Kanayan parmak nasıl kesilecek?
Atilla Türker yazdı...
YILDIRIM Demirören’in dünkü demecinde şu cümle yer aldı: “Kanayan parmağı keseceğiz”... Haliyle ilk başta “Suçlu bulunan takımlara gereken cezalar verilecek” şeklinde yorumlandı bu yaklaşım. Ama sonra şöyle bir açıklık getirdi Demirören: “Süreci kastediyorum... Kararı çabuk vereceğiz...” Demirören’in bugüne kadar olan mesajlarından şöyle bir tablo çıkartabiliriz: “Küme düşme yok... Puan silme yok... UEFA ile yapılacak pazarlık sonucu takımlarımıza en az cezanın verilmesi sağlanacak...” Haliyle ne oluyor bu? Parmak kesme falan değil... Pansuman tedavisini biz yapacağız, neşteri UEFA vuracak... Niye mi? Açıklayayım: Federasyon kurmay heyeti bugünden itibaren kolları sıvayacak... UEFA ile görüşmelere başlayacak... Başlayacak ama... Etik Kurulu raporu da önümüzdeki günlerde Demirören’in önüne sunulacak? Ne yapacak Demirören? İlk başta topa basacak!.. Bekleyecek... Yan pas yapacak... Zaman kazanacak... Sonra da Disiplin Kurulu’na bir ara pas uzatacak... Bu kez de Disiplin Kurulu topla oynamaya başlayacak.... Ve de tam bu sırada... UEFA ağır bir raporu kamuoyuna sunacak... Fatura kesilmiş olacak. Yani ne demektir bu? Neşter, UEFA’nın elinde. Dilerim bu operasyon acı vermez... Dilerim öldürmez. Şunu da ekleyeyim: Etik Kurulu raporu yine sümenaltı edilmiş olacak... Haliyle bazı takımlar küme düşmekten kurtulacak. Sözün özü: Bizim Türk futbolunda rapormuş, Etik kuruluymuş, Disiplin kuruluymuş, 58. maddeymiş, hakmış, hukukmuş, hepsi hikaye... Bir tek ölçü var: Büyüklerimize en ufak bir zeval gelmesin...
UEFA ile pazarlık ve sonrası
Kafalarda oluşan soru şu: “UEFA ile yapılacak pazarlığın ardından Türk takımlarına nasıl bir ceza gelecek?..” Sorularla konuyu biraz daha açayım: “Avrupa yolunda nasıl bir engel çıkacak? Sadece suç işleyen takımlara mı ceza verilecek?.. Yoksa Süper Lig’deki tüm takımlara mı?.. Milli takımlar da bu ceza kapsamında olacak mı?..” Net konuşmakta yarar var: UEFA ile görüşmeler yapılırken, şu hususa dikkat edilmelidir... Hangi takım ya da takımlar suç işledi, o takımlar üzerinden pazarlığa girilmelidir. Şikeye ya da teşviğe adı karışmayan takımlara Avrupa yolu kapanmamalıdır. Süper Lig’deki tüm takımlar ve de Milli takımlar ceza kapsamına alındığı takdirde cezanın süresi belki daha kısa olur ama... Hakka, hukuka, vicdana sığmaz bu... Suçsuz takımlar pazarlığa dahil edildiği taktirde yanlışın en büyüğü yapılmış olur. Kimse bunun altından kalkamaz. En başta da Demirören...
Beşiktaş ve hakemler
Merkez Hakem Kurulu’nun başına Zekeriya Alp, yardımcılığına da Yüksel Okçuoğlu getirildi. Hemen belirteyim... İkisi de çok değerlidir. Değerlidir ama... Bu iki ismin ortak özelliği nedir? İkisi de Beşiktaş camiasının içinden geliyor... Bu durum yarınlarda rahatsızlık yaratmaz mı acaba? En ufak bir hakem hatasında her kafadan bir ses çıkmaz mı? Hatta şunu da söyleyeyim: Diğer takımlar bu işten zarar görmese bile... Beşiktaş camiası zarar görür. Yarınlarda en ufak bir hata, size çok kötü geri döner. Şu da var: Zekeriya Alp bugüne kadar hakem camiasının kenarından kıyısından hiç geçmedi. Hep uzak kaldı... Şimdi giriyor! Haydi hayırlısı...
Hoşgeldiniz Musa Bey!
Merkez Hakem Kurulu listesine baktığımda bir isim dikkatimi çekti: Musa Soykarcı... Yanlış anlaşılmak istemem ama... Hakem camiasındaki binlerce ismi tek tek tanırım... En azından bilirim... Musa Soykarcı adında bir ismi bugüne kadar hiç duymadım. Gülmeyin ama... Çok sayıda hakem arkadaş da bana sordu. Tanıyan çıkmadı. Sonunda bir dostum yardımcı oldu. Musa Bey, Kayseri kontenjanından... Dediğim gibi hakemlikle hiçbir ilgisi yok... Kayseri Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu Başkanı. Daha önce de kulüpte basın sözcülüğü görevini üstlenmiş. Önceki dönemlerde eski hakemlerden Galip Bitigen’i Merkez Hakem Kurulu’na dahil eden Kayseri’nin önde gelenleri, bu kez Musa Soykarcı’yı tercih etmiş bulunuyor. Yani Kayseri’den olmazsa olmuyor. Gerçekten bravo. Yıllar önce F.Bahçe-Kayseri maçında bir hata yaptı diye Hakan Sivriservi’nin hakemlik hayatını bitiren Kayseri, olayın önemini ve ciddiyetini anladığı için olsa gerek, artık işi sıkı tutuyor, her daim Merkez Hakem Kurulu’na birisini yolluyor. Ülkemizde bu işler oluyor.
Tahkim ve Tuzcuoğlu
Futbol Federasyonu kurullarında yapılan en önemli değişiklerden biri de Tahkim Kurulu Başkanı Hasan Gerçeker’in gitmesi ve yerine Engin Tuzcuoğlu’nun getirilmesi oldu. Hemen söyleyeyim: Engin Tuzcuoğlu, ülkemizde spor hukukunu en iyi bilen isimlerin arasında yer alır. Yani kurullardaki ender doğru tercihlerden birisidir bu...
EN SON YALAN NEDİR?
Yıldırım Demirören çok iyi bir ekip oluşturdu.