Konuştukça, zaten aracının üzerine kilim, halı örtüp önlemini almış pek çok tedbirli insanı bıktıran iklimbilimcilerden duymayı istemediğiniz ifadeler arasında “Bizi gerçekten şok etti,” “Ne kadar kötü olduğu konusunda hiçbir fikrimiz yoktu...” gibi sözler vardır. Ama şimdi sıkı durun!

17 Mayıs’ta Habertürk Gazetesi’nde okudunuz: “Türkiye’de 1 ayda yıldırım çarpmasından 9 kişi öldü, 26 kişi yaralandı...” Yıldırım çarpanların çoğu, açık alandaki çobanlar ve cep telefonuyla konuşanlardı. Habere katkıda bulunan uzmanlar “Elektromanyetik alan çoğaldı. Yıldırım daha çok çarpacak” diyordu. Son 1 ayda buna 11 kişi daha eklendi. Öte yanda küresel iklim değişikliği de manyetik alanlardaki artışla yarışıyor, hatta şimdi okuyacaklarınıza göre çok daha hızlı. HT Pazar'dan Arda Tuna'nın haberi...

Türk halkı tehlikenin büyüklüğünü hissetmiş durumda. Halkın yüzde 87’si iklim değişikliği yaşandığını düşünüyor, yüzde 76’sı bu durumdan endişeli. Bu oran Almanya’da yüzde 44, Fransa’da ise yüzde 34. Ahali önlemini de alıyor. İstanbul’un havadan çekilen fotoğraflarına bakınca renk renk, desen desen halılar ve kilimler sokakların iki yanına dizilmiş araçların üzerinde, ancak bienallerde rastlanabilecek eşsiz bir modern sanat eseri manzarası oluşturuyor. Hatta İKEA yeni viral reklamlarında araçların üzerindekileri kendi kilimleriyle değiştirip “Bunları serin, daha güzel” diyor. Ama iklim değişikliğine dair yeni iddialar, yakın gelecekle ilgili muhtemel senaryolar modern sanatın ve yaratıcı reklamların zekice değil de zevzekçe bulunmasına yol açabilir.

Konuştukça, zaten kilimle önlemini almış pek çok insanı bıktıran iklimbilimcilerden duymayı hiç ama hiç istemediğiniz ifadeler arasında şunlar vardır: “Bizi gerçekten şok etti,” “Ne kadar kötü olduğu konusunda hiçbir fikrimiz yoktu” ve “Gerçekte olan, iklim modellerinin epey ötesinde”... Mesela Kuzey Kutbu uzmanlarıyla konuştuğunuzda, bunları o kadar sık duyarsınız ki Jaws’ın gümbürdeyen müziğindeki o klişe etkilere sebep olur. Bu cümleler, sizi o ortamdan kaçmaya yönelten sinir bozucu bir gevezeliğin sinyalleridir sanki.

14 AYDA GRÖNLAND’A YOLCULUK

Ama şimdi sıkı durun! Kuzey Kutbu üzerinde çalışan küresel bir konsorsiyum olan Uluslararası Kutup Yılı (IPY), Ekim 2006’da küçük bir gemiyi Sibirya’nın doğusunda deniz buzullarına kondurduğunda, “şok haber” geldi. Norveçli kâşif Fridtjof Nansen aynısını bir asır önce yapmış ve Fram adlı gemi buz kütleleri üzerinden 34 ayda Grönland’ın doğusuna varmıştı. IPY’nin bilim insanları, kendi gemileri Tara’nın 24 ila 36 ayda aynı yolu alacağını düşünüyordu. Ancak gemi Grönland’a sadece 14 ayda vardı. Bu durum, deniz buzulunun kutupsal erime sayesinde batıya doğru daha açık, buzsuz ve dolayısıyla hızlı bir yol bulduğunun kesin bir kanıtıydı.

Sonraki yıllarda araştırmalar yapan İklim Değişikliği İçin Uluslararası Panel’e (IPCC) göre, kutup buzullarının kaybı öngörülenin çok ötesindeydi. IPY’dan David Carlson, “Modeller gelişmelerle örtüşmüyor” diyordu. Grönland buzullarının erimesinin deniz seviyesindeki artışa çok az etkisi olacağını tahmin eden IPCC, bu konuda da fazla ihtiyatlı çıktı. Grönland’ın kütlesine dair uydu ölçümleri, bu kütlenin yılda 217 kilometreküp azaldığını ve erimenin hızlandığını gösterdi. IPCC bu yüzyılda deniz seviyesinin 41 santimetre artacağını öngörse de “Şimdi gerçekçi rakam en az 1 metre” diyor Carlson. Yani “Diz seviyesi değil göğüs yüksekliği ve bu yükselişin yarısı ila üçte ikisi Grönland’dan kaynaklanıyor.” İşte bu “Ne kadar kötü olduğu konusunda hiçbir fikrimiz yoktu” demek.

DONMUŞ TOPRAKLARIN ALTINDAKİ TEHLİKE

Donmuş kuzeyin bir sürprizi daha vardı. Bilim insanları, binlerce yıldır donmuş halde olan toprakların erimesinin devasa bir karbondioksit salımına neden olarak küresel ısınmayı azdıracağını, bunun daha fazla donmuş toprağı eriteceğini ve küresel ısınmayı daha da artıracağını ve kısır döngünün sürekli devam edeceğini uzun zamandır biliyordu. Ancak Kuzey Kutbu’ndaki donmuş topraklarda ne kadar karbondioksit hapsolduğuna ilişkin tahminlerin acı verici biçimde yanlış olduğu ortaya çıktı. “1.6 trilyon ton civarındaki bu miktarın tahminlerden yaklaşık 3 kat daha fazla olması tam bir şoktu” diyor Florida Üniversitesi’nden Edward Schuur. Biraz daha anlaşılır hale getirelim: Bu 1.6 trilyon ton, şu anda atmosferdeki karbondioksit miktarının yaklaşık 2 katı. Donmuş topraklardan karbondioksit salımının ne kadar hızlı olabileceğine dair Schuur’un yaptığı ölçümler ayrı bir şoktu: Yılda 1 ila 2 milyar ton. Kıyaslayın diye yazalım; ABD’deki otomobil ve kamyonetler yılda 300 milyon ton karbondioksit salıyor.

Zaten atmosferdeki mevcut karbondioksit miktarı termometreyi şimdiden 2 derece daha yükseltmeye yeter. Bunun gerçekleşmemesinin tek sebebi atmosferin ıvır zıvırla (astım, amfizem ve benzer hastalıklara neden olan toz ve dumanlar) dolu olması ve bunların küresel soğutucu işlevi görmesidir. Sağlık nedenleriyle bu kirlilik azaltıldığında bile hızla 2 derece daha çıkacağız; bu yükseliş seller ve fırtınaların azması, tarımsal hasadın tahrip olması ve gezegenin milyonlarca yıldır olmadığı kadar ısınması için yeterli.

‘Dere yatağından akacak’

Küresel ısınma teorilerinde farklı görüşler de var. Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknoloji Enstitüsü’nden oşinograf Doğan Yaşar, bu isimlerden biri. İklimde bugün görülen değişikliklerin 18 bin yıllık olağan bir küresel ısınma sürecinin sonucu olabileceğini dile getiriyor. Peki bunun afete dönüşmesinin nedeni ne? “İklimler hep değişir, değişmiştir. Bu olağan bir döngü. Siz 40 yıldır şiddetli yağmur yağmıyor ya da kurudu diye dere yatağına ev yaparsanız, bilin ki 10 yıl ya da 40 yıl sonra da olsa su er geç yine o dere yatağından bir şekilde akacaktır” diyor Yaşar.

12 gün daha sıra dışı yağış

İklim konusunda gelişmiş simülasyon teknikleriyle çalışan İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü’nün (İTÜ/AYBE) hazırladığı ve gelecek 50 yılı içeren ‘yağış senaryosu’na göre, Türkiye’de metrekareye sıra dışı yağış oranı 2021-2030 yılları arasında daha da fazlalaşacak. Yani metrekareye 20 kg yağış düşecek gün sayısı 4-5, 10 kg yağış düşecek gün sayısı ise 8 -12 gün artabilir.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!