Mehmet Şimşek ihracat seferberliği başladığını açıkladı
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Türkiye'nin seferberlik içerisinde olduğuna dikkat çekerek, üstünde durduğu ihracat konusunda ise, "İhracat yapın sizi ödüllendirelim" ifadelerini kullandı.
Mehmet Şimşek’in Eskişehir Ticaret Odasındaki (ETO) iş adamlarıyla gerçekleştirdiği buluşmada Şimşek, ülke olarak seferberlik içerisinde olduğumuzu söyledi. 4 seferberlikten bahseden Şimşek, birincisinin istihdam seferberliği, ikincisinin yatırım seferberliği, üçüncüsünün ihracat seferberliği dördüncüsünün de reform seferberliği olduğunu kaydetti.
İhracat seferberliğine parantez açan Şimşek, “İş-talep her zaman Türkiye için önemli olmuştur. İş-talep merkezde olmuştur. Genelde iş-talep kolay olmuştur. Yani kar marjı nispeten iyi ve rahat. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki Türkiye, sadece iş-talebe dayalı bir modelle uzun süre gidemez. Gidemiyor. Onun için benim size bir tavsiyem var.
Ne yaparsanız yapın artık ihracatı ikinci bir konu olarak değerlendirmeyin. ‘İç piyasa daralırsa ben bir bakayım’ şeklinde yapmayın. Aslında siz dünya ölçeğinde rekabet edebiliyorsanız. Dünyaya satacak mal üretiyorsanız zaten çok rahatsınız demektir. Onun için ihracat ihracat ihracat. Peki ne yaptık ihracat için? Bakın bu yılın bütçesinde destekleri 3 kat arttırdık. Eximbank’ın kaynaklarını o kadar arttırdık ki tamamı kullanılamıyor.
Bakın altını çiziyorum, o kadar arttırdık. Şimdi sermayesini daha da arttıracağız. Merkez Bankası üzerinden kaynaklarını arttırdık. Şimdi pasaport meselesi var. Uzun süre talep ediliyordu. Buyurun ihracat yapın sizi ödüllendirelim. Dolayısıyla bu bir ihracat seferberliği” dedi.
"MODERN ARABULUCULUK VE İHTİSAS MAHKEMELERİNİ İNŞALLAH BU SENE YAPACAĞIZ"
Terör gibi çeşitli konularla mücadelenin yanı sıra birçok reforma da imza attıklarını aktaran Şimşek, “Size belki, ‘zor bir dönem geçirdik. Bu dönemi de sadece FETÖ’yle, terörle mücadeleyle geçirdik’ gibi gelebilir. Bu algı doğru bir algı olmaz. Doğru zor bir dönem geçirdik. FETÖ’yle mücadele enerjimizin bir kısmını aldı o da doğru. Bölücü terör örgütüyle, DEAŞ’la, yakın coğrafyamızdaki sıkıntılarla enerjinin bir kısmı gitti, doğru. Ama şunu da söyleyeyim. Sadece başlıkları söyleyeceğim. 2016 yılının Şubat ayına bakın, biz Ar-Ge reformu yaptık.
Mayıs ayına gidin, iş gücü reformu yaptık. Özellikle istihdam büroları, part time çalışma, uzaktan çalışma, mevsimsel ihtiyaçlarınız olduğunda kalıcı sözleşmelerle değil, istihdam bürosu üzerinden eleman alma. Bu reformu da yaptık. Mükemmel mi değil. Yapılması gereken çok şey var mı evet var. Bakın yargı Türkiye’de hızlı işlemiyor. Bunu herkes biliyor.
Yargıda birçok reform yaptık. Yargıda yapacağımız reformlardan iki parça kaldı. Ne kaldı? Modern arabuluculuk, ki o da hazır. Bir de özellikle iş alemine yönelik ihtisas mahkemeleri. Bu ikisini de inşallah bu sene yapacağız. İş ortamını iyileştirme. Damga vergisi meselelerini biliyorsunuz. Orada gerçekten güzel bir çaba gösterdik. Şirketlerin kurulmasından birçok konuya kadar çok güzel adımlar atıldı” diye konuştu.
Şimşek, eğitimden tasarrufa, iş ortamından yargıya kadar birçok alanda çok önemli reformlara imza attıklarını anlattı.
"TÜRKİYE REFORMLARDA SINIR ATLADI"
Anayasa reformundan sora geriye kalan bütün reformların hızlı bir şekilde hayata geçirileceğini belirten Şimşek, şöyle konuştu:
“Neden? Çünkü faydalarını gördük. 2000’li yılların başında Türkiye büyük bir krize girdi. Bu krizden çıkarken çok önemli reformlar yapıldı. Bu reformların yapılmasıyla Türkiye sınıf atladı. Biz orta-düşük gelir grubunda bir ülkeydik. Kişi başına düşen milli gelirde. Şimdi Türkiye, orta-yüksek gelir grubuna girdi. Bu bir sınıf atlamadır. Şimdi yüksek gelir grubuna gitmek için bizim ikinci nesil, üçüncü nesil reformları hızlı bir şekilde yapmamız lazım. Nitekim yapacağız.”
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Kanal 7'de katıldığı programda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Referandumdan 'hayır' çıkması halinde ekonominin nasıl etkileneceğine ilişkin soruyu yanıtlarken Şimşek, böyle bir durumda belirsizliklerin devam edeceğini, bunun da ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini söyledi.
Türkiye'deki parlamenter sistemin yönetimde istikrarı sağlayamadığını dile getiren Şimşek, "Hayır çıkarsa, Türkiye çok zor ve krizlere gebe bir döneme başlayacak." dedi.
Referandumdan hayır çıkması halinde siyaseten de ilave bir belirsizlik doğacağına işaret eden Şimşek, "17 Nisan sabahı diyelim ki 'evet' çıktı. Taşlar yerine oturmuş olacak, orta ve uzun vadeye ilişkin siyasi belirsizlik ortadan kalkacak. Ne olursa olsun hükümet krizleri olmayacak artık." şeklinde konuştu.
"BELİRSİZLİĞİN AZALMASI LİRAYA OLUMLU YANSIR"
Ekonominin bir miktar yavaşlamasına rağmen büyümenin devam ettiğini dile getiren Şimşek, "Bu son yıllarda Türkiye'nin yaşadığı şokları herhangi bir ülke yaşasa belki o ülke çökmüştü ekonomik anlamda. Türkiye hala dimdik ayakta." şeklinde konuştu.
Enflasyondaki yükselişe ilişkin bir soruya karşılık da Şimşek, bunun geçici olması için gereken tedbirleri aldıklarını ifade etti. Şimşek, liradaki değer kaybına ilişkin de şu değerlendirmelerde bulundu:
"Eğer 16 Nisan'da ülkenin önü açılır ve Türkiye'deki belirsizlik azalır, hemen arkasından hükümetimiz şu anda planladığı gibi kalan bütün diğer yapısal reformları hızlı bir şekilde yaparsa liradaki değer kaybı da devam etmez, kalıcı olmaz. Tabii küresel faktörler var, ben genel konuşuyorum. Yani Türkiye ekonomisindeki performans güçlenince liraya olumlu yönde yansır. Siyasi belirsizlik azaldığı zaman, reform potansiyeli, beklentileri arttığı zaman kesinlikle o da olumlu yansır."
İşsizlik oranına ilişkin bir soru üzerine de son dönem yaşanan sıkıntıların, ekonomiye, turizme ve ihracata olumsuz yansıdığını ifade eden Şimşek, bunun sonucunda işsizliğin yüzde 12'lere çıktığını, bunun tekrar tek hanelere düşürülebileceğini söyledi. Bunun Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin onaylanmasının ardından ekonominin canlanmasıyla ve ilave reformlarla başarılabileceğinin altını çizen Şimşek, hükümet olarak istihdamı artırmaya yönelik adımlar attıklarını ve atmaya devam edeceklerini kaydetti.
"DÖVİZ HAREKETLİLİĞİN ARKASINDA FED'İN FAİZ ARTTIRMA BEKLENTİSİ VAR"
Şimşek, dövizdeki dalgalanmalarla ilgili bir soru üzerine de son hareketliliğin arkasında büyük oranda Fed'in faiz artırma beklentisinin olduğunu belirterek, "Son haftalarda Amerika'dan gelen veriler ve Fed başkanının yaptığı açıklamalar nedeniyle mart ayında artık neredeyse yüzde 100 olasılıkla bir faiz artışı fiyatlanmaya başladı. Faiz artışının fiyatlanmış olması Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için olumlu değil. Çünkü dış finansmana ihtiyacı olan ülkeler için fon akışını etkileyecek bir faktör. Bu doları güçlendiren bir faktör." değerlendirmesinde bulundu.
"RUSYA İLE TURİZMDE REKOR İHTİMALİ ÇOK YÜKSEK"
Şimşek, terör eylemleri ve Türkiye aleyhindeki propagandaların turizmi olumsuz etkilediğini, ancak bunun geçici faktörler olacağına inandığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in görüşmesinde turizmle ilgili alınan kararları da değerlendiren Şimşek, "Rusya ile ilgili (turizmde) rekor ihtimali çok yüksek. Çok hızlı bir şekilde 2015 kasım öncesine dönüş söz konusu, zaten başladı. Ocakta Rusya'dan gelen turist sayısında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 80'in üzerinde bir artış var. Dolayısıyla bu devam edecek. Rusya'daki bu güzel gelişme Avrupa'daki kayıpları ne kadar telafi eder, bu önemli." diye konuştu.