Ünlü İtalyan şef Carlo Rizzari, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'nı yönetecek
İtalyanların ünlü şefi Carlo Rizzari, yönetimindeki İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, zengin bir repertuvarla müzikseverlerin karşısına çıkacak. iki başarılı solistin de ağırlanacağı konser, G. Rossini'nin 'Semiramide Operası Uvertürü' ile başlayacak ve ardından L.v.Beethoven'ın ikinci piyano konçertosu, piyanist Burçin Büke tarafından seslendirilecek. Rizzari, konser öncesinde Habertürkün sorularını cevapladı
İtalyan şef Carlo Rizzari yönetimindeki İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası, AKM Türk Telekom Opera Salonu’nda bu hafta zengin bir repertuvarla müzikseverlerin karşısına çıkacak.
Daha önce İDSO eşliğinde birçok eseri yorumlayan iki başarılı solistin de ağırlanacağı 12 Ocak'taki konser, G. Rossini’nin 'Semiramide Operası Uvertürü' ile başlayacak. Ardından; L.v.Beethoven’ın ikinci piyano konçertosu, piyanist Burçin Büke tarafından seslendirilecek.
İkinci yarıda ise solist Tuncay Yılmaz, orkestrasıyla daha önce seslendirmiş olduğu üç ve dört numaralı konçertoların ardından, bu sefer Almanya’daki öğrencilik yıllarında özel ödül kazandığı bestecinin beş numaralı ‘Türk Konçertosu’nu seslendirecek ve son olarak W.A Mozart’ın gençlik dönemine ait, J.Haydn etkisinde yazdığı senfonisiyle (No.25) dinleyicimizle buluşacak.
Konser öncesi Habertürk'ün sorularını yanıtlayan Carlo Rizzari; "Atatürk Kültür Merkezi'ni çok beğeniyorum, şehir topluluğu için bu kadar önemli bir yerin olması gerçekten değerli" diye konuştu.
• Müzik kariyerinize nasıl başladınız ve müzikle bağınız nasıl gelişti?
Genç bir müzisyenken, oda müziği ve senfoni orkestrası deneyimlerimden sonra, orkestra şefi olarak müzik dünyamı genişletmek istediğimi hissettim. Müzik tutkumu her zaman önce müzisyenlerle, sonra da dinleyicilerle ve diğer insanlarla paylaşmak istedim. Müziği en güçlü iletişim aracı olarak görüyorum.
• Antonio Pappano'nun müzik asistanı olarak 2006'dan bu yana Accademia Nazionale di Santa Cecilia'da çalışıyorsunuz. Bu süreçteki deneyimlerinizi paylaşabilir misiniz?
Birkaç yıl öncesine kadar Accademia Nazionale di çalışıyordum; Bu fırsat, Antonio Pappano ve Claudio Abbado gibi büyük sanatçılarla tanışmam sayesinde müzikalitemi geliştirmemi sağladı.
• Birçok önemli orkestrayı aynı anda yönettiniz. Farklı orkestralarla çalışmanın size kattığı deneyimleri anlatabilir misiniz?
Her orkestranın kendine has bir sound'u vardır. Farklı ülkelerin orkestralarıyla çalmak, kişisel geçmişimi başka hiçbir deneyimimin olmadığı kadar zenginleştirdi.
• Belcanto'nun müzik tarzında uzmanlaşıyorsunuz. Bu alanda yönettiğiniz operalarla ilgili düşüncelerinizi paylaşabilir misiniz?
Hafifliği ve neşeli 'İtalyan' enerjisini öğreneceğiniz bir müzik olan Rossini'nin pek çok eseri üzerinde çalışma fırsatım oldu! Ancak Belcanto, güzel şarkı söylemek anlamına gelir ve bu tarzın gerektirdiği harika uzun müzikal çizgiler ve notalar arasındaki bağlantı, birçok büyük bestecinin takdir ettiği, her türlü müziğe büyük bir yardım sağlar.
• Gelecek projeleriniz hakkında bize biraz bilgi verebilir misiniz? Hangi eserleri yönetmeyi veya hangi orkestralarla çalışmayı umuyorsunuz?
Gelecek Paskalya Festivali için Salzburg'ta olacağım. Düzenli olarak yönettiğim orkestraların yanı sıra, geçtiğimiz zamanlarda Mahler'ın Senfonileri için hazırlanan oda müziği grubu versiyonlarıyla tanışma şansım oldu: şaşırtıcı bir şekilde, bunların çok iyi işlediğini keşfettim! Bu düzenlemeleri bir oda müzik grubuyla keşfetmek ve belki de bir döngü halinde çalmak istiyorum.
• İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'nda sahne alacaksınız, kendinizi nasıl hissediyorsunuz ve orkestra hakkında ne düşünüyorsunuz? Ayrıca Atatürk Kültür Merkezi'nin atmosferini nasıl buluyorsunuz?
Bu orkestrayı çok seviyorum, müzisyenlikleri çok eşsiz. Pek çok harika solist, 'sololarını' çok incelikli bir şekilde çalıyor ve orkestranın sesi ilgi çekici. Üstelik insan olarak onların sıcaklığını ve nezaketini her zaman hissettiğimin altını çizmek isterim. Atatürk Kültür Merkezi'ni çok beğeniyorum, şehir topluluğu için bu kadar önemli bir yerin olması gerçekten değerli. İzleyiciler arasında yer alan kişilerin kültür sevgisini ve bu duyguyu paylaşma arzusunu hissedebiliyorsunuz.
• Konser repertuarını seçerken nasıl bir yaklaşım izlediniz ve bu programı oluştururken nelere dikkat ettiniz? Sanatçılar Burçin Buke ve Tuncay Yılmaz ile sahnede olacaksınız, nasıl hissediyorsunuz?
Burçin Buke ve Tuncay Yılmaz gibi sanatçılarla müzik yapmayı dört gözle bekliyorum. Onlar Beethoven ve Mozart çalmak istediklerini belirttiklerinde, ben de Mozart'ın tutkulu ve lirik 25. Senfonisini, 'Sturm und Drang' tarzında, ve Rossini'nin 'Semiramide Uvertürü'nün heyecan verici kreşendolarıyla bir çerçeve oluşturmak istedim.
• Yeni yılda İstanbul'u ziyaret etme şansınız oldu mu?
İstanbul'da olmaktan her zaman mutluyum. Ayrıca bu sefer bu muhteşem şehrin bazı yeni bölgelerini keşfetmeyi umuyorum.