Bir kaç büyük borsa oyuncusunun kamu ve özel bankalar ile bir kaç reel sektör hissesinde 1.5 ay önce başlattığı işlemler ile önce olağanüstü yükselen ardından son 1 hafta bugünkü değer kaybı ile yüzde 14 düşen Borsa İstanbul'da durum sistemi tehdit etmeye başlayınca acil toplantı kararı alındı. Aracı kurumlar ve devlet kurumları Sermaye Piyasaları Birliği'nde zirve gerçekleştirdi.

Geçen haftayı yüzde 9 ekside kapatan Borsa İstanbul'da sabah saatlerinde toparlanma görülürken öğleden sonra tekrar satışlar başladı. Günlük kaybın yüzde 5.3'ü bulduğu ve Borsa İstanbul'un devre kesicilerinin çalışmasını zorunlu kılan gelişmelerde İş Bankası'nın Mir sistemini askıya almasının da etkili olduğu belirtildi.

Bir süredir bankacılık hisselerinde yapılan olağanüstü işlemlerle 1.5 ayda yüzde 59 yükselen borsada günlerce tavan olan kamu bankaları ve bir kaç hissede bu kez sürecin tersine dönmüş olması ve taban satışlarının dün de sürmesi nedeniyle acil zirve toplandı.

Borsa İstanbul'da BIST Bankacılık endeksinin son 1 haftadaki seyri:

Edinilen bilgilere göre toplantı gece geç saatlerde ise Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) İstanbul'daki binasına taşındı. Burada aracı kurum ve diğer kurumların yetkilileri Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Murat Zaman ile görüştü.

BORSADA NE OLDU?

1-Pandeminin tüm dünyaya hediyesi yüksek enflasyon Türkiye'de kendini diğer ülkelere göre çok daha fazla hissettirirken ekonomi yönetimi faizleri yükseltme yerine düşürme yoluna gitti. Bu durum Türk Lirası mevduat tutanları paralarını enflasyon karşısında eriterek cezalandırırken dövizde de yüksek oynaklığı beraberinde getirdi. Ancak başta Kur Korumalı Mevduat olmak üzere ekonomi yönetimi ve Merkez Bankası'nın aldığı bir çok önlem ekonomide kriz anlamına gelebilecek kurdaki yükselişi 18 lira düzeyinde tutmayı şimdilik başarmış durumda. Başta Rusya olmak üzere çeşitli ülkelerden yapılan rezervleri artırıcı yöndeki anlaşmalar da bu seti güçlendiriyor. Diğer yandan ekonomi yönetiminin seçim de yaklaşırken kurdaki yükselişi frenleyemez ise enflasyonun daha büyük sorunlar yaratmaması için elinden geleni yapacağını tahmin etmek de zor değil. Faiz yoksa dövizden de kazanılmayacaksa geriye tek seçenek kalıyor: Borsa. Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati de bu durumu dile getirdi. Vatandaşın borsaya yatırım yaparak kazanacağına dair açıklama yaptı.

KENDİNİ BESLEYEN SİSTEM KURULMAYA BAŞLIYOR

2- Yukarıdaki gerçeklerden yola çıkan borsanın büyük oyuncuları ise ellerinde büyük paralar olmasa bile kendi kendini besleyen bir sistem kurdular. Bu sistemi kurarken başta Varlık Fonu olmak üzere devletten destek aldıkları da söyleniyor ama hemen belirtelim bu bilgi sadece dedikodu olarak ortalıkta dolaşıyor. Sektör olarak da yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul'dan çıkmaları nedeniyle fiyatları oldukça düşük olan (bazı bankalarda defter değerinin üçte biri kadar) bankacılık seçildi. Yani esasen alınan hisseler de pahalı değil ucuzdu. Peki sistem nasıl kuruldu? Onu da maddeler halinde anlatalım.

Vadeli işlem hacimlerinde eylülde büyük dalgalanma yaşandı:

a-İsim olarak borsanın en eski oyuncularının da aralarında bulunduğu yatırımcılar kamu bankaları ve özel bankalar ile bir kaç reel sektör şirketinin hisselerinde Vadeli İşlemler Piyasası'nda (VİOP) işlem yapmaya başladı. Bu piyasada vadeli olarak aldığınız hissenin tüm karşılığını değil hisse senedine göre yüzde 10 ile 15 lira arasındaki tutarı nakit teminat olarak yatırıyorsunuz. Borsada hisse fiyatı düşerse teminat tamamlanıyor hisse fiyatı yükselirse teminat fazlası oluşuyor. Borsada hisse senedi 1 arttığında VİOP'da 10 lira kazanıyorsunuz.

b-Buna karşın oyuncular ellerindeki para ile Borsa İstanbul'da (spot piyasa) aynı hisseleri satın alıyor. Tabii bununla da yetinilmiyor eşe dosta da hisse aldırılıyor. Böylece spot piyasada hisselerin fiyatı yükseliyor. Hisse fiyatı yükseldikçe diğer yatırımcılar da bu harekete katılıyor.

c-Hisse fiyatları Borsa İstanbul'da yükseldikçe VİOP'ta bire 10 kazanılıyor ve yatırılan teminat fazla geliyor. Yani teminat fazlası meydana geliyor. Artan bu teminatı olan yatırımcılar bu tutarı yine borsada spot piyasada aynı hisselere yatırıyor. Bu işlem sonucu aracı kurumların bu yatırımcıya verdiği kredi hacmi de artıyor. Daha fazla kredi de yine daha fazla hisse almak ve hisse senedi fiyatının daha fazla yükselmesi anlamına geliyor. Yükseliş böyle birbirini besleyen sistem içinde sürüyor.

13 TAVAN YAPAN HİSSE OLUR MU?

Son operasyon ile bir kamu bankasının hissesi bu sistem ile 13 tavan yaptı. Diğer hisselerde de benzer tırmanışlar oldu. Bu durum bankacılık endekisini yüzde 150 ve borsayı da yüzde 59 yukarı taşıdı. Peki son hafta ne oldu?

3-Oyuncuların en büyük dayanağı bu sistem ile hisselerin piyasada alınıp satılan kısmının büyük kısmını ele geçirmiş olmalarıydı. Yani yükselen hisseler karşısında satıcı artık kalmamıştı. Bu nedenle hisse fiyatı yükseldikçe VİOP'tan elde edilen teminat fazlası ile el atılan hisselerde tavanlar sürdürülüyordu.

OYUN BOZULUYOR MU? BUNDAN SONRA NE OLACAK?

Kurulan sistemi bozan ise Akbank çalışanları sandığının yaptığı yaklaşık 150 milyon lira tutarındaki Akbank hissesi satışı oldu. Bu kurumsal satışı gören yatırımcılar zaten hızlı yükseliş nedeniyle her an geri dönüş beklerken paniğe kapıldı ve satışlar başladı. Daha önce hisse almak için sıraya giren yatırımcılar bu kez aynı hisselerde satış için sıralandı.

4-Bu durum makinenin bu kez tersine işlemesini sağladı. Yani önceden hisse fiyatı yükselirken oluşan fazla teminat bu kez açığa dönüştü. Aracı kurumlar yatırımcılardan VİOP'ta teminat açığını tamamlamalarını istedi. VİOP'tan kazandığını spot piyasada hisse senedine yatıran yani elinde yeterli nakdi olmayan yatırımcılar da borsada hisselerini satmak zorunda kaldı. Veya aracı kurumlar bu yatırımcıların hisselerini satarak teminat açıklarını tamamlamaya başladılar. Bundan sonraki süreçte de teminatların günü ve zamanına göre ya yatırımcılar nakit bulacak veya hisseleri satılacak.

TEK YOL BORSA POLİTİKASINDAN VAZGEÇİLİR Mİ?

Peki bundan sonra ne olması bekleniyor? En büyük korku başta bankacılık olmak üzere sınırlı sayıda hissede olan hareketin tamama yayılması. Yani bu düşüşlerden diğer yatırımcıların panik olması veya nakit ihtiyacı doğan büyük yatırımcıların diğer hisselerde de satış yapması. Diğer önemli konu ise banka hisselerinde alınan bu teminatların 30 Eylül'de tamamlanmasının zorunluluğu. 30 Eylül'e kadar yatırımcılar ya nakit para bulup bu hisseleri alıp yerine koyacak veya ellerindeki hisseleri satıp işlemi kapatacak. Üçüncü olasılık aracı kurumların zarar etmemek için ve verdikleri kredileri de geri alabilmek için yatırımcıların bu hisselerini satışa koymaları. Bu süreçte ise hem kişiler hem de aracı kurumların zor durumda kalmasından korkuluyor. Daha açık bir ifade ile bu hareketler nedeniyle bazı yatırımcıların batması ve bazı aracı kurumların da büyük zararlara uğraması ihtimali dil getiriliyor.

Ancak durumun borsada diğer hisselere nasıl yansıyacağı önemli. Yukarıda yazdığımız gibi bazı hisselerde taban hareketinin sürmesi nedeniyle yatırımcıların panik olması ve nakde ihtiyaç duyan büyük yatırımcıların ellerindeki diğer hisse senetlerini satmak zorunda kalmaları riskleri önümüzdeki en büyük sorun olarak duruyor. Ancak ekonomi yönetiminin düşük faiz ve döviz kurunu stabil tutma politikası ve borsa şirketlerinin de ucuz olması nedeniyle borsada bundan sonraki durumun iyi olmasını bekleyenlerin sayısı fazla. Diğer yandan Bakan Nebati'nin açıklamalarından yola çıkılarak faiz ve dövizde kaybeden yatırımcıya bir yol gösterilmesi ihtiyacının göz önüne alınması gerekiyor. Deyim yerindeyse ekonomi yönetiminin enflasyona karşı tek korunma aracı olarak gösterilen borsadan kolay vazgeçip geçmeyeceği sorusu bundan sonraki süreci belirleyecek.

Son olarak olup bitene Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) seyirci kalması büyük tepki topluyor. Bazı hisselerde yüzde 2-3 yükselişlerde şirketten açıklama isteyen SPK bu hareketler olurken bankalardan herhangi bir bilgi istemedi.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.