"Hedefleri laikliği değiştirmek"
Baykal, AKP-MHP ittifakını sert bir dille eleştirdi...
"Konu sıradan bir kılık kıyafet sorunu değil. Sanmayın konu sadece basit bir kılık kıyafet bir konusudur.
Bunu çok aşan bunun ötesinde sonuçlar doğuran yeni süreçler işletilmeye başlanmıştır. Hiç kimsenin itiraz edemeyeceği durumlar gerekçe olarak kuullanılmakta. Toplumun değerler sistemi bir fırsat olarak kullnılıyor.
İşte böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. İşin nereye getirilmek istendiği gizleniyor. Yapılanın gerçek anlamı nedir?
Bunun anlamı iyi bir biçimde değerlendirilmeli. Günlük tartışmaların ötesinde yukarıdan bir bakışla değerlendirmek lazım.
İKTİDAR LAİKLİĞİN DEĞİŞMESİNİ İSTİYOR
İstesek kendi inancımızı devlete dayatırız. Dayatmanın neler getirdiğini gördük, biliriz, bu hataya sürüklenmeyelim. Biz inançları devletin kimliği haline getirmedik.
Bu ilke önemlidir. Ülkeyi kuranlar bunun değerini çok iyi biliyorlar.
Bundan önceki iktidarlar laikliğin değişmesini talep etmedi. İlk kez bu iktidar laikliğin değişmesini dile getirdi. Durum çok açık. Niyet belli, anlayış belli. Şimdi önümüze türban konusu çıktı. Türbana, başörtüsü dendi. Başörtüsü bizim kültürümüzün bir parçası. Her kesimden insanın en haklı olarak değerlendirdiği birşey. Türbanı meşrulaştırmak, hukuksallaştırmak istediler.
50 yıl önce türban var mıydı? İslamiyetin gerçekten ayrılmaz parçasıysa 50 yıl öncekiler bunun farkında değil miydi? Başörtüsüne saklanıp türbanı kökleştirmek istiyorlar.
TÜRBANI İSLAM'IN ŞARTI HALİNE GETİRİYORLAR
Dindarlığı belli saatlere sıkıştıran ve kendisini rahat hisseden bir din anlayışı gelişiyor. Türbanı neredeyse İslamiyetin ön şartı olarak getiriyorlar. Türban son dönemin işidir. İslamiyetin özünün bir parçası olan türbanın taklit edilmesi büyük bir aldatmacadır. Ama olayların orada düğümlendiğine, onun yaygınlaştırılmak istendiğine tanık oluyorsunuz. Bu Türkiye'nin içinden değil dışından desteklenen bir olaydır.
Bu tablo dinin Türkiye'de yeniden canlanması anlamına mı geliyor yoksa dinin başka amaçlarla kullanılması anlamına mı geliyor?
İktidar muhalefet başladı, Anayasa değiştirilmesine taktı. Türkiye'ye dışarıdan dayatılmış olan siyasal içerikli bir yaşam biçimine zorlamaya 'hoşgeldin' diyoruz. Türkiye'de başka bir sorun da var.
Bu işe destek verenler kendi aralarında sorumluluk düzeylerini asgariye indirmek için bir çaba içerisinde gözüküyorlar. Olay başlatılmıştır ama herkes
'ben onu istedim, bunu istedim' diyerek sorumluluklarını azaltmaya çalışıyorlar. Sadece 'üniversitede türban olacak' demek inanılacak birşey değil.
Başlatılan iş biliniz ki küçük küçük engellerle sınırlanabilecek bir iştir. Çok ötesinde bir sürecin önü açılmıştır. Din anlayışına dayalı
bir yarış devlet düzeni olarak yer almaya yönelik olarak harekete geçirilmiştir.
"Yüksek okulda izin vereceğiz, lisede vermeyeceğiz" diyorlar. Bu inancın gereğiyse neden lisedeki kız da başını örtmüyor? Resmi kılık-kıyafetin
ötesinde dini simgeleri bir parçası haline getirmeyi kabul ettiği zaman önüne geçmenin mümkün değildir. Bunun üzerine ağlaşmanın da anlamı yoktur.
İŞBİRLİKÇİLER Mİ HESAP SORACAK?
"O formül" derler "bu formül" derler önünüze koyarlar ve sen de bu işe alet olursun. Getirilecek düşünce bizim kültürümüzün parçası olmayan,
bize dayatılmış olan, ithal bir kıyafetin Türkiye'de devlet sisteminin içine doğru gelişmesinin önünü açmıştır. Gelen Anadolu'daki insanlarımızın,
kadınlarımızın başörtüsü değildir. Gelen Arabvari İslam yorumunun Türkiye'ye yönelik projelerinin simgesi olarak, Türkiye'deki işbirlikçileriyşe birlikte
içimize soktukları yabancı bir üniformadır. Bunun gelişiyle yücelen İslamiyet değildir. Bu Kur'an'ın İslamiyeti değil. Din için gelmiyor, siyaset için geliyor.
Onların hedefi Mustafa Kemal Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'dir! Türkiye Cumhuriyeti'nin laik kimliği Cumhuriyet'in özüdür. Hedef laikliktir.
Ne yaptığını bilerek de bunu yapan var, alet olan da var. Alet olanlar kendilerine göre bahane bulurlar. O meydanda yarışsan ne yarışmasan ne?
Mesele bu değil, mesele Türkiye Cumhuriyeti'nin ebediyen devam edip etmeyeceği.
Yüksekokulda serbest olacakmış! Herkes vatandaş. Sınırlanabilir demişsin. YÖK yasasında sınırlamışsın, lisede sınırladın mı? 'AKP'nin hukukçuları bile düzenleme Anayasa'ya aykırı' diyor. AKP'nin işbirlikçileri mi hesap soracak? Laikliğe karşı siyaset yapıldı. Yapıla yapıla gelişti. Avutmalarla neyin yapıldığı açıkça görülüyor ve Türkiye farklı yerlere sürüklenmek istiyor. Aldatmacaya dayalı siyaset yapılıyor.
Başbakan daha önce 'biz Batı'nın ahlaksızlığını aldık' dedi. Bu Başbakan'ın olayları nasıl tahlil ettiğine dair bir değerlendirme. Keşke biz Batı'nın ahlaksızlığını aldık iddiası doğru olsaydı. O zaman çözüm daha kolaydı. Bugün Türkiye'de çok ciddi krizler var. "