Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

FORBES - Burak Mavi / 39 yıl sonunda Sabancı Holding’i Avrupa’nın en büyük tekstil tesisine kavuşturdu. 55’inden sonra merak saldığı denizcilikte ise Türkiye’nin en büyük filosuna sahip armatörü oldu. Teslim alacağı gemilerle birlikte kapasitesi Türkiye’deki toplam kapasitenin yüzde 25’ine ulaşacak.

YEDİ YIL ÖNCE ALDIĞI emeklilik kararıyla soyadının büyüklüğüne güvenip uyuklamayı seçen bir işadamı gibiydi. Eşofmanını giymiş, Cannes plajında köpeğini gezdirirken Güney Fransa’da mülk edinmiş tipik bir zengini andırıyordu. Ancak aradığı huzuru burada bulamayacağını anlaması sadece on gününü aldı. Yalçın Sabancı, sonraki yedi yılda Türkiye’nin en genç ve taşıma kapasitesi en büyük filosuna sahip oldu. Türkiye’nin toplam taşıma kapasitesinin yüzde 25’ini tek başına elinde bulunduracak konuma geldi. En seçkin emlak şirketlerini bile kıskandıracak bir gayrimenkul portföyüne sahip. Sadece Boğaz’daki beş yalısı bile servet değerinde. Türkiye’nin en çok vergi veren onuncu ismi. İstanbul vergi sıralamasında ise yedinci sırada yer alıyor. En kaba tahminle 1.5 milyar dolara yakın serveti var ve buraya, sahip olduğu Sabancı Holding ve Akbank hisselerinden bir lot bile satmadan geldi. Geldiği noktaya rağmen kendini saklamayı çok iyi başarmış. Sabancılar arasında hakkında en az bilgi sahibi olunan, basının önüne çıkmayan, en gizemli aile üyesi. 15’inci yüzyıldan sonra pek çok gemi ana serenlere tırmanan ip merdivenlerle donatılmıştı. Ancak yelkenler dolandığında bu merdivenler mürettebatın hiç işine yaramıyordu. Mürettebat, pratik bir çözümle korsan filmlerinden hatırladığımız şekilde bir ipe tutunarak el el üstüne güverteye inerdi. ‘Hand over hand’ ya da ‘hand over fist’ adı verilen bu süratli iniş şekli, zamanla İngiliz finans çevrelerinin ağzına yerleşti. Bir şirketteki süratli gelişimi anlatabilmek için ‘money hand over fist’ ‘el el üstünde para yapmak’ dedikleri bu durum, tam da Yalçın Sabancı’nın son yedi yılını anlatıyor.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ