Ali Esad GÖKSEL / HT CUMARTESİ
Ömer Seyfettin’in harika bir hikâyesi vardır: “Gizli Mabed”. Galiba ilk olarak 10 yaşlarında okumuştum. Sonra tuhaf bir sadakatle her 10 yılda bir tekrar okuduğumu hatırlıyorum. Seyfettin “Azgın bir şark tutkunu neler hayal eder” bunu hikâyeleştiriyor.
Şark tutkunu, ev sahibini kafasındaki resme oturtarak hırpalamaktadır: Ev sahibi ve onun gibiler, yaşadıkları Doğu’yu tanımamaktadırlar. Elbette ellerinde olanın kıymetinden de bihaberdirler. Öyküdeki ev sahibi, Frenk misafirinin biraz burnu sürtsün ister. Aklı başına gelsin diye İstanbul Fatih’e yollanırlar. Yürüyerek... Adamı yıkılmaya ramak kalmış evlerden mürekkep bir sokağa götürür. Olanlar olur, ertesi günü buluşurlar. Meğer misafirimiz neler neler yaşamıştır: Fevkalade mümbit bir hayal dünyası konuşur da konuşur...