Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Cumartesi Yüz yüze dizisi röportaj
        • 13

          T.Ö.: Voltran oluşuyor.

          Ö.E.Y.: Hissettiğim şey, Cino’nun hepimizi kusurlarıyla kabul etmesi. Ve çok güzel bir şey söylüyor: “İnsanların kusurları vardır ama özünde kim olduğunu unutmadığın sürece sevmek için nedeniniz vardır.”

          B.S.: Hepsi birbirini oldukları gibi kabul edip seviyor. Zaten o kadar zorluk çekmişler ki, günün sonunda hepsi birbirine sırtını dayamış, esas mesele bu. Ve onu kaybetmemek için hepsi özen gösteriyor, sonsuz güvene dayalı güzel bir arkadaşlıkları var.

        • 14

          Hikâyede karakterleriniz hangi yönleriyle daha da öne çıkacak?

          B.S.: Baştan karakterleri iyi bir noktadan ele aldığımızı düşünüyorum. İzlediğimizde “Birinin şunu sivriltmesi gerek” diye bir yargım olmadı. Başlarına gelenler üzerinden değişimlerine tanık olacağız.

        • 15

          Ö.E.Y.: Hepsinin çok dolu bir geçmişi var. Ceplerimiz o kadar dolu ki... Bizim de şöyle bir sabırsızlığımız var ki karakterlerin geçmişlerini gördüğümüzde davranışlarının sağlaması bizde zaten var. Çok güzel yazılmış geçmişleri, çok dolu karakterler.

        • 16

          Tek Molla’yı ya da Cino’yu alsan bir sinema filmi olur. Aslında önce aile olmuşlar sonra çete. Banka soymak ya da serserilik peşinde değiller. Tabii ki yaşadıkları mahalle ve koşullarda para kazanma yöntemleri geliştirmişler. Uyum sağlamak ve hayatta kalabilmek adına vizyonları dahilinde kendilerine bir yol çizmişler.

        • 17

          Karakteri oluştururken, onun nedenlerini anlamaya çalışırken öne çıkarmak istediğiniz şeyler neler?

          M.Ç.: Dizi ilerledikçe bütün karakterlerin sosyolojik ve psikolojik yönlerini göreceksiniz. Zıt karakterleri birbiriyle karşılaştırmayı, insanın kendisiyle çelişkiye soktuğu anları göreceksiniz.

        • 18

          T.Ö.: Bir mezarlık sahnesinde Molla dua okuyor, Ermeni olan Aleko istavroz çıkarıyor. Senarist bu insanları bir araya getirmiş, onları kardeş eylemiş. Bunun bayağı bir derinliği var aslında. Bizim bu işe girmemizde de bu çok etkiliydi, bu kadar derinlikli bir çete yok bence. Bu insanların sebepleri dolu dolu. İsmimin Aleko olduğunu öğrendiğimde Rita adlı arkadaşımı aradım, “Bizde böyle bir isim yok. O Rum” dedi. Rejiyi arayıp söyledim, sonra hoca bana “Söylediğinde haklısın ama biz onu bilerek yaptık” dedi. Soyadı Sokayan yani bir Ermeni soyadı. Demek ki bana da bir sürpriz var.

        • 19

          'KORKTRUĞUMUZ HER ŞEYLE YÜZLEŞMELİYİZ'

          “İnandığın şey, yüzleştiğinle ters düşerse ne olur?” sorusu son zamanlarda dizilerde sıkça karşımıza çıkıyor. Sizce neden böyle bir konu seçiliyor?

          Ö.E.Y.: Hayatı ezbere yaşamamak, yüzleşmek gerekiyor. Sevmediğimiz her şeyin üzerine düşünmemiz lazım. Sevmemek, negatif enerji dünyanın ihtiyacı olan en son şey. Bizim sevmeye, pozitif olmaya, anlayış göstermeye ihtiyacımız var. Bu bizi büyütecek ve insan gibi insan yapacak. Öteki olmak problem olmamalı. Nefret kadar büyük suç yok.

        • 20

          Çete üyeleri olarak canlandırdığınız karakterlerinizin gerçek hayattaki en zıt özelliklerini soracağım.

          Ö.E.Y.: Ben Tatar’a göre daha sağduyulu biriyim. Duygusal biriyim ama mantıklı hareket ederim. Romantiğim de. (Gülüyor.)

          T.Ö.: Çok hareketli biri değilimdir, Aleko da içe kapanık biri. Aslan burcuyum ama kimseye “Hadi şuraya kaçalım” demedim. “Nereye, ben de geleyim” dedim.

          M.Ç.: Molla için mahalle kuralları var. Benim öyle kurallarım yoktur. Herkes istediği gibi, istediği kimlikle aynı çatı altında yaşayabilmelidir.

        • 21

          B.S.: Cihangir çok yönlü bir adam. Kırılgan değil desem, kırılgan. Romantik değil desem, romantik. Güçlü değil desem, bayağı güçlü.

          Ö.E.Y.: Bu aslında iyi cast’a çıkıyor. B.S.: Evet kişisel özelliklerimize de uygun bir cast yapıldığını düşünüyorum. Ben biraz daha rahat bir tipim, Cihangir biraz daha gergin bir adam. Kontrolcü bir tip.

        • 22

          Ö.E.Y: Ama senin de Tatar gibi bir arkadaşın olsa her an her şey olabilir. (Gülüyorlar.)

          B.S.: Evet, doğru. Sinir hastası olabilirim. (Gülüyor.)

        • 23

          ‘Bir noktada aşka düşecekler...’

          Seliha önce gıcık oluyor Cihangir’e. Hikâyenin tam olarak neresinde yakınlaşacaklar?

        • 24

          B.S.: İkinci bölüm itibarıyla artık birbirlerini ufak ufak tanımaya başlıyorlar. Birkaç ortamda yeniden bir araya geliyorlar. Zamana yayılmış bir ilişki. Fakat banka soygunundan sonra çok sevdiği bir arkadaşını kaybediyor. İlişkinin temelleri sağlam bir yerden gitmiyor.

        • 25

          Ciddi bir acı var. Ama şu an için bunu bilmiyorlar. Onların bunu bilmeden yaşadıkları şeyi göreceğiz aslında. Sonrasında biri diğerinden kaçacak. Ama ilişki boyut kazanacak sonra öğrenilecek. Birbirlerini anladıktan sonraki tavır değişimi oyuncaklı bir şeye dönüşecek. Aslında kadın – erkek ilişkisini enteresan bir yerden ele alacak.

        • 26

          Nefret ve rekabetten aşk çıkacak anlaşılan...

          B.S.: Evet, gerçeğin ortaya çıkması biraz zaman alacak. Her ikisi de birbirinin karakterinden emin olmaya çalışacak. Hırsız mı polis mi, gerçek mi değil mi? Birçok şey sorgulanacak ama bir noktada aşka düşecekleri için bu gerçeklere inanmak gün geçtikçe güçleşecek.

        • 27

          ‘Geçen yıllar ikimize de yaramış’

          Sinem’le çalışmak nasıl?

          B.S.: Sinem çok tatlı bir insan. Daha önce de uzun süre birlikte çalıştık, eski arkadaşım. Eski bir arkadaşınla yeniden bir araya gelmek çok keyifli. Yıllar geçmiş üstünden herkes üstüne bir şeyler koymuş. Bunu birlikte de konuştuk, geçen yıllar ikimize de yaramış. O samimiyeti kurduğun biriyle birinci ve en önemli aşama olan tanıma aşamasını hızlıca geçmiş olmak sadece işe konsantre olmayı gerektiriyor. İşin çok daha hızlı akmasını sağlıyor.

        • 28

          Arkadaş grubunda lider bir tip misindir?

          B.S.: Öyle çok kalabalık arkadaş grubuyla gezen biri değilim. Lisede öyle bir arkadaş grubum vardı. Mahallede büyüdüm. Yaşamasam bile böyle çok fazla insan tanıdım. Günün sonunda o biriktirdiğim durumların benim işime yaraması, gözlemlediğim şeylerin yansıması çok hoşuma gidiyor. Hatta bazen eski mahalle arkadaşlarımı arayıp konuşuyorum, yakında da ziyaretlerine gideceğim.

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa