Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Para Reyting rekortmeni sahnelerin faili bulundu! - Makro Ekonomi Haberleri

        BARIŞ ERKAYA

        HABERTURK.COM EKONOMİ SERVİSİ

        Yıl 1979...

        Hamile bir Türk kadını İran'daki akrabalarını ziyaret etmek için karışık durumda olan bu ülkeye gider. Hasret giderilir fakat bu yolculuk neredeyse bir memleket hasretine dönüşme noktasına gelir.

        Ziyaret sırasında İran'da İran Devrimi gerçekleşir ve rejim değişir. 1980’in ocak ayındaki erken doğumla iyice karmaşık bir hâl alan bu olay, İran rejiminin Türk babayı kabul etmemesiyle talihsizlikler zincirine dönüşmeye başlar. Anneye çıkış serbest fakat İran'da rejim değişirken dünyaya gelen Nilay'a İran dışına çıkma izni yoktur. Bu nedenle Nilay bebeğe bir İranlı baba aranmaya başlanır.

        Kimlikte “Baba” satırında yazacak isim uzun uğraşlar sonrasında bulunur. Orada hayatını sürdüren dedesinin nüfusuna giren Nilay'a İran kimliği de verilir. Ardından Nilay annesiyle bir kâbustan uyanarak Türkiye'ye, yani Türkiye Cumhuriyeti’nin nüfus cüzdanında ayrıntılarını verdiği gerçek bir yaşama döner.

        Hayata bu kadar büyük şanssızlıkla adım atan Nilay, 30’uncu yıl dönümünü bu sıralar kutladığı kötü başlayan bir yaşamı “aranan kadın”a çevirme yolunda hızla ilerlemekle meşgul.

        Bu yükselişin kodları ise Ihlamurlar Altında, Yaprak Dökümü, Aşk-ı Memnu, Fatmagül’ün Suçu Ne… Hepsi de reyting rekorları kıran bu dizilerin bir tek ortak noktası var: Nilay Küçüktaşkıner.

        EŞ DOST ORGANİZASYONUNDAN PROFESYONEL ORGANİZATÖRLÜĞE

        Organizasyon, kongre turizmi, otelcilik işleriyle profesyonel anlamda ilgili değilseniz hiçbir zaman duymamış olduğunuz bu isimle eğer bu dizilerden herhangi birinin setinde bulunduysa karşılaşmış olabilirsiniz. Çünkü o, reyting rekoru kıran dizilerin setlerinde bu sıralar en çok aranan isim. Milyarlarca doların döndüğü bu sektöre giriş hikayesi de en az hayata adım atışı kadar ilginç.

        Aslında genç Nilay’ın şirketi La Reine 2001’den beri kurumsal organizasyonlar yapan bir şirketti. Bunların içinde fuarlar, düğün ve kutlama organizasyonları, bayi toplantıları, kongreler, seminerler, ilaç firmalarının eğitim toplantıları vardı.

        Eski otelci olan çevresindeki arkadaşlarının özel günleri için yaptığı organizasyonlar zamanla düğün dernek organizasyonuna dönüştü ve kurumsal firmalarla yapılan organizasyonlarla ise profesyonel hale geldi. Fuarlar, seminerler, bayi toplantıları, kongreler, eğitim toplantıları derken bir de ürün lansmanlarını, tanıtım ve pazarlama aktivitelerini de ekledi La Reine’in iştigal alanları arasına.

        116 ŞİRKET + AY YAPIM

        Reebok, LG Mobile, Algida, Adidas gibi dev markaların yanında adı çok duyulmamış fakat sektörünün en iyisi çok sayıda şirket birçok organizasyonunu La Reine’e emanet edince yüzlerce firmanın kıyasıya rekabet ettiği organizasyon sektörü geçim kaynağı oldu.

        Bu genç kadının belki size bize uzak olan fakat kendi sektöründe hiç de hafife alınamayacak ünü böyle başlıyor ve kendi deyimiyle “Bir kere çalışmaya başlayan bir daha bırakmıyor”. Aslında çalıştığı markaların en az 6 yıldır portföyünde kalmaya devam ettiğini düşününce bunun doğru olup olmadığını anlamak için pek de kafa yormaya gerek yok.

        Bugün itibariyle 116 şirket var La Reine’in referansları arasında. Bu kadar çok şirketten bazılarının uçak rezervasyonundan yüzlerce kişilik yeni ürün lansmanlarına kadar her şeyiyle ilgilenen bu genç kadının hayatındaki asıl büyük dönüm noktasına kardeşi Ece vesile oluyor.

        Ay Yapım ise dizi film sektöründe bir anda marka haline dönüşmesini sağlıyor.

        KARDEŞLE AÇILAN ALTIN YOL

        Nilay Küçüktaşkıner bu şaşırtıcı yükseliş öyküsünü şöyle anlatıyor: “Kardeşim Radyo, Televizyon ve Sinema okuma kararı vermişti. Dersleri çok iyi gidiyor fakat ne setleri ne de bu işlerin nasıl yapıldığını biliyordu. Onun için ben ne yapabilirim diye düşündükten sonra şöyle bir teklif sundum kardeşime. Ben bir diziye sponsor olayım. Bu dizilerin galaları oluyor, düğün-dernek, nişanları oluyor. Oraya girelim, sette bulunalım ve setleri görmüş ol. Aslında bu fikri ortaya atmadan birkaç yıl evvel Ihlamurlar Altında’nın setinde birkaç şeye sponsorluk yapmıştım ama ben gidip çok da fazla başında durmamıştım işin açıkçası. Fakat bu defa gidip Ay Yapım’la bizzat görüştüm ve size sponsor olmak istiyorum dedim. Onlar da kabul ettiler. O şekilde çalışmaya başladık ciddi bir seviyede. Yaprak Dökümü dizisinde yılbaşı kutlaması dekorasyonları yapmaya başladık”

        “HER İŞİ YAPARIM ABİ” DERKEN

        Yani aslında bir nevi “Her işi yaparım abi” kıvamında giriş yapıyor sektöre.

        Daha sonra ise Aşk-ı Memnu’nun işleri de La Reine’e teklif ediliyor ve zaten dönüm noktası da Aşk-ı Memnu oluyor.

        Türkiye’de reyting rekorları kırdığı gibi Nilay’ın ünü açısından da reyting rekorları kırdırıyor Aşk-ı Memnu: “Aslında o kadar iyi firma ve marka var referanslarımız arasında. 100 küsür firmaya A’dan Z’ye hizmet sunduk. Fakat dev firmalarla kurumsal organizasyon görüşmeleri yaparken bile referanslarımız arasında Aşk-ı Memnu’yu görünce bir anda görüşmenin şekli değişebiliyor. Bizim için çok büyük bir vitrin oldu Aşk-ı Memnu.”.

        BEDAVA DÖNEMİNİN SONU: SAMANYOLU

        Aşk-ı Memnu’nun meşhur “Tango Gecesi” sahnesini La Reine yapıyor. Ondan sonra da zaten bu dizinin galalarının ve bütün önemli sahnelerinin setleri La Reine’e veriliyor.

        Elbette iş sadece bununa da sınırlı kalmıyor. Ay Yapım’ın Ezel’i, Samanyolu dizileri de var. Hepsi farklı yönetmen, ekip ve farklı sanat yönetmenine sahip. Hepsi farklı farklı prodüksiyonlar. Fakat herkes birbirinden haberdar. Derken Samanyolu dizisi başlıyor. O dizideki nişan ve davet sahnelerinin setleri de La Reine’in elinden oluyor.

        Ve burası da bu iş için bir dönüm noktası. Çünkü Samanyolu dizisi artık bu işi sponsorlukla yani bedava yapma döneminin de sonu oluyor.

        Bu aşamaya gelmesini kendi ağzından dinleyelim: Başlangıçta çevremde beni bu işleri bedava yaptığım için beni çok eleştiren olmuştu fakat ben “her şeyin bir zamanı vardır” derdim. Şimdi o zamanı yaşıyoruz.

        İKİNCİ DÖNÜM NOKTASI

        Ardından da son yılların en çok tartışılan dizisi Fatmagül’ün Suçu Ne dizisi, dizi sektöründe artık kalıcı olunacağının habercisi oluyor: “Bu projenin bazı ayrıntıları aslında Yaprak Dökümü’nün sonuna doğru belliydi fakat benim bu projenin içinde yer alıp almayacağım belli değildi. Fakat bir telefonla bu dizideki çoğu şeyin benim tarafımdan yapılacağını öğrenmiş oldum.”

        Dizinin 2.5 aylık bölümü İzmir’de çekiliyor. Birinci bölümde de o meşhur “Nişan” sahnesi var. O organizasyonu La Reine’in yapması isteniyor.

        “Bu benim için çok güzel bir şeydi. Çünkü benimle çalışmayı sevdiklerini anlamış oluyorum. Otelcilik tecrübem burada işime yaradı. Bir iki oteli 2.5 ay için sponsor olarak aldım” diyor.

        Beach Club’tan deniz uçağına kadar ne ihtiyaçları olduysa hepsini bir şekilde ayarlayınca sadece bir sahne için iki günlüğüne gittiği İzmir’de Fatmagül’ün Suçu Ne dizisi için 1 aya yakın kalıyor.

        Aslında dizi film sektöründe çalışan çok sayıda organizasyon firması olduğuna dikkat çeken Nilay, “Fakat neredeyse hepsi malzemeyi gönderiyor. Sanat ekibi onu kuruyor. Bizim farklı yaptığımız şey ise sanat yönetmenlerinin yanında birebir seti biz kuruyoruz” diyor.

        FATMAGÜL’ÜN GETİRİSİ NE?

        Fatmagül’ün Suçu Ne’den sonra ise bu dizi aracılığıyla Avşar Film’in projesi Lale Devri dizisinden teklif geliyor. Bir düğün sahnesi için çalışmak istiyorlar.

        Canan dizisi için ise Koliba Yapım La Reine’le çalışmak istediğini söylüyor. Yakında ise yine Koliba Yapım’ın Türkan dizisinin setlerine de girecek.

        Onların birçok önemli setini yaptıktan sonra Canan dizisi de La Reine’e çok büyük bir sinema projesi getiriyor. Yeşilçam döneminin de çok önemli yönetmenlerinden biri olan Sami Güçlü’nün çekeceği ‘Takım’ isimli bir sinema filminin sponsor organizasyonları sorumlusu olarak görüşmeye gidiyor. Sponsorluk işleriyle ilgili anlaşmaya vardıktan sonra prodüksiyon ekibine Genel Koordinatör Yardımcısı olarak girmesi teklifi yapılıyor. Bu da üçüncü dönüm noktası. Çünkü o zamana kadar sadece işin set tarafını ve sponsorluk işlerini hallederken La Reine koordinasyon tarafına da geçmiş oluyor.

        İki gün önce ise bir diğer reyting rekortmeni dizi La Reine’e setini emanet ediyor: Öyle Bir Geçer Zaman ki.

        PÜF NOKTASI: FİLM MÜHENDİSLİĞİ

        Peki nasıl oluyor da bu kadar göz önünde ve popüler bir sektörde bu kadar hızlı nam salıyor bu kadın. Aslında bu yükselişindeki püf nokta kurduğu ‘her soruna çözüm’ mekanizmasında yatıyor. Çok ilginç bir film mühendisliği kurmuş durumda. 10 yıl boyunca müşterisi olmuş ve beraber çalıştığı kurumsal portföyünü bir diğeriyle bir araya getirerek birer ticaret hacmi yaratıyor her proje için.

        Birini diğerine sponsor ederek her iki tarafı da memnun eden bu sistem aynı zamanda Nilay Hanım’ın da aranan kadın haline gelmesini sağlıyor.

        Bu sistemde sponsor olan firmanın reklamı yapılmış oluyor. Fakat çok popüler bir diziye sponsor olan firma birinci reklamdan sonra para kazanmaya başlıyor. Aynı zamanda birçok projeyi yürüten dizi film şirketlerinin diğer projeleri de sponsor firmayla çalışıyor. Böylece giderek büyüyen bir ekonomi oluşuyor her bir dizi içerisinde. Bütün bu sistemin orta noktası ise La Reine haline geliyor. İlginç olan ise başlı başına bir kazanç kapısı olan bu zincirleme ekonomiyi yaratmak için La Reine’in herhangi bir ücret almıyor olması.

        Zaten başlangıçta tamamen “abla” duygularıyla başlayan bu işte Aşk-ı Memnu’nun ikinci sezonu itibariyle La Reine artık bu işten para kazanır hale geliyor. Fakat başlangıçta şu anki kadar yoğun bir gelir sağlamamış La Reine’e. Şu anki yoğunluk ise aslında hep Fatmagül’ün Suçu.

        HEPSİ FATMAGÜL’ÜN SUÇU!

        Dizi film sektörü çok hızlı büyüyen ve tüm tartışmalara rağmen çoğu uzmana göre bundan sonra da büyümesi kolay kolay durdurulamayacak bir sektör. Bölüm başına prodüksiyon maliyetlerinin 500 bin TL’lere ulaştığı sektörde La Reine’in en önemli fonksiyonlarından biri de bu bütçeleri düşürmek. Bu da Nilay ismini bundan sonra da çok duyacağımız anlamına geliyor.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa