BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Bülent Ortaçgil röportajlarında pek konuşmaz hatta huysuzdur. Hatta kendi halinde, biraz da insanlardan uzak kalabilmek için Bozburun’a yerleşti. Ancak söz yazarı, yorumcu ve besteci Mahmut Çınar, Ortaçgil’i ikna etmiş ve şarkıları üzerinden hayatını anlattırmış. Ortaya da bir kitap çıktı: Bu Su Hiç Durmaz. Geçen hafta Bülent Ortaçgil ve Mahmut Çınar, Kadıköy Mecra’da düzenlenen kitap söyleşisindeydi. Söyleşi ardından iki isimle oturup sohbet ettik.

Ortaçgil’i kameraların karşısında gülerken pek göremezsiniz. Fakat röportajda güldürmeyi başardım. Aslında ortada şaka da yoktu. Elimde duran kâğıttaki soruları “Bana hazırlamadın herhalde bu kadar soruyu” dedi ve kahkahayı patlattı. Öyle dedi ama hepsini de yanıtladı...

Mahmut Çınar sizi nasıl ikna etti, gönüllü müydünüz? Kitabın yazım sürecinde neler yaşandı?
Gönüllü değildim tabii ki. Beni takip eden insanların ciddiyetine fazla inanmıyorum. Dolayısıyla ilk tanıdığım insanlara karşı son derece kapalı bir insanım. Hemen duvarlarımı örerim. Ama sonra yanıma gelen insanlar sıcaklığımı anlarlar. Eğer ciddi bir iş yapmak istiyorlarsa ki Mahmut’un ciddiyetini anladım orada, o zaman hiçbir sansürüm kalmıyor. Gönüllü olmasam da Mahmut’u tanıdıkça daha gönüllü oldum. Ben ağzı bozuk bir adamım. Yakın ilişki kurduğum insanlara karşı sürekli küfürlü konuşurum. Mahmut onu yazı haline getirdikten sonra düzeltme yaptı. Onu biraz sansürledik.

Fotoğraf çekilmeyi sevmiyorsunuz. Kitabın kapağında gülen bir Bülent Ortaçgil var. Siz bu kapağa ne dediniz?
Ben kahkaha atmasıyla ünlü bir adamım, inanın yani. Ben kahkaha atmaktan yataktan düşmüş bir adamım. Ama sonra kahkahalarım azaldı. Fotoğraf çekileceğim zaman inanılmaz yabancılık hissediyorum. Hayatımda hiç sahne profesyonelliği gösteremedim. İyi bir sahne adamı değilim. İyi fotoğraf da çektiremem. “Gül” dedikleri zaman gülemem. Ama iyi kahkaha atarım. İnsanları şarkımla etkilemek istiyorum. Eskiden televizyona çıktığımda 1 hafta evden dışarı çıkamazdım. Kimse beni görmesin, tanımasın, bilmesin diye.

‘KONSER ÖNCESİNDE BİRAZ HEYECANLANIYORUM’
Sizin bir kitleniz var ve sizi kahramanlaştırıyor. Sizce neden?
İnsanlar kahramanlardan hoşlanıyorlar. Ben hiç kahraman değilim, tam anti kahraman örneğiyim.

Şarkılarınızda bize söylemekten çekindiğiniz, aktarmadığınız aşklar, dostluklar var mıydı?
(Gülüyor.) Öyle şey olur mu, birazcık gizli bir hayatım var. Bana kalsın ama insanı etkileyen şeyler, şarkı yazdıracak kadar şiddetliyse şarkılarımda görürsünüz. “Anlatacak başka hiçbir şeyim yok, bembeyaz bir sayfayım” diyemem.

Bülent Ortaçgil’i anlatmak kolay mı?
Bu kitap benim hayatımı anlatıyor ama beni konuşturuyor, ben anlatıyorum.

Sizin hakkınızda daha önce de kitap yazıldı. Sizi yazmak isteyen herkese yol gösteriyorsunuz anladığım kadarıyla?
Benden önce benle ilgili yazılan kitap, bir araştırma kitabıydı. Türk pop müziği içinde benim yerimi tarif etmeye çalıştı. Ama bu kitap özünde söyleşi.

Şarkılarınızın zaman geçtikçe nasıl olduğunu, ne kadar güzel olduğunu, sizi içine nasıl çektiğini anlıyorsunuz. Katılır mısınız?
Şarkıları siz hangi biçimde, hangi zamanda dinliyorsanız, yaşadığınız şeye göre bir şey alıyorsunuz. Ben de zaten onları öyle yazıyorum. Yani şarkıları yazarken tek bir düşünce ya da tek bir güdüyle yazmıyorum. Dolayısıyla birkaç katman var şarkılarımda. O nedenle değişik zamanlarda değişik şeyler algılayabilir insanlar. 

Bildiğim kadarıyla bir dönem müziğe ara vermiştiniz. Sizce o zamanlar başarısız olan siz miydiniz, yoksa müzik piyasası mıydı?
Ben hiçbir zaman müziğe ara vermedim. Sadece müzik yayınlamaya ara verdim. Müzik çalınan bir şey ve ben her zaman çaldım. Kendime çaldım, 2 kişiye çaldım, 3 kişiye çaldım ama çaldım. Ben bu yaptığım müziği satarak yaşayamadım, sorunum oydu. Çünkü Türkiye başka bir Türkiye’ydi. Bu tarz müziklere fazla prim verilmiyordu ve meslek olarak seçmem, böyle bir yaşam kurmam zordu.

Şimdiki sanatçılar daha mı şanslı diyorsunuz?
Biraz daha fazla şanslılar tabii. Türk pop müziği söylemek zorunda değil insanlar.

Bülent Ortaçgil dili diye bir şey var. Bu dille ilgili siz ne söylemek istersiniz?
Ben hiçbir şey söylemek istemem. Söylediğim her şey şarkılarımda olan ve senin algıladığın, duyduğun, anladığın ya da anlamadığın her şey orada duruyor. Sen beni dinlediğin zaman nasıl algılıyorsan, ne kadar değerlendiriyorsan olay o.

Müzik dünyasında nasıl anılmak istersiniz?
Nasıl anılmak istediğine sen karar vermiyorsun ki, seni ananlar karar veriyor. İyi anılmak isterim. (Gülüyor.) Ben şarkı yapabildiğim sürece, çalabildiğim sürece mutlu oluyorum.

Konser öncesinde ve sonrasında ruh haliniz nasıl oluyor?
Konser öncesinde biraz heyecanlanıyorum. Hele çok kalabalık bir konserse daha fazla heyecanlanıyorum. 5 bin kişiye çalarken çok heyecanlanıyorum.

Şarkı sözlerini unuttuğunuz oldu mu?
Çok oluyor canım.

Son olarak: Bu Su Durulur mu?
Su duran bir şey değil zaten. İşin özü o.

MAHMUT ÇINAR: ONU MERAK EDEN HERKES OKUMALI
Kitaba başlamadan önce Bülent Bey hakkında bu kadar bilgiye sahip olacağınızı düşünüyor muydunuz?
Bülent Abi’nin bu kadar açılacağını düşünmüyordum. Dolayısıyla işimin zor olduğunun da farkındaydım ama şöyle bir şey oldu: Bülent Abi bilgiye ve ilgiye saygı duyan bir insan. Bir şeyleri gerçekten araştırmış, özümsemiş ve bu kadar detaylandırmış olduğumu gördükçe o da hikâyesini daha detaylı anlatmaya başladı.

Siz öncesinde kabul edeceğini bilmeden emek harcadınız. Kitap fikrini kabul etmeyebilirdi...
Oturup kitapla ilgili kapanıp, kendimi adadığım bir çalışma sürecine girmedim. Çünkü benim 20 küsur yıllık Bülent Ortaçgil dinleyicisi olmam, ilgim ve Türkçe müzikle ilgilenen bir insan olarak biriktirdiklerim yetiyordu. O yüzden sepetime 20 küsur yıldır doldurduğum bilgilere güveniyordum.

Kitabın yazım süreci nasıl geçti?
Ocak 2016’da başladık, Mayıs 2016 itibarıyla çoğu bitmişti. Toplam 6 ay sürdü. Ama tahmin edersiniz ki asıl süreç bundan sonra başlıyor. Bunun deşifre süreci, düzeltme süreci çok uzun sürdü. Bu sürece neredeyse 1 yıl ara vererek başladım. O arada üniversitedeki işimden ayrıldım, bir kafe açtım, müzik kariyerim başladı... Her şey üst üste geldi. Bülent Abi’den de bununla ilgili af diledim. “Beklediğine değecek bir şey olacak” dedim. Bu kitap aslında bir müzik kitabı. Hayatı müzik bağlamında anlatmaya çalışıyoruz.

Kitabı okuyanlar kitapta neler bulacak?
Bir direnç ve istikrar öyküsü bu. Müzikle yaşamaya çalışan, en nihayetinde ortaya kendisini “Bülent Ortaçgil” olarak çıkarabilen bir karakterin buraya nasıl geldiğinin öyküsü. Türkiye müzik dünyasıyla ilgili yüzlerce isim, kimsenin bilmediği yüzlerce hikâye geçiyor. Sadece bir kronolojik hayat öyküsü değil, anlamlar üzerine konuştuk; aşk, dünya, Türkiye, siyaset, müzik, nefret, sevgi... Dolayısıyla Bülent Ortaçgil’i dinleyen, dinlemek isteyen insanlar için yapılmış en kapsamlı iş oldu. Onu merak eden herkesin okuması gereken bir şey.

Bülent Ortaçgil’i anlatmak kolay mı?
Tabii ki değil. Çünkü Bülent Ortaçgil kendi varlığının ve kişiliğinin dışında anlamlar bulmuş biri. Hatta ‘Bir Tek Sen Yalanı’ şarkısında bunun dalgasını da geçer. Bu kadar büyük bir öneme sahip birini anlatmanın hiç kolay olmayacağını tahmin ediyordum. Çok dikkatli olmam gerekiyordu.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000
2000