Baba-kız aynı okulda aynı bölümde okuyor
Ziya Şark Sofrası Restoranları'nın sahibi 54 yaşındaki Ahmet Bingöl üniversiteden mezun oluyor
Zafer AKBAŞ / HT MAGAZİN
Ziya Şark Sofrası Restoranları'nın sahibi 54 yaşındaki Ahmet Bingöl, azmetti önce dışarıdan ortaokul ve liseyi bitirdi. Ardından hırs yapıp Gelişim Üniversitesi'nde İçmimarlık Bölümü'ne girdi. Bu yıl dördüncü sınıfta olan Bingöl mezuniyete hazırlanıyor. Üstelik kızı Zeliha da aynı üniversitede anyı bölümde 2. sınıfta okuyor. Baba-kız sabahları birlikte okula gidiyorlar.
8 şubesi olan 500 kişinin çalıştığı Ziya Şark Sofrası Restoranları Yönetim Kurulu Başkanı 54 yaşındaki 6 çocuk babası Ahmet Bingöl, yıllar sonra çocukluk hayalini gerçekleştirdi. Urfa'da orta 1'i terk edip hayat şartlarından İstanbul'a gurbete gelen Bingöl'ün içinde eğitim hep ukte olarak kaldı. Yıllar sonra kafasına koydu önce ortokul ve liseyi dışarıdan okudu. Ardından üniversite sınavına girdi ve Gelişim Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü'ne kaydoldu. 4 yıl boyunca her sabah okula gidip dersleri takip etti. Bu yıl okuldan mezun olmaya hazırlanıyor. Üstelik, Bingöl'ün küçük kızı Zeliha da aynı üniversitenin aynı sınıfında ikinci sınıf öğrencisi. Baba-kız birlikte okula gidip evde birlikte ders çalışıyorlar. Ahmet Bingöl aynı zamanda önümüzdeki genel seçimlerde Ak Parti Şanlıurfa'dan milletvekili aday adayı. 12 bin öğrencili üniversitede öğrencilerin abisi. Onlarla hem arkadaşlık yapıyor hem de hayat tecrübelerini onlara anlatıyor.
Ahmet Bey, bu yaşta üniversiteye girip bitirmek zor olmadı mı sizin için?
Urfa Birecik'te 1 ay kadar ortaokula gittim. Hayat şartlarından dolayı iş için okulu bırakıp İstanbul'a gittim. İstanbul'da namussuzluk hariç her işi yaptım. Sigara sattım, simit sattım, su sattım. Okumak hep içimde bir ukteydi. Okumamanın bir ezikliği vardı. Belli bir yaştan sonra Bahçeşehir Üniversitesi'nin açmış olduğu hükümet, liderlik, siyaset programı vardı. Bir arkadaşın teşvikiyle oraya katıldım. Orada üniversite ortamıyla tanıştım. Hoşuma gitti. Dışarıdan liseyi bitirdim. Sonra ÖSS'ye girdim. 35 bin öğrencinin sıfır çektiği dönemde 200'e yakın puan aldım. Üç tercih yaptım işyerime yakın olsun diye. Gelişim Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü'nü kazandım. İlk başlarda zor oldu ama sağolsun gençler yardımcı oldular bana. Ben onlara abilik yaptım onlar bana arkadaşlık ettiler. Elhamdulillah son sınıftayız. İnşallah diplomayı alıyorum bu sene.
Yoğun bir iş hayatınız var. Dersleri düzenli takip edebiliyor musunuz?
Tavafuk oldu yakın yeri kazandım. Düzenli dersleri takip ettim. İş yerime uzak bir okul olsaydı zor olurdu. İş yerim Florya'da okul Avcılar'da. Biz sektörümüzde de eğitime önem veren bir firmayız. Personele diksiyon, genel kültür dersi bile verdirdik biz.
İç mimarlık yapacak mısınız diplomayı aldıktan sonra?
Tabi ki yapacağım. Bizim restoranlar şark sofrası olduğu için dekorasyonu da şarka uygun olmalı. Artık dekorlardan bizzat ben sorumlu olacağım. Rahmetli ağabeyim Ziya da dekorasyona çok düşkündü. Bizim içimizde iç mimarlık hep vardı.
Dışarıda "Nasıl olsa özel üniversite. Ders çalışmasa da parayla geçer" diye bir algı var. Torpil yaptırdınız mı?
Kesinlikle öyle bir şey yok. Hocalarıma sorun isterseniz. Zaman zaman her öğrenciye yaptıkları kadar kolaylık yaptılar. Ekstra bir şey olmadı. Aslında her üniversitede benim yaşlarda öğrenciler olmalı. Öğrencilere üslup, adap, maneviyat öğretiyorum. Biz iş adamı olarak hem düşen hem kalkan insanız. Maddi olarak çok büyük zenginlik de gördük. Çok sıkıntı da yaşadık. Ben 54 yaşındayım öğrenciler 20 yaşında. Ben 34 senelik tecrübemi de gençlere aktarıyorum.
Haliniz vaktiniz yerinde. Öğrenciler maddi sıkıntıda olduğunda yardımcı oluyor musunuz?
Babası ne kadar zengin olsa da asker askerdir. Onun cebine harçlık koymak lazım. Öğrenciler Anadolu'dan geliyor. Yurtlarda kalıyorlar, evlerde kalıyorlar, belirli sıkıntıları oluyor. Ama biliyorlar ki üniversitede bir Ahmet Ağabeyleri var. "Ceplerine harçlık koydum manasında söylemiyorum".
İş adamı arkadaşlarınıza tavsiye ediyor musunuz?
Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Abdulkadir Gayretli bu yıl açılış konuşmasını bana yaptırdı. Orada "En uzun yol bir adım ile başlar" dedim. Sen niyet et, azimli ol Allah yardımcın olur. Ben de çoğu arkadaşıma örnek oldum. İlk başta "Gidemezsin, yapamazsın" diyenler şimdi "Keşke ben de okusaydım" diyor. Benim üniversitede öğrencilerle olan fotoğraflarımı görüp kıskanıyorlar. Face'te, Twitter'da fotoğraflarımı görüyorlar kıskanıyorlar. Hatta bir Yarbay arkadaşım benim bu azmimi görünce kurmaylık sınavına girip General oldu. Fatih'te Kültür ve Gençlik Derneği kurduk. Okulu terkeden okuyamayan arkadaşlara hocalar tuttuk. 5-10 bin kişiyi oradan mezun ettik.
Hocaları, kızı ve öğrencilerin onun hakkındaki düşünceleri:
Kızı Zeliha Bingöl: "Babamla arkadaş gibiyiz"
"Babamla arkadaş gibiyiz. Onunla aynı okulda okumak beni rahatsız etmiyor. O bana okulda da iyi bir arkadaş oldu. Herkes bu soruyu soruyor. Bu okulu tercih etmem kendi kararımdı babam zorlamadı. Hem babamın izinden gidip iç mimarlık okuyorum hem de grafik okuyorum. Babamla gurur duyuyorum. Onun benimle aynı okulda okumasından hiçbir şekilde utanmıyorum, çekinmiyorum. Zaten babam arkadaşlarımı da tanıyor, çevremi de biliyor. Çekinecek bir şeyim yok. "
Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Abdulkadir Gayretli: "Milletvekili olmalı"
Önce iki yıllık okumak istiyordu. Bense ona "senin gibi bir dahinin 4 yıllık okuması gerekir" dedim. Motive ettik. Bundan sonra "senin gibi bi insan milletvekili olmalı diye dopingledik" onu. Şu anda da milletvekili aday adayı. İlk başlarda gelip gidemem dedi. Biz de hele bir başla gelirsin dedik. Ondan sonra sevdi ve yüzde 75 civarında derslere devam etti. Özellikle holding sahiplerinin, işadamlarının 4 yıllık örgün eğitim bitirmesi gerekiyor. "
İçmimarlık Bölüm Başkanı Yard. Doç. Dr. Z.Funda Ürük: "Azimli öğrenci"
"Çok azimli bir öğrenci. Bütün öğrencilere abilik yapıyor. Ahmet Bey okulumuzun rengi. Çok hırslı. Bu sene mezun edeceğiz."
Gelişim Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Emre Ün:"Bize babalık, ağabeylik ediyor"
"Biz öğrencilere aramızdaki yaş farkını hiç hissettirmedi Ahmet Abi. Kendisi her zaman bizimle beraber oldu. Bir sıkıntımız olduğunda gece gündüz onu aradık. Koşup geldi. Onun çok iyiliğini gördük. Onun sayesinde birçok kapı açıldı bize. Bize babalık, ağabeylik ediyor. Biz çok memnunuz ondan."
Öğretim Görevlisi Halit Yaşar Gürelman: "Kızı daha çalışkan"
"Bu yaşta böyle bir şeyi istemesi fevkalade hoşumuza giden bir durum oldu. Mutluyuz, memnunuz. Her derse mutlaka gelir ama kızı ondan daha çalışkan."