‘Herkes ötekini anlasa, yaralarını sarmayı denese’
Tarlabaşı'ndaki metruk bir binada geçen bir hikaye, "İz"... Dünyanın en şeker korku romanlarından biri, "Geceyarısı Kavşağı"... Çizgi roman serisi Tenten'in edebiyatla alakası... Kadınların "sıfır beden cehennemi"nden çıkma savaşı...
ABONE OLGÜLENAY BÖREKÇİ - HABERTÜRK CUMARTESİ
gborekci@cyh.com.tr
Tarlabaşı’nda metruk bir binada geçen “İz”, önce bir tiyatro oyunu olarak yazılmıştı. Ahmet Sami Özbudak, 1850’lerde, 80’lerde ve 2000’lerde bu binada yaşayan üç çiftin hikâyesini birbirine paralel anlatıyor, böylece bize Türkiye’nin yakın tarihini hatırlatıyordu. “İz” şimdi roman olarak elimizde. “Evler, içinde yaşayanların ruhlarını saklar” diyor Ahmet Sami. “Bu yüzden tarihi binalara ilk girdiğimde, orada neler yaşandığını, duvarlarda kimlerin seslerinin yankı bulduğunu hissetmeye çalışırım. Bence kokular, korkular, tutkular, acılar, aşklar, kuştan kuşağa aktarılıyor. Hepimiz hiç tanımadığımız insanların duygu mirasçısıyız. Gözyaşı dökerken, yıllar önce yaşamış Eleni’yle birlikte ağlıyoruz aslında. Kalbimiz kendini önceki kalplerle yeniden inşa ediyor. Bu dünya tanıdık, biz buraya bilerek geliyoruz.”