HT PAZAR / Nazenin TOKUŞOĞLU
Futbolda kibarlığın, asaletin, centilmenliğin son kalesiydi o. Taraflı herkesin başkanı, futbolla alâkası olmayanların abisiydi. “İyi insan olmadan iyi Beşiktaşlı olunmaz” derken farkında olmadan Türkiye’yi birleştirebilecek potansiyelde bir cümle kurmuştu aslında. Hatta iyi insan olmak için kişisel gelişim kitaplarının içinde boğulmaktansa Süleyman Seba’nın başkanlığa vedasının tam metnini tavsiye ederim.
Doğduğunda BJK 23 yaşındaydı, Cumhuriyet 3... Beşiktaş onu büyüttü, o da çiçeği burnunda bir ülkenin yeniye, doğruya, çağdaşlığa aç genç neslini, her biri öz evladıymış gibi yetiştirmeyi, yatlara, spor arabalara tercih etti. Bir jenerasyonun Beşiktaşlı olmasının sebebi de Seba’dır. Ben de onun başkanlık yaptığı dönemde futbolu Metin-Ali-Feyyaz’ın, Oğuz- Aykut-Rıdvan’ın Semih-Cüneyt-Uğur’un derin katkılarıyla sevmeye başlayan şanslı nesildenim. Ve diyorum ki umut hep var. “Aman bize ne Beşiktaşlı” diyecek kadar kalbi taşlaşmış fanatiklerin bile, farkında olmadan, renklerden bağımsız bir bilinçaltı duygu patlamasıyla gözlerindeki yaşlara engel olamadığını gördüm.