Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Eğitim SON GÜNLER! Okullar ne zaman açılıyor? MEB 2019 - 2020 eğitim takvimi

        Yaz tatilinin tadını çıkaran milyonlarca öğrenci 2019 - 2020 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte ders başı yapacak. Öğrenci ve veliler şimdiden okul hazırlıklarına başladı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) resmi takviminde okulların açılacağı tarihi işaret etti. İşte MEB 2019 - 2020 eğitim öğretim takvimi...

        OKULLAR NE ZAMAN AÇILACAK 2019? MEB

        MEB resmi takviminde 2019 - 2020 eğitim - öğretim yılının başlayacağı tarihi açıkladı. Yayımlanan MEB takvime göre milyonlarca öğrenci 9 Eylül 2019 Pazartesi günü ders başı yapacak.

        REKLAM

        OKULLARIN AÇILMASINA NE KADAR KALDI?

        Milli Eğitim Bakanlığı 2019 - 2020 eğitim öğretim yılı takvimine göre; 26 Ağustos 2019 tarihi itibarıyla okulların açılmasına 14 gün kaldı.

        TENEFFÜS SÜRELERİ UZADI

        Yapılan değişiklikte, “Bir ders saati süresi 40 dakikadır. Okul yönetimince teneffüsler için normal eğitim yapılan okullarda en az 15 dakika, ikili eğitim yapılan okullarda ise en az 10 dakika süre ayrılır” ifadeleri yer aldı. Ayrıca okula başlama yaşı da 66 aydan 69 aya çıkarıldı. 66, 67 ve 68 aylık çocukların da velisinin yazılı isteği bulunanlar da ilkokul birinci sınıfa kaydedilebilecek.

        ARA TATİLLER KAÇ GÜN OLACAK?

        Milli Eğitim Bakanlığı, tatil ve okul zamanlarının daha dengeli ve verimli hale getirilmesi için yeni bir eğitim-öğretim çalışma takvimi modeli hazırladı. 13 haftalık yaz tatili süresi, öğrencilerin öğrenme motivasyonlarını kaybedecek kadar okuldan uzaklaşmamaları için 11 hafta olarak düzenlendi.

        Yaz tatilinden alınan 2 hafta ise nisan ve kasım aylarında birer haftalık ara tatil olarak verilecek. Yeni modele göre artık okullar bir hafta erken açılacak, bir hafta daha geç kapanacak. Ancak bu durum toplam tatil süresini kısaltmayacak.

        Takvime göre, 2019-2020 eğitim öğretim yılı bir hafta öne çekilerek 9 Eylül 2019'da başlayacak.

        18-22 Kasım 2019'da ilk ara tatil yapılacak (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün) Yarıyıl tatili 20-31 Ocak 2020 tarihleri arasında olacak (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 16 gün) İkinci yarıyıl eğitim-öğretim dönemi 3 Şubat 2020'de başlayacak.

        6-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün) 13 Nisan'da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı ise 19 Haziran’da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

        MEB 2019 - 2020 EĞİTİM ÖĞRETİM ÇALIŞMA TAKVİMİ

        • 2019-2020 eğitim öğretim yılı 9 Eylül 2019’da başlayacak.

        • 18-22 Kasım 2019’da ilk ara tatil yapılacak.

        (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün)

        • 25 Kasım’dan 17 Ocak’a kadar birinci dönem devam edecek.

        • Yarıyıl tatili 20-31 Ocak 2020 tarihleri arasında olacak.

        (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 16 gün)

        • İkinci yarıyıl eğitim-öğretim dönemi 3 Şubat 2020’de başlayacak.

        REKLAM

        • 06-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek.

        (Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün)

        • 13 Nisan’da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı 19 Haziran’da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

        • Ara tatillerde bir ana tema başlığı altında bilim, kültür, sanat, spor, gezi, fuar gibi etkinlikler planlanacak.

        • Milli Eğitim Bakanlığının yeni takvimine göre 2019-2020 eğitim öğretim yılı 19 Haziran 2020'de sona erecek ve 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

        Konuyla ilgili yapılan açıklamaya göre; yeni çalışma takvimi ile öğrenciler, ara tatillerde dinlenme fırsatı elde etmenin yanında, öğrendiklerini kontrol edecek ve öğrenmelerini derinleştirecek. Ara tatiller öğrencilerin olası öğrenme eksikliklerinin derinleşmeden ve yeni konular eklenmeden telafi edilebilmesi için uygun bir zaman olarak planlandı.

        UZMANLARDAN OKUL BAŞARISINI ARTIRAN TÜYOLAR

        1- Mücadeleyi Öğretin

        Hayat toz pembe bir yer değil kuşkusuz ve siz onları sadece belli bir yaşa kadar koruyabileceksiniz. Bu nedenle öncelikle hayatın zorluklarıyla başa çıkmayı öğrenmesi gerektiğini bilsin. Ancak bunun da ince bir sınırı var. Size ihtiyacı olduğunda destek vermekte sakınca yok. Mücadeleyi çocuklara öğretecek en iyi şeylerden biri takım sporlarıdır. Hem ekip içinde hem de farklı bir ekibe karşı mücadele etmenin ne demek olduğunu, kazanmak için emek vermenin kıymetini anlamasına yardımcı olacaktır.

        2. Sorumluluk Verin

        Çocuklara çok küçük yaşlardan itibaren taşıyabileceği kadar sorumluluk ve gündelik işler verin. Örneğin 4 yaşında bir çocuk kendi pijamalarını katlayabilir, 6 yaşında yatağını düzeltebilir. Hayat boyu her işini siz yapamayacaksınız. Bu nedenle ne kadar erken sorumluluk sahibi olursa sorumluluklara uyum gücü o kadar yüksek olur. Tabii ki taşıyabileceğinden fazlası değil. Bir ilkokul öğrencisi uyku saatini, çantasını hazırlaması gerektiğini bilmeli. Sürekli sizin uyarınıza ihtiyaç duymamalı.

        REKLAM

        3. Sağlıklı Beslenme Alışkanlığı Kazandırın

        Yediklerimiz bizim enerji kaynağımızdır. Kötü bir yakıt ile son model bir spor arabayı süremediğiniz gibi kötü beslenen bir çocuğun da zihinsel fonksiyonlarının verimli çalışmasını bekleyemeyiz. Sabah kahvaltısı günün en önemli öğünü. Okula gitmeden önce şeker, karbonhidrat, fındık kreması gibi besinler enerji veriyor gibi görünse de ilerleyen saatlerde çocuğunuzun kan şekerini düşürerek konsantrasyonunu kaybettirecek ve uykusunu getirecektir. Bunun yerine süt, peynir, yumurta, sebze içeren çeşitler düşünebilirsiniz. Menemen bu açıdan iyi bir seçenektir.

        4. Uyku... Uyku... Uyku...

        Yeterli süre ve kalitede uyku uyuyan çocuklarda akademik başarı, mutluluk ve özkontrol daha yüksek. Ayrıca iyi uyuyan çocukların IQ testlerinde de daha yüksek puan aldığı görülüyor. Uyku sayesinde çocuklarda bilişsel işlevler artıyor, psikolojik olarak daha sağlıklı hale geliyorlar. Bu sadece çocuklar değil aslında yetişkinler için de benzer etkiler yaratıyor ancak çocuklar gelişimleri itibariyle uykuya daha çok ihtiyaç duyuyor. Gün içerisinde öğrenilen bilgilerin işlenmesi, hafızada depolanması, sinirler arasında doğru şekilde haritalandırılması gerekiyor. Bunların olması da sadece o değerli uyku vakitlerinde mümkündür. Uyku tembellik değil, öğrenmenin alternatifi olmayan bir yoludur.

        REKLAM

        5. Egzersizler Sadece Kasları Değil Beyni De Geliştiriyor

        Egzersiz yapmanın öneminden bahsetmediğimiz tek bir gün bile yok ancak son araştırmalar egzersizin zihinsel faydalarını da bize gösterdi. Egzersiz yapmak, beyin sağlığı için gerekli kimyasalları uyarıyor. Bu kimyasalların artması da öğrenmeyi arttırıyor, hafızayı ve düşünme kapasitesini geliştiriyor ayrıca sinirler arası bağlantıları güçlendiriyor. Spor yapan öğrencilerin not ortalaması da daha yüksek. Bunların yanı sıra egzersiz dopamin ve endorfin hormonlarını salgılatarak stresi azaltıyor ve uykuya dalmayı kolaylaştırıyor. Sporun ruh sağlığı üzerindeki etkileri de tartışılmaz. Motivasyonu arttırıyor, depresyonu önlüyor.

        6. Stres Yönetimini Öğrenmek

        Çocuğum zaten çok ders çalışıyor, spora müziğe vakti yok demeyin. Yapılan çalışmalar, bir spor dalıyla uğraşan, hobisi olan, müzik aleti çalan öğrencilerin çok daha iyi akademik başarı gösterdiğini ortaya koyuyor. Spor ve sanatla ilgilenmek stres ve kaygı düzeylerini azaltmaya yardımcı önemli etkenler. Tabii stres ile başa çıkmayı öğrenmede yetiştirme tarzı, olaylara bakış açısı, rol model alınan ebeveynlerin yaşam tarzı ve kişilik yapısı da çok önemli. Eğer ebeveyn olarak stres yönetiminde başarısız ve kaygılı bir yetişkinseniz aynı panik duygusu ona da geçecektir. Sorumluluk sahibi olmayı öğrenen çocuklar stres yönetimini daha iyi yaparken gereğinden fazla sorumluluk yüklenmesi onda yalnız olduğu hissini yaratabilir ve 'Ne yapacağım?' düşüncesi kaygıya yol açabilir.

        REKLAM

        7. Beyin Jimnastiği

        Bazı insanlar belli alanda daha kabiliyetli ve yüksek zekâya sahip olabilirler. Daha iyi bir matematikçi, ressam, edebiyatçı olabilir ancak bir yanınızın zayıf olması o zayıf yanı hiçbir zaman güçlendiremeyeceğiniz anlamına gelmiyor. Beyin aynı toprak gibidir. Ne kadar çok eker ve bakarsanız o kadar iyi mahsuller biçersiniz. Zayıf olduğunuz alanlara yüklenip pratik yapmak, o alanda beyin jimnastiği yapmak o alandaki sinir ağlarının oluşmasını ve güçlenmesini sağlayacaktır. Bir alanda yeterince çalışmak sizi en kabiliyetliler kadar iyi konuma getirebilir.

        8. Hafızanın Nasıl Güçleneceğini Öğrenin

        Kısa süreli hafıza duyduklarımızı not etmek, bir telefon numarasını kısa süre akılda tutmak gibi işlere yarar ve anlık ve uzun süreli bellek arasında bir geçiş görevi görür. Uzun süreli hafıza, bilginin günlerce, haftalarca ve hatta yıllarca tutulmasını sağlar ve uzun süreli bellekte saklanabilecek bilgi sınırsızdır. Peki hafızamızı güçlendirirken nasıl bir yol izleyelim? Anlık hafıza dikkat çekici detaylar sayesinde bilgileri kısa süreli hafızaya atar. Yani hep önemli detaylara odaklanın, ilgi çekici bir nokta bulun. Kısa süreli hafıza da somut olarak kategorize edilen bilgileri uzun süreli hafızaya atmayı sever. Bu yüzden her zaman öğrenmiş olduğunuz bilgiyi, sahip olduğunuz bilgilerle bağdaştırmaya bir hikâyenin devamını bulmaya çalışın.

        REKLAM

        9. Teknolojiye Ara Verin

        Tabletlerden, telefondan, internetten kaçmamız artık imkânsız. Ancak teknolojiye mola vermek reçeteye yazılmış bir ilaç kadar önemli. Çocukların uyku saatine yakın saatlerde dahi cep telefonu, bilgisayar ya da tabletlerle oynamaması gerekiyor. Çünkü bu cihazlardan yayılan mavi ışık uykuyu getiren hormonların salınımını engelliyor. Teknolojiden uzaklaşmak için sadece geceleri değil hafta sonlarını da değerlendirmek gerekiyor. Mümkün olduğunca çocuğunuzla birlikte doğada vakit geçirin. Doğa ile iç içe zaman geçirmek beyin bağlantılarını çoğaltıyor ve teknolojinin olumsuz yan etkilerinden koruyor. Bunun yanı sıra kortizol seviyeleri ve kan basıncını kontrol altına alıyor ve odaklanmayı arttırıyor. Bu nedenle mümkün olduğunca doğada vakit geçirin ve teknolojiye ara verin.

        10. Sosyalleşmesine İzin Verin

        İnsan sosyal bir varlıktır ve sosyalleşmek, iletişim kurmak, diğer insanlarla duyguları paylaşmak yemek, içmek kadar önemli ihtiyaçlardır. Teknolojinin sağladığı sanal sosyalleşme ise asla yüz yüze iletişim gibi etki göstermez. Gerçek sosyal temasın olmaması, beyninizdeki sinir hücrelerini kaplayan miyelin tabakasının bozularak sinir iletiminde sorunlar ortaya çıkmasına neden olabilir. Ayrıca sosyalleşmek, genel anlamda stres ve kaygıyı azaltır, ruh halini iyileştirir. Yapılan araştırmalar da, sosyal olarak aktif olan çocukların daha iyi akademik başarı sergilediğini ortaya koyuyor. Ayrıca sosyal anlamda kendini geliştiren, ilişkilerini güçlendirmeyi ve yönetmeyi becerenler yetişkinlikte de bu anlamda daha başarılı oluyor.

        Haberi Hazırlayan: Fatih Berktaş
        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa