Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem İnanç Toplumsal huzurun başı sevgidir

        KISKANÇLIK giderek koyulaşınca hasede dönüşür. Haset, insanın nefsini kazan gibi kaynatır. Saldırganlık içgüdüsünü kabartarak kan akıtma hevesine dönüşür. İşte bu içgüdü, Tanrı haline gelince kurban ister. Bu kurbanlardan biri de toplumun huzurudur. Toplumun huzuru katledilince mutluluk kendiliğinden yok olur.

        Suriye’de ve onun uzantısı olarak Türkiye’mizde yapılan saldırılar, bu iç huzurumuzu yaralamaktadır. Güçlü toplum, huzurlu toplumdur. Huzuru olmayan toplum, kap damarları tıkanıp yürüyemeyen insan haline dönüşür.

        Kuran’da huzuru hayatla buluşturan kavramlar vardır. Mesela Hud Suresi 3’te “metaen hesenen”, güzel yaşam, hoş yaşam, mutlu yaşam, huzurlu yaşam manalarına gelmektedir. Nahl 112’de ve Ra’d 28’de yer alan “mutmeinne” kelimeleri, doyuma ulaşmış, huzurlu, mutlu, hoş manasını ifade etmektedir.

        Huzurlu hayat, sevgi dolu hayattır. Bir toplumun fertleri arasında sevgi varsa o toplum huzurludur.

        Şuara 149’da yer alan “farihin” kelimesi “sevinçle” demektir. Sevinçli hayat, huzurlu hayat anlamını da ifade edebilir. İdeal toplumun halkı “iç huzura” ulaşmış, onu elde etmiş halktır. Fetih 18’de bu huzur “sekine” kelimesiyle ifade edilmektedir. Şimdi bir toplumun huzuru elde edebilmesinin nelere bağlı olduğu konusunu ele alabiliriz. Huzurun olmazsa olmazları “barış” ve “güven”dir. İyi bir eğitim, dengeli siyaset, bağımsız ve tarafsız hukuk da olmazsa olmazları teşkil etmektedir. Hele akıl ve güçlü iman, bunların en önünde gelmektedir.

        Toplumsal hayatın huzurunun bağlı olduğu temel özellikler şunlardır: “Sevgi, manevi değişim, çalışmak, fakirlikle mücadele etmek, yalan habere itibar etmemek ve iç aydınlığı.” Bunlardan “sevgi”yi ele alabiliriz.

        Bir toplumun halkı birbirini seviyor ve saygı duyuyorsa o toplumda huzur var demektir. Sevgi hem kişinin iç âlemine hem de topluma huzur vermektedir.

        Meryem Suresi’nin 96. ayetine gittiğimizde şu formülü buluruz: Sağlam ve doğru iman, faydalı iş, amel olunca yüce Allah insanlar arasına sevgiyi yaratıyor. İnsanlar doğru ve sağlam imanlarını, iyi ve faydalı amellerini Allah’a sunuyorlar, Allah da onlara sevgi yaratıyor. O zaman şu çıkarımı yapabiliriz: İman ve iyi amel sevgiye, sevgi de huzura götürmektedir.

        Şûra Suresi’nin 23. ayetine göre, sevginin en has olanı, dünyevi menfaatlerden arınmış olanı insanı Allah’a yaklaştıran sevgidir. Allah’a yaklaşınca da huzur artar. Eğer bu sevgi ve bu yaklaşım ferdi olmaktan çıkıp topluma yayılırsa toplumun huzuru artar. O ayete göre, Hz. Peygamber’in amacı, böyle bir sevgiyi oluşturmaktır. O zaman güçlü toplumun yöneticileri ile eğitimcilerinin de amacı bu olmalıdır.

        Siyaset bir toplumsal sanat olduğuna göre, yani erdemleri halka kazandırma sanatı olduğuna göre, bu erdemlerin başında sevgi gelmektedir. Siyaset, topluma huzuru getiren, kazandıran ve yaşatan bir sanattır. Siyaset huzur getiremiyorsa, huzuru topluma kazandıramıyorsa, sanat olmaktan çıkıyor, bir hırs makamına dönüşüyor demektir.

        Şûra 23’e göre, Hz. Peygamber’in siyaseti sevgi yumağına dönüşmüştü. Bu ayet ve bu peygamberi siyaset anlayışından hareket edersek, ideal toplumun huzuru, sevgi yumağına dönüşmüş siyaasetle oluşacağını söyleyebiliriz. Güçlü siyaset, güçlü iktidar Hz. Süleyman’ı ayakta tutan değneğine benzer. Sevgi de o değneği sağlam tutan bir değerdir. Sevgi çekilince değneği kurtçuk kemirir ve Hz. Süleyman öldüğü için yıkılıverir. Böylece Hz. Süleyman’ın öldüğü anlaşılır.

        Sevgiden yoksun siyaseti, iktidarı da hırs, kin, ihtiras, düşmanlık, bozgunculuk, küçük zannedilip üzerine gidilmeyen sosyal olaylar bir kurtçuk gibi kemirir ve sonra da koca iktidar Hz. Süleyman’ın değneği gibi kırılır ve çöker. İşte o zaman toplumda esen huzur rüzgârı durur, sevgi pınarları kurur, güç ve haşmetin balonları sönüverir.

        BAYRAKTAR HOCA YANITLIYOR

        Âdetliyken ilişki günah mıdır?

        * Âdeti sona ermeden eşiyle ilişkiye giren kişiye bir yaptırım var mıdır? T.L.

        - Erkek zorla münasebette bulunmuşsa günahı erkeğedir, kadının bir suçu yoktur. Ama rızayla yapılmışsa ikisi de günah işlemiştir. Onların günahı, Allah’ın emrine karşı geldikleri içindir. Tövbe Suresi’nin 222. ayetine göre Allah, âdetli olan kadına kocasının yaklaşmamasını emretmektedir.

        Şu an cennet ve cehennem var mı?

        * Hocam, cennet ve cehennem şu an mevcut mu? Z.V.

        - Cennet ve cehennem şu an yoktur, kıyamet koptuktan sonra yaratılacaktır.

        Evren ve insan niye yaratıldı?

        * Hocam, Allah her şeye sahip ve hiçbir şeye muhtaç değil. Bizi ve kâinatı yaratmasındaki amaç nedir? A.A.

        - Allah, bütün kâinatı insanın yaşayabileceği bir ortam için var etmiştir. İnsanı da Allah’ı bilmesi, kulluk etmesi ve merhameti uğruna yaratmıştır. İnsan, Allah’ın merhametini yeryüzüne indiren varlıktır. Bu dediğimiz iki şeyi Zariyat Suresi 56. ayet ile Hud Suresi 119. ayette bulabilirsiniz.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa