Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Melik DEMİREL/ HT CUMARTESİ

Ilık akşam güneşi, taş duvarlara vuruyor. İnsanlar işten dönüyor. Dükkânlar boşalırken lokanta ve kahveler doluyor. Albert Camus’nun romanlarından çıkmış gibi sıcak, karmaşık ve egzotik bir şehir Hatay. Sınırın ötesindeki savaşın yanı başında, iki dağın arasına kurulan bir vadi... Binlerce yıllık tarihinde 13 medeniyete ev sahipliği yapmış. Bugün Hatay’da Türkçe’den sonra en çok bilinen diller Arapça ve Fransızca. Rehberimiz dedesinin sular seller gibi Fransızca konuştuğunu anlatıyor. Hatay’a iner inmez, “Eski Antakya” denilen, sit alanı haline getirilen bölge içindeki, dünyadaki ilk sokak aydınlatmasının yapıldığı Kırk Asırlık Türk Yurdu Sokağı’na geliyoruz. 19. yüzyılda, erken Osmanlı mimarisi tarzında inşa edilen, ilk adı Herod Caddesi olan bu sokakta bir Katolik, bir Ortodoks Kilisesi, bir sinagog ve bir cami aynı avluya bakıyor. Hatay şehri, bugün de pek çok din ve milliyete ev sahipliği yapıyor. Ermeni ve Süryani köyleri yüzyıllardır mevcut. 1980’li yıllarda Afganistan’daki savaştan kaçanlar da kendi mahallelerini Hatay’da kurmuş. Lakin bu kültür renkliliğinin aksine sokakları çok renksiz Hatay’ın. Biz değil, Hataylılar söylüyor bunu. Zira yapılan bir ankette, Hatay’daki duvarların rengârenk olmasını istemişler. Antakya Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş; Gidilecek onlarca kilometre yol, atılan ilk adımla başlar. Bizim ilk adımımız, Antakya’nın kardeşliğini, zenginliklerini bu gibi etkinliklerle birlikte duyurmak” diyor. Gri duvarlara ilk fırçanın vurulmasıyla şenlik başlıyor, meşaleler yakılıyor. Günün sonunda ise, kentin ruhu gibi rengârenk hale geliyor.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ