Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Enerji Afrika'nın güneş ve rüzgarı Avrupa’ya kurtaracak mı? - Enerji Haberleri
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Avrupa'nın Rus ambargolarına verdiği geçici tepkiler ekonomisinin temel taşlarından birini değiştirmeyi başarmış olsa da ne sistematik ne de sürdürülebilir olarak tanımlanıyor.

        "BOLLUK ÇAĞI OLARAK GÖRÜNEN BİR DÖNEMİN SONU"

        İtalyan enerji devi ENI'nin İcra Kurulu Başkanı Claudio Descalzi, Avrupa ve Afrika arasında bir güney-kuzey enerji ekseni kurulması çağrısında bulundu. Afrika'nın muazzam enerji potansiyeli ve rezervleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un, diğer şeylerin yanı sıra, devam etmekte olan Avrupa enerji krizine atıfta bulunmak için "bolluk çağı gibi görünen bir dönemin sonunu yaşıyoruz" vurgusu ile de örtüşüyor.

        REKLAM

        AB-Rusya arasındaki enerji ayrılığı artık kesin olduğundan, AB'nin, tıpkı Macron’un ifadesi gibi güvenilir bir enerji ilişkisine acil olarak ihtiyacı duyuyor. Burada da öne çıkan bir yer var: Afrika.

        Afrika kıtası hem büyük petrol ve gaz rezervlerine hem de güneş ve rüzgar enerjisi sistemlerinin kurulumu için devasa kapasitelere sahip harika bir potansiyel…

        AFRİKA'DAKİ GÜNEŞ AVRUPA'DA DOĞAR MI?

        Gelecekteki AB-Afrika enerji ilişkisinin zirvesi ise şüphesiz Trans-Sahra Gaz Boru Hattı ile olacak. Akdeniz'i Cezayir üzerinden Sahra Çölü yoluyla hidrokarbon zengini Nijer ve Nijerya'ya bağlayacak olan bu 30 milyar m3'lük boru hattnın da AB-Afrika ilişkilerini güçlendirmesi bekleniyor. Bu sayede kıta boyunca yeni boru hatlarıyla daha ucuz gaz taşınabilmesi hedefleniyor. AB başlangıçtaki siyasi, mali ve teknik engelleri aşabilirse Afrika devletine güvenme olasılığının; Rusya, Katar veya mevcut düzenlemelerine güvenmekten çok daha tercih edilebilir olduğu fikri öne çıkıyor.

        Fakat şimdi Avrupalı enerji şirketleri karbon emisyonlarını azaltmaya çalışırken, yeni bir güç kaynağı için bölgeye bakıyorlar: Denizaltı kabloları aracılığıyla Avrupa'ya elektrik gönderecek güneş ve rüzgar çiftlikleri.

        REKLAM

        Yunanistan, İtalya, Portekiz, İspanya ve Birleşik Krallık Afrika’nın çöllerinden yenilenebilir enerji elde etmenin yollarını arıyor. İspanya - Fas projesi ise şu anda faaliyette olan tek proje. Ancak Avrupa'daki girişimciler ve hükümetler Fas-İspanya hattının genişletilmesi ve İngiltere'ye kadar uzanacak projeleri ciddi olarak değerlendiriyor.

        "2030 YILINA KADAR FAALİYETE GEÇEBİLİR"

        Görsel: Xlinks
        Görsel: Xlinks

        İngiltere'deki projeyi planlayan Xlinks Ltd. şirketinin CEO'su Simon Morrish Bloomberg'e verdiği demeçte, "Bu proje, dünya elektrik enerjisini uzun mesafelere iletmenin muazzam faydalarını ortaya çıkardıkça pek çoğuna da öncü olacak" diye konuştu. Nisan ayında Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki yatırımcılar bu projeye 37.6 milyon dolar yatırım yaptı ancak bu miktar beklenen maliyetinin sadece küçük bir kısmını oluşturuyor.

        Morrish, projenin 2030 yılına kadar faaliyete geçebileceğini ancak bunun için İngiliz hükümetinin İngiltere'de açık deniz rüzgarından yararlananlara benzer sübvansiyonlar sunması gerektiğini söylüyor. Xlinks'in Güney Fas çölünde planladığı sistem başarı ile sonuçlanırsa yaklaşık 7 milyon eve enerji sağlayacak kapasiteye sahip olacak ve İngiltere'nin 2035 yılına kadar enerji sektöründen net sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşmasına da yardımcı olacak.

        REKLAM

        Enerji ekonomisti ve Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nde araştırmacı olan Laura El-Katiri ise tek bir tedarikçiye güvenmenin riskli olduğunu öne sürenlerden. El-Katiri, "Her şeyi tek başına yapmanın bir maliyeti var. Kuzey Afrika, Avrupa için büyük bir enerji kaynağı olabilir ancak tek bir ülkenin bir diğeriyle ticaret yapması, 26 ülkeden oluşan bir bloğun bir diğeriyle ticaret yapmasından her zaman farklıdır" diyerek de durumun ciddiyetini vurgulamaya çalışıyor. Yine de böyle bir fikrin siyasi zorlukları nedeniyle uygulanmasının zor olduğunu da kabul ediyor.

        Avrupa'nın düşündüğü sistem aslında oldukça akla yatkın olarak lanse ediliyor. Zira farklı hava koşullarına sahip ülkelerin birbirine bağlanması, yerel rüzgar veya güneş az olduğunda ülkelerin birbirlerine yardımcı olmalarını sağlayabilir. İngiltere'nin binlerce rüzgar türbinine sahip olduğu Kuzey Denizi sakinse, Fas'ta hava güneşli ya da fırtınalı olabilir. Veya İtalya'daki rüzgarlı günlerde elektriğin çoğunun doğalgazla üretildiği Tunus'a ucuz fazla güneş enerjisi satabilir.

        İŞBİRLİĞİ FIRSATA DÖNÜŞÜR MÜ?

        Avrupalı, Afrikalı ve Amerikalı yatırımcılar 2009 yılında Sahra'da güneş enerjisi santralleri kurmak üzere Desertec Vakfı'nı kurmuş, ancak bu girişim 2010'lu yılların başında yüksek nakliye maliyetleri ve Arap Baharı'nın ardından yaşanan istikrarsızlık nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Yine de, Londra'daki bir düşünce kuruluşu olan Onward'da analist olan Jack Richardson, bölgenin geniş güneş ve rüzgar kaynaklarından yararlanmanın mantıklı olduğunu söylüyor ve ekliyor "İstediğiniz şey çok çeşitli kaynak. Kuzey Afrika'dan elektrik almanın o kadar da kötü bir yol olduğunu düşünmüyorum. Bunu yapmak, Rus enerjisine bel bağlamaktan daha güvenli.”

        Uzmanlar AB’nin, mevcut kıtlığını ve yeşil geçişi Avrupa sınırlarının ötesinde sosyal ve ekonomik bir fırsata dönüştürebilirse Afrika'da yenilenebilir enerji, uranyum ve hidrokarbonları her iki kıtaya da fayda sağlayacak şekilde geliştirebileceğini ve uzun vadede daha güvenli olacağını ifade ediyor. Avrupa’nın bunu nasıl kullanacağını ise zaman gösterecek.

        * Haberin görselleri Shutterstock ve iStock'tan servis edilmiştir.

        ÖNERİLEN VİDEO
        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa