"Dostluklar yozlaşmaya kurban gitti"
Ünlü oyuncu Berat Yenilmez, HT MAGAZİN'e açıklamalarda bulundu
HT MAGAZİN
Seksenler dizisinde canlandırdığı ‘Pastacı Sami’ karakteriyle evlerimize konuk olan Berat Yenilmez, dizinin Kuleli Askeri Lisesi’nde gerçekleştirilen çekimlerinin ardından HT MAGAZİN’e samimi açıklamalarda bulundu.
Kuleli Askeri Lisesi’nde bulunmak nasıl bir duygu?
80’lerde bir dönemi anlamlı bir şekilde ekranlara yansıtma özelliğimizin yanına bir de Kuleli Askeri Lisesi’nde çekim yapmanın gururunu da yaşıyoruz. Burası çok özel bir kurum. İçeriye girdiğiniz andan itibaren o yoğunluğu hissedebiliyorsunuz. İnsan kendisini burada sergilediği her davranışına dikkat etmek zorunda hissediyor. Çünkü zamanında bu mekândan çok önemli komutanlar çıktı. Günümüzde de onlar gibi olmak isteyen pırıl pırıl gençlerle tanışma fırsatı buldum. Bu benim için büyük bir gurur ve mutluluk.
80’lere değinecek olursak. Canlandırdığınız karakterin etkileri günlük hayatınıza sirayet ediyor mu?
Seksenler’de canlandırdığım Sami Bey karakterini işi bittiğinde bir önlük gibi çıkarıp asıyorum. Zamanı geldiğinde yeniden sırtıma geçiriyorum. Bu profesyonelliğin bir gereği. Ancak beni seven ve takip eden arkadaşlarım ve aile dostlarımla muhabbet ettiğimde Pastacı Sami karakteri ile ilgili konuşmalar, şakalaşmalar illaki oluyor.
Sami Bey karakterinin size getirileri neler oldu?
İnsanların beğenip kabul ettiği bir karakteri canlandırıyor olmak sizin bir anda ülkenin dört bir tarafında tanınmanıza sebep oluyor. Hal böyle olunca güzel ilişkiler, dostluklar kurabiliyorsunuz.
‘TIYATRO ILE DEVAM EDERDIM’
Geçmişi canlandırmak zor olmuyor mu?
Seksenlerde 10-11 yaşlarında olduğumdan o dönemle ilgili ciddi bir bilgiye sahibim o yüzden benim açımdan hiç zor olmuyor. Yapımcı ve senaristlerimiz bize en doğru donelerle geliyorlar. Bu yüzden hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz, oldukça keyif alıyoruz.
Peki geçmiş ile günümüz arasında ne gibi farklar görüyorsunuz?
Günümüzde insanlar oturduğu yerden dünyanın bir ucunda bulunan yakınlarıyla internet aracılığıyla görüşebiliyor. Teknolojinin bu denli ilerlemesiyle geçmişteki o eski dostluklar, samimiyetler, karşılıksız sevgiler, güven gibi önemli kavramlar sarsıldı. Hatta biraz daha ileriye gidip bu çağın yozlaşmasına kurban gittiklerini söyleyebilirim.
Seksenler’de yer almamış olsaydınız oyunculuk kariyeriniz nasıl şekillenirdi?
Seksenler ve Birol Güven’in benim hayatımın akışının değişmesindeki rolü yadsınamaz. Benim asıl mezun olduğum yer tiyatro. Hem burada hem yurtdışında bunun eğitimini aldım. Seksenler dizisinin oyuncu kadrosunda yer almamış olsaydım kariyerime büyük ihtimalle tiyatro ile devam ederdim.
‘YALNIZCA IKI GÜN ÇALIŞIYORUZ’
Birçok dizi oyuncusu setlerde köle gibi çalışıyor. Sizde böyle bir şey söz konusu mu?
Biz çok şanslıyız çünkü Türkiye’nin en iyi yapımcısı olan Birol Güven ile çalışıyoruz. Diğer oyuncu arkadaşlarımızı kıskandırmak istemem ama bizim setimiz sabah 10.30’da başlayıp akşam 7.30-8.00 gibi bitiyor. Haftanın yalnızca iki günü çalışıyoruz. Biz bu konuda gerçekten çok şanslıyız.
Son dönemde yarışma programlarının dizilerin önüne geçtiği yönünde yorumları yapılıyor. Sizce de geçti mi?
Televizyonlardaki yarışma programlarının gerektiği gibi yapılıp yapılmadığı tartışmaya açık bir konu. Televizyonda dönem dönem yarışmalar dönem dönem de diziler ön plana çıkıyor. Mesela bir dönem ağa ve gençlik dizileri meşhurdu. Bunun arz talep meselesi olduğunu düşünüyorum. Şu sıralarda yarışmalar ve kuşak programlarına daha çok ilgi var.
"ÖNEMLİ OLAN KARAKTER OYUNCUSU OLMAK"
Önümüzdeki dönemde oynamak istediğiniz bir karakter var mı?
Doğal olarak herkesin hayalinde bürünmek istediği bir karakter vardır. Ben bir oyuncu olarak hayatımda her zaman karakter oyuncusu olmayı örnek aldım. Benim için önemli olan karakter oyuncusu olmaktır. Kendimi geliştireceğime inandığım benim hayatıma ve kişiliğime katkısı olacak her türlü karakteri oynamak isterim.