Cumhurbaşkanı Ruhani, resmi temaslarda bulunmak üzere geldiği Avusturya'nın başkenti Viyana'da Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz ile görüştü.

Görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Ruhani, görüşmede ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel konuların ve nükleer anlaşmanın konuşulduğunu dile getirdi.

Nükleer anlaşmanın İran, AB ve dünya için önemli olduğunu vurgulayan Ruhani, "Amerika’nın burada yaptığı, uluslararası çaba ve anlaşmalara aykırıdır, aynı zamanda çok taraflı sorumluluklara karşı bir tutumdur. Bu en çok Amerikalılara zarar verecektir." diye konuştu.

Ruhani, ABD’nin anlaşmadan çekilme kararının bu ülkenin çıkarlarına aykırı olduğunu söyledi.

"İRAN NÜKLEER ANLAŞMAYI ABD OLMADAN SÜRDÜRECEK"

İran’ın nükleer anlaşmadan çekilmemek için mümkün olduğunca çaba göstereceğini kaydeden Ruhani, "ABD dışında anlaşmaya imza atan ülkeler İran’ın çıkarlarının korunması yönünde bir garanti verirlerse İran, nükleer anlaşmayı ABD olmadan sürdürecektir.”

Ruhani, uluslararası ticaret ve ilişkileri önemli şekilde etkileyen bu anlaşmanın sürdürülmesi için diğer paydaşların güçlü bir siyasi tutum sergileyeceklerine inandığını söyledi.

Uluslararası ilişkilerin bir ülkenin tutumuna göre şekillenemeyeceğine işaret eden Ruhani, bu durumun diğer ülkelerin egemenliğine aykırı olduğunun altını çizdi.

"İRAN ÜZERİNE DÜŞENİ YERİNE GETİRİYOR" 

Van der Bellen de görüşmede Suriye, Yemen ve bölgedeki gelişmelerin yanı sıra nükleer anlaşmanın ele alındığını belirtti.

Viyana’da 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmanın önemli bir diplomatik çaba ve anlaşma olduğuna işaret eden Van der Bellen, anlaşmaların korunmasının çok taraflı ilişkilerde anahtar rol oynadığını söyledi.

Avusturya’nın, nükleer anlaşmanın sürdürülmesinden yana olduğunun altını çizen Van der Bellen, “İran sorumluluklarını yerine getirdiği sürece de bu tutum devam edecek. Uluslararası Atom Enerji Ajansı, anlaşmanın yapıldığı tarihten itibaren yayınladığı 11 raporda İran’ın taahhütlerini yerine getirdiğini bildiriyor. Bu da İran’ın üzerine düşeni yaptığını gösteriyor.” şeklinde konuştu.

Van der Bellen, ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İran’a yönelik yaptırımların yeniden uygulanması yönündeki kararını esefle karşıladıklarını dile getirdi.

Nükleer anlaşmanın İran ile olan ilişkilerde yeni bir pencere açmasının hedeflendiğini ifade eden Van der Bellen, İran ve Avusturya ilişkilerinin her zaman saygı ve diyalog ekseninde geliştiğini söyledi.

NÜKLEER ANLAŞMA 

İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 5 daimi üyesi (ABD, İngiltere, Çin, Fransa ve Rusya) ve Almanya ile İran arasında "Kapsamlı Ortak Eylem Planı" adı verilen nükleer anlaşma, 14 Temmuz 2015'te Avusturya'nın başkenti Viyana'da imzalanmıştı.

ABD Başkanı Donald Trump, mayıs ayında ABD'nin İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekildiğini ve İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya başlayacağını açıklamıştı.

Nükleer anlaşmanın diğer tarafları ve İran, anlaşmanın devam etmesi yönünde görüş bildirmişti.

Suriye’deki gelişmelere de değinen Ruhani, Türkiye, İran ve Rusya’nın katılımıyla sürdürülen Astana görüşmelerinin DEAŞ terör örgütüne yönelik yürütülen mücadelede önemli başarı sağladığını ancak örgütün ABD ve İsrail tarafından desteklendiğini savundu.

Ruhani, Avrupa’da bazı ülkelerin Yahudilere yönelik hassasiyetlerinin olduğuna işaret ederek, “Bizim dünyadaki Museviler ile iyi ve yakın ilişkilerimiz var ama işgalci siyonistler, bölgedeki insanlara yaptırım uygulayan, Gazze’yi kuşatan ve Suriye’de DEAŞ’e yardım eden İsrail, bölgede çok yıkıcı bir rol oynuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

"İSRAİL'İN VARLIĞININ SORGULANMASI KABUL EDİLEMEZ" 

Kurz da Avusturya ve İran arasında diplomatik ilişkilerin yaklaşık 160 yıllık geçmişinin olduğunu kaydederek, iki ülke arasındaki münasebetlerin her zaman iyi olduğunu söyledi.

ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından yeni bir uzlaşı sağlanması için görüşmelerin Viyana’da gerçekleştirileceğini anımsatan Kurz, tarafların olumlu bir sonuca ulaşacaklarına inancını dile getirdi. 

Kurz, antisemitizm ile mücadele ve İsrail’in desteklenmesinin kendileri için önemli olduğunu belirterek, "İsrail’in varlığının sorgulanması ya da yok edilmesi yönündeki ifadeler bizim için kabul edilemez.” diye konuştu.

Yahudi soykırımının hafife alınmasının kendileri için kabul edilemez olduğunu ifade eden Kurz, İsrail’in güvenliğinin Avusturya için tartışma konusu olmadığını bildirdi.

İRAN NÜKLEER ANLAŞMASI VİYANA'DA GÖRÜŞÜLECEK

Avrupa Birliği (AB), Çin, Fransa, Almanya, Rusya, İngiltere ve İran'ın dışişleri bakanları, Viyana'da İran nükleer anlaşmasının geleceğini görüşecek.

AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin ofisinden yapılan açıklamaya göre, İran nükleer anlaşması ortak komisyonu bakanlar seviyesinde Avusturya'nın başkenti Viyana'da 6 Temmuz'da toplanacak.

Mogherini'nin başkanlık yapacağı toplantıya, Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İngiltere Dışişleri Bakanı Boris Johnson ve İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif katılacak.

Toplantıda, ABD'nin İran nükleer anlaşmasından çekilmesinin ardından sürecin devamına yönelik yol haritası belirlenmeye çalışılacak.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(1)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 2018-07-05 10:40:47 Aslında her ülke ABD'yi bu şekilde dışlayabilse, 1 ülke ABD'den ambargo yiyeceğine her ülke ambargo yer, bu ambargo yiyen ülkeler de birbirleri arasında ticaret hacmini artırarak ambargo sonucu oluşan zararı telafi ederek asıl ambargoyu ABD'nin kendisine yedirmiş olurlar. Bu durumda herkes normal ticaretine devam ederken, ABD birçok ülke ile ilişkileri bozuk olduğundan ya ambargoları kaldırmak zorunda kalır, ya da ambargolardan en çok etkilenen ülke kendisi olur ve bu da ABD'nin ekonomisine olumsuz olarak önemli ölçüde etkisi olur. ABD'nin iki seçeneği kalır, ya dünya ülkeleri ile iyi geçinmek, ya da dünyaya meydan okuyarak birçok ülkeye gerçek anlamda savaş açmak. Savaş ise ekonomisini daha da kötü etkileyeceğinden, 1. seçenek olan iyi geçinmeyi tercih edecektir.