Latin Alfabesinin kabul tarihi, nedenleri, sonuçları ve özellikleri: Harf Devrimi ne zaman gerçeklemiştir?
Latin Alfabesinin Kabulü ya da Harf Devrimi; Atatürk'ün gerçekleştirmiş olduğu inkılaplardan bir tanesi olarak dikkat çekmektedir. Arap alfabesi ile yazma ve okumada karşılaşılan güçlüklerin neticesinde ilan edilen Harf Devrimi ne zaman yapıldı? Harf Devrimi amacı nedir? Cumhuriyetin ilanından önce de Osmanlı Devleti'nde tartışılan bir mesele olan Latin alfabesine geçişin özellikleri nelerdir? Ayrıntılar içeriğimizin devamında…
Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesi ile gerçekleşen Latin alfabesine geçişin nedenleri nelerdir? İşte, tüm detaylar…
Harf Devrimi Ne Zaman Yapıldı?
Harf Devrimi ya da Latin Alfabesinin Kabulü; 1 Kasım 1928 tarihinde çıkarılan Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun ile gerçekleşmiş ve kanunun 3 Kasım 1928 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla yürürlüğe girmiştir.
Latin Alfabesinin Kabulü
Arap alfabesinin Türkçeye uygun olup olmadığıyla ilgili tartışmalar Cumhuriyet döneminin öncesine dayanmaktadır ve bu konuda birçok farklı görüş öne sürülmüştür. Bu konuya bir çözüm getirmek niyetine olan Türkiye Cumhuriyeti’nde ise bu konu 1928 yılının başlarında gündeme gelmiştir.
20 Mayıs 1928 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde rakamların değiştirilmesi ile ilgili kanun görüşülürken yeni alfabe konusu da gündeme gelmiş ve Maarif Vekili Mustafa Necati Bey de bu yolda hazırlıkların yapıldığını ifade etmiştir.
Meclis bünyesinde oluşturan Alfabe Heyeti’nin çalışmalarında yeni alfabe düzenlemesinin yanı sıra, halkın gerçekleşecek olan devrime hazırlanması üzerinde de durulmuş ve gerçekleşecek değişimin beş yıla yayılması üzerinde düşünülmüştür. Bu plan dahlinde, gazetelerde eski harflerin yanında yeni harfler de yer alacak ve insanlar bu şekilde yeni harfleri de öğrenecektir. Mustafa Kemal Atatürk ise bu plana karşı çıkmış ‘’Bu iş ya üç ayda olur ya da hiç olmaz’’ demiştir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün net tavrı karşısında Bakanlar Kurulu, okuma yazmayı hızlandırmak için Millet Mektepleri açılmasını kararlaştırmış ve bu yönde bir yönetmelik çıkarmıştır.
Başlayan hazırlıkların ardından ilk olarak, öğretmenler ve memurlar yeni harfleri öğrenmeye başlamışlar ve yeni harflerden sınava tabi tutulmuşlardır.
Gerçekleşen bu çalışmaların ardından 1 Kasım 1928 tarihinde yeni yasama yılı açılışında Yeni Türk alfabesi oybirliğiyle kabul edilmiş ve 3 Kasım 1928 günü Resmi Gazete’de yayınlanmasının ardından ilgili kanun yürürlüğe girmiştir.
Harf Devriminin ardından Millet Mekteplerinin de açılmasıyla tüm halka yeni yazı büyük bir hızla öğretilmiştir. 1936 yılına kadar hizmet veren bu kurumlarda iki milyondan fazla insan yeni harfleri öğrenmiş ve diploma almaya hak kazanmıştır.
Harf Devriminin Amacı
1 Kasım 1928 tarihinde gerçekleşen Harf Devriminin amacı, Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimden kısa bir süre önce yapmış olduğu şu açıklamada açıkça ifade edilmektedir:
‘’Arkadaşlar, güzel dilimizi ifade etmek için yeni Türk harflerini kabul ediyoruz. Bizim güzel, ahenkli, zengin dilimiz yeni Türk harfleriyle kendini gösterecektir. Yüzyıllardan bu yana kafalarımızı demir çerçeve içinde bulundurarak anlaşılmayan ve anlayamadığımız işaretlerden kendimizi kurtarmak, bu lüzumu anlamak mecburiyetindeyiz. Lisanımızı muhakkak bir surette anlamak istiyoruz. Bu yeni harflerle behemehâl pek çabuk bir zamanda mükemmel bir surette anlayacağız.’’
Latin Alfabesine Geçişin Nedenleri