BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

9. Berlin Bienali’nin başlamasıyla bu ay itibarıyla çağdaş sanat dünyasının kalbi Berlin’de atıyor. 9 Eylül’e kadar devam edecek bienalde bambaşka bir gelişme dikkatimi çekti.

Yılda 1 milyondan fazla ziyaretçi ile Berlin’in en çok ziyaret edilen müzesi Pergamon Müzesi... Müze, bir süredir 2026’da bitmesi planlanan kapsamlı bir yenilenme içinde. Tüm bu yenileme çalışmalarının içinde en büyük gelişmelerden biri müzenin güney kanadında yer alan İslam Sanatları Müzesi’nde gerçekleşiyor.

SERGİ ALANI 2020’YE KADAR ÜÇ KATINA ÇIKARILACAK
Yaklaşık 95 bin parçadan oluşan İslam Sanatları Müzesi’nin koleksiyonu, halihazırda dünyanın en iyi İslam sanatı koleksiyonlarından biri. İslami yönetimin neredeyse tüm bölgelerinden eserlere sahip, 8. yüzyıla dayanan parçalar var.

Şimdilerde ise müze, dünyanın en kapsamlı İslam sanatları müzesi olma yolunda. Sergilerin ve eğitim programlarının desteklendiği müzeye Suudi kraliyet ailesi mensuplarından Alwaleed Bin Talal sessiz sedasız 10 milyon dolar bağış yaptı. Riyad merkezli filantropi kuruluşu Alwaleed Philanthropies bünyesinden yapılan bağış büyük, yenileme projesinin ardından önümüzdeki on yıla dağıtılacak şekilde planlanmış. İlk etapta Pergamon’un bir bölümü müzeye dahil edilecek ve sergi alanı 2020’ye kadar üç katına çıkarılacak. İddialı da bir kalıcı koleksiyon oluşturuluyor.

SURİYELİ MÜLTECİLER REHBER OLARAK EĞİTİLİYOR
Yenilemenin beraberinde gelen ilginç bir proje de ‘Multaka’. Multaka projesi altında, Suriye ve Irak’tan Almanya’ya göç eden mülteciler müze rehberleri olarak eğitiliyor.

Anlaşılan o ki, sanatı destekleyen Suudi prensler tahtına bir yenisi daha eklendi. Geçtiğimiz yıl, dünyanın en pahalı tablosu olan Leonardo da Vinci imzalı “Salvator Mundi”yi de Suudi Prens Muhammed bin Selman satın almıştı.

Alwaleed Vakfı da sosyal sorumluluk anlayışını yoksullukla mücadele, kadın hakları, afet yardımı sağlamak gibi alanlardan son yıllarda son sürat sanat ve kültürel anlayışı geliştirme çalışmalarına çevirmiş durumda. Üstelik böylesi iddialı bir projeyi Ortadoğu’nun dışında destekliyor olmasına şaşırdım doğrusu. Büyüyen popülist ve aşırılıkçı akımlar dünyasında, bu tür ortaklıklar Doğu-Batı arasında ilginç alışverişlerin, kuvvetli dinamiklerin başlangıcı olacak gibi gözüküyor.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000
2000