Fransa Bisiklet Turu'nu yorumlayan Altaylı, "Bu işin en klasiği. Formula 1'de Monaco Grand Prix'si neredeyse, Fransa Bisiklet Turu da öyle bir şey." dedi. Fransa Bisiklet Turu'nda çiftçilerin, Fransa Tarım Bakanı'na seslerini duyurmak iddiasıyla yarışta yaptıkları protesto ve üzerine çıkan tartışmayı değerlendiren Altaylı, "Haşmet Babaoğlu, bu olay olunca bir tweet attı. Haşmet'i artık tanımak da konulara yaklaşım biçimini de anlamak mümkün değil. 1987'den, 1988'den beri Haşmet'i tanırım ancak artık tanımak mümkün değil. Haşmet'in neyi nasıl yaptığı bizi çok ilgilendirmemekle birlikte hem sevindirici hem üzücü bir taraf var. Tweet'lerden anladığımız kadarıyla Fransa Bisiklet Turu'nu izliyormuş, sevindirici yönü bu. Ancak keşke turu izleyen Haşmet Babaoğlu, 'Nötralize'nin anlamını da bilseymiş. Nötralize, bisiklet sporuna dair bir teknik terim. Deseydi ki 'Nötralize olduysa aradaki fark değişmeyecek, kimse kimseyi geçemeyecek.' Haşmet bunu bilmiyormuş. Haşmet istiyor ki dünyanın her yerinde polisler insanların ağzını burnunu kırıp dağıtsınlar ki bu normalize olsun. Normalizenin ne olduğunu da herhalde biliyordur diye düşünüyorum. Tamam Haşmetçiğim anladık, dünyanın her yerinde insanlar dövülsün istiyorsun. Dünyadaki güvenlik güçlerine çağrı da bulunuyoruz, Haşmet Babaoğlu rica ediyor, bütün polisler bütün vatandaşları nerede olurlarsa olsunlar ağızlarını kırsınlar ki bu durumu normalize olsun." ifadelerini kullandı.

Formula 1'in Macaristan Grand Prix'sini de değerlendiren Altaylı, "Bottas, lastik değiştirmeme, kaza riskini göze alma pahasına arkadan gelen iki Ferrari pilotunu engelledi ve sonuç olarak en sonunda geçildi. Geçildiğinde fark 20 saniyeye gelmişti, birkaç tur kalmıştı. Kendi arabasının en azından ön kanadının parçalanması pahasına diğerlerini tuttu ve takım arkadaşına çok önemli bir galibiyet kazandırdı. Lewis Hamilton, geçen sefer Vettel'in eşekliğinden kazanmıştı, bu sefer de Bottas'ın desteğiyle kazandı. Bottas, iyi bir takım arkadaşlığı ve vazifesini yaparak beşinci oldu. Ferrari bu sene gördüğümüz kadarıyla biraz daha iyi, hazır bir otomobille yarışıyor herhalde, daha çekişmeli bir sezon oluyor" dedi.

Kitesurfün olimpiyatlarda olup olamayacağını ve bizdeki yansımalarını değerlendiren Altaylı, "Bizde bu işi yapan güzel sporcular var. Dünyadakilerini, dereceleri yakinen bildiğim bir spor dalı değil ancak bir iki kere ben de denedim. 50'sinden sonra ancak denemekle kalınabiliyor. İlla ki bir yerde olimpiyat sporu olacaktır ancak her yerde uygun ortam bulunabilir mi, her yerde yapılabilen bir şey değil sonuçta" yorumunda bulundu.

2012 Olimpiyat Oyunları için Londra'da yapılan tesislerin "Olympic legacy', yani 'Olimpiyat mirası' olarak 150 milyon Euro'yu aşan bir gelir üretmesi üzerine konuşan Altaylı, "Bunu ne kadar doğru kullanabiliriz? İngilizler gerekirse taşın suyunu çıkarıyor. Bizde legacy denen tesislerin ne kadarını sporcular kullanabilecek ya da ne kadar spor organizasyonu yapabileceğiz? Gerçi son yıllarda bu konuda çok kötü gitmiyoruz ancak Türkiye'nin son dönemdeki algıyısla beraber oralarda işlerimiz bazen zorlaşıyor bazı kolaylaşıyor. Çünkü Türkiye'de sporla siyaset ne yazık ki iç içe olmaya başladı, Türkiye'ye siyasi tavır alan ülkelerin Türkiye'yi o yönde bloke etmeye etme çabaları oluyor. Sonuç olarak bu tesisler dünyanın her yerinde sporcular ve spor organizasyonları tarafından kullanılıyor. Miktar bana çok yüksek gelmedi açıkçası. Bizde de kullanılır diye umuyorum. Gerçi bizde hiç kullanılmayacak, Türkiye'de olmayan spor dalları da var." dedi.

FENERBAHÇE, BORÇLARI, ALİ KOÇ VE AZİZ YILDIRIM'IN AÇIKLAMALARI

"ALİ KOÇ'UN AÇIKLAMALARI ŞEFFAF ANCAK KOÇ BİÇİMİ DEĞİL"

Ali Koç'un, Fenerbahçe TV'de "Camiaya sesleniş" programında yaptığı mali bilgilendirme üzerine konuşan Altaylı, "Televizyon yaklaşık 444 bin TL civarında reklam almış. Bugünkü koşullarda iyi rakam kulüp televizyonları için de muazzam bir rakam. Bazı kulüp kanallarının bir yıllık geliri o kadar yok. Bu açıklamaların çok izleneceği biliniyordu zaten, Koç Holding de ama bir destek atmıştır. Ama her yere reklam veriyor zaten, vermeleri de çok normal." dedi ve Ali Koç'un "Borç 3,2 milyar TL" açıklamalarını değerlendirdi. Altaylı, Koç'un "Endişe etmeyin" demeci üzerine "Endişe etmeyecek bir durum yok. Bir yıl içerisinde 2,2 milyar TL ödeyeceksen bu da 500 milyon dolar, 400 milyon Euro ediyorsa ciddi bir rakam, bunları ödemek kolay değil. Bu borcun belli bir miktarda faizi de var. Buradaki meselelerden biri şu, Ali Koç'un açıklamaları şeffaf, net, güzel, falan filan. Ancak programın tamamındaki vurgu, tonlama, meseleyi ele alış ve ortaya konuş biçimi Koç biçimi değil. Şöyle diyeyim mesela ben, bir yerde maaşla profesyonel çalışanım ve Fenerbahçe'yi iyi yönetme vaadiyle başkan olsaydım ya da benim gibi biri, bu tonlama ve vaatlerle bir konuşma yapabilir. 'Ben size kan, gözyaşı vadediyorum. Biz bunları halledeceğiz, bu işi biliyorum ancak biraz sıkıntımız var, bizden kısa vadede başarı beklemeyin' Bunu ben diyebilirim. Ama soyadınız Koç ise, çok iddialı seçim süreci yaşamışsanız ve altınızdaki yönetim kurulu da her biri deve dişi gibi her biri Türkiye'nin iş dünyasında önemli isimler, hukuk dünyasında önemli isimlerden oluşuyorsa eğer biraz daha umut verici olmak, biraz daha Fenerbahçe açısından çok kısa vadede çözümlenmesini bekler taraftar." dedi.

"TARAFTAR GÖZÜNDE SONUÇLAR, SUNULAN BİLANÇOLARDAN ÖNEMLİDİR"

Sezonun başlamadığını vurgulayan Altaylı, "Ali Koç açısından işler çok rahat niye çünkü henüz sezon başlamadı. Taraftar tabii ki bunları dinler. 'Aziz Yıldırım kulübü yakmış bitirmiş kulübü' der ama taraftar sonuç olarak takımının kazanmasını ister. Oradaki skorboard, sunulan bilançolardan daha önemlidir taraftar gözünde. Hele bir de sen Ali Koç olarak oraya geldiysen onu da düzelteceksin, onu da düzelteceksin. Bir yanda da tek eliyle amuda kalkmasını bekler taraftar. Ali Koç'un alt tondan konuşması olmuyor. Bunu Süleyman Seba konuşur. Süleyman Seba, MİT'te 3 bin 500 liraya çalışan memurdu, iyi organize ederdi, iş adamlarından para alırdı ama sen Ali Koç'sun. O yüzden Süleyman Seba, Ali Uras, Fatih Altaylı'nın yönetimine benzemez senin yönetiminin. Vaatlerinin de konuları ele alış biçimlerinin de benzememesi beklenir. Çünkü Fenerbahçe camiası Ali Koç'u, Türkiye'nin en iyi kulüp yöneticisi olduğu için seçmedi, Koç ailesinin ferdi olarak oraya aday oldu ve bir şirket performansı, bir destek, bir para falan bekleniyor." ifadelerini kullandı.

ALİ KOÇ'UN 50 MİLYON DOLAR HİBE ETMESİ: "İYİ BİR FENERBAHÇELİLİK"

Ali Koç'un yaptığı 50 milyon dolarlık hibeyi değerlendiren Altaylı, "Geldiği anda karşısında bulduğu ödeme miktarı da bu kadardı, onu ödemiş. Bunu Galatasaray'da Abdurrahim Albayrak ödemişti ama o hibe etmemişti, Ali Koç etmiş. Eline sağlık, çok iyi bir Fenerbahçelilik yapıyor, büyük olay ama... Bunlar kulüplerin yapılarına, harcamalarına baktığınız zaman bunlar deryada damla. Bir arkadaşım, 'Otelim var, binam var, şuyum var buyum var' diyerek Galatasaray başkanlığına aday olmayı düşünüyordu, 'Senin o dediğin bina bir futbolcunun bonservisi, bir yıllık da maaşı' dedim. Bu işler cepten vererek yürümez, kimsenin cebinde öyle bir şey yok. Niye? Sen kulübe 100 vereceksen, sana maliyeti 150'dir minimum. Çünkü sen o parayı şirketinde kazanacaksın, vergisini vereceksin, kendi üzerine alacaksın ve vereceksin. Öbür türlü yaparsan vergi suçu olur. Acilen kasa kolaylığı sağlanır, bir miktar hibe edebilirsin, özel zevk için bu paralar harcanır ancak tamamını toparlayamazsın." dedi.

"FENERBAHÇE, AZİZ YILDIRIM DÖNEMİNDE ZARAR ETMEYE ALIŞMIŞ"

Ali Koç'un "Şirket kâr etmek zorunda" vurgusu üzerine konuşan Altaylı,"Fenerbahçe, bu sene belli ki UEFA'ya verdiği sözleri yerine getirememiş. Hiçbir kulüp getiremiyor zaten, Fenerbahçe'yi suçluyorum gibi anlaşılmasın. Bu sene kâr edemezse kurtarır mı? Pozitife biraz daha yaklaştırırsa UEFA idare eder, aynı Galatasaray'ı ettiğine göre bu haliyle. Ancak mesele şu: Fenerbahçe, Aziz Yıldırım döneminde zarar etmeyi alışkanlık haline getirmiş. Şirket sürekli zararda. Aynı Galatasaray gibi bu sene zarar ederse Borsa'daki ayrıcalıklı hissesini kaybediyor. Fenerbahçe için önemli bir sorun değil değil ancak önemli bir sorun olma haline geçer. UEFA ile yeniden pazarlık süreci, yeniden masaya oturma başlayabilir, zor işler bunlar." ifadelerini kullandı.

Ali Koç'un, "2023'e kadar tüm gelirler temlikli" açıklamasını yorumlayan Altaylı, "Bunlar çok büyük dertler değil, şunu kastediyorum Galatasaray da Beşiktaş da yani rakipleri de aynı durumda. Fenerbahçe'nin farkı, borcunun biraz daha yüksek görünmesi. O yüksek görünmede Aziz Yıldırım'ın haklı olduğu ufak bir nokta var ama bu borçların bazıları farklı algılama borçlar. Diyelim ki ben senle bu programa gelmek için 100 bin lira üzerine anlaşma yapıyorum ve sen de bana üç senelik parayı peşin veriyorsun ve ben bu parayı yiyorum. Şimdi sana iki senelik borcum var. Bu borçların bir kısmı böyle, parası alınmış ve yenmiş ancak belli yükümlülükler var. Sponsor parası alınmış ve yenmiş ama iki sezon daha göğüste taşınacak gibi... Ali Koç bunu borç olarak gösteriyor, Aziz Yıldırım 'Borç değil' diyor. Borç kardeşim, yerine başka sponsor alabiliyor musun? Demek ki borç." değerlendirmesinde bulundu.

"ÜNİVERSİTE KURMAK, SPOR KULÜBÜNÜN İŞİ DEĞİLDİR"

Ali Koç'un haklı olduğu birkaç mesele olduğunu dile getiren Altaylı şunları söyledi:

"Bir tanesi üniversite meselesi. Spor kulübünün işi midir üniversite kurmak? 'Galatasaray'ın var biz de kuralım' Kardeşim Galatasaray, liseden çıkmış bir kulüp, lise kulüp kurmuş. Kulüp olarak kurmamış ki. Yer yer bu bağlantı onur verici oluyor yer yer sıkıntı verici oluyor. Bir spor kulübü niçin üniversite kurar? Türkiye'de, NCAA gibi üniversite ligi yok. Yani işi mi kulübün? Ayranı yok içmeye, üniversiteye gider şey etmeye... Yani çok doğru söylüyor Ali bey. Galatasaray Üniversitesi, devlete ait bir üniversite, Fransa'yla işbirliğinden kaynaklanan özel bir yasası var, ama sahibi Galatasaray Spor Kulübü değil ki."

Fenerbahçe Başkan Yardımcısı Burhan Karaçam'ın Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda yaptığı borç bilgilendirmesi üzerine konuşan Altaylı, "Galatasaray, rakamları mecbruen doğru paylaşıyor çünkü çok sık yönetim değişiyor. Her gelen, bir öncekine enkaz vurgusu yapmak için paylaşıyor. Ha Dernek ve A.Ş. ilişkilerinde kafa karışıklığı yaratan şeyler var ancak bilançoda makyaj görmedim çünkü işi bilen baktığı zaman konsolide borcu görebiliyor. Fenerbahçe'de de böyle bir kargaşa hala var. 2,2 milyar TL'lik kısa vadeli borç, ödenebilir gibi değil. Fenerbahçe'nin bu yıl yaratabileceği gelir miktarı, öncekiler gibi 800-900 milyon gibi duruyor. Hibeyi, şunu bunu bilemem tabii. Ancak iyi sezonlara bakarsak ödenebilir miktar bu. Bu sene de bunu üretebilirse ve hiç para harcamazsa bu borcun yarısını ödeyebilecek noktada görünüyor. Çevirecekler tabii, yapacak bir şey yok." ifadelerini kullandı.

Ali Koç'un "Gelirler, kasamıza giremiyor" açıklamasını da değerlendiren Altaylı, "Temlikler, borçtan kaynaklanan şeyler, o paralar uzaya gitmiyor, o borçlara gidecek. İdare edilmez mi? Edilir. Fenerbahçe'deki sıkıntılardan biri şu, oradakilerin hepsi çok iyi iş adamı ancak batık şirket yönetmişlikleri, böyle bir tecrübeleri yok. Batık şirketi bilmiyorlar. Ali Koç, bankalalarla kredi yenilemek ya da almak için kendi şirketlerinde tahmin ediyorum ki böyle bir duruma oturmamıştır, şimdi oturmak zorunda kalacak. Bir tarafta Türkiye'nin en büyük patronlarından, bankalarla üst perdeden konuşan biri, diğer tarafta banka müdürüyle 'Şunu bir altı ay daha uzatalım' diyecek birisi. Ali Koç için de kolay bir şey değil tabii ki." dedi.

"FENERBAHÇE ESKİ BAŞKANININ YATACAK YERİ YOK GİBİ GÖRÜNÜYOR"

Aziz Yıldırım'ın yaptığı borç açıklamasıyla Ali Koç'un yaptığı borç açıklaması arasında 192 milyon Euro fark olması üzerine konuşan Altaylı, "Eski başkanın evi var değil mi? Acaba evinde yatak odası var mı? Çünkü baktığın zaman yatacak yeri yok gibi görünüyor. Rakamlar uçuşuyor, farklar uçuşuyor... Mesela 'Ben 150 milyon Euro söz vermiştim, Ali Koç da 150 milyon + 1 sözü vermişti, hadi versin 151 milyon Euro'yu' Biz burada dalga geçmiştik, önce 150 milyon Euro demişti sonra döndü geldi 'Pardon TL' dedi, Ali Koç, TL olarak 150 milyon'un 1 değil 60 milyon fazlasını verdi" ifadelerini kullandı.

"ÜNİVERSİTE İLE TARİH OLMAZ, FENERBAHÇE'NİN ZATEN ANLI ŞANLI TARİHİ VAR"

Aziz Yıldırım'ın üniversite için "Tarihine sahip çık" açıklamasını değerlendiren Altaylı, "Fenerbahçe'nin bir üniversite tarihi mi var? Aziz Yıldırım, 'Ben bir üniversite kurayım' demiş, bu Fenerbahçe tarihi mi oluyor? Fenerbahçe'nin başarılarla dolu şanlı tarihi var, tarih odur. Üniversite, tarih değildir. Fenerbahçe'nin 2,2 milyar TL'lik kısa dönem borcu, toplamda 3,2 milyar TL borcu var, 'Üniversite kuracağım' Üniversite kurmak ne demek? Yeni kurulanlardan birinden örnek vereyim, geçen gün Türkiye'nin önemli iş adamlarından biri olan Hüsnü Özyeğin'le bir aradaydık. Şahane bir kampüs yapmış. Devasa değil ama şık, butik. Hüsnü beye ne harcadığını sordum, '800 milyon dolar' dedi. Bugüne kadar arazisi, binası, eğitimi için harcanan para. Kaldı ki üniversite öyle pat diye kâra geçen bir şey değil, hakiki bir üniversite yapmak istiyorsan. Bugün dünyanın en iyi üniversiteleri bile milyar milyar fon almazsa ayakta duramazlar. O yüzden böyle saçma sapan şeyler... Bütün bu ağır yükü yüklenmeye gelmiş yönetim kuruluna yan taraftan ağır laflar." dedi.

"AZİZ YILDIRIM ÖNCE, ORTADA OLMAYAN ŞİRKETLERE OLAN BORÇLARI AÇIKLASIN"

Serdar Ali Çelikler'in dün Habertürk'teki yazısını hatırlatan Altaylı, "Aziz bey sen onu bırak bu 3,2 milyarlık borcu nasıl yaptın? Serdar Ali, Fenerbahçe'nin iç yapısını çok iyi biliyor. Fenerbahçe'nin olmayan şirketlere borcu var. Şirket fatura kesmiş, kulüp tarafından kabul edilmiş, ortada şirket yok. Ödemesi var, bazıları yapılmış, çek verilmiş... Kulüp muhasebesinde borç olarak duruyor. Bunlar ne Aziz bey sen biraz bunlardan bahset. Her şeyi 3 Temmuz, 3 Temmuz. 3 Temmuz'da ne oldu, Fenerbahçe bir yıl gidemedi. Gitseydi ne olacaktı? Fark 30 milyon Euro olsaydı 'Tamam' derdik. Serdar örnek vermiş 'De ki Avrupa'dan 90 milyon geldi' 90 milyon falan gelmeyecekti. İki sezon üst üste yarı final oynarsa belki gelir, yok öyle bir para. Beşiktaş bir kere 30 milyon aldı, Galatasaray birkaç kez 20'ler 30'lar aldı. De ki 50... O da elemeyi geçseydi o olsaydı, katılabilseydi. Her şeyi FETÖ de FETÖ, FETÖ de FETÖ... Sen kötü yönettin. 3 Temmuz oldu olmadı, kötü yönettin. 3 Temmuz'a sebebiyet veren yanlışları sen yapmadın mı? O FETÖ'cü hakimleri, savcıları bu kulübe sen üye yapmadın mı? Ben mi yaptım?" dedi ve ekledi:

"Fenerbahçe'nin şu an yapması gereken Ali Koç'a ve ekibine mümkün olduğunca destek olmak. Bu destek sonucunda sportif başarı gelir mi bilmem ama Fenerbahçe'nin aynı Galatasaray ve Beşiktaş'ın da olduğu gibi kendini ekonomik olarak toparlaması gerekiyor. Trabzonspor'un gelir yaratma şansını diğerleri kadar görmediğim için onu söylemiyorum" 

3 Büyükler'in transferlerini yorumlayan Altaylı, "Sadece Fenerbahçe değil diğerleri de daha fazla transfer yapabilecek gibi görünmüyorlar gibi. Onyekuru'yu bilmiyorum açıkçası, iyi kötü diyecek noktada değilim" dedi.

CLUB AFRICAIN MAÇINA İLİŞKİN...

"FUTBOLCULARIN SAKATLIK ÇIKMAMASI ŞANS"

Galatasaray'ın Tunus'ta Club Africain ile oynadığı hazırlık maçında rakibin tutumunu ve böyle bir dostluk maçının oynanmasını değerlendiren Altaylı, "Club Africain kim? Niye bunla maç yapılıyor? Galatasaray'ın ayarı mı? Maçtan önce bir uzlaşma, konuşma anlaşma yok mu? Galatasaray'ın en az 4 tane oyuncusu sakatlanma düzeyinde tehlikeli faullere art arda maruz kaldılar. Sakatlanmamaları şans. Sezon başında, birkaç hafta sonra Avrupa maçları oynayacaksın ve kadron dar. Bu noktada Club Africain'in teknik direktörüyle, bu maçın organizatörüyle böyle bir manyaklık olmaması için konuşulmadı mı? Teknik direktör olsam 15. dakikasında maçı bitirirdim ve 'Biz sizin gibi yarmalarla, kazmalarla maç yapmayız' derdim. Maç o haldeydi! Sanırsın ki Club Africain, Galatasaray'ı yense Afrika şampiyonu olacak! Siz kimsiniz ulan! Ama bu yönetim hatası, teknik direktör hatası. En başından konuşursunuz ve 'Arkadaş, biz buraya kavga dövüşe gelmedik' dersiniz" ifadelerini kullandı.

FATİH TERİM'İN "DÖRT BÜYÜKLER ARASINDA TRANSFER OLABİLMELİ" AÇIKLAMASI ÜZERİNE:
"ÇOK DOĞRU. BÖYLECE KULÜPLERİN MALİ DENGESİ BOZULMAZ"

Fatih Terim'in Club Africain maçı öncesinde yaptığı "Dört büyükler kendi aralarında oyuncu alıp verebilmeli" açıklaması üzerine konuşan Altaylı şunları söyledi:

"Çok doğru bakarım, çok doğru bir şeydir. Bu durum, zaman zaman dünyanın başka yerinde de rastlanılabilen bir şey ancak futbolun futbol olarak oynandığı İngiltere'de böyle bir şey yok. Herkes bir yerden bir yere gidebiliyor. Bunun faydası şudur, bu kulüplerin borçları, bu miktarlara çıkmaz. Niye para kendi arasında değişir, kulüplerin dengeleri bozulmaz. Abuk subuk yerlere abuk subuk takımlara gitmez para. 'Ozan Tufan'ı Galatasaray'a satmayız!' 'Sinan Gümüş'ü Fenerbahçe'ye satmayız!' Ya satın kardeşim, ne olur ki? Tanju Çolak'ın Fenerbahçe'ye transferi söz konusu... Kulüp de mali açıdan çok parlak dönemde değil. Alp Yalman'la Tanju'ya Fenerbahçe'ye gitsin diye yalvardık! Git kardeşim git. 'Ben Fener'e gitmem.' Ya gitsen ne olacak? Fenerbahçe için kötü mü oldu gitmesi? İyi oynadı, Galatasaray da para kazandı. Raşit'i nereden aldık, Fenerbahçe'den aldık. Taş gibi Galatasaraylı Raşit değil mi? Büyük Mehmet gitti Fenerbahçe'ye ya, Galatasaray'ın kaptanı! Selçuk'u sayma. Hasan Vezir, Ergun Gürsoy'un büyük kaçırma operasyonu transferi var bir de... Galatasaray, Trabzonspor'dan neredeyse takımın yarısını aldı ama Beşiktaş'tan Ayhan Akman'ı alamadık, dolambaçlı aldık. Olması lazım... Kavga dövüş oluyor küskünlük oluyor sonra. İzan varsa böyle transferler olur. Kulüplere mali açıdan faydası olur. Avrupa'da 200 milyona o onu alıyor bu bunu alıyor. Para aynı havuzda kalıyor." 

GALATASARAY, SOSYAL MEDYAYI GELİRE DÖNDÜREBİLİR Mİ?

Club Africain maçının Galatasaray'ın sosyal medya platformlarından 130 bin kişi tarafından canlı takip edilmesini ve bunun gelire dönüp dönemeyeceği üzerine konuşan Altaylı, "Galatasaray, sosyal medyada Avrupa'nın en başarılılarından biri, zannediyorum ki ilk 10'da. Ama bunu gelire döndürmekte başarılı mı? Kim Kardashian bile koskoca Galatasaray camiasından daha başarılı." dedi.

Fatih Terim'in altyapı oyuncularına ilişkin açıklamalarını da yorumlayan Altaylı, "Galatasaray'ın eski başkanı ismini bile anmak istemediğim Dursun Özbek 'Divan Kurulu'nda 7 tane altyapıdan milli takıma gitmiş oyuncumuz var' dedi, biz de alkışladık. Sonra zaman geçti ben de dedim ki 'Bize alkışlattın ama bunların en azından bir ya da iki tanesini A Takım kadrosuna almayı bırak A Takımla idmana bile niye çıkarmıyorsunuz?' dedim, 'Aman' falan dedi. Allah'tan Fatih Terim bunu yapıyor. Fenerbahçe de bunu yapmaya başlayacak gibi duruyor genç oyuncularla. İyi bir şey. Altyapı, doğru değerlendirmezsen dünyanın en pahalı yatırımıdır, onu da söyleyeyim." ifadelerini kullandı. 

GOMIS VE GALATASARAY HAKKINDAKİ HABERLER

"GOMIS, GEÇEN SEZON GALATASARAY'DAN 7,2 MİLYON EURO ALDI"

"Gomis ücretine zam istiyor" şeklindeki haberler üzerine Dursun Özbek'in yaptığı açıklamalar üzerine de konuşan Altaylı şunları söyledi:

"Galatasaray Gomis sorunu mu yaşıyor yoksa medya mı kışkırtıyor emin değilim. Niye dersen Gomis'le ilgili okuduğum rakamlar doğru değil. Burada çok açık söyledim, bir kez daha söyleyeyim. Hafif de olsa sakalım var, belki dinlenir: Gomis, Galatasaray'dan geçen sene 7,2 milyon Euro para aldı! Vergisiz, kemiksiz, böyle löp. Somon füme gibi, aynen öyle. Eski başkan doğru söylüyor. Gomis asist başına, gol başına, şampiyonluk başına yani her şeye para alıyor. Gomis sahada nefes alsa ekstra para alıyor! Abdurrahim Albayrak orada, gidin sorun Gomis kaç para aldı? Bu adama 7,2 milyon Euro ödendi. Helal-i hoş olsun, anlaşma böyleyse ödeyeceksin yapacak bir şey yok... '3 milyon, 3,5 milyon olsun istiyor...' Peki. Yönetici olsam çağırırım Gomis'i, 'Bütün bunları iptal ediyoruz, ben sana 5,5 milyon veriyorum kabul ediyor musun?' derim. 7,2'den iyidir. Futbolcuya asist başına para verilir mi? Futbolcunun işidir asist yapmak. Golcüye, gol başına para verilir mi? Zaten gol atmaya geldin. Hani oldu da kaleye geçti, kurtardığı gol başına para ver de... Golcüye gol başına para ödeyeceksen niye golcü transfer ettin? O zaman 'Kardeşim ben sana para vermem, gol başına 500 bin Euro veririm' de, 20 gol atsın 10 milyon Euro'yu götürsün. Hem transfer et hem yıllık para ver hem de gol başına para ver! Sen necisin, golcüsün! Bu şeye benziyor, gazete benle yazı için anlaşıyor, sonra ben harf başına, kelime başına para istiyorum. 'Sen zaten yazmaya geldin, maaşı niye alıyorsun' derler.

BEŞİKTAŞ BAŞKANI FİKRET ORMAN'IN AÇIKLAMALARI

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman'ın "Vida'ya teklif yok" açıklamasını değerlendiren Altaylı, "28 milyondan bahsediliyorlar. Spor yazarları sayı saymayı da bilmiyorlar, dayak da yememişler. Oturuyorlar, 'Bugün Vida'ya kaç milyonluk teklif olursa iyi haber olur? 35, yaz 35 gitsin' diyorlar. 'Gomis, Galatasaray'dan kaç isterse iyi haber olur, 3,5' Adam 7 alıyor bari ondan haberin olsun! Yani spor yazarlarımız alim. Yarısı yalan yarısı palavra. O kadar abartılı şeyler var, övgünün de yerginin de limiti yok, paralarda palavra! Biri 'Vida'ya 20 milyon verildi' diyor, öbürü de 'Şimdi 19 dersem olmaz ben de 25 diyim' diyor, kendi aralarında açık artırma yapıyorlar." dedi.

"TALISCA'YI KENDİ KULÜBÜ NEDEN OYNATMIYOR?"

Beşiktaş'tan ayrılarak Çin'e giden Talisca'nın 2 maçta 5 gol atması üzerine konuşan Altaylı, "Talisca çok güzel goller attı. Talisca'yı kim kaybetse arar. Benim anlamadığım bu çocuğun bonservisi Benfica'da, bunu niye onlar oynatmıyor? Muazzam oynuyor, attığı goller, gol vuruşları... Çok acayip" dedi." ifadelerini kullandı.

Jose Mourinho'nun "Taraftar olsam bu oyunumuza para verip izlemem" ifadelerini de değerlendiren Altaylı, "Bizim takımlarımızın tamamı şunu bilmeli ki, Aykut Kocaman bunu asla öğrenemedi, bu bir şov işi. Özellikle Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe açısından baktığınızda bu bir şov işi. Taraftarınızı sahada oynadığınız futbolla mutlu etmeli ve kazanmalısınız. İnsanlar bitse de gitsek, '1-0 olsun bizim olsun' dememeli. Keyif almalılar. Keyif arttıkça taraftar artar, gelir artar, localar değerlenir. Mourinho'nun lafı herkese ders olsun, Mourinho'ya da!" yorumunda bulundu.

 

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları'nı ve Gizlilik Sözleşmesi'ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

BU EKRANI KAPATMAK İÇİN TIKLAYIN!
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!(10)
* Yorum kurallarını okumak için tıklayınız!
  • Misafir 2018-07-31 09:53:37 3 temmuzda dağılan takım 3 sene lige ambargo koyardı. 3 temmuz sayesinde Gs yandan hep nemalandı.
  • Misafir 2018-07-31 09:41:28 Fatih bey 4 büyükler kendi arasinda transfer yapabilsin algısına istinaden gs ilk adimi kendi atsın, Sneijder in menejerinin talep ettiği Türkiye'de baska takima transfer yapamaz yasagi kalksın, ne dersiniz? Barış C.
  • Misafir 2018-07-31 09:31:08 Kesinlikler katılıyorum; Galatasaray sosyal medyayı hesaplarını gelire döndürmelidir, ciddi bir gelir kaynağı olacaktır klübe...
TÜM YORUMLARI GÖSTER!(10)