Vıcco dünyada marka olmak için kolları sıvadı
Krizi fırsat bilen Vıcco, çocuk ayakkabısında marka olmak için yurtdışında tanıtım yapacak
VİCCO'nun kurucusu Kürşat Tokdemir, 1980 yılında İstanbul Bayrampaşa'da küçük bir imalat atölyesinde ayakkabıcılık yaparak sektöre ilk adımını atıyor. İlerleyen yıllarda atölyesini büyüterek geliştirerek Sportek Ayakkabı'yı kuruyor ve ilk üretimine günlük 1500 çift ayakkabı ile başlıyor. Sportek 2001 yılı Haziran ayında Gaziosmanpaşa - Arnavutköy'de 7000 m2 kapalı alana sahip yeni fabrikasında yılda 1 milyon 200 bin üretim kapasitesine ulaştı. Yeni yatırımları ve hızla artan üretim kapasitesi doğrultusunda iç pazar yanında basta Avrupa ülkeleri olmak üzere ürünlerinin yüzde 40'lnı ihracat taleplerine ayırıyor ve bu dönemde çeşitli markalara fason üretim de yapmaya devam ediyor.
Fatih Tokdemir, bir iş ziyareti için gittiği Almanya'da bir arkadaşı ile otururken yeni bir marka oluşturmak istediklerini anlatıyor. O sohbet esnasında konuşurken arkadaşının elindeki bir ürün kutusunun markasından vicco adı ortaya çıkıyor, vic Latincede kazanmak anlamına geliyor diyor, Tokdemir. O gün yeni markanın adı belirlenmiş oluyor. Fatih Bey, yurtdışından döner dönmez vicco ile ilgili çalışmalara başlıyor. Artık hedef vicco'yu saygın, kaliteli bir marka yapmak oluyor. Vicco'nun markalaşma sürecinde Fatih Bey artık fason üretimleri bırakıyor. Bu dönemden itibaren tasarımları ve kalitesi ile herkesin takdirini kazanmaya başlayan Vicco markası ile üretim yapmaya başlıyor.
Yeni ürün tasarımında seçici ve özenli çalışmaları ile dikkatleri üzerine toplayan Vicco markası, müşterilerinin ayak sağlığına gösterdiği duyarlılığı, doğru ve kaliteli malzeme ile bir araya getirmesiyle ciddi bir başarı kazanıyor. Tüm VICCO ürünleri, tasarımdan malzeme seçimine, üretim aşamalarından nihai müşteriye sunuluşuna kadar her noktada toplam kalite ve müşteri memnuniyeti prensiplerini ilke edinen profesyonel kadro tarafından üretiliyor.
Çocuk ayakkabısında ilk marka biz olacağız ve Vicco ile büyüdüm diyen nesiller yetiştireceğiz
Vicco şuan ağırlıklı olarak çocuk ayakkabısı üretiyor. Fatih Tokdemir, Türkiye'de çocuk ayakkabısı sektöründe henüz markalaşma olmadığını, amaçlarının en kısa zaman da başta İstanbul olmak üzere tüm Türkiye'de vicco shopları açarak çocuk ayakkabısında marka olmak istediklerini söyledi. Tokdemir, vicco ayakkabıları giyerek büyüyen çocuklar olmasını hedeflediklerini anlattı.
Anne ve kızları, babalar ve oğlular için özel tasarımlar
Tokdemir, Vicco'nun modelleri ve kalitesiyle çocuk ayakkabısında standartların dışına çıkarak yapılmayanı yaptıklarını ifade etti. Ciddi bir ar-ge çalışması yaptıklarını belirten Fatih Tokdemir, yaptıkları işe çok önem verdiklerini bu sebeble kaliteli ve değişik, çocukların rahatlıkla giyebilecekleri ayakkabıları yapmak istediklerini vurgulayarak, Türkiye'de müzikli ve ışıklı çocuk ayakkabılarını ilk kendilerinin yaptığını ifade etti. Anne ve babasına özenen, onların giydiklerini giymek isteyen çocuklar için ebebeynleri ile onlara özel tasarımlar yaptıklarını söyledi.
Şuan üretim kapasitelerinin yıllık 1 milyon 200 çift ayakkabı olduğunu belirten Tokdemir, bu rakamların önümüzdeki dönemlerde artmayacağını üretilen bu ayakkabılarla marka konumlandırmaya öncelik vereceklerini söyledi. 2009 yılında Türkiye'de çocuk ayakkabı pazarında lider marka olmak için çalışacaklarını belirten Tokdemir, 2010 yılında da ihracata tekrar ağırlık vereceklerini açıkladı. Türkiye'nin batı bölgelerinde hâkimiyetlerinin daha fazla olduğunu ifade eden Tokdemir, şuan ki yapılanmalarında da doğu ve güneydoğu anadolu bölgelerine ağırlık verdiklerini anlattı.
Kriz ortamında KOBİ'lerin nakite ihtiyacı var
Fatih Tokdemir, Türkiye'de kriz hesaplarının yapıldığı şu günlerde KOBİ'lerin krize hazır olduklarını düşünmediğini, verilen iyimser mesajların ise KOBİ'lerin ılımlı düşünmelerini sağladığını fakat birçok KOBİ'nin krize hazırlıksız yakalandığını söyledi. Tokdemir, kriz için satışa odaklanmak kısa vade çözümlerden biri gibi düşünülse de satışın bir işletmenin tek unsuru olmadığını hatırlamak gerek. Nakti korumak yatırım hızının düşmesine ve gelecekte rekabet anlamında kayıplara neden olabileceğini, krizden genel anlamda kurtulabilinmesi için naktin serbest kalması gerektiğini düşündüğünü belirtti