'Keremcem benim yüzümü güldüren adam'
Güzel oyuncu Seda Güven HT MAGAZİN'e konuştu
Sevgilisi Keremcem’den sürpriz bir evlilik teklifi alan Kurt Seyit ve Şura dizisinin Valentina’sı Seda Güven, kendisini anlatırken “O güldüğünde dünya gülüyor” diyen sevgilisine yanıt olarak “O benim yüzümü güldüren adam” dedi
Oyunculuk nasıl başladı ve nasıl devam etti?
Model ajansına yazılmıştım ve oyunculuk aklımda bile yoktu. Ancak hep oyunculuk görüşmelerine çağrıldım. İlk olarak 2002’de Ekmek Teknesi’nde oynadım. Sonrasında gelen her işte okulumu dondurmamı istediler ama böyle bir şey yaparsam geri dönüşün olmayacağını bildiğim için okulumu seçtim. Okulun son yılında Hilal Saral’dan teklif geldi ve onunla tanışmış olduk. Hem benim devam zorunluluğum yoktu hem de onlar da bana kolaylık sağladılar. Sonrasında birçok dizide rol aldım. ‘Fatmagül’ün Suçu Ne’ dizisinde de Hilal ile çalıştık. Şimdi de Kurt Seyit ve Şura’dayım.
Tasarım okudunuz ama oyunculukta ilerliyorsunuz. Oyunculukta sizi çeken ne oldu?
İş hayatına oyunculuk yaparak atılmış oldum ama ben bölümümden vazgeçmedim. İşimle ilgili hiçbir şey yapmıyor değilim. Hâlâ kendime bir şeyler dikip biçiyorum. Şu anda sadece kendime hayrım var ama belirli bir seviyeye geldikten sonra iki işi beraber yapabilirim. İkisi arasında yol ayrımı yaşamıyorum. Oyunculuk hep hayatımda olacak. İnsan içinde bir sürü duygu barındırıyor ama hepsini ortaya çıkaramıyor. Oyunculuk bizden çok farklı karakterlere bürünmemizi ve farklı hayatları görmemizi sağlıyor. Oyunculukta sana çok ters bir karakteri canlandırabilirsin.
Canlandırdığınız karakterler arasında var mıydı böyle size zıt bir karakter?
Elveda Derken dizisindeki Eda karakteri vardı. Vurdumduymaz, hiçbir şey umurunda olmayan bencil bir kızdı. Benden hiçbir şey yoktu ama onu oynamak daha zevkli geldi bana.
Kurt Seyit ve Şura dizisindeki karakterinizden biraz bahseder misiniz?
Dizide Valentina karakterini canlandırıyorum. O kostümü giyip, o balo salonundan girip, o havayı soluyup da o karaktere bürünmemek elde değil. Kitabı zaten okumuştum ama dizide o hayal ettiğim sahneleri görünce daha faza hayran kaldım. Valentina çok kontrollü bir kadın. Tamamen mantığıyla hareket ediyor; duygularla hareket etmek onun için duygulara esir olmak. Bu yüzden Şura’nın yaptığı şeyler onun için delilik. Onu Şura’nın hayatında korunaklı bir engel gibi görüyorum. Onda kardeşini koruma içgüdüsü var. Bu konuda örtüşüyoruz. Benim de bir erkek kardeşim var ve onu hâlâ küçük bir çocukmuş gibi korumak istiyorum. Valentina Şura ilişkisinde bu yüzden çok gerçekçi olduğumu düşünüyorum.
Diziye dahil oluşunuz nasıl oldu?
Sence? (Gülüyor) Hilal Saral teklif etti ve ben de anında kabul ettim...
Uyarlama bir dizide oynuyorsunuz. Karakterler insanların kafasında vardır, bu sizi tedirgin etti mi?
Hiç böyle bir tedirginlik yaşamadım. Ama daha önceden çekilmiş olsaydı o zaman bunu düşünebilirdim. Orada görülen biri olacaktı ve insanlar onu hatırlayacaklardı. Herkesin hayal ettiği bir şey vardır zaten ama ilk kez görsel olarak ortaya çıktı o da ben oldum.
Seyrettiğiniz filmlerde keşke bu karakteri ben oynasaydım dediğiniz bir rol oldu mu?
‘Siyah Kuğu’ filminde Natalie Portman’ın canlandırdığı Nina karakterini canlandırmayı çok isterdim.
‘BENİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN HUZUR’
Dizi dışında projeleriniz var mı?
En son Keremcem ile birlikte ‘İksir’ isimli bir filmde rol aldık. İlginç yanı animasyon filmiydi ama gerçek mekânlar kullandık. Bu Türkiye’de bir ilkti. Çekimler oldukça eğlenceliydi. İnsanlar size bakıyor ve siz boşluğa bakıp sanki orada biri varmış gibi konuşuyorsunuz. Horozun dans ettiği bir sahne var ve biz Keremcem’le aynı yere bakmak zorundayız. Bir şey olmayınca çok zorlandığımız bir sahne olmuştu ama çok eğlenceliydi. İkincisi düşünülüyor. Çekilirse birlikte kamera karşısına geçeceğiz.
Kariyer planınız nedir?
Kendime hedefler koymuyorum. Kendimi akışa bırakıyorum ve gelen projeleri içime sindiği ölçüde kabul ediyorum. Duygularımla hareket ederim. Benim için önemli olan yaptığım işte huzurlu olmak.
İki isimliler birini tercih eder ama siz Keremcem diyorsunuz...
Herkes Kerem der ona. Ben tanıştığımızdan beri Keremcem diye hitap ediyorum. Ailesi da Keremcem diyor. Bir ben bir ailesi Keremcem diyor.
Keremcem bir röportajında ‘O gülünce dünya gülüyor’ demiş. Sizin sevgilinizde hayran olduğunuz bir özellik var mı?
O beni mutlu edip yüzümü güldüren adam. Ben gülünce dünya gülüyorsa sebebi odur.
‘İlişkimizde kıskançlığa yer yok’
Dizi dışında neler yaparsınız?
Ben kendimi bildim bileli oldukça sosyal biriyim. İnsanların ilgisinden rahatsız olmadığım için oyunculuk yapmadan önceki hayatıma devam edebiliyorum. Ama yemek yapmayı çok severim. Keremcem de oldukça iştahlı biri ve ne yapsam yer. Arkadaşlarımızı çağırıp yemek vermek ikimizin de sevdiği bir şey.
İlişkide hangi taraf daha kıskanç?
Bizim ilişkimizde öyle bir şey yok. Kıskançlık olsa biter zaten. Bizim mesleklerimizde kıskançlığa yer yok.
'ŞAKA BİR ANDA CİDDYE DÖNDÜ'
Geçenlerde çok romantik bir haberle gündeme geldiniz. Keremcem’den sürpriz bir evlilik teklifi adlınız. Neler hissettiniz?
Bir doğum gününe gitmiştik. Bizim oturduğumuz masada muhabbet ‘Siz ne zaman evleniyorsunuz’a geldi. Sonra bu muhabbet yayılmaya başladı. Masanın yanına gelen ‘Aaa ne oldu yoksa evlenecek misiniz?’ demeye başladı. O gün Seden Kutlubay Gürel de oradaydı. Yıllar önce Keremcem’in annesi ona bir yüzük hediye etmiş. Çok severlermiş birbirlerini. O gün de tesadüf Seden o yüzüğü takmış. Bu muhabbeti duyunca o da gelip ‘Bak evlenme teklif edeceksen annenin yüzüğü de var’ dedi. Sonra Keremcem’in gülmesi durdu bir anda yüzüğü aldı ve dizlerinin üstüne çöktü. Şaka ciddiye döndü. ‘Bak şaka mı yapıyorsun ciddi misin?’ dedim. ‘Ben sen hayatıma girdiğin andan itibaren seninle evlenmeyi düşünüyorum’ dedi ve ben ağlamaya başladım. Doğum günü için gelen fotoğrafçı durumu fark edince de fotoğrafımızı çekmiş. Keremcem’e yolladı.
Bir anda oldu yani Keremcem’in hazırladığı bir sürpriz değildi...
Hayır plansız programsız. Hani ‘Nasıl teklif ederim diye düşünmemiştim’ dedi sonradan. Seden o akşam yüzük takmayacakmış son anda takmış. Eğer bu yüzük olmasaydı belki de bu olay hâla gerçekleşmeyecekti. Sadece bana değil Keremcem’e de büyük sürpriz oldu. Sonra işler ciddiye bindi istemeye gelindi ve nişan yapıldı. Düğün de sürpriz olmasın artık. Üzerimde gelinliğim olsun...