DHA

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Rektör Yardımcısı ve Geomatik Mühendisi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Düzce Gölyaka'da meydana gelen 5.9'luk depremin, Kuzey Anadolu Fayı'ndan (KAF) ayrı, kuzeye yönlü bir başka kolda meydana geldiğini ifade ederek, "Yapılan analizler incelendiğinde yatay ve düşeyde hareketler meydana geldiği dolayısıyla fayın hem yatay hem de düşey hareket yapan oblik fay olduğu ortaya çıktı. Görüntüye baktığınızda Düzce merkezin bulunduğu doğu tarafında yaklaşık 4-5 santim kadar, Düzce'nin batı tarafında 15-16 santimetre boyutunda bir hareket olduğu ortaya çıkıyor yatayda. Toplamda 19 ila 20 santimetre Düzce'nin doğusuyla batısı birbirine göre bir tarafı kuzeye giderken bir tarafı güneye doğru hareket etmiş.

"BU FAY SOL YATAY HAREKETLİYDİ"

Bu bize şunu gösteriyor; bu fay Kuzey Anadolu Fayı'ndan ayrı bağımsız bir fay. Çünkü KAF'ın hareket karakteristiği sağ yatay hareket yapar. Bu yapılan değerlendirmeler, bu fayın yaklaşık 10 kilometre boyunda sol yatay hareket yaptığını gösteriyor. Yani yer bilimlerindeki tabiriyle sol doğrultu atımlı bir fay olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.

"MARMARA DEPREMİNE ETKİSİ OLMAZ"

DHA'da yer alan habere göre Düzce'deki depremin Kuzey Anadolu Fay hattında meydana gelmediği için Marmara depremine etkisi olmayacağını söyleyen Kutoğlu, Türkiye'nin fay cenneti olduğunu yapılan korkutucu açıklamaları aksine depreme dayanıklı binalarda yaşanması gerektiğini kaydetti. Kutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Bazen çok korkutucu açıklamalar oluyor. 'Terk edin, gidin' vesaire diye. Esasına baktığınız zaman üzerinde yaşadığınız zemini bildiğiniz ve ona uygun büyüklükte bir binada yaşadığınız sürece 7.0 büyüklüğünde bir deprem size zarar vermeyecektir. Önemli olan yapı ve zemin ilişkisinin kurulmuş mühendislik hizmeti almış binalarda yaşayabilmek. Dolayısıyla her gün bu korkuyla yaşanmaz yaşadığımız zemini ve binayı bileceğiz. Depreme dayanıklı binalarda olursak hiçbir yerden kaçıp gitmeye gerek yok. Zaten Türkiye'de nereye kaçıp gideceksiniz? Daha önce hiç konuşulmayan bir yerde, 'burada daha başka deprem olmaz, 1999'da burada depremler bitti' dediğimiz yerde hiç bilmediğimiz unutulmuş bir fay kendini gösterdi. Kaçmak çözüm değil Türkiye'de önemli olan doğru yapılarda yaşamak."

DEPREMİN UYDU GÖRÜNTÜLERİNİ İNCELEDİ

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Geomatik Mühendisliği´nde görev yapan araştırma görevlisi Doç. Dr. Çağlar Bayık, son yaşanan Düzce depremiyle ilgili üniversitenin Uzay Teknolojileri ve Konumsal Analiz Laboratuvarı´nda radar uydu görüntülerini inceleyerek, sarsıntının yüzeyde yarattığı etkiyi ilk kez ortaya çıkardı.

Uydu görüntülerini inceleyen Bayık, depremin etkilerini hızla belirleyebilmenin önemine değinerek, "Günümüzde de bu bilgiye ulaşmanın en hızlı yolu da uzaktan algılama dediğimiz tekniktir. Biz de bu çalışmada uzaktan algılama tekniğinin bir parçası olarak SAR uydu görüntülerini kullanarak, Düzce´de meydana gelen deprem hakkında yer değiştirmeleri belirlemiş bulunuyoruz. Yaptığımız çalışmalara göre iki adet çerçeve kullandık. Bu çerçeveler sonucunda yatay ve düşey hareketleri net olarak belirledik. Belirlediğimiz değerler 7.5 santimetre ile 9 santimetre arasında değişmektedir.

Etkilenen alanlar Düzce merkez ve Gölyaka´ya doğru olan kısımlarda belirli bir alanı kapsamaktadır. Elde ettiğimiz bulgulara göre çıkan sonuçlar sol yanal atımlı bir fay özelliğine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Diğer çalışmalardan elde edilen sonuçlardan farklı bir sonuç olarak da Kuzey Anadolu Fay Hattı´nın sağ atımlı yanal bir fay hattı olduğunu biliyoruz ama burada sol yanal atımlı bir fay oluşumu etkisi görmüş bulunmaktayız" ifadesini kullandı.

"7.5 SANTİM ÇÖKME, 9 SANTİM YÜKSELME OLMUŞ"

Düzce merkez ile Gölyaka'nın hareket ettiğini ifade eden Bayık, "7.5 ve 9 santimetre dediğimiz olay, 7.5 santimetreye kadar bir çökme, 9 santime kadar da bir yükselme olarak söyleyebiliriz. Genel anlamda bir sayı vermek gerekirse, Düzce Merkez ile Gölyaka arasında kalan bölümlerde 4 santimetreye kadar bir yükselme olduğunu net bir şekilde söyleyebiliriz" dedi.

Haberi Hazırlayan : Alper Uruş
Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.