"Çarşaf dini bir simge değildir"
Kılıçdaroğlu, katıldığı bir canlı yayın programında Melih Gökçek'in kendisene yönelttiği soruya cevap verirken, Deniz Feneri dosyası hazırladığından ve CHP'nin çarşaf açılımdan bahsetti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilerinin katılımıyla yapılan Genç Bakış programında bir öğrencinin; "CHP seçim zamanlarında başörtülü resimlerin bulunduğu afişleri yaptırdı, kadın kolları aracılığı ile başörtüsü dağıttı, çarşaflı kişilere rozet taktı bunalrı CHP yapınca modernizm oluyor da AKP yapınca neden laiklik karşıtı eylem oluyor izah edermisiniz." sorusuna şöyle cevap verdi.
"Asla ve asla Anayasa Mahkemesi kararlarında çarşaf dolayısıyla AKP'nin laiklige karşı eylemlerin odağı olduğuna dair hiç birşey yok. Laiklige karşı eylemlerin odağı olmak nedir biliyor musunuz? Birden fazla olayda dini siyasette kullanmaktır. Çarşaf bir dini giysi değildir ki dini siyasette kullanacaksınız. Erzurumlu kadının giydiği giysiyi dini bir olay olarak mı görüyorsunuz yoksa oranın geleneksel giysisi mi?
Çarşaf eğer dini bir olay olsaydı herkes çarşaf giyerdi o zaman. Ben o bölgeyi gayet iyi biliyorum. Kişi eğer çarşafı kendi dinsel inançları dolayısıyla giyiyorsa ona da saygı gösteriyoruz bakın ona karşı çıktığımız falan yok. Biz kişinin özgürce istediği ortamda istediği giysiyi giymesine karşı değiliz, biz şunu söylüyoruz altını da özenle çiziyoruz. Her devletin koyduğu kurallar vardır, bu kurallara her yurttaşın uyması lazım. Kendi yaşamımızdan örnek veriyoruz, parlementodan örnek veriyoruz. Şimdi siz diyebilir misiniz: 'Bayan polis şöyle giyecek?'Bayan polis çarşaf giymedi diye biz onu dinsiz mi kabul edeceğiz? Böyle bir anlayış olabilir mi? Kesinlikle şunun altını çizmemiz lazım; biz başörtüsüymüş, türbanmış, çarşafmış, şuymuş buymuş.. bunlar bizim enerjilerimizin boşu boşuna heder edilmesi için birilerinin uydurduğu ve bize dayattığı kurallardır. Altını çiziyorum bunun, asla ve asla inanmayın."
DENİZ FENERİ UNUTULDU MU?
"Deniz Feneri noldu Türkiye unuttu mu?" şeklinde yöneltilen bir soruya ise Kılıçdaroğlu, Deniz Feneri dosyası gelecek şeklinde cevap verdi.
KILIÇDAROĞLU, MELİH GÖKÇEK'İN SORDUĞU SORUYA CEVAP VERDİ
Kılıçdaroğlu kendisi hakkında Almanya'da sauna'dan çıkıp PKK'lıların da bulunduğu bir arabada bulunduğu tutanak ile ilgili iddialara da yine kendi tarzında yanında getirdiği belgeler le cevap verdi. Kılıçdaroğlu, yolsuzluk olaylarını gündeme getirdikten sonra kendisine karşı bir iftira kampanyası başlatıldığını, Almaya'daki Deniz Feneri davasını izlemeye gittiğini döndükten sonra kendisi ile ilgili iftiraların yapıldığını söyledi. Basında yeralan tutanakta olayın saat 16:45'te meydana geldiğini, ancak kendisinin o sırada Almanya'da değil Ankara'da olduğunu, saat 17:00'de THY uçağı ile Ankara'dan İstanbul'a gittiğini söyledi. Almanya polisinin farları yanmadığı için dudurduğu arabada bulunan 4 kişinin isminin yazılı olmasını da 'siz hiç duydunuz mu farlar yanmıyor diye arabadaki herkesin adının tutanağa yazıldığını? diye sordu. Tutanakta belirtilen adreste bir karakolun bulunmadığını, o civarda bulunan karakolda da adı geçen polisin olmadığını söyledi. Tutanağın sahte olduğunu iftirayı atan kişiyi de incelediğini, dolandırıcılıktan Üsküdar'da hapse girmiş bir kişi olduğunu söylerek buna ilişkin mahkeme kararını gösterdi.