Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Ekonomi Otomobil 'Standartları iyileştirelim, Avrupa'daki 9 milyon karavana erişelim' - Otomobil Haberleri

        Yaklaşık 3 yıl süren pandemi döneminde, birçok alışkanlık gibi tatil tercihleri de değişikliğe uğradı.

        Bunların başında ulaşım biçimi gelirken, tatilcilerin bir çoğu uçak, otobüs ve tren gibi ulaşım araçlarının yerine kendi araçları ile yolculuk yapmaya başladı.

        Şehirler arasında bireysel araç kullanımındaki artışın yanı sıra, doğa temalı tatillerde bu dönemde öne çıktı.

        Bu iki yükselen trend ise Avrupa'da uzun yıllardır çokça tercih edilen karavanları Türkiye'de de moda haline getirdi. Öyle ki, birçok araç kiralama firması karavan kiralamaya bile başladı.

        Fakat, karavan kullanımı ve konaklaması teknik bir konu olduğundan, yetersiz bilgye sahip kullanıcılar hem yollarda hem de karavan ile konakladıkları doğa içinde bazı sorunlar yaşayabiliyor ve yaratabiliyor. İşte bu noktada, karavan ile yaşam konusunda eğitimin önemi devreye giriyor.

        REKLAM

        Doğada Yaşam Okulu isimli bir oluşum, üyelerine karavan ile yaşamın inceliklerini ve kurallarını çeşitli eğitimler ile aktarırken, aynı zamanda İstanbul Kilyos'taki kendi arazisinde karavan sahiplerine konaklama imkanı da sunuyor.

        'TÜRKİYE 9 MİLYON KARAVAN İÇİN CAZİBE KAYNAĞI'

        Önceki günlerde bir araya geldiğimiz Doğada Yaşam Okulu kurucusu Serhat Akbel, pandemi döneminde yaşananlar, konut sahibi olmanın giderek zorlaşması, değişen tatil anlayışı ve deprem gerçeğinin, insanların farklı arayışlara yönelmesinde etkili olduğunu vurguladı.

        Akbel, "Karavan ve Tiny House gerçeği tam da bu noktada kendine önemli bir alan açtı. Daha erişilebilir bir mülkiyet fikri ve yaşam tarzı pek çok kişinin dikkatini çekti. Tiny House üretimi ve karavan satışları patladı. Fakat, yeni yeni oluşmaya başlayan ekosistem bu duruma biraz hazırlıksız yakalandı. Merdiven altı üretimler, ruhsatsız ve denetimsiz konaklama alanları türedi" ifadeleri ile sektördeki denetim eksikliğine dikkat çekti.

        Türkiye'nin karavan turizmi konusunda yüksek potansiyelinin bulunduğunu kaydeden Akbel, "Ülkemizin sahip olduğu altyapı, kültürel, doğal, tarihi ve turistik zenginlikler yaklaşık 9 milyon karavanın bulunduğu Avrupa kıtası için çok büyük bir cazibe kaynağı. Kamp ve karavan konusundaki tesis yapımızın standartlarının iyileştirilip, işletme konusundaki eksiklerin de hızla tamamlanması ile yeni arayışlar içinde olan bu mobil kitleye erişip ülke olarak kazancımızı hızla arttırabiliriz" dedi.

        REKLAM

        ARZ YETERSİZLİĞİ MERDİVEN ALTI ÜRETİMİ ARTIRDI

        Serhat Akbel ile karavan üretimi hakkında da konuştuk.

        750 kilogram altı bir karavan üretmek için sadece bir atölyeye ve bir römorka ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Akbel, "Başka bir belgeye bile ihtiyacınız yok. Üretim ciddi mühendislik gerektirirken, o karavan bir kazaya karışana kadar markasını ya da üreticisini merak eden de yok. Bu durum sadece o karavanı çeken araç için değil karayolundaki tüm araçlar için çok büyük risk oluşturuyor" dedi.

        Üretici firmaların pandemi sonrası dönemde talebi karşılamakta yetersiz kaldıkça merdiven altı üreticiler için büyük bir fırsat doğduğunu da aktaran Akbel, "Rusya- Ukrayna savaşı nedeniyle de savunma sanayi için doğan römork talepleri, Avrupalı üreticilerin sivil üretim kapasitelerini sınırladı. Kendinize özel donanımlı bir karavan sipariş etmek isterseniz minimum 1 yıl beklemeniz gerekiyor" diye konuştu.

        REKLAM

        PAZAR 20 MİLYAR DOLAR

        Karavan ve Tiny House'un hem Türkiye’de hem de dünyada yükselen bir trend olduğunu belirten Serhat Akbel, bu pazarın dünyadaki büyüklüğünün 20 milyar dolar olduğunu söyledi.

        Türkiye yollarında ruhsatlı ve plakalı yaklaşık 400 bin karavan olduğunu da paylaşan Akbel, "Bunun dışında 750 kilogramın altında olanlar ile kendi minibüslerinden dönüşüm yapmış ve henüz muayeneye gitmediği için ruhsat tadilatını yapmamış olanlar da var. Bu arada şehir içi otoparklarda aracınız dışarıdan karavan gibi görünüyorsa farklı, minibüs gibi görünüyorsa farklı ücret ödüyorsunuz. Bu konuda kesinlikle resmi bir envantere de ihtiyacımız var" dedi.

        Karavan kullanmak için ehliyet sınıfı değiştirmenin gerekmediğinin de altını çizen Akbel, "Aldığınız çeki demirini ruhsatı olan arabanıza taktınız. Yola çıktınız. İyi bir yol planı, kamp alanı ve donanım seçimi yaptınız mı? Karavanınızı doğru bir şekilde park edebilecek misiniz? Konaklayacağınız alanda güneşi, rüzgarı veya yağmuru hesapladınız mı? Doğa eğitimi aldınız mı? Burada büyük bir açık var maalesef, eğitim alanı bomboş" sözleri ile de yollardaki tehlikelere dikkat çekti.

        REKLAM

        4 KARAVANA 1 TESİS DÜŞÜYOR

        Doğada Yaşam Okulu kurucusu Serhat Akbel'in verdiği bilgiye göre, Avrupa’da yaklaşık 9 milyon karavan için (bir bölümü karavan otoparkı bir bölümü kamp ve karavan alanı olmak üzere) yaklaşık 8 milyon karavan alanı bulunuyor.

        Türkiye’de ise dinlenme tesisi açısından sadece 100 bin karavan kapasitesi yer alıyor. Yani her 4 karavandan sadece 1’i için tesis var.

        Akbel, "Yeni tesis yatırımlarının başındayız, tüm paydaşlar olarak doğru bir şekilde organize olabilirsek sektör olarak geleceğimiz çok aydınlık" dedi.

        Farkındalık yaratmak ve kaliteyi yükseltmek adına, Kilyos’taki 400 dönümlük kendi tesislerinde yaklaşık 50 karavan için bir karavan marina oluşturduklarını da belirten Akbel, "Şu anda tamamı dolu olmakla birlikte misafirlerimiz karavanları için genişçe bir alanı yıllık olarak kiraladılar. Tekne marinalarında bulacağınız tüm hizmetleri, üniteleri sayaçları ile (elektrik, su veya atık yönetimi gibi) burada da bulabiliyorsunuz. Alanınızı doğaya zarar vermemek kaydı ile istediğiniz gibi kullanıyorsunuz, karavanınızla seyahatlere çıkıyor marinadaki yerinize geri dönüyorsunuz" dedi.

        REKLAM

        İzmir otobanının çevresi ve/veya yakın alanlarında 100-150 dönümlük Avrupa'da örnekleri olan bir şekilde karavan parkı projesi üzerinde çalıştıklarını da aktaran Akbel, "Hemen yanıbaşımzda Bulgaristan, Yunanistan ve Balkanlardan çok ciddi bir karavan turizmi isteği ve potansiyeli var. Avrupa'daki karavan kullanıcılarının bir kısmı Fransa’da Almanya’da, İspanya’da veya İtalya’da dolaşmaktan biraz sıkıldı ve bu taraflara doğru gelmeye başladılar. Ülke olarak görülebilecek, gezilebilecek, yaşanabilecek alan konusunda çok zenginiz" diye konuştu.

        'ALTYAPISI KURULMADAN TINY HOUSE ALANI HAZIRLANIYOR'

        Serhat Akbel ile son dönemin yükselen trendlerinden tiny houseları da konuştuk.

        Pandemiden sonra insanların ev ve ofis ortamlarından kaçışı için tiny houseların bir alternatif olduğunu söyleyen Akbel, "Tiny House götürüp koyduğunuzda bu bir yapı statüsünde değil, tekerlekleri de olan bir araç statüsünde değerlendiriliyor. Bunları imarlı alanlara koyma şansınız yok, ama tarım arazisi dahil herhangi bir özel mülke çekerek yerleşebilirsiniz. Önce önüne bir dek yapılıyor, ikincisi geliyor birleştiriliyor, olası bir imar affı da gelirse şase altındaki tekerlekler sökülerek ev olarak kayıt altına alınabiliyor" dedi.

        Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın konu hakkında çalışmalar başlattığını da aktaran Akbel, "Son çıkarılan mevzuata göre tiny şehir şebekesine ve kanalizasyon sistemine bağlanırsa bunu bir yapı, alt yapı bağlantısı yoksa araç olarak kabul ediyor. İlgili yapıda kullanacağınız tentelerin, sundurmaların karavan mantığında sökülebilir ve taşınabilir olması şart. Kesin bir rakam olmamakla beraber bugüne kadar ruhsatlı firmalar tarafından üretilmiş 12 bin adet civarında tiny house olduğu hesaplanıyor. Altyapısı tam olarak oluşturulmadan yüzlerce tiny house alanı hazırlanıyor. Tarım ve 2B arazileri ile zeytin alanları için elimizi çabuk tutmamız gerek. Bir de sit alanları var. Normalde bu alanlara çivi çakamazsınız ama maalesef Tiny House koyabiliyorsunuz" uyarısında bulundu.

        Tiny house alanı işletmeciliğine örnek olması ve eğitim vermek amacıyla 35 adet yapıdan oluşan bir tiny mahallesi kurduklarını bildiren Akbel, "Hedefimiz sıfır karbon ve sıfır atık bir tesisi sürdürülebilir kılmak. Tüm bu yaptıklarımızı da okulumuzda yılda iki kez düzenlediğimiz yüzlerce karavanın ve on binlerce kişinin katıldığı İstanbul Karavan festivalinde misafirlerimizle paylaşıyoruz. Yakın gelecekte tinylerden oluşan bir de ofis mahallemiz olacak" bilgilerini paylaştı.

        Serhat Akbel, tiny house alan işletmecileri olarak dernekleşmeye çalıştıklarını da aktararak, "Başta kamu kurum ve kuruluşları olmak üzere tüm paydaşlarla birlikte standartları belirleyerek, sağlıklı bir ekosistem yaratmaya gayret edeceğiz" dedi.

        ÖNERİLEN VİDEO
        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa