İnsan dilini taklit eden kuşların gizemi: Papağanlar neden konuşur, konuştuklarını anlıyorlar mı?
Papağanlar, yalnızca sesleri taklit etmekle kalmaz, aynı zamanda çevresel uyum sağlama konusunda olağanüstü bir yetenek sergiler. Bu konuşma yeteneği, onların vahşi doğada hayatta kalmalarına yardımcı olurken, evcil hayatta ise insanlarla sosyal etkileşim kurmalarını sağlar. Peki, papağanlar ne kadarını gerçekten anlıyor?
- 1
Dünya üzerinde yalnızca iki tür canlı insan dili üretebilir: insanlar ve kuşlar. Bu kuşlar arasında papağanlar, insan konuşmasını taklit etmede en başarılı türdür. Papağanların yanı sıra, mynah kuşları, kargalar ve kuzgunlar gibi diğer kuşlar da konuşmayı taklit edebilse de, papağanlar bu konuda çok daha yeteneklidir. Peki, en yakın primat akrabalarımız bile konuşamazken, papağanlar neden konuşabiliyor?
- 2
PAPAĞANLAR VOKAL ÖĞRENCİLERDİR
Papağanlar, vokal öğrenicilerdir; yani sesleri duyar, analiz eder ve bu sesleri taklit ederler. Duke Üniversitesi’nden nörobilimci ve ses öğrenme uzmanı Erich Jarvis’in yürüttüğü araştırmaya göre, papağanlar ses öğrenme yeteneklerini beynindeki özel bir yapıya borçludur. Diğer kuşlarda da bir “şarkı sistemi” bulunurken, papağanlarda bu sistem çift katmanlıdır. Papağanlarda hem içte bir “çekirdek” hem de dışta bir “kabuk” katmanı bulunur. Bu ikili yapı, papağanların taklit yeteneklerini diğer kuşlardan daha ileri seviyeye taşıyan temel faktörlerden biridir.
- 3
NEDEN İNSAN SESİNİ TAKLİT EDİYORLAR?
Papağanların neden insan konuşmasını taklit ettiğine dair en yaygın açıklamalardan biri, sosyal uyum sağlama ihtiyaçlarıdır. Doğada, papağanlar seslerini önemli bilgileri paylaşmak ve sürü içinde uyum sağlamak için kullanır. Harvard Üniversitesi’nden araştırmacı Irene Pepperberg’e göre, papağanlar vahşi doğada ses becerilerini avcıları fark etmek, yiyecek bulmak gibi hayati bilgiler paylaşmak için kullanırlar. Bu sayede, bir sürü içinde iş birliği yaparak hayatta kalma şanslarını artırırlar.
-
- 4
Evcil bir papağan, kendini insanlardan oluşan bir sürüde bulduğunda, tıpkı vahşi doğada yaptığı gibi bu sürüye uyum sağlamak için ses becerilerini kullanmaya başlar. Pepperberg, evcil bir papağanın insanları kendi sürü üyeleri olarak gördüğünü ve onlarla iletişim kurmak için konuşmayı öğrendiğini belirtiyor. Evde bir papağana gerekli tüm koşullar sağlanır; yani bolca zaman, ilham ve zihinsel kapasite.
- 5
NE SÖYLEDİKLERİNİ BİLİYORLAR MI?
Asıl soru şudur: Papağanlar ne söylediklerini biliyorlar mı? Duke Üniversitesi’nden Tim Wright, papağanların söyledikleri kelimelerin bazı çağrışımlarının olabileceğini, ancak bu kelimelerin insanlar için taşıdığı karmaşık anlamları kavrayamadıklarını belirtiyor. Örneğin, bir papağan sahibini gördüğünde “Merhaba, nasılsın?” diyebilir, ancak aslında bu ifadeyle sahibinin iyi olup olmadığını sormuyor olabilir.
- 6
Bunun yerine, sahibinin odaya girişini bu şekilde taklit ediyor olabilir. Yani papağanın “nasılsın” ifadesinden anladığı şey, “Odaya biri geldi” olabilir. Bu, papağanların bağlama oldukça iyi uyum sağladıklarını, ancak kelimeleri insan anlamında kullanmadıklarını gösteriyor.
-
- 7
Ancak, Wright’a göre papağanlar, özellikle heyecan ve kargaşayla ilişkilendirilen ifadeleri öğrenmede oldukça yeteneklidirler. Bu yüzden, küfür gibi dikkat çekici kelimeleri öğrenmeye meyilli olabilirler.
- 8
EĞİTİMLİ PAPAĞANLAR SÖYLENENLERİ KAVRAYABİLİR Mİ?
Araştırmacı Irene Pepperberg’e göre, papağanlar uygun şekilde eğitildiklerinde söylediklerinin anlamını kavrayabilirler. Pepperberg’in bu konudaki en ünlü çalışması, 30 yıl boyunca laboratuvarında yaşayan Alex adlı Afrika Gri Papağanı üzerinde yaptığı deneylerdir. Alex, basit nesneleri ve renkleri tanımlayacak şekilde eğitildi ve zamanla bu nesnelerin isimlerini kavrayabildi.
- 9
Eğitim sırasında, bir çift araştırmacı Alex’in önünde nesneleri tanımladı ve değiş tokuş etti. Araştırmacılar kasıtlı olarak hata yaparak Alex’in sadece doğru kelimelerle nesneleri değiştirebileceğini öğrenmesini sağladılar.
-
- 10
Bu eğitim yöntemi sayesinde Alex, 50 nesneyi, yedi rengi ve altı şekli tanımlayabilme yeteneğine kavuştu. Ayrıca, “aynı” ve “farklı” kavramlarını, “daha büyük” ve “daha küçük” ifadelerini kullanarak nesneleri ayırt edebiliyordu.
- 11
Pepperberg, Alex’in kelime dağarcığının yaklaşık 100 kelime olduğunu belirtse de, asıl dikkat çekici olan şeyin bu kelimelerin arkasındaki kavramları öğrenme yeteneği olduğunu vurguluyor. Örneğin, bir doğum gününde Alex’e pasta verildiğinde, bunu “nefis ekmek” olarak tanımladı. Bu, Alex’in sadece kelimeleri tekrar etmekle kalmadığını, aynı zamanda bu kelimeleri yaratıcı bir şekilde kullanabildiğini gösteriyordu.
Kaynak: Audubon