Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Kültür-Sanat Öne Çıkanlar Atatürk müzelerinin özellikleri
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Atatürk müzeleri ulu önderin çalışmalarını ve hayatını yansıtmasının yanı sıra çeşitli eşya ve materyallerle ülkemizin tarihine de ışık tutuyor.

        Anıtkabir’in yer aldığı Anıttepe’nin önceki adı rasat istasyonu bulunması dolayısıyla Rasattepe’ydi.

        Rasattepe’de M.Ö. 12’nci yüzyılda Frig uygarlığına ait Tümülüsler vardı. Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılmasına karar verilmesinden sonra tümülüslerin kaldırılması için arkeolojik kazılar yapıldı. Bu tümülüslerden çıkarılan eserler, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergileniyor.

        REKLAM

        Anıtkabir projesinin belirlenmesinden sonra, inşaatın başlayabilmesi için ilk aşamada kamulaştırılma çalışmalarına başlandı. Anıtkabir'in inşaatına 9 Ekim 1944'de temel atma töreniyle başlandı. Anıtkabir'in inşası 9 yıllık bir süre içinde 4 aşamalı olarak yapıldı.

        Birinci Kısım İnşaat: 1944 - 1945

        Toprak seviyesi ve aslanlı yolun istinat duvarının yapılmasını kapsayan birinci kısım inşaata 9 Ekim 1944'te başlamış ve 1945'te tamamlandı.

        İkinci Kısım İnşaat: 1945 - 1950

        Mozole ve tören meydanını çevreleyen yardımcı binaların yapılmasını kapsayan ikinci kısım inşaatına 29 Eylül 1945'te başlayıp 8 Ağustos 1950'de tamamlandı. Bu aşamada inşaatın kâgir ve betonarme yapı sistemine göre, temel basıncının azaltılması göz önünde tutularak, anıt kütlesinin temel projesinin hazırlanması kararlaştırıldı. 1947 sonuna kadar mozolenin temel kazısı ve izolasyonu tamamlanarak her türlü çöküntüleri engelleyecek olan 11 metre yüksekliğinde betonarme temel sisteminin demir montajı bitirilme aşamasına gelindi.

        Giriş kuleleriyle yol düzeninin önemli bir kısmı, fidanlık tesisi, ağaçlandırma çalışmaları ve arazinin sulama sisteminin büyük bir bölümü tamamlandı.

        REKLAM

        Üçüncü Kısım İnşaat: 1950

        Anıtkabir üçüncü kısım inşaatı; anıta çıkan yollar, aslanlı yol, tören meydanı ve mozole üst döşemesinin taş kaplaması, merdiven basamaklarının yapılması, lahit taşının yerine konması ve tesisat işlerinin yapılmasını kapsıyordu.

        Dördüncü Kısım İnşaat: 1950 - 1953

        Anıtkabir'in 4’üncü kısım inşaatı ise şeref holü döşemesi, tonozlar alt döşemeleri ve şeref holü çevresi taş profilleriyle saçak süslemelerinin yapılmasını kapsıyordu.

        Anıtkabir projesinde mozolenin kolonat üstünde yükselen tonoz bir bölüm vardı. 4 Aralık 1951’de hükümet, şeref holünün 28 metrelik yüksekliğinin azaltılmasıyla yapının daha çabuk bitirilmesinin mümkün olup olmadığını mimarlara sordu.

        Mimarlar yaptıkları çalışmalar sonunda şeref holünü taş bir tonoz yerine, bir betonarme tavanla örtmenin mümkün olduğunu bildirdi. Böylece tonoz yapının zemine vereceği ağırlık ve bunun doğuracağı teknik mahzurlar da ortadan kalktı.

        Anıtkabir yapımında beton üzerine dış kaplama malzemesi olarak kolay işlenebilen gözenekli, çeşitli renklerde traverten, mozole içi kaplamalarında ise mermer kullanıldı.

        Heykel grupları, aslan heykelleri ve mozole kolonlarında kullanılan beyaz travertenler Kayseri Pınarbaşı İlçesi'nden, kulenin iç duvarlarında kullanılan beyaz travertenler ise Polatlı ve Malıköy'den getirildi. Kayseri Boğazköprü mevkiinden getirilen siyah ve kırmızı travertenler tören meydanı ve kulelerin zemin döşemelerinde, Çankırı Eskipazar'dan getirilen sarı travertenler zafer kabartmaları, şeref holü dış, duvarları ve tören meydanını çevreleyen kolonların yapımında kullanıldı.

        Şeref holünün zemininde kullanılan krem, kırmızı ve siyah mermerler Çanakkale, Hatay ve Adana'dan, şeref holü iç yan duvarlarında kullanılan kaplan postu Afyon'dan, yeşil renk mermer Bilecik'ten getirildi. 40 ton ağırlığındaki yekpare lahit taşı Adana'nın Osmaniye İlçesi'nden, lahitin yan duvarlarını kaplayan beyaz mermer ise Afyon'dan sağlandı.

        REKLAM

        Türk mimarlığında 1940 - 1950 yılları arası, ‘II. Ulusal Mimarlık Dönemi’ olarak adlandırılıyor. Bu dönemde daha çok anıtsal yönü ağır basan, simetriye önem veren, kesme taş malzemenin kullanıldığı binalar yapıldı. Anıtkabir, bu dönemin özelliklerini taşıyor.

        Bu dönem özellikleriyle birlikte Anıtkabir'de Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme öğelerine sıkça rastlanıyor.

        Örneğin dış cephelerde, duvarların çatı ile birleştiği yerde kuleleri dört yandan saran Selçuklu taş işçiliğinde testere dişi olarak adlandırılan bordür bulunuyor. Ayrıca Anıtkabir'in bazı yerlerinde kullanılan çarkıfelek ve rozet denilen taş süslemeler Selçuklu ve Osmanlı sanatında da göze çarpıyor.

        Bütün bu özellikleriyle yapıldığı dönemin en iyi örneklerinden biri olan Anıtkabir, yaklaşık 750.000 m² lik bir alanı kaplamakta olup, Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılıyor.

        Barış Parkı

        Anıtkabir; Atatürk'ün "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" özdeyişinden ilham alınarak, çeşitli yabancı ülkelerden ve Türkiye'nin bazı bölgelerinden getirilen fidanlarla oluşturulan Barış Parkı içinde yükseliyor.

        Afganistan, A.B.D., Almanya, Avusturya, Belçika, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hindistan, Irak, İngiltere, İspanya, İsrail, İsveç, İtalya, Japonya, Kanada, Kıbrıs, Mısır, Norveç, Portekiz, Yugoslavya ve Yunanistan'dan çeşitli ağaç ve fidanlar getirildi. Barış Parkı'nda 104 ayrı türden yaklaşık 48.500 adet süs ağacı, ağaççık ve süs bitkisi bulunuyor.

        Anıt Bloku

        Anıtkabir Anıt Bloku üç bölümden oluşmaktadır.

        * Aslanlı Yol

        * Tören Meydanı

        * Mozole

        Anıtkabir'e Tandoğan kapısından girildiğinde Barış Parkı içerisinde uzanan yoldan Aslanlı Yol başındaki 26 basamaklı geniş merdivenlere ulaşılıyor. Merdivenin hemen başında karşılıklı olarak istiklâl ve hürriyet kuleleri yer alıyor.

        Anıtkabir yapı topluluğu içinde, simetri gözetilerek yerleştirilmiş olan on adet kule vardır. Bu kulelere ulusumuzun ve devletimizin oluşumunda büyük tesirleri olan yüce kavramları temsil eden isimler verilmiştir. Kuleler, plan ve yapı bakımından birbirinin benzeridir. Kulelerin üzeri piramit biçiminde çatılarla örtülü olup çatıların tepelerinde, eski Türk çadırlarında görülen tunç mızrak ucu var. Eski Türk kilim desenlerinden alınmış geometrik süslemeler, fresk tekniğinde uygulandı.

        Ayrıca kulelerin iç duvarlarında, o kulenin ismiyle ilgili bir kompozisyon ve Atatürk'ün özlü sözleri bulunuyor.

        REKLAM

        İstiklâl Kulesi

        Aslanlı yolun sağ başındaki İstiklâl Kulesi'nin iç duvarlarında bulunan kabartmada, ayakta duran ve iki eliyle kılıç tutan bir gencin yanında bir kaya üzerine konmuş kartal figürü görülüyor. Kartal, mitolojide ve Selçuklu sanatında gücün, istiklâl ve bağımsızlığın sembolü olarak tasvir edildi. Kılıç tutan genç ise istiklali savunan Türk milletini temsil ediyor.

        Ayrıca kule duvarlarında yazı bordürü olarak Atatürk'ün istiklâlle ilgili şu sözleri yer alıyor;

        * “Ulusumuz en korkunç yok oluşla son buluyor gibi görünmüşken, tutsak edilmesine karşı evladını ayaklanmaya davet eden atalarının sesi, kalplerimiz içinde yükseldi ve bizi son Kurtuluş Savaşı'na çağırdı."

        * "Hayat demek savaşma, çarpışma demektir. Hayatta başarı kesinlikle savaşta başarı kazanmakla mümkündür."

        * "Biz hayat ve bağımsızlık isteyen ulusuz ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı hiçe sayarız."

        * "İnsaf ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur. Türk ulusu, Türkiye'nin gelecekteki çocukları, bunu bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar."

        * "Bu ulus bağımsızlıktan yoksun olarak yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır, ya istiklal ya ölüm."

        Kulenin içinde ise Anıtkabir maketi ile Anıtkabir'i tanıtıcı ışıklı panolar bulunmaktadır.

        Hürriyet Kulesi

        Aslanlı Yol'un sol başında bulunan Hürriyet Kulesi içindeki kabartmada; elinde kağıt tutan melek figürüyle meleğin yanında şaha kalkmış bir at tasvir edildi. Melek figürü bağımsızlığın kutsallığını, elindeki kağıt "Hürriyet Beyannamesi"ni sembolize ediyor. At figürü ise hürriyet ve bağımsızlık sembolü.

        Kule duvarlarında Atatürk'ün hürriyet ile ilgili şu sözleri yazılı;

        * "Esas, Türk ulusunun saygın ve onurlu bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan yüksek bir işleme hak kazanamaz."

        * "Bence, bir ulusta şerefin, onurun, namusun ve insanlığın sürekli olarak bulunabilmesi kesinlikle o ulusun özgürlük ve bağımsızlığına sahip olabilmesiyle mümkündür."

        * "Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayandığı ulusal egemenliktir."

        * "Bütün tarihsel yaşantımızda özgürlük ve bağımsızlığa sembol olmuş bir ulusuz."

        REKLAM

        Kule içinde Anıtkabir'in inşaat çalışmalarını gösteren fotoğraf sergisi ve inşaatta kullanılan taş örnekleri bulunmaktadır.

        Kadın Heykel Grubu

        İstiklâl kulesinin önünde, ulusal giysiler giymiş üç kadından oluşan bir heykel grubu var. Bu kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutuyor. Başak demetlerinin meydana getirdiği çelenk bereketli yurdumuzu temsil ediyor. Soldaki kadın, ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk'e tanrıdan rahmet dilemekte, ortadaki kadın eliyle yüzünü kapamış ağlıyor.

        Bu üçlü grup, Türk kadınlarının Atatürk'ün ölümünün derin acısı içinde bile gururlu, ağırbaşlı ve azimli oluşunu dile getiriyor.

        Erkek Heykel Grubu

        Hürriyet Kulesi'nin önünde üç erkekten oluşan heykel grubu var. Sağdaki erkek başında miğferi ve kalın kaputuyla Türk askerini temsil ederken, onun yanında elinde kitabıyla Türk gençliğini ve aydın insanı, biraz gerisinde ise yerel kıyafetlerle Türk köylüsü temsil ediliyor. Her üç heykelin yüzünde derin acıyla Türk milletinin kendine özgü ağırbaşlılığı ve yüksek irade gücü dile getirildi.

        REKLAM

        Aslanlı Yol

        Ziyaretçileri Atatürk'ün yüce huzuruna hazırlamak için yapılmış olan 262 metre uzunluğundaki yolun iki yanında oturmuş pozisyonda 24 aslan heykeli bulunuyor. Atatürk'ün Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem sebebiyle Anadolu'da uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubuyla yapılan aslan heykelleri kuvvet ve sükûneti temsil ediliyor.

        Tören Meydanı

        Aslanlı yolun sonunda yer alan tören meydanı 129 x 84,25 m. boyutlarında. 15 bin kişi kapasiteli bu alanın zemini; siyah, kırmızı, sarı ve beyaz renkte traverten taşlardan oluşan 373 adet halı ve kilim deseniyle bezeli.

        Mehmetçik Kulesi

        Aslanlı yolun bitiminde sağda Mehmetçik Kulesi yer alıyor. Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada; cepheye gitmekte olan Mehmetçiğin evinden ayrılışı ifade ediliyor. Bu komposizyonda, elini asker oğlunun omuzuna atmış onu vatan için savaşa gönderen hüzünlü, fakat gururlu anne tasvir ediliyor.

        Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Mehmetçik ve Türk kadınları hakkında söylediği özlü sözler yer alıyor;

        * "Kahraman Türk eri Anadolu savaşlarının anlamını kavramış, yeni bir ülke ile savaşmıştır."

        * "Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ulusunda Anadolu köylü kadının üstünde kadın çalışmasından söz etmek imkânı yoktur."

        * "Bu ulusun çocuklarının özverileri, kahramanlıkları için ölçü birimi bulunamaz."

        Kulenin içinde; Anıtkabir ve Atatürk ile ilgili çeşitli kitaplar ve hediyelik eşyalar ziyaretçilere sunulmaktadır.

        REKLAM

        Atatürk ve Türk Devrimi Kütüphanesi

        Mehmetçik ve Zafer kuleleri arasında yer alan; müze, kitaplık ve Kültürel Faaliyetler Müdürlüğü'nün içindeki birimde "Atatürk ve Türk Devrimi Kütüphanesi" bulunmaktadır. Atatürk, milli mücadele ve inkılâplar konulu Türkçe ve yabancı dillerde kitapların bulunduğu bir "İhtisas Kütüphanesi" olarak, her kesimden araştırmacı ve okuyucuya hizmet vermektedir.

        Zafer Kulesi

        Kulenin duvarlarında Atatürk'ün en önemli üç zaferinin tarihi ve zaferle ilgili özlü sözleri yazılı.

        Kule içinde Atatürk'ün naaşını 19 Kasım 1938'de İstanbul Dolmabahçe Sarayı'ndan alarak Sarayburnu'nda donanmaya teslim eden top arabası sergileniyor.

        İsmet İnönü’nün Lahti

        Barış ve Zafer Kuleleri arasında yanları açık sütunların oluşturduğu galerinin ortasında 25 Aralık 1973’te vefat eden İsmet İnönü'nün sembolik lahdi bulunmaktadır. Mezar odası alt katta yer alıyor.

        Barış Kulesi

        Kulenin iç duvarında Atatürk'ün "Yurtta Barış, Dünyada Barış" ilkesini dile getiren bir kabartma kompozisyonu yer alıyor. Bu kabartmada çiftçilik yapan köylüler ve yanlarında kılıcını uzatarak onları koruyan bir asker figür tasvir edildi. Bu asker barışın sağlam ve güvenli kaynağı olan Türk ordusunu sembolize ediyor. Bu şekilde insanlar Türk ordusunun sağladığı huzur ortamı içinde günlük hayatlarını devam ettirmektedirler.

        Kule duvarlarında Atatürk'ün barışla ilgili şu sözleri yer alıyor;

        * "Dünya vatandaşları kıskançlık, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde terbiye edilmelidir."

        * "Yurtta Barış, Cihanda Barış."

        * "Ulusun hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir."

        REKLAM

        Kulenin içinde ise Atatürk'ün 1935 - 1938 arasında kullandığı Lincoln marka tören ve makam otomobilleri sergilenmektedir.

        23 Nisan Kulesi

        Kulenin iç duvarında 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışını temsil eden bir kabartma yer alıyor. Bu kabartmada, ayakta duran kadının tuttuğu kağıdın üzerinde 23 Nisan 1920 yazılı. Kadının diğer elinde Millet Meclisimizin açılışını simgeleyen bir anahtar bulunmaktadır.

        Kule duvarlarında meclisin açılışıyla ilgili Atatürk'ün özlü sözleri yer almaktadır;

        * "Bir tek karar vardı: O da ulusal egemenliğe dayalı, hiçbir koşula bağlı olmayan bağımsız, yeni bir Türk Devleti kurmak."

        * "Türkiye Devletinin tek ve gerçek temsilcisi yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir."

        * "Bizim bakış açılarımız kuvvetin, gücün, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır."

        Kulede Atatürk'ün 1936 - 1938 arasında kullandığı Cadillac marka özel otomobili sergilenmektedir.

        REKLAM

        Bayrak Direği

        Anıtkabir'in Çankaya yönündeki 28 basamaklı tören meydanına giriş merdivenlerinin ortasında, tek parçalı yüksek bir direk üzerinde Türk bayrağı dalgalanır. ABD’de özel olarak yaptırılan 33.53 m. yüksekliğindeki bu direk, Avrupa'daki tek parça çelik bayrak direklerinin en yükseği olma özelliğine sahip. Direğin 4 metresi kaidenin altında kalıyor. Türk asıllı ABD vatandaşı Nazmi Cemal tarafından, kendi bayrak direği fabrikasında imal edilerek 1946’da Anıtkabir'e hediye edildi. Bayrak direğinin kaidesinde yer alan kabartmada; meşale Türk medeniyetini, kılıç taarruz gücünü, miğfer savunma gücünü, meşe dalı zaferi, zeytin dalı ise barışı simgelemektedir. Türk bayrağı, ulusumuzun yurdunu savunma, zafer kazanma, barışı koruma ve uygarlık kurma gibi yüce değerleri üzerinde dalgalanmaktadır.

        Misak-ı Milli Kulesi

        Müzenin girişindeki bu kulenin içinde bulunan kabartma, tek vücut olarak kenetlenmemizi sembolize ediliyor. Kabartma, bir kılıç kabzası üzerinde üst üste konmuş dört elden ibaret. Bu komposizyon Türk vatanının kurtarılması için içilen millet andını ifade etmektedir.

        Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Milli Misak ile ilgili şu sözleri yazılı;

        * "Kurtuluşumuzun genel kuralı olan ulusal andı tarih safhasına yazan ulusun demir elidir."

        * "Ulusal sınırlarımız içinde özgür ve bağımsız yaşamak istiyoruz."

        * "Ulusal benliği bulamayan uluslar başka ulusların avıdır."

        Kulenin ortasında Anıtkabir'de icra edilen törenlere katılan heyetlerin özel defteri imzalamaları için imza kürsüsü yer almaktadır. Müzenin girişi olan bu kulede bulunan aktüalite panolarında Anıtkabir'de yapılan önemli törenlere ait fotoğraflar da sergilenmektedir.

        REKLAM

        Anıtkabir Atatürk Müzesi

        Anıtkabir Proje Yarışması şartlarına uygun olarak, Misak-ı Milli ve İnkılâp kuleleri arasındaki bölüm müze olarak belirlendi. Bu amaçla 21 Haziran 1960'ta Anıtkabir Atatürk Müzesi açıldı. Burada Atatürk'ün kullandığı eşyalar ve kendisine hediye edilen armağanlar ve giysileri teşhir ediliyor.

        Müzede ayrıca Atatürk'ün madalya ve nişanları ile manevi evlatlarından A. Afet İnan, Rukiye Erkin, Sabiha Gökçen'in müzeye armağan ettikleri Atatürk'e ait eşyalar sergileniyor.

        İnkilâp Kulesi

        Müzenin devamı olan bu kulede Atatürk'ün giydiği elbiseler sergileniyor. Kulenin iç duvarında yer alan kabartmada zayıf, güçsüz bir elin tuttuğu sönmek üzere olan bir meşale, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu'nu simgeliyor. Güçlü bir elin göklere doğru kaldırdığı ışıklar saçan diğer bir meşale ise, yeni Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk'ün Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için yaptığı inkılâpları simgeliyor. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir.

        Kule duvarlarında Atatürk'ün inkılâplarla ilgili şu sözleri yazılı;

        "Bir toplum aynı amaca bütün kadınları ve erkekleriyle beraber yürümezse ilerlemesine, uygarlaşmasına teknik imkân ve bilimsel ihtimal yoktur."

        "Biz ilhamlarımızı gökten ve bilinmeyen âlemden değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."

        REKLAM

        Cumhuriyet Kulesi

        Sanat Galerisi'nin girişi olan bu kulenin duvarlarında Atatürk'ün Cumhuriyet ile ilgili şu özlü sözü bulunuyor;

        * "En büyük gücümüz, en güvenilir dayanağımız, ulusal egemenliğimizi kavramış ve onu eylemli olarak halkın eline vermiş ve halkın elinde tutabileceğimizi gerçekten kanıtlamış olduğumuzdur."

        Kulenin içinde, Atatürk'ün öğrenim gördüğü Manastır Askeri İdadisi ile Sivas ve Erzurum Kongre binaları ve I. T.B.M.M. binalarının maketleri ve o dönemlere ait fotoğraflar sergilenmektedir.

        Sanat Galerisi

        Cumhuriyet Kulesi ve Müdafaa-i Hukuk Kuleleri arasında yer alan bu bölümde Atatürk'ün özel kitaplığı teşhir ediliyor.

        Duvarlarda Atatürk'ü ziyaret etmiş olan yabancı devlet adamlarıyla Atatürk'ü birlikte tasvir eden yağlı boya tablolar bulunuyor. Galeride ayrıca, Atatürk, Milli Mücadele ve Anıtkabir konulu belgesel filmlerin gösterildiği sinevizyon bölümü yer alıyor.

        Müdafaa-i Hukuk Kulesi

        Bu kule duvarının dış yüzeyinde yer alan kabartmada, Kurtuluş Savaşı’nda ulusal birliğimizin temeli olan Müdafaa-i Hukuk dile getiriliyor. Kabartmada, bir elinde kılıç tutarken diğer elini ileri uzatmış sınırlarımızı geçen düşmana "Dur!" diyen bir erkek figür tasvir ediliyor. İleri uzatılan elin altında bulunan ulu ağaç yurdumuzu, onu koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla birleşmiş olan milletimizi temsil ediliyor.

        Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Müdafaa-i Hukuk konusunda söylediği sözler yer alıyor;

        * "Ulusal gücü etken ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır."

        * "Ulus bundan sonra hayatına, bağımsızlığına ve bütün varlığına şahsen kendisi sahip çıkacaktır."

        * "Tarih; bir ulusun kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkâr edemez."

        * "Türk ulusunun kalbinden, vicdanından doğan ve onu esinlendiren en esaslı, en belirgin istek ve iman belli olmuştu: Kurtuluş."

        REKLAM

        Kulenin içinde "Atatürk ve Milli Mücadele" konulu periyodik sergiler düzenlenmektedir. Ayrıca Atatürk'ün öğrenim gördüğü Harbiye Mektebi'nin maketi bulunuyor.

        Sakarya Meydan Muharebesi Konulu Kabartma

        Komposizyonun sağında bir genç, iki at, bir kadın ve bir erkek bulunuyor. Bunlar, savaşın ilk döneminde düşman saldırıları karşısında evlerini bırakıp yurt savunması için yollara düşmüştür. Sağdaki delikanlı arkaya dönmüş, sol elini kaldırıp yumruğunu sıkarak düşmanlara; "Bir gün döneceğiz ve sizden öcümüzü alacağız" demektedir.

        Bu üçlü grubun önünde çamura batmış bir araba, çabalayan atlar, tekerleği döndürmeye çalışan bir erkek ve iki kadınla ayakta bir yiğit ve ona bir kılıç sunan diz çökmüş bir kadın var. Bu grup figürleri, Sakarya Muharebesi başlamadan önceki dönemi temsil ediliyor. Bu grubun solunda, yere oturmuş iki kadın ve bir çocuk, düşman istilası altında, Türk ordusunu bekleyen halkımızı simgelemektedir. Bu halkın üzerinden uçarak Başkomutan Mustafa Kemal'e çelenk sunan bir zafer meleği var.

        Komposizyonun sonunda yere oturan kadın vatan anayı, diz çöken genç Sakarya Meydan Muharebesi'ni kazanan Türk ordusunu, meşe ağacı ise zaferi simgeliyor. Vatan ana, Türk ordusunun zaferinin simgesi olan meşe ağacını gösteriyor.

        REKLAM

        Başkomutan Meydan Muharebesi Konulu Kabartma

        Komposizyonun solunda yer alan ve bir köylü kadın, bir erkek çocuk ve bir attan oluşan grup milletçe savaşa hazırlık dönemini temsil ediyor. Sonraki bölümde; Atatürk bir elini ileri uzatmış ve "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" diyerek ordularımıza hedefi gösteriyor. Öndeki melek, Ata'nın emrini borusuyla uzak ufuklara iletiyor. Bundan sonraki bölümde, Atatürk'ün emrini yerine getiren Türk ordusunun fedâkarlıklarını ve kahramanlıklarını temsil eden kabartmada, vurulup düşen bir erin elindeki bayrağı kavrayan bir yiğitle siperde ellerinde kalkan ve kılıçlı bir asker Türk ordusunun taarruzunu sembolize ediyor. Önde ise elinde Türk bayrağıyla Türk ordusunu çağıran zafer meleği bulunuyor.

        Mozole

        Anıtkabir'in en önemli bölümü olan mozoleye çıkan 42 basamaklı merdivenlerin ortasında "hitabet kürsüsü" yer alıyor. Mermer kürsünün tören meydanı cephesi dairesel geometrik motiflerle süslü olup, ortasında Atatürk'ün "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" sözü yazılı.

        Mozole 72x52x17 m. boyutlarında uzunca dikdörtgen bir plan üzerine kurulmuş olup, ön ve arka sekiz, yan cepheler ise 14.40 m. yüksekliğinde ondört kolonatla çevrelenmiş halde. Mozole cephesinde, solda Atatürk'ün Türk gençliğine hitabı, sağda ise Cumhuriyet'in kuruluşunun 10’uncu yıldönümünde söylediği nutku yer almaktadır. Harfler taş kabartma üzerine altın yaldızlarla yazılı.

        Şeref Holü

        Şeref holüne bronz kapılardan giriliyor. Girişte sağda Atatürk'ün 29 Ekim 1938 tarihli Türk ordusuna son mesajı, solda ise İsmet İnönü'nün Atatürk'ün ölümü üzerine yayınladığı 21 Kasım 1938 tarihli Türk milletine taziye mesajı yer almaktadır. Bu iki yazıt Atatürk'ün doğumunun 100’üncü yılı olan 1981'de yazıldı.

        Girişin tam karşısında büyük pencerenin yer aldığı nişin içinde, Atatürk'ün sembolik lahdi bulunmaktadır. Lahit taşı tek parça kırmızı mermer olup 40 ton ağırlığında. Lahit taşının yer aldığı bölüm ise beyaz Afyon mermeri ile kaplı. Şeref holünün zemini Adana ve Hatay'dan, yan duvarları ise Afyon ve Bilecik'ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle kaplandı.

        Şeref holünün 27 kirişten oluşan tavanı ile yan galeri tavanları mozaik ile süslenmiştir. Şeref holünün yüksekliği 17 metre olup, yan duvarlarında altışardan 12 adet bronz meşale bulunmaktadır. Mozole yapısının üstü, düz kurşun çatı ile örtülü.

        Mezar Odası

        Atatürk'ün aziz naaşı, mozolenin zemin katında doğrudan doğruya toprağa kazılmış bir mezarda bulunuyor. Mozolenin birinci katı olan şeref holündeki sembolik lahit taşının tam altında bulunan mezar odası Selçuklu ve Osmanlı mimari stilinde sekizgen planlı olup, piramidal külahlı, tavanı geometrik motifli mozaiklerle süslendi. Zemin ve duvarlar siyah, beyaz, kırmızı mermerlerle kaplanmıştır. Mezar odasının ortasında kıble yönünde kırmızı mermer sanduka yer alıyor. Mermer sandukanın çevresinde bütün illerden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden gönderilen toprakların konulduğu pirinç vazolar bulunuyor.

        ÖNERİLEN VİDEO
        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa