Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Fiskos Şarkıcı Barbaros: Ya göbek atmak ya ağlamak istiyoruz - Magazin haberleri

        Şarkıcı Barbaros, HT Magazin'den Arif Hür'ün sorularını yanıtladı.

        Canlı müzik deyince akla gelen isimlerden biri olan Barbaros, şu sıralar yeni single’ı ‘İki Elim Kanda Olsa’nın heyecanını yaşıyor.

        Yakın dostu Sıla Gençoğlu’nun şarkının sözlerine yaptığı sihirli dokunuştan bahseden Barbaros, “Bu şarkının ritmi ve sözleri bedenime tam oturdu” diyor.

        Canlı müzik mekânlarının artmasının ekonomiye olumlu etki ettiğini belirten Barbaros, idol olarak gördüğü Barış Manço ve Erol Evgin’in çizgisinden gitmeye çalıştığını söylüyor...

        ‘CİDDİ BİR ARAYIŞTAYDIM’

        ‘İki Elim Kanda Olsa’yla adınızdan söz ettiriyorsunuz. Şarkının hikâyesi nasıl filizlendi?

        REKLAM

        2014 yılında piyasaya çıkardığım ‘Borcum Var’ adlı şarkıdan bu yana ciddi bir şarkı arayışım vardı. Bu arayış içinde Yunanca bir parça buldum, çok hoşuma gitti. Aynı müzik şirketiyle çalıştığımız için diyalog kurduğumuz Sıla Gençoğlu’yla hep, “Bir şarkı yapalım” diye laflıyorduk. Sağ olsun 2 ay gibi sürede bana ‘İki Elim Kanda Olsa’ adlı parçayı hediye etti.

        Şarkının “Bir hasret incecik ta şuramda külçe, tam isabet. Hayranım bozgununa süründürür meret. Ne onulmaz yareymiş, ne bulunmaz çareymiş. Düşmedi haneye” şeklinde akan sözleri sizde ne tür hisler uyandırdı?

        Oldukça duygu yüklü bir şarkı. Sevgili Sıla’nın bu şarkıyı nasıl bir kafayla yazdığını ben de bilmiyorum, ona sormak lazım. Ne olursa olsun sevdiğinin yanından giden bir adamı anlatıyor bana kalırsa. Çaresizliğini yenen birinin hikâyesini dile getirmek ufkumu genişletti. ‘İki Elim Kanda Olsa’yı, sahne aldığım mekânda repertuvarıma eklemek seyirciye farklı bir tat verebilmek açısından mühimdi.

        ‘UÇLARDA YAŞIYORUZ’

        Bir süredir cuma akşamları People’da müzikseverlerle buluşuyorsunuz. Uzun yıllardır çeşitli mekânlarda sahne alan birisiniz. Canlı müziğin yeniden revaçta olmasını nasıl yorumlamalı?

        Canlı müziğin artması hem ülke ekonomisine hem de onlarca işçi çalıştıran mekân sahiplerine can simidi oldu. Günümüz sanatçıları hayranlarıyla samimi olmak istiyor. Mekânlarda da bu fazlasıyla mümkün. Şarkıcılar artık daha ulaşılabilir.

        REKLAM

        Gece hayatında mekânları dolduran müzikseverler genelde hangi türde parçalar dinlemek istiyor?

        Son yıllarda arabeske doğru ciddi bir kayma var. Müzikseverlerin çoğu dertlenip efkâr dağıtmak istiyor. Bir de şöyle şaşırtıcı bir durum var. Millet olarak bizim hiçbir konuda bir ortamız yok. İnsanlar ya aşırı eğlenelim, göbekler atalım diyor ya da efkârlanalım, ağlayalım. Toplum olarak uçlarda yaşıyoruz.

        Rol aldığı ‘Tahir İle Zühre’ müzikalinin aralık ayından beri sahnelenemediğini belirten Barbaros, “Sponsora ihtiyacımız var. Bu müzikali ekip olarak devam ettirmek istiyoruz” diyor.

        ‘Mütevazılık pek iş yapmıyor’

        Diğer pek çok sanatçının aksine sadece işinize konsantresiniz, mütevazı bir profil çiziyorsunuz. Bu sektörde mütevazı olmak iyi midir?

        Bugüne kadar hiç kavgaların ortasında bulunmak gibi bir düşüncem olmadı. Dediğiniz gibi ülkemizde mütevazılık pek iş yapmıyor ama sivri çıkışlar yapacak bir karakterim yok. Yoksa bir gece mekâna girersin, orada bir kızla tanışırsın, sonra muhabirleri çağırıp ertesi gün gazetelere haber olursun ama bu yanlış bir yol. Sanatçı, sadece yaptığı işle anılmalı.

        Barbaros, ileride oyunculuk da yapabileceğini söylüyor.

        ‘Müzikle, zehrimi dışarıya atıyorum’

        Müzik yapmaya nasıl karar verdiniz?

        Çocukluktan beri fırsat bulduğum her alanda şarkı söylerdim. 20’li yaşlarımı geçtikten sonra, “Artık su üstüne yazı yazmak istemiyorum” diyerek profesyonel anlamda müziğe yöneldim. Hayatta, kendimi müzikle ifade etmek bana cazip geldi. Çünkü, müzik yoluyla hem mutlu hissediyorsunuz hem de zehrinizi dışarı atıyorsunuz.

        ‘Duygu toplumu olmak lazım’

        Son yıllarda pek çok kişinin dilinde “İlişkiler mekanikleşti” cümlesi var. Siz buna katılanlardan mısınız?

        Maalesef mekanikleşme var. İnsanların elinden akıllı telefonlar düşmüyor. Düşünün telefonun şarjı bittiğinde bile tamamen dolmasını beklemeden hemen elimize alıp bildirim var mı diye bakıyoruz. Lise yıllarında bir edebiyat öğretmenim, “Bahane burun gibidir, herkeste bir tane bulunur” derdi. O yıllarda onu anlamazdım ama şimdi çok daha iyi anlıyorum. Geçen yıllar içinde bahanelerimiz de çoğaldı. Bizi duygu toplumu olmak kurtarır. Yaşadığımız coğrafyanın kıymetini bilmeliyiz.

        BURÇLAR

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa