‘Kızı olarak değil ama avukatı olarak babamdan çok çektim!’
Kübra Par, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan babası Albay Dursun Çiçek'i 6 yıl boyunca yılmadan savunan ve bu süreçte 'babasının küçük kızı'ndan 'çetin ceviz' bir avukata dönüşen İrem Çiçek'le konuştu
ABONE OLKÜBRA PAR/HT GAZETE
FOTOĞRAF: ECE OĞULTÜRK
NEDEN KONUŞTUK?
Avukat İrem Çiçek, babası Albay Dursun Çiçek için verdiği adalet mücadelesiyle Balyoz ve Ergenekon davalarının en sembolik isimlerinden biri oldu. Bu davalarda yargılanan babasını savunmak için gençliğinin en kıymetli 5 yılını Silivri yollarında harcadı. Hem babasının biricik kızı olarak ona moral verdi hem de “zor bir müvekkil olan Dursun Bey”in avukatlığını hakkıyla yerine getirmeye çabaladı. Babası özgürlüğüne kavuşunca da durmadı. Siyaset mücadelesinde de en büyük destekçisi oldu, Dursun Çiçek CHP’den önseçime girerken onunla birlikte ter döktü. Peki, bu baba-kız ilişkisinin tüm hayatını kaplamasından boğulduğu olmuyor mu hiç? Onun kızı gibi değil de annesi gibi olmak ağır gelmedi mi? Babasıyla uğraşırken hayatı ıskaladığı hissine kapıldı mı? Sordum, “Öyle hissettiğim için bir bilet alıp New York’a geldim, hayatımda küçük değişikliklerle toparlanmaya çalışıyorum” dedi. Sonrasını Skype’tan uzun uzun konuştuk. İşte karşınızda, babasının her anlamda ‘yolunu açan bir genç kadın olarak İrem Çiçek...