BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Tokyo Üniversitesi’ndeki Japon profesör Dr. Hidesaburo Ueno’nun sadık köpeği Hachiko, her gün evden metroya kadar profesöre eşlik ediyordu. Hachiko, kalp krizi geçiren sahibinin dönmesini istasyonda tam 9 yıl bekledi. Ve 11 yaşındayken metronun kapısında öldü. Çok sevdiği sahibiyle yan yana uyuyan Hachiko’nun heykelini yaptılar. Hatta bu sadık köpek 1987’de bir filme bile konu oldu. Bu hüzünlü hikâye çok eskilerde kaldı belki ama Türkiye’de de benzer hayvan heykelleri kaldırımları süslüyor. Fenerbahçe Dalyan’daki kedilerin dostu Tommy’yi, heykeltıraş Ümit Öztürk, Ziverbey’deki kedi Tombili heykelini heykeltıraş Seval Şahin ve son olarak Modalıların kalbinde ayrı bir yeri olan Tarçın’ı ise heykeltıraş İskender Giray ölümsüzleştirdi. 18 yaşındaki Tarçın, bir aracın çarpması sonucu ölse de o artık hep yattığı köşede yerini aldı. Heykeltıraş İskender Giray ile hayvan dostu için yaptığı heykeli ve çalışmalarını konuştuk. HT Cumartesi'den Ekin Türkantos'un haberi...

Tarçın’ı tanıyor muydun, iletişiminiz nasıldı?
Her sabah selamlaştığım sokak hayvanlarından biriydi. Benim köpeğim Paşa’yı pek sevmezdi. Her sabah önünden geçerken havlar, benden “Günaydın”ı alınca tekrar yatardı. Sanki benim hatrıma Paşa’ya tahammül ediyordu. Ben de en çok, bana da yüz vermeyen ama tahammülü olan hafif cadı karakterini seviyordum.

Heykellerini Modalılar ve yolu Moda’ya düşen insanlar zaten biliyor. Ama Tarçın’ı heykelleştirme fikri ne zaman aklına düştü?
Tarçın’ı son yıllarında geceleri evinde misafir eden Sennur Ulugönül ve Moda’daki hayvanlarla gönüllü ilgilenen Mine Vural bana geldiler. Bunun Hayvan Hakları konusuna dikkat çekebileceğini düşündüm. Belediyeden bütçe arayışımız oldu, maalesef sonuç bulmadı. Heykeli önceden konuşulan noktaya koydum. Hayvansever Muhtarımız Zeynep Ayman ve belediyemiz de istediğimiz yer ve yerleştirme aşamasında destek verdi.

Sence semtlerle bütünleşen hayvan heykellerinin olması neden önemli?
O sevgiyi, aramızdaki iletişimi çocuklarımıza anlatmaya yardımcı olur. Mesela Büyükada’ya, güneşin altında atı kırbaçlayan faytoncu heykeli yapsak çok ses çıkar. Ancak büyük çoğunluk bu manzarayı sürekli görmek istemeyeceğinden heykel orada kalsın istemezler. Dolayısıyla olabilecek bir proje değil. Faytoncular ayağa kalkar. Ama aslında öyle değil. Adam atına can değil, mal olarak bakıyor. Parasını verince kendini sahibi sanıyor. Yaşam üzerine düşündürülmemiş bir adam. Ama koysaydık heykeli, yazsaydık altına yıllar içinde kaç hayvanın o yokuşu tırmanırken acı çekerek öldüğünü, adada 2 faytoncu nesli bunu her gün görseydi, toplum bununla yüzleşseydi, bir daha bu hata yapılmazdı. Bunun örnekleri var. Toplumlar kendi hatalarını heykellerle tarihe kazımışlar. Ama biz maalesef hatalarımızla yüzleşmeyi sevmeyen bir toplumuz.

Hachiko’nun filmi bile çekildi. Türkiye’de de çekilemez mi?
Çekilir tabii, çok da güzel olur. Tarçın için bir belgesel hazırlığı var. Heykeli yerleştirirken bir bey sokak köpekleriyle ilgili belgesel çektiğini söyledi; onu merakla bekliyorum. Hayvanlarla ilişkiniz ne kadar derinleşirse sizi o kadar şaşırtırlar. Yüzdeye vurduğumuzda İstanbul’da kırmızı ışıkta durup yeşilde geçen yayadan çok sokak hayvanı olabilir. Akıllılar, her birinin duygusal dünyası, tercihleri, travmaları var. Neden hikâyeleri çekilmesin?

Hayvanlar için üretmek sana nasıl hissettiriyor?
Üretimimde bir konuya ufak da olsa değer katabiliyorsam tatminim yükseliyor. Tarçın heykeli özelinde konuşursak, eğer Hayvan Hakları Kanunu’nun çıkması için kaba bir damla koyduysak, en mutlu insan ben olurum. Söz verildiği üzere kanunun çıkmasını bekliyoruz. Aksi takdirde emin olun ki bugün hayvana tecavüz eden bir sapık insana da edebilir.

Sen de hayvan besliyor musun ya da atölyende misafir olanlar var mı?
Bizimle hayatı paylaşan Paşa adında bir köpeğimiz var. Çok ilginç, Tarçın’ı yaparken Tarçın’ın yakın arkadaşı Bonbon geldi bir defa. Burnunu kapıma dayamış camdan bana bakıyordu. Kapıyı açtım, içeri girdi, Tarçın’a bakmaya başladı. Uzun süre izleyip gitti. Benim için çok garip bir andı.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000
2000