Fenerbahçe için titreyip kendine gelme vakti
Serdar Ali Çelikler yazdı...
* CEMAAT bize operasyon yaptı.
* Hükümet bizi bitirdi.
* UEFA düşman, Platini sahtekar.
* Arıboğan-Helvacı ispiyoncu.
* Aydınlar başkan düşmanı.
* Trabzonspor ve Galatasaray leş kargası.
* Etik Kurulu yanlı ve komplocu.
* ”UEFA ve Aydınlarla kavga ederek bir yere varamazsınız” diyen camia büyükleri “hain”
* ”Yahu galiba bizimkiler şike yapmış” diyen taraftar “İçimizdeki İrlandalı”
* Mantıklı konuşup kulübünü korumaya çalışan Nihat Özdemir istifa...
* Aydınlar’a “1 yıl süre ver” deyip kulübü raya oturtmak için süre isteyen Murat Özaydınlı ‘gizli tanık.’
Camiada sadece bu sesler çıkıyor.
Bir kişi de çıkıp; “Ne yazık ki çok kuvvetli delillerle bezenmiş ciddi suçlamalarla karşı karşıyayız. İnşallah mahkeme süreci sonunda yöneticilerimiz aklanırlar. Ama bu iddialarla ilgili oluşan algı bile Fenerbahçe’nin kaldırabileceği bir imaj değildir. Herkes yapsa bile biz bu işlere girmeyiz girmemeliyiz. TFF sürecini bekliyoruz. Fenerbahçe vakurluğu içinde verilecek kararla göre alternatif planlar hazırlıyoruz. Camiamız bu
süreçte bize yapılan linç kampanyasını unutmayacağı gibi, bizi bu durumlara düşüren kişilerle ilgili mahkeme sonunda gereğini yapacaktır” demiyor.
******
Artık Fenerbahçe camiasının gerçekten titreyip kendine gelmesi lazım.
İslam Çupi yaşasaydı ne derdi?
Her şampiyonlukta unutulan, her başarısızlıkta mevcut yönetim tarafından hazırlanan pankart malzemesi. Fenerbahçeliler’in amentüsü oldu onun cümlesi: “Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü ne kupa büyüklüğüdür. O’nun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte adı konamaz...”
Ben de rahmetli üstadı en iyi tanıyan isimlere sordum. “İslam Çupi yaşasaydı bugünkü durumda ne derdi?” diye.
İşte yanıtları:
ATİLLA GÖKÇE (Milliyet Gazetesi yazarı-Dostu ve çalışma arkadaşı) :
“Fenerbahçe büyüklüğünü betonla, kombineyle, Fenerium’la, şampiyonluk sayısıyla, hisse senetleriyle, rakamların içine sıkıştıranlar, sonunda içinde bol bol rakam geçen iddianamelerle karşı karşıya kaldılar ve Fenerbahçe büyüklüğüne liyakatları sorgulanır hale geldiler. Bu iddianame tümüyle fos çıksa da bize bir şeyi öğretebilir: Hiç kimse Fenerbahçe’den büyük değildir. Olamaz da!”
ERDOĞAN ŞENAY (Milliyet Gazetesi yazarı-Yakın dostu):
Şike dedikoduları ile yatıp kalkılan şu zamanlarda kalem oynatır olsaydı; ya futbol oyununu dışında yaşamış yorumcu ulemalarına! layık oldukları cevapları yüzlerine çarpar; ya da kalemini kılıfına sokup “yazıklar olsun sizlere verdiğim düşünsel emeklere” der ve çekip giderdi.
CEM ŞENGÜL (Milliyet Gazetesi Spor Müdürü Çalışma arkadaşı) :
“Efendiler; futbol dükalığının baş köşesinde oturan, kararlı yürüyüşü, gelişen ekonomisi, gün be gün taraftarına taraftar katan sevgi paylaşımı, tesisleşmesiyle ülkenin büyük bir gücü haline gelen Fenerbahçe’yi, altında siyasi çekişmelerin yattığı açıkça belli olan bir temizlik harekatının “1 numaralı sanığı” yapabilirsiniz.
Ama şunu unutuyorsunuz; Fenerbahçe bir cumhuriyettir, temeli “aşkla, kulüp milliyetçiliği” ile atılmıştır, haksızsa bedel öder, ama yıkılmaz, darbe alır, ama yeniden yükselir, haklıysa da hesap sormaz, geriye bakmaz, küllerinden yeniden doğar. İşte tam da bu nedenle, eğer bir temizlik yapılacaksa en doğru adresi seçtiniz. Çünkü başka hiçbir kulüp bu kadar sağlam ayakta duramaz. Çünkü Fenerbahçe büyüklüğü ne şampiyonluk büyüklüğü, ne kupa büyüklüğüdür. Onun büyüklüğü başka bir büyüklüktür işte, adı konamaz.”
GÜRCAN BİLGİÇ (Sabah Gazetesi yazarı-Öğrencisi) :
“Kadıköy iskelesinden bindiğimiz F.Bahçe dolmuşunun uğradığı duraklar değişmiş son zamanlarda. Biz böyle bilmezdik geçtiğimiz yollardaki esnafları, evleri. F.Bahçe dedin mi akla gelen bir dostluk eli, bir mutluluk veya bir ihtişamken şimdi dolmuşçu bize ‘Satılmış’ta inmemizi söylüyor.
Halbuki son durağımız Şaşkınbakkal galiba...”