'Kalaşnikofla vurulması şans'
İbrahim Tatlıses'in durumunu bir beyin cerrahından okuyun...
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Alper Kaya, Kalaşnikof’la başından vurulan İbrahim Tatlıses’e uygulanan tedaviyi yorumladı ve iyileşme süreciyle ilgili olasılıkları anlattı.
İbrahim Tatlıses’in beynine kurşun isabet ettiği halde yaşaması şans mı, büyük bir cerrahi beceri mi yoksa mucize mi?
Ateşli silahlarla beyinde oluşan yaralanmalar, geniş bir yelpazedir. Çok hafif de, çok vahim de olabilir. Çoğunlukla hasta o anda da ölür. Dolayısıyla yaralanmanın tipi ve şekli yaralanma sırasında beynin ne kadar hasar aldığı önemlidir.
Bu nedenle Tatlıses’in şansı yardım etmiştir. Çok hızlı müdahale yapıldığı için doktorların kesinlikle becerisi vardır. O cerrahlarla gurur duyuyorum. Bir cerrah olarak “Allah’ın sevdiği bir kuluymuş daha yapacak çok şeyi var ki, Tanrı yaşamasına izin verdi” diyebilirim.
Sizce Kalaşnikof gibi uzun namlulu bir tüfekle vurulması durumunu nasıl etkiledi?
Bu daha çok adli tabiplerin alanına girer ama ben de Doğu’da bir süre adli tabiplik yapmıştım. Oradaki deneyimlerimle, Kalaşnikof’la vurulmasının işine yaradığını söyleyebilirim. Kalaşnikof gibi bir tüfeğin gönderdiği merminin debisi çok yüksektir. Ve hızlı girip çıkması, nispeten daha az hasara neden olur.
Yavaş girmiş bir mermi kafatasına çarpıp takla atar. Zımba gibi girip çıkması başka, içerde taklalar atarak devam etmesi başkadır. Taklalar atarak giden mermi, o esnada gücü düşükse daha fazla dokuyu harap ederek ilerler. Güçlü bir mermi zımba gibi girip çıktığında, daha az travma etkisi yaratır. Herkes yakından silah atışının daha tehlikeli olacağını düşünür. Ama uzaktan atış daha çok hasar verebilir. Merminin gücü yavaşlayacağından verdiği hasar büyür.
Beyne kurşun isabet ettiğinde, hasta ne kadar hızlı ameliyat edilirse kalacak hasar o kadar az mı olur?
Bunların önemi azdır. Bu travma büyük bir kanamaya neden olmuşsa, o kan kitlesi beyni sıkıştırıyorsa işte o zaman müdahalenin hızı önemlidir. Mermi ilk girip çıktığında yapacağı hasarı zaten yapar. “Hasta geldiğinden iki, üç gün sonra ameliyat edilir” demiyorum ama dakikaların çok önemi yoktur.
İbrahim Tatlıses önce başka bir hastaneye, ardından ameliyat edildiği hastaneye nakledildi. Bu zaman kaybının sonra etkisi olur mu?
Bu yorum yapabileceğim bir konu değil. Bunun önemini ancak o andaki filmine bakan doktor bilebilir, o görebilir.
Ancak doktor müdahale edemeyecek durumdaysa ya da başka bir yerde çok daha iyi bir cerrahi girişimin yapılacağına eminse, süre kaybını göze almalıdır. Riskli bir işe girip yanlış yapmak yerine süre kaybı tercih edilmelidir. Hayatını koruyacak önlem alınır ve ilk müdahale yapıldıktan sonra nakledilmesi uygundur.
Sizce İbrahim Tatlıses bundan sonra sahneye çıkabilir mi, şarkı söyleyebilir mi?
Tatlıses, ameliyattan çıkar çıkmaz bu konu tartışılmaya başlandı ve bana çok garip geldi. Bu ancak bir, iki yıl sonra düşünülecek bir konudur. Bunun pazarlığına girmek çok acayip bir durum. Biz böyle durumdaki hastaların yaşamasına odaklanırız. Hiçbir cerrahın aklına şarkı söylemesi gelmez. Ama benim ümidim, felci de yenip çok az hasarla ayağa bile kalkabileceğidir.
Tatlıses’in kafatası kemiğinin karnına gömülmesi, gerekli mi yoksa estetik amaçlı mı?
Beyinde bir travma olduğunda, beyin dokusunda ödem oluşur. Kafatası kapalı bir kutudur ve beyin şişemediği için sıkışır. Beynin hayati merkezleri sıkışıp o bölgelere kan gitmezse hasta kaybedilir. Bu yüzden beyin genişleyebilecek yer bulması için kafa içi basınç düşürülmeye çalışılır. Birkaç ay sonra çıkartılan kafatası parçası yerine konulabilir. Dış ortamda kemik tutulmaz. Kemik karında beslenir, canlı kalır. İbrahim Bey’e yapılan, rutin bir uygulamadır.
Beyin cerrahları hep çok temkinli mi konuşurlar?
Hastanın ailesini umutlandırmamak için önce en kötüsünden başlayıp sonra umut vermeyi mi tercih ederler? “Umut vermeyelim sonra sürpriz olsun” denemez. Doktorların en başta yapabildikleri sadece yorum düzeyindedir. Sonra olayların seyri farklı bir hale dönüşebilir. Beyin cerrahisinde hastanın durumuyla ilgili çok net konuşulamaz.
İbrahim Tatlıses son bir haftadır ölümle kalım arasındaki çizgideydi. Bu zorlu dönemi önemli ölçüde atlattı. Sonunda hiç hasar olmaması gibi bir şey mümkün mü?
Beyin dokusunun içine mermi girip çıktıktan sonra hiçbir hasar olmadan atlatılması mümkün değil. Beynin çok fonksiyonu var ve bu fonksiyonların hepsini ölçmemiz mümkün değil. Ne kadar kaybı olacağını söyleyemeyiz. Onu ancak insan yaşadıkça kendi fark edebilir.
İbrahim Tatlıses’in başına gelen durumlardaki gibi hastanın kişiliği, ameliyatın başarısını değiştirir mi?
Böyle bir araştırma sonucu yok. Ancak ben entelektüel seviyesi yüksek hastalarda; beyindeki toparlama düzeyinin daha iyi olduğunu hissediyorum. İbrahim Tatlıses, beynini çok yoğun kullanan bir hastadır. Etrafındaki binlerce insanı kendine odaklayabiliyor ki, bu yüksek düzeyde beyin fonksiyonu gerektirir. O da umarım hızlı düzelme süreci gösterir.
Bu tip beyin yaralanmalarında yüz çok ciddi hasar görür mü?
İbrahim Tatlıses’in vakasında olduğu gibi hemen plastik cerrahın da ameliyata girmesi gerekir mi, yoksa ilk hedef hastanın kurtulması olduğu için beyin cerrahları tek başına mı çalışmak ister? Önce hastanın hayatını kurtarmak önemlidir. Beyin cerrahları önce riski ortadan kaldırmalıdır. Sonra plastik cerrahlar devreye girebilir ama çoğu zaman bunu daha sonraya bırakmayı tercih ederiz.
Beyin ameliyatları sürprizli midir? Hasar ancak hasta uyandıktan sonra mı ölçülür, yoksa birkaç haftada ortaya çıkar mı?
Ameliyattan önce filmlere bakarak yorum yapabiliriz ama bu sadece yorum düzeyindedir. Filmine bakıp çok kötü beklentiye girilebilir ama hastanın klinik verileri o görüntüye göre iyi olabilir. Nadiren böyle durumlar olur.
Kurşun yaralanmalarında kurşunun mutlaka çıkartılması mı gerekir? Kafasında kurşun ile yaşayan insanlar var, onların imkanı olsa kurşun çıkartılabilir mi?
Beynin hayati merkezine saplanan kurşunları çıkartmak bazen hasta için riskli olabilir. Onunla yaşamasını tercih edebiliriz... Beyne zaman zaman şantlar, piller de koyabiliyoruz.
Sabah- Esra Tüzün