- AFYONKARAHİSAR'DAN 43 ÜLKEYE DEKORATİF MERMER İHRACATI

        • 220

          Afyonkarahisar'da 20 yıl önce mermer fabrikası kuran Hüseyin Şehitoğlu, 43 ülkeye ihracat yapıyor. Şehitoğlu yaptığı açıklamada, 1994 yılında bir inşaat şirketinde çalışırken kendi işini kurmaya karar verdiğini söyledi.

        • 221

          Yatırımlarla işlerini büyüttüklerini, şu anda yıllık üretim kapasitelerinin yaklaşık 200 bin metrekare olduğunu ifade eden Delta Mermer'in sahibi Şehitoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

        • 222

          Mermer mozaikten tutun da mermer plakaya, traverten fayans, limestone, onyx, granit, eskitme doğal taş ürünlerine, 700'ün üzerinde dekoratif ürün üretiyoruz. Biri İstanbul, diğerleri Afyonkarahisar'da 3 şirket ile yurtiçi ve yurtdışı faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.

        • 223

          İç piyasada 100'ün üzerinde bayimiz var. Dünyaca ünlü yapı marketlerinde ürünlerimiz satılıyor. Avrupa başta olmak üzere, Kuzey ve Güney Amerika'dan Güney Afrika'ya, Uzak Doğu ve Orta Doğu ülkelerinden Avustralya'ya toplam 43 ülkeye ihracat yapıyoruz.

        • 224

          Uluslararası fuarlarda bağlantılar kurarak daha fazla ülkeye ulaşmaya çalışıyoruz. Bu arada kendimizi sürekli dinamik tutmaya çalışıyoruz. Her yıl ürün kataloğumuzu yeniliyoruz. Dünya trend olarak nereye doğru gidiyor, hangi renkler ne tür ürünler daha çok talep görüyor, bunları takip etmeye gayret ediyoruz.

        • 225

          Ülke genelindeki önemli proje uygulamalarında yer alıyoruz. İstanbul'da bilindik temalı projeler var. Çok güzel işler yaptık. Üretimde katma değere önem veriyoruz. Ar-Ge çalışmaları içerisindeyiz.

        • 226

          Teknolojiden faydalanmaya çalışıyoruz. Tasarıma önem veriyoruz. Tasarım olmadan dünya pazarında rekabet şansımızın olmadığını biliyoruz. Sürekli kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz.

        • 227

          25- GENÇ YAŞTA YÖNETİMİNİ DEVRALDIĞI ŞİRKETİ ZİRVEYE TAŞIDI

        • 228

          Türkiye'nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer alan Ulusoy Un, 14 yıl önce 23 yaşında göreve başlayan Yönetim Kurulu Başkanı Eren Günhan Ulusoy, şirketin cirosunu 1 milyar liranın üzerine taşıyarak önemli bir başarıya imza attı.

        • 229

          23 yaşında ihracat sorumlusu olarak göreve başlayan Eren Günhan Ulusoy, 2007 yılında genel müdürlüğe getirildi. 2011 yılında İcra Kurulu Başkanı olan Ulusoy, 2015 yılında da Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini babası Fahrettin Ulusoy'dan devraldı. Ulusoy, 2006 yılında 61 milyon lira olan şirketin cirosunu 1 milyar liranın üzerine taşımayı başardı. Genç iş adamı Ulusoy, babası Fahrettin Ulusoy'un iş hayatına 1969 yılında 14 metrekarelik kiralık bir dükkanda zahirecilikle başladığını söyledi.

        • 230

          Ulusoy Un'da göreve geldiği dönemden itibaren büyümeye devam ettiğini vurgulayan Ulusoy, şöyle devam etti:

        • 231

          Bugün şirketimizin ihracatı 5 kıtada 82 ülkeye ulaştı. Türkiye'nin dünya birincisi olduğu un ihracatında biz de yüzde 5'lik paya sahip olduk. Şirket için önemli dönüm noktası 2014 yılında halka arz olmasıdır. Samsun'dan halka arz olan tek firmayız. Cirosu ağırlıkla un üretimi olan tek şirket olarak borsada yer alıyoruz. Böylece şirketin sermaye ve kurumsal yapısı güçlendi. Halka arzdan gelen sermayeyi de yatırıma yönlendirdik.

        • 232

          İşin içine girdikten sonra gördüm ki gerçekten sektörün potansiyeli yüksek. Türkiye, gıda ve tarım alanında yeni bir açılım yapıyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi önemli tedarikçi haline dönüşmüş. Burada fırsatlar olabileceğini gördüm. Sonra severek ve öğrenme merakı ile işin içine daha çok girerek hayallerimi Ulusoy Un üzerinde kurmaya başladım.

        • 233

          26- HEDEF UZAKDOĞU PAZARINDA BÜYÜMEK

        • 234

          Türkiye'de yetiştirilen sebze ve meyve ürünlerini dünya pazarına göndermeye odaklanan Uçak Kardeşler, AB ve Rusya pazarlarında elde ettiği başarıyla ihracat şampiyonları arasına girmeyi başardı. İstanbul Bayrampaşa halinde 1974 yılında meyve sebze alım satımına başlayan Vahit, Hayrettin ve Ali Uçak kardeşler bu ürünlerde ihracat fırsatlarını görerek dışa açıldı.

        • 235

          İzmir, Antalya, Mersin, Manisa ve Isparta'da üretim ve paketleme tesisleri kuran Uçak Kardeşler, hem üreticiden aldığı hem kendi ürettiği ürünleri Ortadoğu'dan Avrupa'ya, Rusya'dan Güney Afrika'ya toplam 25 ülkeye göndermeye başladı.

        • 236

          Zamanla toplam cirosunun yüzde 60'ını döviz olarak elde etmeyi başaran şirket, Ege'de en fazla meyve sebze ihracatı yapan firmalar arasına girerek TİM'in ihracat şampiyonları listesinde yer aldı. Şirket sahiplerinden Hayrettin Uçak, şu açıklamalarda bulundu:

        • 237

          "Bütün aile bireyleri olarak işimize odaklandık. Aile olmanın, birlikte olmanın avantajını şirket yönetiminde kullanıyoruz. En büyük pazarımız Rusya. Rusya krizinden sonra alternatif pazar arayışlarına girdik. Bu sayede yeni pazarlara sevkiyata da başladık. Rusya pazarındaki sorunların aşılması sonrası tekrar eski ihracat seviyesine ulaşacağımızı düşünüyoruz. Bundan sonra hedefimiz Uzak Doğu pazarında büyümek. Uzak Doğu ülkelerinde çok ciddi bir dinamik yapı var. Bu pazara Türk ürünlerini daha fazla göndermek, ülkemize daha fazla döviz kazandırmak istiyoruz.

        • 238

          Uçak, Türkiye'de yaş meyve sebze ihracatının her yıl arttığını belirterek, Türk ürünlerinin lezzeti ve kalitesiyle dünya pazarlarında tercih sebebi olduğunu söyledi.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa