"Miss gibi olmak için 20 kilo verdim"
Türkiye'nin en güzel kızı Açalya'dan Habertürk'e özel...
Mustafa BÜYÜKSİPAHİ - HT MAGAZİN
Duru gülüşü ve muhteşem fiziğiyle Türkiye'nin en güzel kızı seçilen Açalya Samyeli Danoğlu, kraliçelik tacını doevretmeye hazırlandığı bu günlerde HT Magazin'e konuştu. Danoğlu kıyasıya rekabetin yaşandığı yarışmayı akışına bıraktığını ve kraliçelik ihtirasına kapılmadığını söyledi.
- Türkiye'nin son güzellik kraliçesisin. Herkes de senin bu unvanı fazlasıyla hakettiğini söylüyor. Peki sana göre güzellik kavramı nedir?
Klasik olacak ama güzellik hem bir bütündür hem de görecelidir. İnsanın gülüşü, oturması kalkması, insanlarla iletişimi ve daha birçok her şey güzelliği oluşturan unsurlardır. Dış görünüm önemli ama bütün her şeydir.
- Güzelliği bir bütün olarak tanımladın ve güzelliği oluşturan bazı unsurlar saydın. Sence bu saydıklarından hangilerini barındırıyorsun kendinde?
(Gülüyor). Beni Miss Turkey jürisi değerlendirdi. Kendim için bir değerlendirme yapmam yanlış olur. İnsanlara karşı her zaman duyarlı olduğumu düşünüyorum. Doğru olmaya çalışıyorum. Bunu başkaları değerlendirsin. 'Ben böyleyim şöyleyim' demek şık olmaz.
- İyi bir insan mısın her şeyden önce. Kendini sorgular mısın neyi doğru neyi yanlış yaptım diye?
Evet çok sorguluyorum kendimi. Geceleri yatağıma uzandığımda gün içinde neyi yanlış, neyi doğru yaptığımı hep düşünürüm.
- Samimi misin peki bu özeleştiriyi yaparken?
Hem de çok fazla. Özeleştirinin başka türlü hiçbir anlamı olmaz. Çok objektifim.
- Şöhret kavramı senin için geçmişte ne ifade ediyordu şimdi ne düşünüyorsun? Düşlediğin gibi bir şey mi tanınır olmak?
Çok fazla şöhret olduğumu düşünmüyorum. Yarışmadan sonra insanların ilgisinin üzerime yoğunlaştığı doğru ama aşırı şöhretli biri değilim. İlgi arttı haliyle.
- Tatsız bir deneyim yaşadın mı tanındıktan sonra sektöre dair?
Olumsuz birçok şey söyleniyordu ama şimdiye kadar çok olumsuz şeyler yaşamadım. İnsanlar genelde olumlu tepkiler veriyor.
- Sen nasıl sürdürüyorsun peki hayatını?
Gayet normal bir yaşam sürüyorum. Ailemle birlikteyim. Dizi setine gidiyorum, mankenlik yapıyorum.
- Yarışmadan sonra yaşanan süreçte seni neler yordu?
Okuluma eskisi gibi devam edemedim. Adapte olamadım. Bu beni yordu ve üzdü. Zaten hal ve hareketlerine dikkat eden bir insandım ama üzerime artı bir sorumluluk yükü bindi. Her şeyim mercek altına alındı. Attığım her adım gözlemlenince daha dikkat etmeye başladım.
- Eğitimin devam ediyor değil mi?
Evet devam ediyor. İstanbul Üniversitesi'nde Mütercim Tercümanlık Bölümü'nde okuyorum. Almanya'dan geldiğim için o bölümü tercih ettim. Eğitimim devam ediyor ama İşler Güçler dizisinin setinden dolayı biraz ihmal ettim.
- Yakında tacını devredeceksin. Kraliçe olmadan önceki yarışma süreci, kızların mücadelesi nasıldı?
Kamp süreci zordu. 45 gün sürdü. Yarışma psikolojisi herkesi sarmıştı zaten. 24 kızdık. Rekabet ortamını artık siz hayal edin. Herkes birbiriyle bir yarış halinde olduğu için tam yakın olamıyorsunuz. Ben genelde odamdaydım. Çok fazla 'O taç benim olmalı, mutlaka dereceye girmeliyim' ihtirasına kapılmadım. Akışına bıraktım. Elimden geleni yaptım ve kendim oldum. Normalde de içine kapanık biriyim. İnsanlarla konuşmayı severim ama özelime müdahale edilmesine izin vermem.
Burcun ne?
Akrep...
Zor kadınların burcuna mensupsun yani?
Niye öyle söylüyorsunuz üzülüyorum. Hiçbir kötü özelliği yok akrebin...
Yok kötü demedim zaten, güçlü ve zor kadınlardır Akrepler. Haksız mıyım?
Doğru... Zor olduğumu itiraf edebilirim.
Peki genel anlamda mutlu musun? Her şey beklediğin gibi mi gidiyor?
Ailem hep yanımdaydı. Kendimi hiçbir zaman yalnız hissetmedim. Seçimlerime saygı gösteriyorlar. Birlikte kararlar alıyoruz. Bu yüzden çok mutluyum. İyi bir diziyle başladığıma ve iyi bir projenin içinde yer aldığıma inanıyorum.
İşler Güçler dizisine nasıl dahil oldun?
Dizinin yapımcısı Hayri Aslan teklifle geldi. 'Zeynep karakteri için seni düşündüm ister misin?' diye sordu. Önce çekindim çünkü daha önce bir deneyimim yoktu. 'Küçük bir rolle başla sonra eğitimine devam edersin' diye ikna etti. İyi ki başlamışım zaten ekiple de çok iyi anlaştık. Sağolsunlar bayağı destek oluyorlar.
Bir dizide varolduğun için artık oyuncu kategorisindesin. Ama herhangi bir tecrüben yokken başladın. Şimdilerde oyunculuk için neler yapıyorsun?
Her şey aniden olduğu için bir eğitim almam mümkün olmadı. Deniz Yılmaz adlı Ankaralı ile tiyatrocuyla birlikte senaryoya göre çalışıyoruz. Diziden sonra okulunu okuyup, özel eğitim almayı hatta yurtdışına gitmeyi düşünüyorum.
- Oyunculuk konusunda kararlısın değil mi?
Evet evet.. Sevdim.
- Sinema teklifi geldi mi hiç?
Hayır henüz gelmedi. Gelse de bir sinema filminde rol almanın ne denli önemli bir iş olduğunu biliyorum. Siz benden 'oyuncu' diye söz etseniz de ben kendimi henüz oyuncu olarak görmüyorum. Daha yolun çok başındayım. Henüz bu anlamda kendime güvenmiyorum. Önce kendimi geliştirmeliyim. Kolay bir şey değil oyunculuk.
- Şu an 21 yaşındasın. 5-6 sene öncesine gittiğinde şu an içinde bulunduğun durumu hayal ediyor muydun? Ya da şöyle sorayım o zamanki hayallerin neydi?
7-8 önce Almanya'dan Türkiye'ye döndük. Benim hayallerim realite üzerine kuruludur. Dolayısıyla mesleki anlamda araştırmalar yaptım ve Türkiye'ye döndükten sonra İstanbul Üniversitesi'ne girdim. Tercümanlık yapabilirim, bu işi severim diye düşündüm. Gerçekten de sevdim. Simültane çeviri alanında profesyonelleşiyorum. 'Güzellik kraliçesi olayım' diye hiç düşünmedim.
- Tevazu göstererek 'Kendimi henüz oyuncu olarak görmüyorum' dedin. Peki sinemaya dair bir şey yapmak istesen nasıl bir projenin, nasıl bir senaryonun içinde yer almak istersin?
En son Kelebeğin Rüyası'nı izledim. Böyle bir projede olmak isterdim açıkçası. Aksiyon filmleri de bana cazip geliyor. Gerçi insanlar boyumun uzunluğunun dezavantaj olduğunu söylüyor. Bunu avantaja çevirip iddialı bir aksiyon filminde yer almak isterim. Yine aşk filmleri de cazip geliyor.
BANA GÖRE AŞK TARİFSİZLİKTİR
- Aşk filmleri demişken... Sana göre aşk nedir?
Aşkı birçok kişi tarif etmeye çalışıyor ama bana göre aşk tarifsizliktir. Ben âşık olduğumda çok daha farklı bir insan oluyorum. Soğuk bir insanmışım gibi görünsem de âşık olduğumda bambaşka birine dönüşüyorum. Çok çocuk, çok farklı olabiliyorum.
- Kaç kez âşık oldun peki?
Yaşım küçük. Bir ilişki yaşadım. 4 yıllık bir beraberliğim vardı.
- Oyuncu ve model kategorisinde değerlendiriyorum seni. Dolayısıyla formunu çok iyi koruman gerekiyor. Neler yapıyorsun, nasıl besleniyorsun?
Yediklerime dikkat ediyorum. Bir diyetisyenle çalışmıyorum ama olabildiğince dikkatliyim beslenme konusunda. Haftanın iki üç günü spor salonuna gidiyorum. Gerektiğinde tatlı mı da ekmeğimi de yerim. Sadece akşam pek yemek yemiyorum.
GELECEKTE HAYVANLARA YÖNELİK BİR ŞEY YAPABİLİRİM
- Türkiye güzeli olduğun için çok sayıda sosyal sorumluluk projesi geliyordur. Bunları nasıl değerlendiriyorsun? Ya da şöyle sorayım hangilerine dahil olmak istersin? Çok hassas olduğun bir konu var mı?
Almanya'da doğup büyüdüm. Orada her canlıya büyük saygı duyulur. Hayvanlar konusunda da çok hassatır Almanlar. Küçüklüğümden beri hayalim hep bu yönde bir şey yapmak oldu. Biz küçükken Almanya'da değerli bir eşyamızı hayvan barınağına teslim edip bunun karşılığında gezdirmek üzere sahipsiz hayvanları alırdık. Bir süre gezdirdikten sonra tekrar barınağa teslim edilirdi bu hayvanlar. Burada öyle bir şey yok. Hayvanlara yönelik bir şey yapmayı mutlaka isterim.
- Hobilerin nedir? En çok neler mutlu eder seni?
Spor yaptığımda kendimi çok iyi hissederim. Yapımdan dolayı çevremde çok insan yoktur. Daha çok ailemle vakit geçiririm. Dört kardeşim var.
- Türkiye'de ünlü kadınların ilişki yaşamaları zorlaşıyor. Buna katılıyor musun?
Ben henüz 7 – 8 aydan beri tanınıyorum. Dolayısıyla bu konuya dair tespitlerim olamadı. Zorlukları vardır elbet. Erkek ünlü olunca kadının bunu kaldırması biraz daha kolay oluyor. Ama tersi olduğunda iş değişiyor. Türk erkek profilinin durumunu biliyoruz.
- Korkuların var mıdır? Hem içinde yaşadığın seni tedirgin eden hem de geleceğe dair soyut ya da somut olarak var mıdır?
21 yaşındayım. Hayattaki güçlü yönlerimi öğrenmek, bunları keşfetmek istiyorum. Tek korkum bunu keşfedemeden, 'Ben neyim ben kimim' sorularının cevabını bulamadan göçüp gitmek.
- Çok gençsin ama yine de sorayım. Anneliği merak ediyor musun?
Kendimi keşfedip, güçlü yönlerimi iyice idrak edip bir alanda mutlak başarıya ulaştıktan, kariyer anlamında tatmin olduktan sonra tabii ki anne olmayı isterim. Ben büyük bir aileden geldiğim için büyük bir ailemin olmasını istiyorum. Annelik duygusunu da merak ediyorum. Annem cesaretle 4 çocuk dünyaya getirmiş. Ben ise bir erkek bir kız çocuğum olmasını istiyorum.
- İnançlı biri misin?
İnançlı biriyim. Bir şey istediğim zaman dua ederim. Kadere inanırım.
Biraz önce güçlü yönlerimi keşfetmekten bahsetmiştin. İlerlemeyi düşündüğün yolda karşına beklemediğin olumsuz şeyler çıkarsa vazgeçer misin?
Hayır asla vazgeçmem. Ben yarışmardan önce de çok zorluklar yaşadım. Türkiye'ye geldiğimde Türkçem çok kötüydü benim. Özel ders aldım. Geldiğimiz gibi üniversiteye başladım. İlk sene 6 tane zayıf dersim vardı. Sonra git gide azaldı. Çevremdeki insanlar Türkçe'yi çok kötü konuştuğumu söylüyorlardı. Tökezledim, zorlandım. Bu stresli süreçte çok kilo verdim mesela.
- Kaç kilo verdin?
Bir ara 85 kiloydum. Şimdi 65 kiloyum. 20 kilo verdim. Yarışmaya katıldığımda da fazlom olduğunu söylediler. Rekabet ortamında kilo vermek zorundaydım. Hep zorluklar ve mücadele vardı yani. İnandığım şey için mücadele etmeyi seviyorum.
- Senin kafanda varacağın en son nokta, en büyük idealin nedir?
İyi bir insan olmak. Her anlamda iyi bir insan olmak istiyorum. Kendime, çevreme, insanlara yararlı işler yapmak.
- Peki ne yapıyorsun kendi adına daha iyi bir insan olmak adına huzurlu olabilmek adına?
Sağlığıma dikkat ediyorum. Her şeyin başı sağlık bunu çok önemsiyorum. Eğitimime devam ediyorum. Üniversite insanı zaten her anlamda geliştiriyor.
Açalya'ya dair KISA KISA
Yaşlandığında sakin bir beldede yaşamaya, evcil hayvan bakmaya 'Hayır' diyemeyeceğini söylüyor.
Astrolojiyle uzaktan yakından ilgisi yok.
İstanbul Üniversitesi'ndeki siyasi hareketliliğin farkında ama o sadece dersleriyle ilgileniyor.
Bir dizide oynuyor ama ama dizi izlemeye vakit bulamıyor.
Gelecekte oyunculuk dışında daha çok verim alabileCeği bir işin de onu mutlu edeceğini belirtiyor.
Sıkı bir Galatasaraylı.... Takımını Real MadriD karşısında canı gönülden destekleyecek.
Kendisini duygusal biri olarak tanımlıyor.
Sık sık kitap okuyor. Duygusal olduğu için de genelde aşk romanları. Son okuduğu kitap Canan Tan'ın Hasret'i.
Kesinlikle sigara ve alkol tüketmiyor.
Müzik dinlemeye bayılıyor. Stresli anlarında müzik dinliyor ve kitap okuyor.
En büyük çılgınlığını dövme yaptırmak olarak açıklıyor.
Şansa inanıyor.
Yeni nesil oyuncular arasında Çagdaş Onur Öztürk, Rıza Kocaoğlu, Farah Zeynep Abdullah ve İrem Sak'ı beğeniyor.