Tarık Ündüz: Dedem benim rol modelim
Usta oyuncu Gazanfer Özcan'ın torunu olan Tarık Ündüz'den çok özel açıklamalar
HABERTÜRK MAGAZİN
‘Yaz’ın Öyküsü’ dizisindeki performansıyla dikkat çeken, usta oyuncu Gazanfer Özcan’ın torunu olan Tarık Ündüz, Instyle Dergisi’ne verdiği röportajda iş konusundaki disiplinin dedesinden miras olduğunu söyledi.
‘Issız Adam’da oynamışsınız, ülke çapında bir fenomene dönüşeceğini tahmin edebiliyor muydunuz filmin?
Figürasyon yaptım orada, benim için müthiş bir tecrübe olmuştu. O set, mutfakta çalışmak, Çağan Ağabey... Herhalde 18-19 yaşındaydım o sırada. Çok keyifli bir işti, daha acemiydim, ne kadar büyük bir işe dönüşeceğini tabii bilemezdim ama güzel bir şeyler çıkacağından emindim. Bu kadar olay yaratacağı ise aklıma gelmezdi tabii!
Ekşi Sözlük’te adınıza bir sayfa açılmış olması iyi bir şeylerin işareti midir?
Sosyal medyada herkes düşüncelerini yazıyor, insanların aralarında konuştuklarını siz de görebilir hale geldiniz artık. Ters bir yorum bile olsa, bu, işimizin bir tarafı. Beğeniye yönelik bir iş yapıyoruz neticede. Okumak, ama takılmamak gerekiyor sanırım.
‘MOTOSIKLETTEN KORKUYORUM’
‘Yaz’ın Öyküsü’ başrol olarak ilk projeniz, neler değişti hayatınızda?
Bir şey değişmedi. Altıncı veya yedinci dizim bu benim. Hep yavaş yavaş, basamak basamak gidiyor. Okul yeni bitti sayılır zaten. İnsanların ilgi gösterdiğini görmek güzel, bu da insanı mutlu ediyor.
Tanımaya başladılar mı sizi sokakta?
Karakteri seviyorlar, bir de sanırım araba ilgi çekiyor bayağı. Tofaş’ı bayağı soruyorlar.
Nasıl peki aranız arabayla?
Tofaş’ın o modeline özel bir ilgim yoktu ama seviyorum arabaları. Sahibi zaten gözü gibi bakıyor arabaya!
Arabalara merakınız var demek ki, motorla aranız nasıl?
‘Not Defteri’nde motor kullanmam gerekiyordu. Korkan biriyim, sevmiyorum, hatta arkada oturduğumda bile korkuyorum. Arabadan yanayım, motor hiç bana göre değil. ‘Not Defteri’nde mecburen kullanıyordum, ders aldım ama o sahneler en sevmediğim sahnelerdi!
‘Yaz’ın Öyküsü’ndeki karakteriniz Ferhat’tan bahsedebilir miyiz?
Yetimhanede büyümüş ve oradan çıktıktan sonra Caner ve iki kız arkadaşıyla beraber bir hayat kurmak zorunda. Hayatta kalma savaşı veriyor bu çocuk, o yüzden bazen Ferhat’ın agresif çıkışları olabiliyor. Kendimin hayatta asla vermeyeceğim tepkiler, ama Yaz’a öyle bir tutkuyla bağlı ki, hayatta sevgiyle olan tek dayanağı o. Başka kadın yok, başka çevre yok, Caner ise tek dostu. Böyle durumlarda kaybetmeye başladığını anladığı anda bizim yadırgadığımız ama onun iç yolculuğu açısından bakıldığında anlaşılabilecek tepkiler veriyor.
Tiyatronun herkesten rol çaldığı bir ailede büyüdünüz, kendiniz oynamayı düşünüyor musunuz?
Yakın vade için bir şey diyemiyorum ama orta vadede çok istiyorum. Şu an diziyle birlikte zor tabii... Evet, ama bir yerde de bunu kırmak gerekiyor. İşler devam ettiği müddetçe başka iş yapamaz hale geliyor insan. Bu sene olmasa bile, seneye çok istiyorum. Ailenin de verdiği bir sorumluluk bu, iyi hazırlanmak gerekiyor, sahne hata kabul etmiyor ne de olsa. O yüzden dediğim gibi, orta vadede tiyatro kesinlikle girecek hayatıma.
Tarık Ündüz, Türk tiyatrosunun efsanevi isimlerinden biri olan merhum dedesi Gazanfer Özcan ile birlikte.
‘DEDEMİN ÖLÜMÜ ÇOK ETKİLEDİ’
Bizim gibi bizzat tanımayanlar için bile değerli bir figürdü dedeniz Gazanfer Özcan, sizden de dinlemek isteriz biraz.
İşine olan disiplini ve işle beraber, adamlığın, iş disiplininin, saygının ve beyefendiliğin ne kadar önemli olduğu herhalde verdiği en önemli öğütlerdir bana. Rol modelim o benim, insanlara saygı gösterirseniz karşılığında saygı alacağınızı ben ondan öğrendim. Karşılıklı bir iş yapıyoruz, biz ekranın önündeyiz siz değilsiniz tek fark bu. Tanınır olmak bazı şeyleri diğer insanlardan farklı yapabileceğiniz anlamına gelmiyor.
Var mı güzel bir anınız bizimle paylaşabileceğiniz?
Dedemin benimle ilgili en çok takıntılı olduğu şey zayıflığımdı. Sinirleniyordu bana hep çok zayıfım diye. Akşam gidiyorum eve, “Ne yedin,” diye soruyor, “Pizza,” diyorum, bir atışma bir atışma. Karşılıklı dairelerde oturuyorduk, yaz tatillerimiz beraber geçiyordu, dedemle çok yakın bir dede-torun ilişkisi vardı aramızda, o yüzden ölümü beni çok etkiledi.
Uzay planlarınıza ne oldu?
Tabii önce uzay, sonra basketbol ardından da oyunculuk. Çocukluğumda kurduğum hayallerimin hepsi birbiriyle bağlantılı gördüğünüz gibi (gülüyor)!
"DİZİLERİ TAKİP EDERİM"
Evde neler izlersiniz?
Hiç yabancı dizi izlemezdim, çok yakın zamanda ‘House Of Cards’ı keşfettim ve bağımlısı oldum, başka hiçbir şey izleyemiyorum bu günlerde.
Yerli dizileri izliyorsunuz o zaman?
Evet hepsini takip ediyorum, bu aralar iş yoğunluğundan pek fırsat bulamasam da yerli dizilerde ne olup bittiğiyle yakından ilgileniyorum.
Sosyal medyada pek aktif değilsiniz sanki?
Instagram’a yeni girdim, Twitter’da da paylaşımlarda bulunuyorum. Ama açıkçası her anımı, her saniye oradan paylaşma isteğine sahip değilim. Çoğu zaman setten fotoğraflar paylaşmayı tercih ediyorum.
Sizi hayatta en çok ne güldürüyor?
Annem. Samimi söylüyorum ve pozitif manada tabii.