Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Fazlasıyla güzel, fazlasıyla başarılı, fazlasıyla farklı, fazlasıyla da ön planda! Hani şu, yaza damgasını vuran ‘Kiralık Aşk’ dizisinin hem masum hem seksi olabilen, adeta şeffaf tenli ‘kızılötesi’ güzeli var ya, ondan bahsediyoruz. Elçin Sangu inanılmaz bir şekilde hayatımızın bir parçası olmayı başardı.

Farklı bir rüzgar esmişti öğleden sonra. Ormanın içinden gelen kısa ama etkili bir meltem. Bir anlıktı. Sanki yaklaşmakta olan mevsimin ilk habercisiydi. Belki de bir şeylerin asla eskisi gibi olmayacağının haberini veriyordu. Tıpkı Elçin Sangu’nun hayatında olduğu gibi... Sanki uzun zamandır ekranların üzerine serilmiş ve heyecanla açılmasını dilediğimiz perde kalkmıştı. Merakla kim olacak diye beklenen ‘o kız’ tam karşımızdaydı. Kızılötesi güzellikteki saçlarıyla, nostaljik yüz hatlarıyla, içe dokunan bakışlarıyla, bir elf’i andıran edasıyla ve alışılmışın dışındaki oyunculuğuyla şaşırtıcı ve çarpıcı olmayı aynı anda başarıyordu. İlk önce, ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’ dizisinde Jale ile sonra ‘Kurt Seyit ve Şura’daki Güzide ile karakterinden beklenenden fazlasını veren, hafızanıza kazınması için bir kez görmenin yeterli olduğu Sangu, en son ‘Kiralık Aşk’la çoktan hak ettiği şöhreti nihayet yakaladı. Yakaladı yakalamasına ama onu ilgilendiren esas mesele başkaydı. “Benim için iyi bir oyuncu desinler; en güzel iltifattan daha mutlu olurum” diyor açık yüreklilikle. Onu yakından tanıyan erkekler ise hakkında ilk önce ‘güzel kalpli’ yorumunu yapıyormuş. Konuştukça ondaki farklılıklar dikkatimi çekmeye başladı. Özel yapım gibiydi. Zira rüyalarının aynen çıktığından ve bu yıl olacakları hissettiğinden bahsettikçe emin oldum ki, evet o farklıydı. Sonuçta kim ‘Kendinizi hangi kelimelerle anlatırsınız?’ diye sorunca; “Kısaca ‘kırık’ diyebilirsiniz” der ki? Bir insanın sadece enerjisinin bile içinde olduğu ortamda fark yaratabileceğine o gün tanık oldum. Neşesiyle etrafa adeta mutluluk saçıyordu. Zayıflığını ise hiç mevzu etmeyeyim diyorum ama hani bir tabir vardır ya ‘kopuyor’ diye. Aynen öyle işte. İlk kapak röportajını Elele’ye veren Elçin Sangu’nun galeri haberciliğinin kurbanı olduğuna, boyundan kilosuna, okuduğu üniversiteden doğum tarihine internette yazan her şeyin yanlış olduğuna değinmeden geçmeyelim. Çünkü şimdilerde herkes onu konuşuyor! Ama artık onu dinleme sırası.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ