Pereira'nın iki yüzü
Önce 'hücum futbolu' vaad etti... Ardından ortaya çıkardığı 'sıkıcı oyunu' savunmaya başladı... Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira'ya kulübün DNA'sını hatırlatan otoriteler, "Seyirci sadece şampiyonluk değil, iyi futbol ister" dedi
Fenerbahçe Teknik Direktörü'nün futbol anlayışı 5 ayda 180 derece değişti..
ÖNCE NE DEDİ?
11 HAZİRAN 2015: Ofansif, agresif, oyuna hükmeden ve dominant bir oyun oynamak istiyoruz. Taraftarlar sahada bu şekilde oynayan bir takım görmek ister. Göze hoş gelen oyunu, pasa dayalı oyunu sergilemek istiyoruz. Büyük kulüplere hücum futbolu ve oyunu domine eden bir futbol yakışır. Hücum futbolunu tercih edeceğiz ve agresif oynayan bir takım ortaya çıkaracağız. Biz goller atacağız ve savunma yaparken de agresif bir oyun ortaya koyacağız.
SONRA NE DEDİ?
8 KASIM 2015: Bu ülkedeki insanların çoğu iyi oynamayı, fazla pozisyona girip ama rakibe de fazla pozisyon vermek olarak görüyor. Futbolu tenis maçı gibi görmüyorum. Bazı maçlarda top bir o kalede, bir bu kalede oluyor. Böyle oynayan takıma da iyi deniliyor. Bu benim için taktik ve organizasyon eksikliğidir. İyi oynamak; topu kontrol etmek, oyunu domine etmek ve rakibe pozisyon vermeden pozisyon üretmektir.
✗ Fenerbahçe’ye imza atarken “Büyük kulüplere hücum futbolu ve oyunu domine eden bir futbol yakışır. Biz hücum futbolunu tercih edeceğiz ve goller atacağız” dedi ama; ortaya, kazandığı 7 maçın 5’ini tek farkla alabilen, 11 haftada 16 gol bulabilen bir takım çıktı. Hem de Van Persie, Fernandao, Nani ve Diego gibi isimlere karşın!
✗ 5 ay bile geçmedi, ‘konuştuğu gibi’ oynatamayınca, oynattığı gibi konuşmaya başladı! Konya galibiyeti sonrası, biraz da Türk futbolunu aşağılayarak “Bazı maçlarda top bir o kalede, bir bu kalede oluyor. Bu ülkede böyle oynayan takıma da iyi deniliyor. Futbolu tenis gibi görmüyorum” dedi, futbol otoriteleri bu sözlerle şaşkına döndü.
OTORİTELER NE DEDİ?
HALİL ÖZER | OYNANAN FUTBOL DNA'YA AYKIRI
Bu durum Vitor hocaya garip gelebilir. Hem lig ikincisi, hem Avrupa’da devam ediyor ama yerden yere vuruluyor. Garip gelmesi normal. Ama şöyle bir sıkıntı var. Orası Fenerbahçe Kulübü. Bu kulüp futbolu güzelleştirme adına 50 yıl önce Brezilya’dan Didi’yi getiren bir kulüp. F.Bahçe’nin DNA’sında böyle bir futbol görüşü varken Pereira’nın oynattığı ilkel futbol karşısında gösterilen tepki bana göre çok normal. O zaman sezon başındaki ‘Hücum futbolu oynayacağız’ sözleri bir aldatmacaydı. Bir futbolsever olarak Fenerbahçe maçlarını 5 dakika bile izlemek sıkıcı geliyor. Benim futbol zevkim için Pereira’nın futbol görüşlerine ihtiyacım yok. Pereira’nın Robin Van Persie’ye Batuhan Karadeniz muamelesi göstermesi, adamı neredeyse yok etmesi bile onun yetersizliğinin en büyük göstergesidir. Fenerbahçe eğer Pereira’yı göndermeyecekse o zaman Van Persie’yi devre arasında acil olarak bir başka kulübe göndermeli. Çünkü adama gerçekten yazık olacak.
SERDAR ALİ ÇELİKLER | 1-0'A OYNAMAKTA AYIP DEĞİL!
Vitor Pereira benim en sevmediğim şeyi yapıyor. Eylem ve söylem birlikteliği yok. Haberinizde hazırladığınız gibi bir çok örnek verilebilir. Evet, ‘savunmacı’ olmak, 1-0’a oynamak ayıp değildir. Tam dersi saygıdeğer bir düşüncedir. F.Bahçe’nin genlerine uyup uymaması bu aşamada önemli de değildir. Elbette ki, Fenerbahçe ‘yakışıklı futbol’ sever. Önemli olan bu değildir. Önemli olan F.Bahçe’nin başında ‘ciddiyetsiz’, ‘eylemsöylem birlikteliği’ olmayan, basın toplantılarında bile, hatta gol sonrası top toplayıcılara sarılmasından bile samimiyetsizlik akan bir ‘tiyatrocunun’ bulunmasıdır.
İBRAHİM YILDIZ | YALNIZCA SKOR KABUL GÖRMÜYOR
Pereira geldiği günlerde Fenerbahçe taraftarına ‘umut’ vadetmiş ve iyi futbol sözü vermişti. Fakat geçen süre içinde söylediklerinin hiçbirini gerçekleştiremedi. Üstelik, takım önceki yıllardan da kötü bir sergileyerek herkesi hayal kırıklığına uğrattı. Kadro seçimi, oyuncular arasındaki iletişimi, takımın hazırlanışı ve taktiksel anlayışının artık çağdaş futbolun çok gerisinde olduğu ortaya çıktı. Dünya yıldızlarından oluşan futbol takımına Portekizli’nin zayıf kaldığı gerçeğini Fenerbahçeli yöneticilerin kabul etmesi gerekir. Ve bir an önce bu takımın başına bu yıldızları oynatabilecek üst düzey bir teknik adam bulunmalıdır. Yoksa bir süre sonra tribünler boş kalır. Çünkü Fenerbahçe taraftarına sadece tabela yetmez.
MEHMET DEMİRKOL | DEVLER LİGİ'Nİ KAZANSA DA GÖNDERİRİM
Açıkcası Konyaspor maçının ardından yaptığı basın toplantısında Pereira’nın ne anlattığını çok anlamadım. Kendisinin de anladığını sanmıyorum. Pozisyon vermeme üzerine övüyor takımını. Ama bu takım rakibe pozisyon vermemek için kurulmadı. Nani, Van Persie, Fernandao, Volkan Şen ile bu takım hücum etmesi gereken bir takım. Böyle bir takım kaleye ilk şutunu 55’te atan, gole kadar ceza alanına girmeyen bir oyun sergiliyorsa bunu nasıl beğeneceğiz bilemiyorum! Benim defansif oyunla ilgili bir sıkıntım yok. Ama bunu güzel oynayan bir sürü takım var. Sen 70 dakika pozisyon bulamıyorsan bunun defansif oynamakla değil, hücum yapmamakla ilgisi var. Oynamıyorsun demektir bu. Bana ‘Pereira böyle oynatarak kesinlikle Şampiyonlar Ligi’ni kazanacak’ deseler, Şampiyonlar Ligi’ni kazandığı gece kovarım. Çünkü ne kazanırsak kazan bu takımı kimse izlemez.
ALİ GÜLTİKEN | TARAFTARI BÖYLE MUTLU EDEMEZ
Futbolda başarıyı elde edebilme diye bir süreç var. Tabii ki savunma futboluyla da başarılı olunabilir. Bu futbolun içinde olan bir şey. Ama büyük takımlar bu şekilde oynayarak taraftarını mutlu edemez. Bu futbolu Pereira değil hangi hoca oynatırsa oynatsın eleştiri alır. Çünkü büyük takım futbolu, agresif, atak ve baskılı oynamaktan geçen. Seyirci buna alışıktır. Ayrıca sezon başında hücum futbolu oynayacağını kendisi beyan etti. Kendi felsefinde açıkladığı bir kelimeydi bu. Siz eğer böyle bir şey söylüyorsanız, üzerine takıma da böyle yatırım yapılıyorsa bunu beklemek normaldir.
YILMAZ VURAL | SANKİ KENDİ KUYUSUNU KAZIYOR
Sayın Pereria’nın geldiği dönemde oynatmak istediği futbolla ilgili demeçleri de F.Bahçe taraftarının görmek istediği futbolu tarif ediyordu. Fakat bu söylemleriyle uygun olmayan bir futbol çıktı ortaya. Ligde 2 puan farkla 2., UEFA’da gruptan çıkma şansı yüksek bir takım var. Ancak maçlar oyun değil oyuncuyla kazanılıyor gibi bir hava var. Son demecinde ise Türk futbol kültürü ve Türkiye ile alay eder gibi konuştu. Sanki kendi kuyusunu kazıyor. Sen kimsin? Senin ülkenin futbol anlayışı ne? Biz de Portekiz’e gidip maç izliyoruz. Orada 3 takım futbol oynar, gerisi mahalle takımı! O sözleri Türk antrenör olarak beni incitti. Onun beğenmediği Türk antrenörlerden Mustafa Denizli de, Aykut Kocaman da, Ersun Yanal da bu takımı şampiyon yaptı. F.Bahçe’nin başına gelen hoca, şampiyonluk şansı en yüksek hoca zaten. Unutmayalım ki Olympiakos’u şampiyon yapmasına karşın defansif futbol oynattığı için Yunanistan’da onunla çalışmadılar. Anlaşılan buradan gidecek ve gittikten sonra da çok iyi anılacak bir antrenör olmayacak.
HASAN ŞAŞ | DEĞİŞİMİN NEDENİ HAYALLER VE GERÇEK
Vitor Pereira, Fenerbahçe’ye gelmeden önce sanıyorum Türkiye konusunda pek bilgi sahibi değildi. Oluşturulacak kadroyu gördü, Van Persie, Nani, Fernandao, Volkan Şen ile bambaşka bir şey hayal etti. Baştaki demeçlerinin nedeni de bence buydu. Ancak bu hayallerin gerçekle uyuşmadığını görünce bugünkü anlayışa dönüş yaptı. Kabul etmek gerekir ki, bu metodla da şampiyonluk mücadelesi verebilirsiniz. Belki şampiyon da olabilirsiniz. Ancak böylesine önemli yıldızların bu futbolu oynamaktan sıkılacağını düşünüyorum.
SON 6 ŞAMPİYNLUĞUN TÜMÜNÜ ATARAK ALDI
Peki Pereira’nın savunduğu ‘defansif futbol anlayışı’ Fenerbahçe’ye başarı getiriyor mu? Bunun için Sarı-Lacivertli ekibin 2000’den bu yana elde ettiği son 6 şampiyonluğa bakmak yeterli. Zira Fenerbahçe, Mustafa Denizli (2001), Christoph Daum (20004 ve 2005), Arthur Zico (2007), Aykut Kocaman (2011) ve Ersun Yanal (2014) ile ulaştığı 6 şampiyonlukta da ligin en çok gol atan takımı olarak bu başarıyı kucakladı. Ve bu 6 sezonun sadece 2’sinde (2004-05 ve 2006-07) ligin en az gol yiyen takımıydı!