Paralel yapı soruşturmasında tahliye yolu açan hakimlerden Mustafa Başer de tutuklandı
Nöbetçi Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi, eski İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Mustafa Başer'in tutuklanmasına karar verdi. Başer, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" ve "silahlı örgüt üyesi olmak" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi
Gökay USANMAZ - Elif Buse KARGIN / İSTANBUL
Samanyolu Yayın Gurubu Başkanı Hidayet Karaca ile 22 Temmuz ve devamı operasyonlarda tutuklanan, aralarında Yurt Atayün ve Ali Fuat Yılmazer'in de bulunduğu 63 polisin dosyalarında tahliye kararını veren ve ardından açığa alınan Hakim Mustafa Başer sabah saat 09.15'te Bakırköy Adalet Sarayı'na gelerek teslim oldu.
Başer tutuklandıktan sonra twitter hesabından şu fotoğrafı paylaştı. Fotoğrafın altına da "Tutuklandıktan sonra aile fotoğrafı" diye belirtti.
ÖRGÜT ÜYELİĞİ VE DARBEYE TEŞEBBÜSTEN TUTUKLANDI
HSYK'nin incelemesi kapsamında dosya üzerine tutuklanma talebiyle mahkemeye sevkedilen ve hakkında yakalama kararı çıkartılan Hakim Başer'in adliyeye geldikten yaklaşık 6 saat sonra ifadesi alındı. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce sorgulananHakim Başer'in ifadesi yaklaşık 3 saat sürdü. Mahkeme, Hakim Başer'in "Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaya ve görevlerini yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek", "silahlı örgüt üyesi olmak", "görevi kötüye kullanmak" ve "gizliliği ihlal" suçlarından tutuklanmasına karar verdi.
PARALEL YAPIYLA AYNI İRADE BİRLİĞİ İÇİNDE
Kararda, Hakim Başer'in tutuklanan diğer Hakim Metin Özçelik gibi paralel operasyonlarda tutuklanan şüphelilerle aynı irade birliği içerisinde hareket ettiğine dair somut delillerin olduğuna dikkat çekildi. Başer, tutuklanmasının ardından Silivri Cezaevi'ne gönderildi.
İFADESİNDE KARARINI SAVUNDU
Hakim Başer, savunmasında neden tahliye kararı verdiğini, Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) ilgili maddelerine değinerek ayrıntılı olarak anlattı. "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasına kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek" ve "Silahlı örgüt üyesi olmak" iddiasıyla suçlandığını hatırlatan Hakim Mustafa Başer ifadesinde şöyle dedi:
"HUKUKA UYGUN BİR KARARDIR"
"Benim öyle bir niyetim olsa veya suç işleme niyetim olsa, daha önce karar (tahliye kararı) verirdim. Burada benim yapacağım iki şey vardı. Ya hukukçu kimliğimi elime alarak, karar vererek çoluk çocuğumun sıkıntı çekmesini göze alacaktım ya da ben görmedim, ben duymadım gibi hukuki olmayan gerekçelerle karar verecektim. Benim de çoluk çocuğum var. Bir karar veriyorsunuz. Korktum... Ama çoluğumun çocuğumun yüzüne bakabilmek için hukuka uygun bir karar verdim. Vicdanen rahatım. Verdiğim karar da usûl ve esas açısından hukuka uygun bir karardır. Hiçbir meslektaşım bu denli bir zor karar vermek zorunda bırakılmasın" dedi.
"VİCDANINIZA GÖRE KARAR TALEP EDİYORUM"
Mahkeme heyetine hitaben, "Vicdanınıza göre karar vermenizi, serbest bırakılmama karar verilmesini talep ediyorum diyen Mustafa Başer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben basından bu durumu öğrenince, beni polis bile aramadan, çocuklarım ve yengemi yanıma alarak 550 kilometrelik yoldan, Uşak ilinden kendi iradem ve rızam ile geldim. Polisler beni aradığında, Kütahya ile Bozüyük arasında dönüş yolundaydım. Kaçma niyetim olsa, kaçabilirdim. Hatta gelirken polis ekipleri bana eskortluk yaptılar."