Türbanı neden erkekler konuşuyor?
MHP Milletvekili Şenol Bal: 'Kadınlara bıraksalardı bu iş çoktan çözülürdü'
Tarih 18 Nisan 1999… Genel seçimlerde başörtülü iki kadın aday Meclis’e girmeye hak kazandı. Ama Fazilet Partisi İstanbul Milletvekili Merve Kavakçı’nın yemin töreninde yuhalanması, Nesrin Ünal’ın Meclis’te başını açması uzun süre hafızalardan çıkmadı. O dönem Nesrin Ünal’ın bu tutumu, MHP’nin başörtüsü konusunda pek bir şey yapma niyetinde olmadığının göstergesi olarak yorumlandı. Ünal’ın başını açarak yemin etmesinin ardından birçok MHP’linin Genel Merkezi arayarak tepki göstermesi, belki de bir kırılmanın başlangıcıydı.
Yıl 2008... Ne Meclis’te başörtülü yemin eden bir vekil var, ne de başını açan başka bir isim. Ancak başörtüsü sorununa Türkiye, hâlâ çözüm bulamadı. En çok da eğitim alanında yaralar açtı bu yasakçı yaklaşımlar. Başını açanlar, okulu bırakanlar, peruk takanlar, yurtdışında okuyanlar… Başörtüsüyle eğitime herkes bir yerden çözüm aradı. Ancak mesele siyaseten dillendirilmekten öteye geçmedi.
KAMUDA ÇALIŞMAK İSTEYEN, ŞARTLARI GÖZE ALIR
Peki, bu kez çözüm üretilecek mi? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarıyla “türban” tartışmaları yeniden alevlendi. Erdoğan’ın İspanya’da yaptığı “Velev ki siyasi simge. Başörtüsünü yasaklamak mı gerekir?” sözleri ilk defa başörtüsü hakkında keskin bir çıkış yaptığının göstergesiydi. Bu çıkış, muhalefeti de harekete geçirdi. 367 krizinde Meclis kilidini çözen MHP, bu sefer de başörtüsü sorunu için karşı atağa geçti. Yıllar önce Nesrin Ünal ve Merve Kavakçı ile yaşanan başörtüsü sorunu, dokuz yıl aradan sonra yine Meclis gündemine geldi. O dönem başörtüsü sorunu için girişimde bulunmayan MHP, ilk defa çözüm için seferber oldu. Evet, AK Parti iktidarı döneminde konu soğutuldu. Ancak AK Partili siyasiler hep çözme iradesinin kendilerinde olduğu vurgusunu yaptı. Peki, bu kez MHP için ne değişti? Başörtüsü yasağını savunanların öne sürdüğü en önemli tez, başörtüsü veya türbanın siyasi simge olması! Peki, başörtüsü kimin, hangi partinin, neye göre siyasi simgesi? Biz de bu soruyu, tabanında başörtülü ve açık bayanların bulunduğu MHP’deki kadınlara sorduk. Başörtülüye de başı açık olana da mikrofon uzattık.
Hediye Akdere, 20 yıldır MHP Kadın Kolları Başkanlığı yapıyor. Alparslan Türkeş zamanında ve Devlet Bahçeli döneminde yönetimin belirli kademelerinde bulunmuş. Gazi Üniversitesi eski Erkek Teknik Öğretmen Okulu’nda bir dönem eğitim görmüş. Üniversite zamanında başını örtmüş. O dönem başörtüsü yasağı olmadığı için herhangi bir sorun yaşamamış. Ancak dönemin Millî Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu’na yaptığı ziyarette, başörtüsü ilk kez engel teşkil etmiş: “Biz orada yasaktan haberdar değildik. Benim örttüğüm şekilde örtmememi istediler. Ben de ayrıldım oradan. İncitici bir durum; ama başka mağduriyetler bundan daha önemli.”
Hediye Hanım, başörtüsü meselesinde AK Parti’nin samimi olmadığını iddia ediyor: “AK Parti altı yıllık iktidarında başörtüsünü dile getirmedi. ‘Sadece bizim meselemiz değil’, gibi açıklamalarda bulundular. Bu da onların bu konudaki samimiyetsizliğini ortaya koyuyor.” MHP Kadın Kolları Başkanı, partisinin sunduğu çözüm önerisine sıcak bakıyor. Başörtüsü sorununun en fazla üniversitelerde yaşandığına dikkat çekerek, kamuda çalışma şartlarının belli olduğunu söylüyor. Nesrin Ünal’ın başörtüsünü Meclis’te çıkarması hatırlatıldığında ise o dönem kendisinin de alt sıralardan aday olduğunu, bu şartları da göze aldığını dile getiriyor: “Bu şartları göze alanlar kurallara uymak zorunda. Almayanlar ise özel sektöre yönelebilir.”
BAŞÖRTÜSÜNÜ ERKEKLER KONUŞMASIN
Peki, MHP’deki bayanlara göre başörtüsü kimin siyasi simgesi? Teşkilatlarda 40 bini aşkın bayan görev yapıyor. Bunların içerisinde başörtülü de var, başı açık da. Bayanların çoğu türban kelimesini kullanmıyor, çoğu başörtüsünün siyasi bir simge olarak kullanıldığına inanıyor. ‘Hangi parti kullanıyor?’ sorusuna ise, “Söylemeye gerek yok, durum gayet açık!” cevabını verip üstü kapalı Millî Görüş çizgisine işaret ediyorlar. Kendi tabanlarındaki bayanların dinî vecibeleri gereği örtündüklerini, partilerinin hiçbir zaman din üzerinden siyaset yapmadığını da savunuyorlar. Sorunun bugüne kadar çözülmemesini ise başörtülüler arasında farklı niyette olanların çözüme engel olmasına bağlıyorlar. MHP’nin bugün önerdiği çözüm teklifi için ise ortak fikirleri değişmiyor: “Partimizin bakış açısı belli. Kamuda hizmet alan insanların nasıl sağlıkta, adalette hizmet almaları mümkün oluyorsa eğitimde de bu hakların engellenmemesi düşüncesindeyiz.”
MHP’deki başörtülülerden biri de Aysel Hanım. Kadın Kolları Genel Sekreteri. Gazi Üniversitesi Maliye Bölümü mezunu. Üniversite döneminde sorun olmadığı için başörtülü okumuş. Ancak 20 yıl hizmet ettiği devlet dairesinde başını açtığını, dışarıda kapattığını söylüyor: “Devletin kuralları var. Ben de oranın kurallarına göre hareket ettim.” MHP Kadın Kolları Yönetim Kurulu Üyesi Nurten Köse, MHP’deki başı açık hanımlardan. Başörtüsünün siyasi simge olarak kullanıldığını düşünüyor: “1999’da başörtüsü eylemleri vardı. 2002’den sonra bu olaylar azaldı. Sorun çözülmediği hâlde, nereye gitti bu gruplar? Bu insanlar ortalarda yok. Demek ki bu bir siyasi simgeydi.” MHP Kastamonu Milletvekili Mehmet Serdaroğlu’nun eşi Perihan Serdaroğlu da kadın kollarında görev yapıyor. Kendisi başörtülü. O da başörtüsünü bazı kesimlerin siyasi bir simge olarak kullandığına inanıyor.
Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Ayşe Odabaşı bir başka noktaya dikkat çekiyor: “Artık çoğu yer özelleşti. Kamuya olan talep daha az. Başörtülü olanlar özel sektörde çalışabilir.” MHP’li hanımlar, başörtüsünün sadece belli bir kesimin veya partinin sorunu olmadığını, ülkücü camia içinde de mağdur genç kızların olduğunu anlatıyor. Konuştuğumuz MHP’li bayanlardan biri Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyan başörtülü öğrencilerden birinin sorunlar yüzünden okulu bıraktığını bile söylüyor.
Görüştüğümüz bir diğer isim MHP İzmir Milletvekili Doç. Dr. Şenol Bal. 18 yıl Gazi Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak görev yapmış. MHP’nin Meral Akşener’le birlikte bu dönem Meclis’e giren iki kadın vekilinden biri. Yıllarca kadın sorunları üzerine çalışmalar yapan Bal, kadının örtüsünün erkekler tarafından dile getirilmesinden yakınıyor. Siyasetin artık başörtüsünden elini çekmesi gerektiğini belirterek, “Kadınlara bıraksalardı bu iş çoktan çözülürdü” diyor.
MHP’nin sekiz yıldır başörtüsü meselesini çözmeye çalıştığını dile getiren milletvekili, AK Parti’yi bu konuda samimi bulmuyor. Üniversitede başörtülü öğrencilerin yaşadıklarına yakından tanıklık eden Şenol Bal, MHP’nin önerisinin çözüm getireceğini düşünüyor. Çözüldüğü takdirde kriz çıkmasına ise ihtimal vermiyor. Milletvekili Bal, türban kelimesini kullanmıyor. Başörtüsünün Cumhuriyete ve laikliğe meydan okuyan kesimler tarafından sürekli tartışılmasının ‘siyasi simge’ olma yönünde bir sonuç doğurduğunu savunuyor.
MHP’NİN DE BAŞÖRTÜSÜ MAĞDURLARI VAR
MHP’li kadınların tespitlerine farklı açıdan yaklaşanlar da var. Milliyetçi tabana yaptığı anketlerle tanınan TANAR’ın sahibi İbrahim Kalemci, MHP’nin 22 Temmuz’da AK Parti’ye kaptırdığı tabanı da kazanmaya çalıştığının vurgusunu yapıyor. Kalemci, MHP’nin başörtüsü taktiğini ise “AK Parti’nin elinden kozları almak” şeklinde tarif ediyor. Aynı camiayı yakından tanıyan ve kamuoyu araştırmaları yapan Optimar Araştırma Şirketi Genel Koordinatörü Hilmi Daşdemir, MHP’nin taban siyaseti yaptığı görüşünde. MHP’nin merkez teşkilatı ile özellikle il ve ilçe teşkilatlarının yöneticilerini kapsayan tabanın başörtüsü ile iç içe yaşadığını belirten Daşdemir’e göre Bahçeli, 9 yıl önceki duruşunu değiştirirken bunları da hesaba katıyor ve taban siyaseti yapıyor.
Bütün bu yorumların üstüne üniversitelerdeki başörtülü öğrencilerin dörtte bire yakınının ‘milliyetçi’ hassasiyetleri olan bayanlardan oluştuğu bilgisini de eklemek gerekiyor. Bu yüzden MHP’nin türban konusundaki imtihanı ve samimiyetinde belirleyici olan AK Parti ile uzlaşmadan daha öte bir husus var. O da parti tabanında hem yönetici hem de üniversite camiasında başörtüsü mağdurlarının bulunması.
AKSİYON