Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam Keşfedilmemiş isimler! Kız bebek isimleri 2019 - En güzel değişik ve modern kız bebek isimleri...
        • 41

          LEYAN: Parlayan,parlayıcı. Konfor. Lüks hayat.
          LEYLA: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın; Çok karanlık gecede görülen ışık.
          LEYLİFER: Gece ışığı.
          LİLA: Açık eflatun.

        • 42

          M HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          MAHİRE: Hünerli, becerikli.
          MAHPERİ: Güzeller güzeli.
          MAİDE: Üzerinde yemekler bulunan sofra; Yemek, ziyafet
          MANOLYA: Bir süs bitkisi.
          MARAL: Dişi geyik.
          MAVİSU: Deniz.
          MAYIS: Bir bahar ayı.
          MEBRUKE: Kutlu kadın.
          MEDİHA: Övülen, beğenilen, sevilen kadın.
          MEHİR: Ay parçası.

        • 43

          MEHPARE: Ay parçası gibi güzel.
          MEHTAP: Ay ışığı,dolunay.
          MEHVEŞ: Ay gibi güzel kadın.
          MELDA: İnce ve taze bedenli.
          MELEK: Allah katında bulunan ruhani varlıkların her biri; Pek güzel, yumuşak huylu ve masum (mecazi)
          MELİHA: Güzel, şirin, sevimli.
          MELİKE: Kadın hükümdar, padişah eşi.
          MELİS: Bal, bal arısı
          MELİSA: Oğul otu
          MELTEM: Yazın karadan denize doğru esen yel.

        • 44

          MENEKŞE: Mor beyaz renkli, kokulu, yuvarlak yapraklı bir çiçek.
          MERAL: Dişi geyik, ceylan.
          MERCAN: Deniz dibine ağaç gibi kök salarak büyüyen, hayvan gibi duyguya sahip, kırmızı renkli, kalker iskeletli bir canlı türü.
          MERİÇ: Bulgaristan'dan çıkıp Edirne yakınlarında Arda ve Tunca ile birleştikten sonra Türk-Yunan sınırı boyunca akarak Enez yakınlarında Ege Denizi`ne dökülen ırmak.
          MERİH: Mars gezegeni.
          MERVE: Mekke'de Safa dağının karşısındaki kırmızı renkli tepenin adı.
          MERYEM: İsa peygamberin annesinin adı.
          MERZE: Mercan.
          MEYYAL: Meyleden, aşırı istekli. Fazlaca eğilen. Eğik.
          MISRA: Manzumenin satırlarından her biri, dizeler.

        • 45

          MİHRİBAN: Dost, sevgili, yarendeş. İyi yürekli, güler yüzlü.
          MİHRİCAN: Dost, sevgili. Sonbahar.
          MİHRİGÜL: Güler yüzlü, dost, sevecen, güzel.
          MİHRİNAZ: Çok nazlı.
          MİHRİNUR: Güldüğünde ışıklar saçan.
          MİMOZA: Bir süs bitkisi.
          MİNA: Mine. Liman. Şişe, cam, billur. Şarap şişesi.
          MİNE: İnce ve parlak nakış; Madenler üzerine vurulan renkli cam tabakası; Şişe, cam, billur sırça
          MİRAY: Yılın ilk aylarında doğan.
          MİRCAN: Güneş gibi aydınlık.
          MÜGE: İnci çiçeği.
          MÜJDE: Sevindirici haber; İyi haber getirene verilen bağış
          MÜJGAN: Kirpikler.

        • 46

          N HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          NADİDE: Az bulunur, görülmemiş. Çok değerli, eşsiz.
          NADİRE: Az bulunan.
          NAĞME: Güzel uyumlu ses, ezgi; Birinin yalandan ve nazlanarak söylediği söz.
          NARİN: İnce, ince yapılı, kibar
          NAŞİDE: Şair, şiir okuyan ve yazan.
          NAZ: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış.
          NAZAN: Cilve yapan, nazlanan, nazenin.
          NAZER: Nazar.
          NAZGÜL: Gül kadar güzel olan, nazlı.
          NAZLI(M): Naz yapan; İşveli(m), edalı(m)

        • 47

          NAZLIHAN: Naz yapan han anlamında.
          NECLA: Evlat, çocuk. Soylu.
          NEFİSE: Çok güzel, değerli.
          NEHİR: Akarsu, ırmak.
          NERGİS: Bir süs bitkisi.
          NERMİN: Yumuşak, narin, ince.
          NESLİ: Soylu.
          NESLİHAN: Han soyundan. Sevgi ile hükmeden.
          NESLİŞAH: Şah soyundan.
          NESRİN: Yaban gülü.

        • 48

          NEŞVE: Keyif, neşe.
          NEVA: Ses, ahenk; Güç, zenginlik, servet; Nasip; Türk müziğinde bir makam.
          NEVAL: Talih, kader, kısmet.
          NEVADE: Torun anlamında.
          NEVBAHAR: İlkbahar, ilkyaz.
          NEVGÜL: Yeni açmış gül.
          NEVRA: Beyaz çiçek. Işıklı olma, parlaklık.
          NEVRES: Yeni yetişen.
          NİGAR: Resim kadar güzel sevgili; Nakış; Resim.
          NİHAL: İnce ve düzgün vücutlu sevgili. Fidan, taze sürgün.

        • 49

          NİHAN: Saklanmış, gizli olan; Sır.
          NİL: Çivit. Mısır'da bir nehir.
          NİLAY: Işıklı mavi,ışıklı lacivert.
          NİLGÜN: Lacivert renkli, çivit renginde.
          NİLÜFER: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi.
          NİRAN: Nurlar, aydınlıklar, ışıklar; Ateşler; Cehennem.
          NİSA: Kadın,kadınlar.
          NİSAN: Gelin çiçeği; İlkbaharın ilk ayı.
          NUR: Aydınlık, parıltı, parlaklık.
          NURAN: Nurlu, ışıklı.

        • 50

          NURAY: Işık saçan.
          NURCAN: Aydınlık insan.
          NURFER: Işık veren, aydınlatan, ferahlatan.
          NURGÜL: Nur+Gül.
          NURGÜN: Nur+Gün.
          NURPERİ: Bir peri kadar göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan.
          NURSAL: Işıksal ışıkla ilgili.
          NURSAY: Işık gibi say, ışık gibi bil anlamında.
          NURSELİ: Işık seli
          NURTEN: Işık gibi duru tenli.
          NÜKET: Nükte, zarif, güzel sözler.
          NÜKHET: Güzel koku.
          NÜKTE: İnce anlamlı, düşündürücü şaka söz.

        • 51

          O HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          OKŞAN: Sevil, şefkat gör.
          OLCA: Ganimet, bolluk.
          OLCAY: Mutlu, talih.
          OLGAÇ: Bilgi ve görgüde olgunlaşan.
          OMAY: Gözde, sevilen, beğenilen.
          ONGÜL: Ön ayak olmak; İlk gül.
          ORKİDE: Salepgillerden güzel çiçekli birtakım bitki türlerinin ortak adı.
          OYA: Bir nesneye oyularak yapılan süs; Genellikle ipek veya ibrişim ile iğne, mekik, tığ kullanılarak yapılan ince dantel.
          OYLUM: Hacim, dirim; İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş; Resimde derinlik, üç boyutluk etkisi, mimarlıkta mekan karşılığı.

        • 52

          Ö HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          ÖDÜL: Armağan.
          ÖĞÜN: Kendini yücelt. Zaman. Kez, defa.
          ÖĞÜT: Tavsiye.
          ÖMÜR: Yaşama süresi, hayat.
          ÖNAY: Yeni çıkmış ay.
          ÖNGÜL: Direnen, inatçı. Kılavuz. Öncü, teşvik eden.
          ÖRGÜN: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan.
          ÖVGÜ: Övme, övmek için söylenen söz.
          ÖVGÜN: Övülmüş, övülen kişi.
          ÖVÜNÇ: Övünmeye yol açan ya da hak kazandıran şey, kıvanç, sevinç, övünç.

        • 53

          ÖYKÜ: Hikaye, ayrıntılarıyla anlatılan olay.
          ÖZBEN: Bireyin kendi varlığı; Gerçek ben anlamında.
          ÖZDE: Kişinin kendi içinde, özünde, canda olan.
          ÖZDEN: Özle, öz varlıkla, gerçekle ilgili.
          ÖZEN: Büyük hassasiyet göstermek.
          ÖZGE: Yabancı. İyi, güzel. Cana yakın, şakacı. Yürekli, gözü pek.
          ÖZGEN: Başına buyruk. Rahat. Özü geniş. Kuzu kulağı otunun filizi.
          ÖZGÜL: Gerçek gül, benim gülüm anlamında.
          ÖZGÜR: Herhangi bir kısıtlamaya, zorlamaya, koşula bağlı olmayan, başına buyruk, hür.
          ÖZLEM: Bir şeye karşı duyulan istek, bir kimseyi ya da bir şeyi görme, kavuşma isteği; Hasret.

        • 54

          ÖZNİL: Nil gibi verimli.
          ÖZNUR: Özü ışıklı, aydınlık.
          ÖZSU: Besleyici su, besisuyu, bitkilerin dokularında bulunan su.
          ÖZÜN: Şiir. Hak edilmiş ün.
          ÖZTEN: Güzel tenli.

        • 55

          P HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          PAMİRA: Orta Asya'da bir yayla.
          PAPATYA: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi.
          PARLA: Parlamak eyleminden parla, ışık saç; Başarılı ol, ünün sanın artsın; Güzel ol, güzel görünüşlü ol.
          PELİN: Acı ve güzel kokulu bir bitki.
          PELİNSU: Pelin+Su, hem pelin hem su anlamında.
          PERÇEM: Kahkül.
          PERRAN: Uçan, uçucu.
          PERVİN: Ülker yıldızı.
          PETEK: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları.
          PINAR: Büyük su kaynağı.

        • 56

          PIRILTI: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık
          PAKİZE: Çok temiz, hoş ve güzel saf, iyi, lekesiz.
          PEREN: Ülker yıldızı.
          PERİ: Çok güzel, çekici.
          PERİHAN: Peri padişahı.

        • 57

          R HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          RABİA: Dördüncü.
          RAHŞAN: Parlayan, parlak, aydınlık, ışıltı.
          RANA: İyi, güzel, yumuşak, hoş.
          RAVZA: Sulu, su yatağı yer; Bahçe.
          REBİA: Bahar.
          RENAN: Çok ses çıkaran, çınlayan.
          RENGİN: Boyalı, renkli; Hoş, latif ve güzel.
          REVAN: Yürüyen, giden; akan, akıp giden. Ruh,can.
          REYHAN: Yaprakları güzel kokan bir süs bitkisi, fesleğen.
          REZZAN: Ağırbaşlı, onurlu.

        • 58

          RİMA: Dişi ceylan yavrusu.
          ROSA: Gül rengi,pembe kırmızı arası bir renk.
          RUHAN: Güzel kokulu.
          RUHSAR: Yanak, yüz, güzel yüz.
          RUHŞEN: Neşeli,canlı.
          RUKİYE: Büyü,sihir.
          RÜÇHAN: Üstünlük
          RÜYA: Düş; Gerçekleşmesi imkansız durum, hayal; Gerçekleşmesi beklenen şey, umut
          RAHİME: Müminlere çok acıyan kadın.
          RAHŞAN: Parlak, parlayan.

        • 59

          S HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          SABA: Gün doğusundan esen hafif ve tatlı rüzgar. Türk müziğinde bir makam.
          SABAH: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler.
          SAHRA: Kır, ova, çöl.
          SALİHA: Yararlı, iyi, elverişli.
          SANAL: Sanlı ol, ünlen.
          SARA: Halis, saf, katkısız
          SARE: Olmak, oldu; Cemaat, topluluk; İhtiyaç, susuzluk.
          SARGIN: Albenili, çekici, büyüleyici,yıldızı şirin, hoşa giden, sevimli, güzel.
          SAYE: Gölge; Koruma, yardım, sahip çıkma.
          SAYGIN: Sayılan, sevilen.

        • 60

          SEBLA: Uzun kirpikli göz.
          SEÇİL: Beğeni, sevgi, üstünlük gösterilen.
          SEÇKİN: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit.
          SEDA: Ses; Doğa veya bir engele çarpıp geri dönen ses, yankı.
          SEDEF: Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, sert bir madde; Bu maddeden yapılmış veya bu madde ile süslenmiş.
          SEDEN: Uyanık, tetikte; Gözü açık olmak.
          SEGAH: Doğu müziğinin makamlarından.
          SEHER: Tan ağartısı.
          SELDA: Bir söğüt cinsi.
          SELEN: Haber, müjde.

        • 61

          SELİN: Gür akan su.
          SELMA: Barış içinde, huzur, erinç.
          SELVA: Amerika'da Amazon, Afrika'da Nijer ırmakları gibi ekvator bölgesinde büyük suların geçtiği havzalarda bulunan geniş ve balta girmemiş ormanlara verilen ad.
          SELVİ: İnce uzun ağaç.
          SEMA: Gökyüzü; Göç.
          SEMANUR: Nurlu gökyüzü.
          SEMEN: Yasemin çiçeği. Semizlik.
          SEMİN: Değerli, pahalı; Semizlik
          SEMİRAMİS: Babil'in Asma Bahçeleri'ni kurduran Asur kraliçesi.
          SEMRA: Esmer kadın.

        • 62

          SEVDA: Vurgunluk, tutkunluk, aşk; Heves, arzu, kuvvetli istek
          SEVDEM: Sevginin en son demi
          SEVEN: Bir başkasına sevgi duyan
          SEVGİ: İnsanı bir şeye ya da bir kişiye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu
          SEVGÜL: Gül gibi sevilen.
          SEVİL: Her zaman sevilen biri ol.
          SEVİM: Sevmek eylemi; Bir kişi ya da bir şeyde bulunan o kişi ya da şeyi başkalarına sevdiren özellik.
          SEVİNÇ: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku.
          SEVTAP: Tapılacak kadar çok sevilen.
          SEYLAN: Sel, akma, akış.

        • 63

          SEZEN: Hisseden, sezgili.
          SEZER: Açık bir kanıt olmaksızın, olmuş ya da olacak bir şeyi duyumsar.
          SEZGİ: Sezmek eyleminden sezgi; Sezme yeteneği.
          SEZİN: Sezinleme işi, sezme. Duygulu, anlayışlı.
          SILA: Bir süre ayrı kaldığı bir yere veya yakınlarına kavuşmak; Doğup büyüdüğü ve özlediği yer; Bahşiş, hediye; Bağ.
          SİBEL: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası.
          SİMA: Yüz, çehre.
          SİMGE: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler.
          SİNEM: Yüreğim, çok sevdiğim.
          SU: Canlıların yaşaması için en gerekli olan kokusu, rengi olmayan sıvı.

        • 64

          SENA: Övmek, methetmek; Şimşek parıltısı; Yücelik, yükseklik; Aydınlık; Bir ot adı.
          SENEM: Kars dolaylarında kadın ve erkeklerin karşılıklı olarak oynadıkları bir halk dansı
          SERA: Varlıklı olmak, zengin olmak; Şarkı söyleyen; Yer, toprak; Ok yapımında kullanılan bir ağaç
          SERAP: Çorak yerlerde, çölde, sıcak ve ışığın etkisiyle, ileride, yakında ya da ufukta su veya yeşillik var gibi görünmesi olayı.
          SERAY: Ay gibi güzel.
          SEREN: Gemi direği.
          SERPİL: Gelişmek, büyümek.
          SERRA: Rahatlık, kolaylık.
          SERTAP (SERTAB): İnatçı anlamında.
          SEVAL: Severek al anlamında.

        • 65

          SUMRU: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi.
          SUNA: Boylu, poslu, yakışıklı. Yaban ördeği.
          SUZAN: Yakan, yakıcı.
          SÜHEYLA: Yumuşak ve iyi huylu, mütevazı kadın.
          SAADET: Kavuşan, mutlu.
          SABAHAT: Latif, yüzü güzel, cemal sahibi.

        • 66

          Ş HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          ŞAHDANE: Mutlu, bahtiyar, dindar, temiz yürekli.
          ŞAHİKA: Dağ tepesi, dağ doruğu.
          ŞAHMELEK: Güzeller güzeli.
          ŞAZIMENT: Özellikleri kimseye benzemeyen.
          ŞEBNEM: Gece nemi, çiğ, nem, rutubet.
          ŞEHNAZ: Çok nazlı.
          ŞEHRİBAN: Şehrin en büyük âmiri, vali.
          ŞERMİN: Utanan, sıkılan.
          ŞERMİZE: Küçük insan topluluğu.
          ŞEYDA: Âşık, tutkun. Sevgiden aklını kaybetmiş.

        • 67

          ŞEYMA: Bedeninde ben, alamet olan.
          ŞİRİN: Tatlı, cana yakın sevimli.
          ŞULE: Alev, parıltı.
          ŞÜKRAN: Teşekkür eden, minnettar kalan.
          ŞÜKUFE: Çiçek gibi güzel, tomurcuk.
          ŞİFA: Hastalıktan kurtulma, şifa bulma.

        • 68

          T HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          TAÇNUR: Mutluluk.
          TAHİRE: Gündoğusundan esen rüzgar.
          TALİHA: Rastlantıları düzenlediğine ve insanlara iyi veya kötü durumlar hazırladığına inanılan doğa üstü güç, şans, felek.
          TAMAY: Dolunay, ayın on dördüncü.
          TANAY: Secde eden.
          TANSELİ: Şafak vakti gelen sel.
          TANYEL: Katıksız, arı. Seçilmiş.
          TANYELİ: Tan vakti esen rüzgar.
          TARA: Sahur zamanı doğan kız çocuğuna verilen ad.
          TENNUR: Yüksek, ulu.

        • 69

          TİJEN: Taç, taçlar.
          TUBA: Cennette bulunduğun inanılan büyük ağaç. Güzellik, iyilik. Rahat.
          TUĞÇE: Küçük tuğ.
          TULÜ: Doğuş, doğma (güneş için) anlamında.
          TÜLAY: Ayın ince ışığı.
          TÜLİN: Ayın çevresinde görülen ışık halkası.
          TÜNAY: Gece ve ay.
          TÜRKAN: Kraliçe. Güzel kız.
          TÜRKÜ: Yankı, ses.
          TÜRKAN : Kraliçe. Güzel kız.

        • 70

          U HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          UBEYDE: Yaradanın kölesi.
          UĞURGÜL: Uğurlu gül.
          UHDE: Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev.
          ULYA: En yüce, en ulu, yüksek
          UMAY: Devlet kuşu.
          UMUR: Görgü, deneyim.
          UZEL: Usta, becerikli.
          ULYA: Pek yüce.

        • 71

          Ü HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          ÜLKÜ: Amaç, ideal.
          ÜMRAN: Bayındırlık; Uygarlık, medeniyet; İlerleme, mutluluk, refah
          ÜNZİLE: Gönderilmiş
          ÜZGÜ: Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen üzüntü, eziyet.
          ÜLFET: Dost olan, yakınlık duyan.
          ÜMMÜHAN: Hükümdarın annesi.

        • 72

          V HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          VAHİDE: Tek yalnızca bir tane.
          VARİDE: Gelen, erişen. Söylenti
          VERDA: Gül.
          VİLDAN: Yeni doğmuş çocuklar.
          VİRA: Durmadan, aralıksız, sürekli.
          VEDİDE: Dost, sevgili, Çok seven.
          VESİLE: Vasıta olan.
          VUSLAT: Dostuna, sevdiğine kavuşan.
          VERA: Günah ve haramdan kaçınmak için şüpheli şeylerden uzak duran.

        • 73

          Y HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          YAĞMUR: Bulutlardan yeryüzüne düşen su damlacıkları.
          YAPRAK: Bitkilerin solunumunu sağlayan, yeşil ve türlü biçimlerdeki ince bölüm.
          YAREN: Dost, arkadaş.
          YASEMİN: Çeşitli renklerde kokulu çiçekleri olan bir bitki.
          YAŞAM: Hayat.
          YELDA: Uzun. Yılın en uzun gecesi.

        • 74

          YELİZ: Ferah yer, aydınlık, havadar.
          YEŞİM: Açık yeşil ve pembe renkli kolay işlenen değerli bir taş.
          YILDIZ: Gökyüzündeki ışıklı cisimlerin her biri.
          YONCA: Çiçekleri kırmızı veya mor renkli çayır bitkilerinin genel adı.
          YÜKSEL: Başarı kazan, yücel.
          YADİGAR: Dost hatırası.

        • 75

          Z HARFİ İLE BAŞLAYAN KIZ BEBEK İSİMLERİ

          ZEHRA: Çok beyaz, parlak yüzlü.
          ZEHRE: Çiçek.
          ZELİHA: Züleyha, su perisi.
          ZENNUR : Zinnur, nurlu, ışıklı.
          ZEREN: Anlayışlı, kavrayışlı.
          ZERİN: Altından ya da altına benzer olan.
          ZERRİN: Altından yapılmış.
          ZEYNEP: Süs, bezek.
          ZİNNUR: Nurlu, ışıklı.
          ZİŞAN: Şanlı, şerefli; Bir tür lale.

        • 76

          ZUHAL: Satürn gezegeninin adı.
          ZULAL: Hafif, güzel, soğuk su.
          ZÜBEYDE : Öz, asıl.
          ZÜHRE: Çoban yıldızı, venüs.
          ZÜLAL: Saf, temiz, hafif tatlı su.
          ZÜLEYHA: Su perisi - Hazreti Yusuf'un karısı.
          ZÜMRA: Akıllı, çabuk kavrayan kadın.
          ZÜMRÜT: Cam parlaklığında, yeşil renkte, saydam bir süs taşı.
          ZEHRA: Yüzü beyaz ve parlak, nurani yüzlü.
          ZEKAVET: Çabuk anlayan, tez kavrayan.

          KAYNAK: İHA

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa