Suriye rejimi, Rus ve İranlı müttefiklerinin desteğiyle iki yılda ülkesindeki tüm direniş bölgelerinin kontrolünü teker teker geri aldı. Geriye bir tek üç milyon sivilin yaşadığı ülkenin kuzeybatısındaki İdlib kaldı. İdlib’e yönelik taarruz artık kaçınılmaz görünüyor. Halk kendi kaderini bekliyor.

Zira kentte yaşayan 3 buçuk milyonu aşkın Suriyeli’nin en az 2 milyon 800 bini yerlerinden yurtlarından ikinci kez olacaklar. Halk rejimin ve Rusya’nın kentte yaşayan sivillerin varlığını görmezden gelmesinden oldukça rahatsız.

Ancak İdlib’te yaşanacaklar bir bölgenin kontrolünün geri alınmasının çok ötesinde. İdlib sadece kanlı bir savaşın son cephesi değil aynı zamanda Moskova’nın önderliğindeki savaş sonrası dönemin ilk krizinin de sembolü. Zira Ankara’dan İdlib’deki siviller için çıkan her mesaj coşkuyla karşılanıyor.

Enkaz yani geçiş hükümeti her gün düzenli olarak toplanıyor. İdlib’deki sivil otoritenin olası bir kara operasyonunda nasıl bir pozisyon alacağına dair her gün yeni kararlar alınsa da bu kararlar sivil halkı teskin etmeye yetmiyor. Zira Doğu Guta, Halep’te yaşananlar hala halkın hafızalarında...

İdlib ise şu an bir barut fıçısı. El Kaide ile bağlantılı Heyet Tahrir el Şam grubunun İdlib’deki başlıca gücü oluşturuyor. Başka bölgelerden kaçan çeşitli muhalif gruplar İdlib’e sığındı ve sivil halka karıştı.

Geniş çaplı bir operasyon başlatılması Türkiye’nin kesinlikle engel olmak istediği kitlesel bir göç hareketine yol açabilir. Türkiye gerekli önemleri almış durumda. Ancak siviller Türkiye’ye geçilmedikçe kendilerini güvende hissetmeyeceklerini ifade ediyorlar.

Çarşı pazarda herşeyi bulmak mümkün ancak alışveriş yapanların sayısı sınırlı. İdlib’de yaşayan aileler adeta kara operasyonu için kendilerini hazırlıyor ve olabildiğince elde para tutmaya çalışıyor. Akşamları dükkanlar lokantalar açık ama işletmeler müşterilerinin olmadığından şikayetçi.

İDLİBLİLER NE DİYOR?

Abdullah İbrahimi: Bayramdan bu yana evlerimizde rahat değiliz. Gözümüz kulağımız başımıza ne zaman bombalar yağacak diye bekliyoruz. Beynimiz yoruldu. Ben genç yaşta gençliğimi yaşamadan her gün korku ile yaşıyorum. Kentte Esad’ı seven yok, o zaman neden bu kenti istiyor. Bizler onun zulmünden kaçtık. Şimdi bize reva gördüğü ölüme razı olmamızı istiyor. Güneyde saldırılar başladı. Ve bu yavaş yavaş buraya gelecek. İnşallah Türkiye kapıları açar yoksa hepimiz bu kentte
öleceğiz.

İmad Huseyin: Kentin tamamı korku ile yaşıyor. Ne zaman başımıza ne gelecek bilmiyoruz. Korku her saat her haberden sonra boğazımıza sarılıyor. Çocuklarımla evde ne yapacağımı bilmeden kaderimizi bekliyoruz. Esad bu şehre girecek olursa hepimizi ya öldürür ya da zindanlarda çürütür. Kimse alış veriş yapmıyor. Her gün dükkanı açıyorum. Akşam zararla eve dönüyorum. Korkmuyoruz ben ikinci kez sürgün yaşadım şimdi üçüncü sürgüne hazırım. Ama direneceğiz. Dünya bu zulme seyirci kalmamalı.

Hammad Muhammed: Bu yaştan sonra kaçacak ne halim kaldı ne de durumum var. Ben her gün bu yaşımla pazara geliyorum. Bir yük taşırsam evime bir lokma ekmek götürüyorum. Şimdi bu kentte Esad bize saldıracak. Zaten bizi buraya sürerek ölüme sürükledi. Daha ne yapacak ki, bir ölüm kaldı ondan da artık korkmuyoruz.

Hattap Rıdvan: Sıkıntılar tükenmiyor. Bitmiyor. Her gün ölümü beklemek yordu. Ben ve bu kentteki gençler aillerimizi çocuklarımızı Türkiye sınırına bırakıp namusumuz ve şerefimiz için savaşacağız. Onun uçakları silahları var. Arkasında Rusya var. Ama onun da bir ömrü var ve biz direneceğiz. Bu kentte yaşayan sivillerin varlığını kabul etmeyen Esad ve ailesi elbet bir gün kendi kararları ile bu ülkeden gitmeyecek. Ama İran dahil dünyanın teröristlerini bu ülkeye sokan, bu
ülkeyi başkalarına teslim eden Esad şimdi bize terörist diyor.

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(1)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 2018-09-13 14:10:18 Türkiye kapıyı açsınmış ! Neden açıcakmış ? Bütün suriyeliler burdamı yaşıycanız ? Kadınları ve çocukları gönderin afrine ,gönderin cerablusa .Savaşın adam gibi savaşın Esad gitsin istiyorsanız .Tabi burda mangal yapmak var sahillerde yan gelip yatmak var .Nasıl olsa türkiye bize bakar hesabı