Habertürk'ü nasıl kurdu?
Ufuk Güldemir: Habertürk'ün öyküsü; zorla patron oldum, dedim ya, öyle başladı
Ufuk Güldemir: : Habertürk’ün öyküsü; zorla patron oldum, dedim ya, öyle başladı. Sabah’tan ayrıldığım zaman Hasan Cemal önemli bir gazete için teklifte bulundu ben de, “Hasan ağabey artık bıktım, hem iyi iş yapıp hem de kovulmaktan, ben kendi medyamı yaratmak istiyorum” dedim.Tabii internetin yeni bir medya olarak ortaya çıkması çok önemliydi. Bu, çok önemli bir rol oynadı.
Hakan Aygün, Serfinaz Ergun ve ben, Habertürk.com’un adımlarını benim evimin alt katında attık. Haberturk.com’u diğerlerinden ayıran özellik şuydu; ilk kez mesleğin tepelerinden gelmiş insanlar internette bir medya yarattı ve büyük medya havası Haberturk.com’un yüzüne hemen yansıdı. Mehmet Barlas bana; Haberturk.com küçük olmasına rağmen büyük medya havasında derdi, bu doğaldı, çünkü biz büyük medyadan geliyorduk küçük düşünemiyorduk. Televizyon kurulurken de kriz bizim için bir fırsat yarattı. Bankaların elinde olan televizyonlar çöktü. Eskiden hali vakti yerinde olan gazetecilerin bile satın alamayacağı TV kanalları benim gücümün yeteceği fiyatlara indi. Biz Bankapital’in eski sahipleri Ceylan ailesinden frekansaları kiralayıp Habertürk’ü kurduk ve 1,2 yıl sonra şu an yayın yaptığımız frekansı satın aldık. Arzu ve iradeyle, bir fırsat üst üste geldi ve Habertürk doğdu.
Melih Meriç: Gazete açtınız, olmadı ve bana “Gazetesini kapatan ilk kişi ben değilim” dediniz. Anlatır mısınız?
Ufuk Güldemir: Gazeteci patronların tutturduğu ve tutturamadığı yayın organları vardır. Biz de internet, radyo ve TV’de başarılı olduk. Gazetemizi kapattık ama bu dönemde gazete 110 bin satıyordu, yanı satışta başarılıydık, gazete satarak kapandı. Sattığı zaman da zarar ediyorduk çünkü matbaa ve kâğıtta karşılayacağımız kalemler söz konusuydu. Bugün olsa başka bir gazete yaparım. Bir televizyonumuz daha geliyor hazırlığımız... Benim iki şapkam var; gazeteci, patron. Gazeteci olarak, gazeteye içerik olarak bakıyorum patron olarak da, ben bunu nasıl daha iyi satarım diye bakıyorum.
Melih Meriç: Patron olmak zor mu? Bu 7 yılda aklınızda neler var?
Ufuk Güldemir: Patron olmak gazeteci olmaktan zor. Bambaşka bir şapka giyiyorsunuz ben patron olana kadar KDV, SSK bilmezdim. Benim için yeni bir öğrencilik dönemi başladı. Gazetecilik dönemindeki zararlarımızla ve 'Habertürk’ün İkinci Kurtuluş Savaşı' dediğim dönemde verdiğim mücadele ile patronlukta yeni bir dönem başladı, daha fazla deneyim kazandım.
Melih Meriç: Habertürk’ü nasıl tanımlıyorsunuz? Memnun musunuz?
Ufuk Güldemir: Habertürk’ten son 6-7 aydır çok memnunum. Habertürk’ün bir eşik çıktığını düşünüyorum. Habertürk’teki yöneticilerimle gurur duyuyorum. Geldiği noktanın göğsümü kabarttığını düşünüyorum. Habertürk kazancıyla, ödediği vergilerle örnek bir konuma geldi.
Ufuk Güldemir : Habertürk'ün bugünkü şartlarda ayrı bir özgürlük adası olduğunu düşünüyorum. Ben bir ölçüyü dikkate alıyorum, gazetecilik dışında başka bir işimiz yok. Sadece gazetecilikle uğraşmak insana teknik özgürlük veriyor bu daha rahat hareket etmeyi daha bağımsız hareket etmeyi sağlıyor. Habertürk’ü daha özgür, hükümetten daha bağımsız, hükümetle habersel ilişkiler dışında işi olmayan bir medya grubu olarak görüyorum.
Ufuk Güldemir: Herkes bizim gibi olursa diğerlerinde farkımız kalmaz. Medya patronluğu olunan değil, öğrenilen bir şey. Bunun terbiyelerinden birisi de yayını profesyonel kişilere bırakmaktır. Ben gazeteci kökenli olduğum için bunda çok başarılı olduğumu söyleyemeyeceğim. Fakat son bir yıldır genel müdürümüz Melih Meriç ve Vahit Alpata’nın ipleri ele almasıyla benim yayına pek müdahalem kalmadı. Gazeteci olarak arkadaşlarım beni yavaş yavaş devre dışı bırakıyor. Borsayı ne kadar verdiklerini ben de sizin kadar merak ediyorum. Habertürk’ün son bir yılının muhatabı onlar. Sabah yayınlarımızda borsa verilmiyordu artık veriliyor. Merak ettim ama Melih’e sormadım.
Melih Meriç: Borsa verileri genel ekonomiye ilgili bir hava yansıtır. Siyaset yürürken bir yandan da borsa yürür aslında o makarna fiyatlarının da ileriki dönemlerde ne olacağı hakkında bir fikir verir. Fakat bizim borsa verilecek diye bir şartımız yoktur. O sırada o verilerin verilmesi önemliyse kullanırız. Makarna fiyatları anormal artarsa neden böyle oldu diye bir yayın yaparız.