Bülent Aydemir

Kabine toto oynamayı pek sevmem ama Cumhurbaşkanı kabinesi değişikliği konusunda yeni bir modele geçileceğini ve bu konudaki taslak çalışmanın tamamlandığını, ne tür rötuşlar yapılacağına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararı vereceğini Para Gündem programında duyurmuştum. Bu konuyla ilgili detaylar netleştikçe yazacağım.

Kabine değişikliği konusunda merak edenlere ya da toto oynayanlara bir hatırlatmada bulunmak isterim. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemindeki mantık, parlamenter sistemdeki gibi değil. Ulaştırma Bakanlığı örneğinde olduğu gibi Resmi Gazete'de yayımlanacak bir kararnameyle, "... görevlerine son verilmiştir", "yerlerine ... isimler atanmıştır" gibi ifadelerle bakanlıkların birkaçının ya da önemli bölümünün değiştiğini görebiliriz. Parlamenter sistemde olduğu gibi Başbakanın, Cumhurbaşkanını ikna etmesi ya da bir onay sürecinin beklenmesi, Başbakanın listesinin Cumhurbaşkanlığı'nda değiştirilmesi, bazı isimlere itiraz edilmesi gibi bir durum olmayacak. Yeni sistemde bakanlıkların tek tek başarısını, repütasyonunu değil; Cumhurbaşkanı'nın ve sistemin başarısını konuşuyor olacağız. Cumhurbaşkanı başarısız gördüğü ya da daha etkin bir şekilde işletmek istediği bakanlıkları değiştirebilir, yerlerine yeni isimler atanabilir. Burada tek çekince, bakanlar parlamentodan atanmadıkları için dışarıdan isimler ve sektörlerinde kendilerini ispat etmiş kişiler tercih ediliyor. Parlamentodan bir milletvekili atanacaksa istifa etmesi gerekiyor; bu da partinin bir milletvekili koltuğunun boşalması anlamına geleceği için çok gerekli durumlarda parlamentodan istifa ettirerek bakan atanması tercih ediliyor.

İstisnası tabi ki var. Devletin 5 sac ayağı dediğimiz; Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma ve Hazine bakanlıklarına yapılan atamalar. Hem bu ana bakanlıkların önemi, hem de devlet geleneğinin devam etmesi açısından, milletin tercihine mazhar olmuş isimler arasından atama yapılıyor buralara. Bu dönem Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanlığı'ndan istifa ettirilerek atandığı için belki de önümüzdeki yıllara yönelik bir gelenek-teamül de oluşabilir. TSK'yı tanıyan-bilen ve formasyonu askerlik olan bir bakan bundan sonra tercih edilebilir. Anayasal şartları taşımak koşuluyla sivil bir ismin MSB'ye atanmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını da hatırlatmak isterim.

AMAÇ İŞLEVSELLİĞİ ARTIRMAK

Başkanlık sisteminde sayısı az değil, çok bakanlığın esas olduğunu, merkezileşmiş ve Cumhurbaşkanı uhdesinde toplanmış yetkilerin, merkezde yatay dağıtılıp paylaştırıldığını bütün yükün cumhurbaşkanı ya da devlet başkanı üzerinde toplanmadığını ifade etmiştik. Bu şekilde bakanlıkların işlevselliği, gücü ve verimliliğinin artmasının sistemi daha etkin işler hale getirdiğini söylemiştik. Aksi durumda hizmet üretiminde işlevselliği düşen bakanlıkların sistemi tümden tıkadığını ya da başarısızlığa yol açtığını vurgulamıştık. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tarzı, kabine toplantıları haricinde de günlük işleyişte bakanlarla, bakan yardımcılarıyla ya da valilerle doğrudan temasa geçerek işleri sürdürmek. Erdoğan'ın yakından takip edenler şunu rahatlıkla söyler: "İşleri doğrudan muhatabına talimat vererek yürütür; genellikle aracı kullanmaz." Yeni sistem de aslında bunu kolaylaştırıyor.

Hal böyleyken kabine değişikliğine parlamenter sistemde olduğu gibi önem atfedilmesinin amacı nedir peki? İçinden geçilen siyasi konjonktür, AK Parti içindeki dengeler ve mücadele, MHP-AK Parti ittifakı ve bunun getirdiği siyasi söylem, sonradan birleştirilmiş bazı bakanlıkların etkinliğinin ve iş yapma performansının düşmesi, müsteşarlıkların kapatılması ile bazı bakan yardımcılıklarının etkin işletilememesi, azaltılmış bakanlıkların iş yükünün devasa boyutlara ulaşması, koronavirüs pandemisinin yol açtığı yeni düzen ve vatandaşın perakende taleplerinin/beklentilerinin artması... Liste uzatılabilir.

REVİZYON İHTİYACI

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin iki yılı geride kalırken deneyimlenen bazı konuların güncel siyasete aktarılması gereği ortaya çıktı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "İki siyasi amacımız var: Birincisi Cumhur İttifakı'nı devam ettirmek, ikincisi yeni sistemin kökleşip derinleşmesini sağlamak" sözleriyle vurguladığı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin revize edilmesine yönelik beklenti ve taleplerin artışı da var. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, sistemin uygulamadan kaynakları sorunlarını tespit eden bir çalışma yapmıştı ve bununla ilgili kitapçıklar da basılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz günlerde bazı bakanlıklarla ilgili kendisi de görüşmeler yaptı ve ilgili isimlerle konuyu müzakere etti. Şimdi karar aşamasına gelindi. Son kararı Cumhurbaşkanı Erdoğan verecek ve hangi ismin nereye atanacağını Cumhurbaşkanından başkası bilmediği için speküle etmemek için isimlere girmiyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Fuat Oktay dışında yardımcısı bulunmuyor ama yasada bir sınır yok. Erdoğan ister cumhurbaşkanı yardımcılarının sayısını artırabilir. Bu konuda son kararı kendisi verecek. Ancak bakanlıkların sayısının artması ve bazı bakanlıkların ayrılması konusunda Erdoğan'ın kararını verdiği belirtiliyor. Özellikle iki bakanlığın ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ayrılması, iki ayrı bakanlık olarak devam etmesi planlanıyor. Gıda ve tarım meselesi zaten önemliydi, pandemiyle birlikte gıda güvenliği ve geniş kitlelerin sağlıklı, yetecek kadar ürüne ulaşması daha fazla önem kazandı. Ürün arz güvenliği ve istikrarının yanı sıra fiyat istikrarının, gıda enflasyonunun da hükümetin gündeminde üst sıralarda yer alması gerektiğini biliyoruz. İşin özü Tarım ve Orman Bakanlığı'nın gıda-tarım bölümü ayrı bir bakanlık olarak çalışacak.

Gündemin en önemli başlıklarından olan istihdam meselesi de ikinci önemli başlık ve bu nedenle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın da ayrılması planlanıyor. Çalışma eskiden olduğu gibi başlı başına bir bakanlık olacak. Burada karar verilmesi gereken bir konu var; sosyal hizmetlerin de ayrılıp ayrılmayacağı çünkü parlamenter sistemde sosyal hizmetler ayrı bir bakanlık olarak devlet bakanlığı uhdesine veriliyordu. Sosyal hizmetler de ayrılırsa kadın, aile ve gençlik ayrı bir bakanlık olarak ihdas edilebilir.

ALTYAPI BAKANLIĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın özellikle bu dönemde, AK Parti'nin ilk yıllarında olduğu gibi altyapı işlerine, yüksek montanlı projelere önem verdiği, bu alanda atılım yapmak istediği konuşuluyor. AK Parti'nin ilk dönemlerinde köprü-otoyol-karayolu işleri ağırlık verilmişti; şimdi demiryolu projeleri; hızlı tren-yolcu ve yük taşıma projelerinin de kapsama alındığını biliyoruz. Bunun yanı sıra Kanal İstanbul gibi dev projelerin hazırlanması isteniyor. Bu amaçla altyapı işleriyle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın doğrudan çalışacağı ve takip edeceği bir yapıyla devam edeceği ifade ediliyor. Altyapı işlerinden sorumlu bir Cumhurbaşkanı yardımcısı söz konusu olabilir ancak bu konuda da karar verilmiş değil. Erdoğan, ihtiyaç görürse siyasi işlerle ve parti ile ilişkileri düzenleyecek bir Cumhurbaşkanı yardımcısı da görevlendirebilir ancak şu anda buna ihtiyaç duyulmadığı vurgulanıyor. Revizyonun ne zaman yapılacağı konusu ise tamamen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın uhdesinde...

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!