Habertürk'ten Onur Aydın'ın haberine göre; Türkiye pazarlama ve iletişim endüstrisini, dünyanın en yaratıcı zihinleri ve işleriyle buluşturmayı hedefleyen Brand Week Istanbul ilk gününü tamamladı. Habertürk, Bloomberg HT ve Show TV’nin ana medya sponsoru olduğu Brand Week Istanbul’un ilk gününde en önemli konu başlıkları İstanbul ve kadındı.

Brand Week Istanbul 2019’un bu yılki onur konuğu sevilen sinema sanatçısı, Yeşilçam’ın en cesur kadınlarından olan oyuncu Müjde Ar oldu.

2008 yılında hayatını kaybeden annesi Aysel Gürel’i anarak sözlerine başlayan Müjde Ar, “Şimdi bir kere herkes biliyor ki ben 'Deli Aysel'in kızıyım. Yani başlangıcım o. Tiyatro kulislerinde, sandıkların içinde uyuyarak ve bütün klasik tiyatroları ezberleyerek geçti benim bütün çocukluğum. Yıldız Kenterler, Lale Moronoğulları aklına kim geliyor ise. Biz Fatihliyiz. Benim bütün çocukluğum Karagümrük’teki Aysu Sineması’nda geçti. Bilet kesen adamla aram iyiydi. Sabahtan akşama kadar sinema izlerdim. Dokuz, on bir yaşlarımda.” diyerek hayat hikayesinden kesitler paylaştı.

O dönem filmlerdeki sevişme sahnelerine değinen Müjde Ar söyle konuştu:

"Filmler o zaman siyah beyazdı. Bir şey dikkatimi çekti. Kadın ve erkek sinemada el ele tutuşuyor koşuyorlar. Bölüm bölüm rüzgarda saçlar uçuşuyor. Ondan sonra bir yakınlaşma oluyor. Erkek kadını gayet yumuşak yere yatırıyor çimenlerin üzerine. Kamera o an yaklaşıyor üstünden öpüşürlerken kamera kayıyor ve kadının eli çimenleri yoluyor. ‘Ne oluyor acaba ya’ diyordum. Bir de şey vardı kırmızı gül düşerdi çimenlerin üzerine. Böyle bir şey anlayamadım tabi o yaşta daha cinsellikle ilgili merak işte çocuk nasıl olunuyor. Sonra anladım ben dedim ki ben bu çimenleri yolmayacağım filmlerimde neyse o olacak. Hep şey sorulur ‘Sevişme sahnelerinde ne oluyor?’ Hiçbir b.k olmuyor. Hiçbir şey olmuyor. Çünkü öyle durumlar oluyor ki. Ben mesela çok ünlü aktör arkadaşlarımla filme başladık küstük bitene kadar küstük. Bırak aşık olmayı. Yani neticede egoları yüksek olan oyuncular bir iş için bir araya geliyorlar. ‘Gözünü kapatınca öpüşürken ne hissediyorsun? ’diye soruyorlar. Banane Allah’ın köftesi gibi gelir ne hissedeceğim."

Müjde Ar, ilk kez bir travestiyi canlandırdığı dönemde aldığı tepkilerden bahsetti. Ar, "İlk travestiyi ilk ve son oynayan oyuncu benim. Yıl 1975 ve Aşk-ı Memnu’dan sonra yaptığım ilk filmdi. Kıyamet koptu. Yani nasıl bir kıyamet. Şimdi olsa olmaz. Alt tarafı çift cinsiyetli insanı oynadım. Travesti rolümden sonra adım çıktı  travesti diye. Dediler ki, 'Bu aslında kendini oynuyor bu böyle'. Gazeteler yıkılıyor. O zamanlar bir tane asker yüzüme selam çakıyor. "Bir zamanlar erkekti"  diye. Tabi hakikaten o zamanlar bu kadar açık konuşamıyoruz. Gelen giden bana soruyor ‘Geçmiş olsun nerede kestirdin?’ diye. O zaman dedim ki ‘Ben çok zor bir işe girdim. Sinemada kadın olmak.” diye konuştu.

Ar, 1984 yılında oynadığı bir reklam filmindeki macerasını katılımcılarla paylaştı. Yer aldığı reklam filminin müstehcen bulunması nedeniyle yasaklandığını belirten Ar, o günden sonra reklam teklifi almadığını söyledi. Ar, şöyle konuştu:

“1984 yılında fuar kolonyası reklamında oynadım. Reklam yasaklı. Çünkü TRT’nin tanımına göre yasaklanmasının sebebi bakışlarım. Reklam filminde müstehcen bakmışım. Ondan sonra bugüne kadar hiç reklam teklifi almadım. Oynadığım reklam firması battı. Dediler ki millet kadını izlemekten ürünü görmüyor. Ürünün önüne geçiyor. ”

Türk Sineması’na büyük emekleri olduğunu ifade eden Müjde Ar, o dönemde rol aldığı filmlerin hiçbirinden para kazanmadığını itiraf etti. Gazinoda şarkı söyleyerek kazandığı parayı sinemaya yatırdığını açıklayan usta oyuncu, sözlerine şöyle devam etti:

O zamanlar şarkı söylüyorum. İyi bir sesim yok fakat para gazinoda var. Gazinodan kazandığım biriktirdiğim bütün paraları bu filmlerde gördüğünüz çok değerli oyunculara ben kendi cebimden ödedim. İşler iyi çıksın diye. Hiçbirinden para kazanmadım. Aksine cebimden destek oldum. Benim için iyi sinema her dönem seyredilebilen sinemadır. Ben yaptığım 85 filmden en az 30-35 tanesinin öyle olduğunun farkındayım.”

Müjde Ar, katılımcılardan birinin “O dönemde bu kadar cesur filmler çekerken sanatçı dostlarınızdan ve ya etrafınızdan hiç destek aldınız mı? sorusuna “Türkan Şoray bana dakika başı telefon açıyor 'Ya benim cesaret edipte yapamadıklarımı sen yaptın' diyordu. Hala bugün bile aynı şeyi söyle. Kadın oyuncularından Filiz Akın’dan Hülya Koçyiğit’ten… Onlar benden on iki yıl önce sinemaya başlamış değerli oyuncularımız. Bunların hepsi ilk gördükleri yerde bana şunu söyledi. ‘Sana helal olsun, cesaretine hayranız’ diye yanıt verdi.

Katılımcılara bir anısını paylaşan Ar, solandakileri güldürdü:

Ah güzel İstanbul ‘da Kadir İnanır’la fahişe rolünü oynadım. Bu rol ilk Türkan Şoray’a teklif edilmiş oda rol fahişe diye kabul etmemiş. Teklif daha sonra bana geldi ve ben kabul ettim. Bu filmle ilgili bir anım var. Bir mektup aldım Akdeniz bölgesinden. Mektup bir hapishaneden geliyor. Filmin videosunu izlemiş diyor ki ‘Canım Müjde ablacım. Halini gördüm çok üzüldüm. Ben bu Kadir’i bir adam zannederdim. Seni almadı. Eğer uygun görürsen bizim dinimizde oradan kadın almak sevaptır. Seni eş olarak izdivacıma istiyorum.” Ben bu mektubu alınca perişan oldum. Sonra bende bir mektup yazmaya karar verdim. O zaman Muzaffer mektuplara getiren kişi bana dedi ki abla yapma başın belaya girer ne yazacaksın. Bende yazdım ki “Bayın bilmem ne kardeşim. Mektubunu aldım. Çok duygulandım ama biz bu yolun yolucusuyuz Allah kabul etsin.

Dönemin yönetmenlerinden Atıf Yılmaz’ın gerçek bir feminist olarak, kadın haklarını korumak adına işlere imza anlattığını anlatan Ar, Yılmaz’ı çalıştığı en kolay yönetmenlerden ve dünyadaki en tatlı insanlardan biri olarak tanımladı. Ar, zaman zaman AtıF Yılmaz ile aralarında çıkan aşk haberlerine güldüklerini söyledi.

Müjde Ar, annesi Aysel Görel’in hayatının anlatılacağı ‘Aysel’ diğer adıyla ‘Ne Kavgam Bitti Ne Sevdam’ filmini üç yıl sonra tamamladığının müjdesini verdi. Filmi Çağın Irmak’ın çekeceğini ilk kez açıklayan Ar, “Üç yıldır bir yere gitmiyorum. Senaryoyu yazıyorum. Bu yaz iki ay bir odaya kapanarak bitirdim. Defalarca defalarca yazdım. O kadar zengin bir hayat ki sığmıyor 90 dakikaya 120 dakikaya sıkıştırmak durumunda kaldım ve nihayet bitirdim. Şunu düşündüm. Bunu yapacak bir yapımcı bulamazsam satarım evi, arabayı ne olacak. Yani sevilen insan olunca şöyle bir şey var. Kebapçı benden para almıyor. Taksici benden para almıyor. Bu yaştan sonra ne yapacağım parayı. Ben kendim yapacağım dedim. Yalnız senaryo duyuldu. Birkaç yapımcı beni aradı. Biz yapalım filmi diye. En son  geçen hafta Çağan Irmak beni aradı. ‘Aysel’i ben çekmeliyim’ dedi. Bende dedim ki film senindir. Filmin ismi hem 'Aysel' hem de 'Ne kavgam bitti ne sevdam'. Bir sene içerisinde bitmiş olacak" şeklinde konuştu.

 

Müjde Ar son olarak stand-up yazdığını ve yakında stand-up gösterisiyle sahnelere döneceğini belirtti.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
1881 -
1938