SIRADAKİ HABER

 

ABD'nin Suriye'de uygulamaya geçirmeye çalıştığı, terör örgütü PKK/ YPG'den oluşan "garnizon devlet" ya da "terör devletçiği" stratejisi Başkan Trump'ın askerlerini çekme kararıyla birlikte çöktü. Bu, ABD'nin elini-ayağını bölgeden çekeceği anlamına gelmiyor ancak Suriye'de hedeflerini hayata geçiremediği konusunda herkes hemfikir.

Türkiye'nin Suriye politikasında düzeltmeye gitmesi, diplomaside sergilediği başarı, her türlü bozma çabasına rağmen Astana sürecini sürdürme kararlılığı, bölgesel ittifaklarını çeşitlendirmesi, TSK'nın sınır içinde ve dışında terör örgütlerine karşı başarısı; istihbaratından, emniyetine; mülki idaresinden sivil kurumlarına kadar eşgüdüm içinde verilen mücadele bunda etkili oldu. Sahada varsanız masada etkili sonuç üretebiliyorsunuz; dolayısıyla bu noktaya gelinmesinde en büyük pay, siyasi iradeyi sahaya yansıtan Mehmetçiğin...

ABD'nin DEAŞ'la mücadele bahanesi altında PKK/YPG'yi koruyup kollayıp; eğitip donatarak bölge ülkelerine dayatmaya çalıştığı Suriye stratejisi niçin çöktü? Elbette Türkiye gibi NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip Türkiye'yi denklemden çıkarmak, daha ötesi terör örgütüyle yan yana getirmek istemesi bunun temel nedeni. Siyasi sebepleri de bulunuyor ancak askeri olarak CENTCOM'un Suriye'de niçin kaybettiğinin somut nedenleri var... S Bilişim Danışmanlık'ın PKK ve ABD raporlamalarında çarpıcı tespitler ve veriler yer alıyor. Detaylı analize girersek:

ABD ÜZERİNDEN KÜRESEL AKTÖR: ABD'nin Suriye'de, "taktik ortaklık", "seküler özgürlük savaşçıları" diyerek meşrulaştırmaya çalıştığı terör örgütüyle müttefiklik ilişkisi, Suriye'de DEAŞ ile mücadele adı altında işlerlik kazandı. 41 yıllık asimetrik terör örgütü PKK, son 4 yılında ABD ile küresel ittifaka yelken açtı. Daha önce de farklı ülkelerden dış destek alan PKK, Suriye'de açıktan askeri olarak sahada omuz-omuza birliktelik şeklinde ABD ve çok uluslu koalisyon desteği temin etti. PKK için sahada; uygun çatışma, silah yığınağı ve karmaşa ortamı zaten sağlanmıştı. Mali ve askeri yönden Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve başkaca bölge ülkelerinden de destek temin edilmişti. PKK, süreçte Rusya ve Esad'a da sürekli işbirliği mesajları verdi.

LEJYONER MİLİTANLAR: PKK görünürde, DEAŞ'la mücadele gibi "ulvi" bir amaçla ABD'den görev almıştı ancak terör örgütünde de çok ciddi dönüşümler sağlandı. PKK tarihinde ilk kez terör örgütü mensuplarına düzenli maaş ödendi. Bu, aslında PKK'nın bugüne kadar ambalajlayıp sattığı, "ulvi" hedeflerinin de yitimi anlamına geliyordu. Bu tutarsızlıklar, CENTCOM ile girilen kirli ilişkiler, PKK ile Kürt halkı arasında meskûn mahal çatışmalarında açılmaya başlayan mesafeye etki etti.

İNSAN KAYNAĞI SURİYE'DEN: 2015-2016'da meskûn mahal çatışmaları sırasında terör örgütü yüksek hacimde insan kaynağı temin etmişti. PKK, bu kaynağın önemli bölümünü Suriye’ye transfer etti. Türkiye'de sınır içinde ve kırsalda verilen etkili mücadele, alınan önlemler, sınırda sıkılaştırma, yoğun teknoloji kullanımı, terör örgütünün orta-üst yönetici kadrosundaki imhalarla Türkiye'de il-ilçe merkezleri ve kırsalda silahlı ve eylem için bekleyen PKK'lı varlığı sert ölçüde düştü. Bu arada PKK, silahlı militan varlığının önemli bölümünü Suriye'ye kaydırdı.

TAMPON BÖLGE BAŞARISI: Irak'ın kuzeyinde TSK'nın tesis ettiği 35 km derinlikteki fiili tampon bölge kati sonuçlar doğurdu. Terör örgütünün irtibat, izci, keşifçi, kafile yönlendirici, barınma-aktarma istasyonları, buradan desteklenen operasyonlarla yok edildi. TSK tarihinde ilk kez tüm mevsim boyunca yüksek rakımlı tepelere üslendi. Örgütün yaz-kış üslenme kapasiteleri yıkıma uğratıldı.

ÖRGÜT YAYILDI-GÖRÜNÜR OLDU: ABD'nin eğitip donatmasıyla yarı-düzenli orduya dönüştürülmeye çalışılan terör örgütü, yine ABD korumasında belli-görünür coğrafyaya yayıldı. Yükselti olmayan Suriye coğrafyasında klasik gerilla taktikleri imkânsızlaştı. Coğrafi esneklik yitimi, maaşlı militanlar, lider kadroyla irtibat-temas mekanizmaları sınırlanmış terör örgütü, Irak'tan da baskılanmaya başlandı. Suriye'den militan devşirme kapasitesi de küçük çocuklar hariç tükenmeye başladı. Örgüt, Rakka ve Deyrizor'da zorunlu askerlik uygulaması başlattı.

SURİYE'YE YIĞINAK: CENTCOM olmadan havadan vurulmama kapasitesi olmayan PKK, Afrin'de tecrübe ettiği şekliyle, sahada tutunabilir olabilmesi için havadan hedef olmamak amacıyla insan ve silah teçhizatını ağırlıklı olarak Irak'tan Suriye'nin kuzeyine kaydırdı. Afrin'de ağır kayıplar verirken, Münbiç ve Tel Abyad'dan destek alamadı. CENTCOM müdahale etmediği gibi Rusya, Afrin Zeytin Dalı operasyonunda TSK'ya hava sahasını açtı. Afrin'deki terör örgütü tahkimatı yerle bir edildi. "Federal Suriye" hayalleri yıkılmaya başladı. Bu arada tabi ki PKK baskın eylem yetenek ve kapasitelerini yitirdi; Suriye'de ABD radar ve hava desteğiyle alan/bölge savunmasına yöneldi.

KAYIPLARINI GİZLEDİ: PKK, Afrin’de kaybedeceğini anladığında süratli tahliyeden uzak durdu; üstüne 2 bin kadar daha kayba yol açan çatışma bölgesine sevkıyat yaptı. Önceki yıl terörist cenazelerinde nispeten şaşaalı törenler yapılırken, bu yıl ölülerini ortada bıraktı. Daha önce Suriye'de kayıplarını abartan PKK, bu yıl bunları saklamak zorunda kaldı. Önceki yıl Suriye'de toplam 48 bin olarak tespit edilen PKK'nın silahlı militan varlığı, bu yıl 44 bin rakamına düştü. Afrin'deki 4 binin üzerinde kayıp bunda etkili oldu. Örgüt, DEAŞ karşısında da 2 bin kayıp verdi. Bu arada Türkiye'ye destek için gönderilen ve imha edilen dışında, kaçan militanlar oldu. Suriye’de temin edilen ek insan kaynaklarında da bariz düşüş gözlendi.

ABD DESTEĞİ YOKSA KOLAY HEDEF: CENTCOM'un PKK'ya transfer ettiği askerî yetenekler ancak havadan korumayla işletilebilir. PKK/YPG, ABD'nin kesintisiz havadan koruma yeteneğinden mahrum kaldığında, elindeki silah ve teçhizat, PKK'yı kolayca takip edilip vurulan, süratle tahrip edilebilen hedef haline getirir. Yani dönüştürüldüğü bu amorf yapı, terörist tabiriyle, "gerillayı, gerillalıktan çıkaracaktır."

İKMAL YOKSA KORUYAMAZ: CENTCOM’un PKK’ya verdiği silah-teçhizat ve araçlar ayrıca yüksek bakım ve başta akaryakıt olmak üzere ikmal gerektiren bir yapıda. Bu silah, teçhizat, mühimmat ve araçların uzun vadeli kullanımı, ancak kesintisiz hava-radar gözetleme ve süratle tetiklenen hava savuma sistemi gerektirir. Bunların kesintisiz temini, PKK için karşılanması çok ağır bir yüktür, komplikedir; imkânsıza yakındır. Ayrıca "silahın tetiği PKK'lıda, emniyet ve geri tepmesi CENTCOM'dadır."

ASİMETRİĞE DÖNÜŞ ZOR: CENTCOM’un PKK’yı başarısız ve yarım yamalak biçimde dönüştürdüğü yarı düzenli ordu şeklindeki formattan, düzenli ordu formatına geçişte kararlılık hangi düzeydedir şu anda bunu kestiremiyoruz ancak yeni duruma ilişkin tereddüt ve bu projeden vazgeçme gibi sinyaller görülüyor.

ZIRHLI-MEKANİZE TUGAYLAR: ABD/CENTCOM, PKK/YPG'yi istihkâm-topçu-zırhlı-mekanize-motorize silah, araç, teçhizatla donatırken, bunların bütünlüklü kullanım, koordinasyon bilgi ve becerisini kazandıramadı. Bununla birlikte düzenli ordu ve nitelikli askeri-teknik sınıfları PKK’ya kazandıramayacağını anlamış olmakla yetinecek mi? Yoksa başka yol ve yöntemler deneyecek mi? Belli değildir. ABD'nin, PKK/YPG'den tam olarak vazgeçmediğini, Bolton'un Ankara ziyaretinde gördük. Ancak PKK/YPG'yi kullanmaya devam edecekse, şimdi düşük sosyo ekonomik kesimlerden gelmiş, eğitimsiz ve becerisiz gençlere nitelikli silah, teçhizat ve aracı kullanmayı, bütünlüklü askeri sınıfları işletmeyi öğretmesi gerekecek. Buna yüksek muhabere kabiliyeti gerektiren iletişim, radar sistemlerini, sofistike silah sistemlerini eklediğinizde; dil, matematik, fizik, mühendislik; açı, mercek hesaplaması, basınç, integral, türev gibi konular da devreye giriyor ve durum daha karmaşık bir hal alıyor.

KAYNAĞIN SORGULANMASI: ABD'nin PKK/YPG’ye transfer ettiği kimine göre 15 milyar dolara ulaşan kaynağın tolere edilemez, açık hataya dayalı oluşu, er ya da geç ABD Kongresi tarafından hukuki, idari takibat konusu olacaktır. Suriye sınırını koruyacak konvansiyonel birlik düzeyini dahi yakalayamayan CENTCOM’un terör örgütüne aktardığı; silah, teçhizat ve yetenekleri boşa gitmiş oldu. Trump, "Askerler Suriye'den çıksın" dedikten sonra buraya aktarılan silah, teçhizat ve kaynağın toplanması kolay olmayacağı gibi PKK/YPG'nin hangi kuvvetle ikame edileceği de meçhul... CENTCOM'un omuz omuza mücadele etmeyeceği hangi kuvvet, nereden, nasıl yönlendirilecek ya da kontrol edilecek? Cevaplanması gereken soru bu. Kaldı ki sahayı doldurmak için bekleyen Rusya destekli yerel ittifak da gelişmeleri seyretmiyor.

PKK İNSAN KAYNAĞINDA GERİLEME: Türkiye’de içeride PKK insan varlığının il-ilçe merkezlerinde bulunan kısmı, kırsal ve ara-geçişli mekânlarda bulunanları, büyükşehirlere sevk edilen ve bekletilen kadrolar, kaçan ve uyuyan kadrolar, tasfiye olanlar, örgütten uzaklaşan ya da mesafe koyan gençler, örgüte katılmak için hevesli ya da isteksiz 13-14 yaş grubu, tümünde ciddi gerileme söz konusu. İçeride silahlı ya da silahlı olmaya yakın PKK insan kaynağı da büyük ölçüde gerilemiş haldedir. Sınır içinde 2017'de 11 bin olarak tahmin edilen silahlı PKK'lı terörist varlığı geçen yıl bin 600 olarak güncellendi. 9.400'lük azalmanın yaklaşık 2 bin 400'ü Kuzey Irak operasyonları dahil vurularak, yaralanarak, yakalanarak bertaraf edildi. 200'ü sağ yakalama, 180'i silahsız teslim olma, 40'ı silahlı teslim alma şeklindedir. 6 bin 600 kadarı Irak'a geçme, kaçma şeklinde dağıldı. İçişleri Bakanlığı, sınır içinde kalan terörist sayısını 750 olarak açıkladı. Suriye'ye geçişler ise tamamlanan güvenlik duvarı sayesinde sıfıra yaklaştı; PKK/YPG, Suriye insan kaynağında Türkiye’den beslenemez hale geldi.

GÜVENLİK YOLLARI: TSK, Bestler Dereler'e; güney-kuzey akslı, karakollara uğrayan veya teğet geçen asfalt güvenlik yolları inşa etti. Doğu istikamette Kato-Jirkiya (Beytüşşebap ve Kuzeyi),batıda Gabar ve Eruh-Siirt bölgelerine geçişi, güneyde iki çıkış/giriş, Şenoba (G. Doğu) ve Kasrik (G. Batı) yönlerini tıkadı. PKK için sahada çıkışa yönelmekten başka seçenek kalmadı. Terör örgütü, kırsalın yanı sıra; Türkiye genelinde il-ilçe meskûn mahallerde eylem koyamayacak şekilde ağır yitime uğradı. Irak'ta, Türkiye sınırına 35-40 kilometre derinlikte PKK, kış mevsiminde dahi sahayı kaybetti; TSK, bu aksta, boş alan bırakmayacak şekilde sahayı kontrolüne, gözetimine, denetimine aldı.

YANINDA PKK İLE KAYBEDEN ABD: Türkiye-ABD ilişkileri de PKK/YPG'ye doğrudan, açık, omuz omuza verilen destek nedeniyle ağır hasara uğradı. Türkiye'nin proje ortağı olduğu F-35, Patriot hava savunma sistemi başta olmak üzere mühimmat ve teçhizat tedariklerinde ABD, "müttefiki" Türkiye'ye karşı olumsuz sınav verdi. Yeni tekliflerle gelse de ABD, hâlâ, "S-400'leri almayın" gibi kabul edilemez şartlar öne sürüyor. Sürekli bir tavsatma ve işi yokuşa sürme ABD kurumlarında adet haline geldi. ABD, çeşitli sahalarda, Türkiye'nin askeri kapasitesini farklı metotlarla engellemeye çalıştı ya da TSK dışındaki askeri kapasite artışlarına vesile oldu.

IRAK'A YIĞINAK YAPIYOR: Önceki yıl CENTCOM üzerinden Barzani ile asker konuşlandırma anlaşması yapan ABD, Irak'la, 2008 Sofa Anlaşması'yla sağladığı konuşlanma/geçiş haklarının benzerini Kuzey Irak'a aktarmaya yöneldi. 20 yıl süreli anlaşmayla; Kerkük, Halepçe, Süleymaniye ve Erbil-Dohuk'a konuşlanma hakkı sağladı. CENTCOM, Suriye'den çıkacak askerlerini büyük ihtimalle Erbil'e çekecek. Halihazırda ABD'nin Suriye'den çekeceğini taahhüt ettiği 2 bin resmi üniformalı askeri bulunuyor. Yine Suriye'de sivil özel şirket kökenli 3 bin 600 askeri uzman mevcut. Irak'ta ise ABD'nin 5 bin 400 üniformalı askeri ile bin 100 sivil şirket kökenli askeri uzmanı var.

KURUMLAR ARASI İLİŞKİLERDE HASAR: Türk-Amerikan askeri bürokrasileri arasındaki ilişkilerin YPG/PKK nedeniyle bozulması, sadece iki ülkeyi değil, TSK'nın Rusya ile ilişkilerini de Rusya yönünde olumlu etkiliyor. Rusya ve önümüzdeki dönemde belki Çin ile artacak işbirliği ABD'nin bölgedeki askeri harcamalarını artıracak. Türk-Amerikan siyasi-bürokratik ilişkilerinde de farklı sorunlar devam ediyor. Özellikle FETÖ mensuplarının iadesinde ABD bürokrasinin nazlanması, adım atmaması, bunların korunması önümüzdeki dönemde de başlık olarak önümüze çıkacak. Münbiç yol haritası hayata geçirilmiş; Halkbank olayı da çözüme kavuşmuş değil. ABD henüz Ankara Büyükelçisi'ni atamadı; ilişkileri maslahatgüzar seviyesinde yürütüyor. Suudi gazetesi Cemal Kaşıkçı cinayetinde de Prens Selman'ı koruma/kollamadan vazgeçmiş değil ABD.

ABD-Türkiye ilişkilerinde en önemli nokta ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump'ın doğru düzlemde eşleşmesi; meseleleri konuşup çözmek için telefon diplomasisi kanalını açık tutmaları. Belki Trump'ın bu yıl Türkiye'ye ziyareti söz konusu olabilecek. İki ülke ilişkilerinin geleceğini yine iki lider bizzat tayin edecek...

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(0)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!