Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Röportajlar Cansu Kurtçu ve Fettah Can HT Magazin'e konuştu

        HT MAGAZİN / Ömür SABUNCUOĞLU

        Cansu Kurtçu ile Fettah Can dile kolay 8 yıllık birlikteliklerini nikâh masasına taşıdılar. Masal gibi bir düğünle evlendiler. Söz yazıp, besteleyip şarkı söylüyor ve eserlerini sanatçı dostlarıyla paylaşıyorlar. İkisinde de ego yok, belki de aynı mesleği yapıp ünlü olmalarına rağmen birbirlerine böyle büyük bir aşkla bağlı olmalarının sırrı burada gizli...

        ■ Nasıl gidiyor evlilik?

        Cansu Kurtcu: Aslında 8 senenin verdiği bir alışkanlık olduğu için biz pek bir şey anlamadık.

        Fettah Can: Parmağımızda bir yüzük oldu ve resmiyet kazandı. Onun dışında hayatımızda bir şey değişmedi.

        ‘KARARLARIMIZ HEP ORTAKTIR’

        ■ Erkekler evlilik yüzüğünü takmayı pek sevmez.

        F.C: Ben normalde de yüzük takmayı çok severim. Evlilik yüzüğü de güzel, benim için değişik oldu.

        C.K: Çok sevdi, düğünden beri bakıp bakıp duruyor, fotoğrafını çekiyor. (Gülüyor)

        ■ Nikâhta ayağa basma durumunuz çok eğlenceliydi.

        F.C: Uğraştım ama ayağını bulamadım.

        C.K: Gelinliğimin altında bir şey var, bir baktım ayakları. “Basamazsın” dedim ve ben bastım. (Kahkahalar)

        ■ Bu durumda, artık evde senin sözün mü geçecek?

        C.K: Zaten yani... (Gülüyor) Şaka bir yana evdeki sözlerimiz ve kararlarımız hep ortaktır. Ama son sözü erkek söyler ve “Tabii hayatım” dermiş ya, bu durum doğruymuş.

        F.C: Ama öbür türlü mevzu uzar. Kadının doğasında tartışmaya devam etmek var.

        C.K: Ben de öyle dır dır eden bir kadın değilimdir.

        ■ Değil midir?

        F.C: Değildir. Birbirine yakın şeyler düşündüğümüz için pek problem yaşamıyoruz. Özel hayatımızda da işte de ortada buluşuyoruz. Zevklerimiz de ortak olduğu için 8 senedir çok şükür bir sıkıntı olmadı.

        ■ O zaman, ‘Evlilik bir şeyleri değiştirdi’ sözü sizin için geçerli değil.

        C.K: Allah izin verir de bir çocuğumuz olursa değişir.

        F.C: Uçlarda yaşamıyoruz, hayatı sakin karşılamaya çalışıyoruz. Ama çocukla birlikte her şey değişebilir.

        ‘ANNE OLMAYA HAZIR DEĞİLİM’

        ■ Anne olmaya hazır mısın Cansu?

        C.K: Tabii ki değilim. (Gülüyor)

        F.C: O belli olmuyor. Önemli olan sağlıkla dünyaya gelmesi. Kısmet. Yaşıtım olan arkadaşlarımın hep çocukları var, çok hoşuma gidiyor. Çocukları seviyorum.

        C.K: En iyi tekne gibi, en iyi çocuk da arkadaşının çocuğu. (Gülüyor) Bir sene daha duralım, evliliğin tadını çıkaralım. Çocuk özlemim ve isteğim şu anda yok. Belki de birçok şeyin henüz başında olmamdandır. Kendi açımdan belki biraz bencilim.

        ■ Ne gibi?

        C.K: Evlenirken aklıma, “Acaba annemle babamın eskisi gibi çocuğu olmayacak mıyım?” sorusu geldi. (Gülüyor) Onlara çok bağlıyım ve tek çocuğum.

        ■ Cansu’nun en kötü huyu ne?

        F.C: Evden çıkamamak.

        C.K: Nasıl abartıyorsun.

        F.C: “Saat 20.30’da çıkacağız” dediğimizde, mutlaka 15 dakika geç çıkıyoruz, bazen yarım saat. Ben tezcanlıyım. Ne yapayım; deliriyorum.

        C.K: Fettah’ın sevmediğim bir huyu yok. Ama iş konusunda çok tartışırız. Çok rahat davranıyor. Ben de tam tersi her şey kontrolüm altında olsun isterim.

        ■ Kıyafetlere karışır mısınız?

        F.C: Karışır. Hep “Şunu giy, bunu giyme” der.

        C.K: Çünkü o konuda çok rahatsın. Bıraksan konsere de eşofman ya da şortla çıkar.

        ■ Kıskançlık var mı?

        C.K: Hiç kıskanç değilimdir.

        F.C: İlişkide güven çok önemli. İkimizin de işlerinden dolayı dışarıda olduğumuz akşamlar oluyor ama bu hiç sıkıntı yaratmıyor. ■ Kim güzel yemek yapar?

        C.K: Ben çok iyi yemek yaparım. F.C: Salata ve mangalda iddialıyım.

        ‘KOMPLEKSSİZ İNSANLARIZ’

        ■ İkinizin de müzisyen olması avantaj mı dezavantaj mı?

        F.C: Bence avantaj. Çalışırken birimizin göremediğini diğeri görüyor.

        C.K: Egonu kapının dışında bırakınca problem olmuyor.

        F.C: Komplekssiz insanlar olduğumuz için sıkıntı yaşamıyoruz.

        ■ Birbirinize yazdığınız en özel şarkı hangisi?

        F.C: Tanıştığımız andan itibaren yazdığım bütün şarkıların içinde Cansu var. Öyle ayrı bir şarkı yok.

        C.K: Kızgın olduğum bir dönemde ‘Yalanlar Cumhuriyeti’ni Fettah’a yazmıştım. O da söyleyince saçma bir durum oldu.

        ■ Düğününüz çok eğlenceliydi ve ünlüler geçidine dönmüştü.

        F.C: Herkes çok eğlendi, bizim için de şahaneydi.

        C.K: 5 dakika oturmadım, hep oynadık. Düğünün enerjisini gelin verirmiş. “Sen o kadar oynamasaydın eğlenmezdik’ dediler.

        ■ Evlenince isimle soyadlar çok uyumlu oldu.

        F.C: Cansu Can. Aaa hâlâ kimlikleri değişmedik biz.

        C.K: Aşkım hiç problem değil. (Gülüyor) Kendi soyadım Can olsaydı, eminim annemler Cansu ismini koymazdı. Absürd bir duruma düştüm. Tam sahne ismi oldu.

        ■ Abartma canım.

        C.K: Yasemin Yalçın’ın canlandırdığı ‘Cansu Cancan’ diye bir karakter vardı. Çok gülüp, onun taklidini yapardım. Gülmemek lazımmış. (Gülüyor) Kendi soyadımı da kullanacağım, kimliğimde Can yazacak.

        ■ En kısa zamanda küçük Can’ı kucağınıza almanız dileğimle o zaman...

        C.K: Onun adı da Can Can olsun. (Kahkahalar) Komedi dans üçlüsü gibi bir aile oluruz. ‘Cansu Can tam sahne ismi oldu’

        ‘4 kez evlenme TEKLİF ETTİ’

        ■ Romantizm ne durumda?

        F.C: Yazdığım şarkılarda evet ama özel yaşamımda öyle miyim bilmiyorum.

        C.K: Değilsin, ben de değilim. Benim için romantizm hayatı paylaşmayla başlıyor. Beni mumlarla ve gül yapraklarıyla değil, hayat mücadelenle etkileyebilirsin. Biz profesyonel romantiğiz. (Gülüyor)

        F.C: Yok canım o kadar da değil.

        ■ Evlilik teklifi romantik miydi?

        F.C: Ben kaç kez evlenme teklifi ettim ya!

        ■ Kabul etmedi mi?

        F.C: Etti aslında da mesafe girdi hep araya.

        C.K: “Şu işimizi de yapalım” derken öteledik.

        ■ Genelde erkeğin evlilikten kaçtığı söylenir. Sizde tam tersi olmuş.

        F.C: Normalde öyle olur ama benim yaşım geçiyor. 40 yaşına geldim.

        C.K: O büyük itiraf geldi. Ama 40 yaş genç bir yaş daha aşkım.

        ■ Kaç kere evlenme teklif ettiniz?

        C.K: Ben söyleyeyim; 4. İlki birinci haftamızda. Sonra bir gün evde otururken 5 günlük solmuş papatyayı içeriden alıp balkona yanıma geldi. Ayaklarıma kapanıp “Aşkım aşkım benimle evlenir misin?” dedi. (Gülüyor)

        F.C: İşte ciddiyetini anla, solmuş papatyalarla geldim. (Gülüyor)

        C.K: Asıl olan üçüncüsüydü ve çok resmiydi. Annemlerde yemekteydik. Benim doğum günümdü. Cebinden yüzüğü çıkardı ve “İzninizle Cansu’ya evlenme teklif etmek istiyorum” dedi. Annem orada kalpten gidiyordu.

        F.C: Dördüncüde de babaanneler filan vardı.

        C.K: Aşkım senin hayatın bana evlenme teklif etmekle geçmiş. (Gülüyor)

        ■ Resmi teklif kaç yılında olmuştu?

        C.K: 2007 yılıydı.

        ■ 7 yıl sonra “Evet” dedin yani.

        C.K: Erken mi davrandın diyorsun? (Kahkahalar)

        F.C: Biraz daha dursak biz patlayacaktık aşkım. (Kahkahalar)

        ■ Kız isteme törenini merak ettim şimdi.

        C.K: Kahveyi yaptım, tuzunu da koydum ama ablası içirmedi, kıyamadı.

        ‘Sevgi ve güveni hiç kaybetmedik’

        ■ Size göre aşk nedir?

        F.C: Frenleri patlamış, bayır aşağı giden bir kamyon. Durduğu yere kadar gidiyor. Aşk bitmeye mahkûm, bir hastalık. Vücudun standart dışı davrandığı bir şey. Devamlılığı sevgi ve saygıyla sağlanıyor. Bunları kaybetmezseniz kalıcı olabiliyor.

        C.K: Aşk, mantıksızlık aslında. Mantığın devre dışı kaldığı ruhsal bir hastalık.

        ■ Aşkın 3 yıl sonra bittiği söyleniyor. Sizin 8 yıl olmuş, durum ne?

        F.C: İnsan kendini her gün yeniden âşık edebilir ama ilk anki gibi asla olamayacağını düşünüyorum.

        C.K: İki tarafın da karşısındaki kişiyi heyecanlandırıp tekrar âşık edebilmesi için çok efor sarf etmesi lazım. Biz sevgi, bağlılık, inanç ve güveni kaybetmedik. Bizi bu ayakta tutuyor.

        BURÇLAR

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa