Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Polemik Yaşam Sivil hayatta ast- üst ilişkisi devam eder mi?

        Özlem YILMAZ (AHT)

        Tuğgeneralin 'Çay demle içelim' isyanı

        Sincan Cezaevi'nde tutuklu emekli orgeneral Çevik Bir'in "Ünal, çay demle, içelim" talimatlarının ardından Tuğgeneral Ünal Akbulut'un isyanı polemik konusu oldu. İddiaya göre, emekli orgeneral Çevik Bir'in 'Çay demle, içelim' talimatları rutin hale gelince koğuş arkadaşı Tuğgeneral Ünal Akbulut, en sonunda isyan edip cezaevi yönetimine 6 kez dilekçe ile başvurdu ve koğuşu değiştirildi. Bir'in yanına emekli Tuğgeneral İdris Koralp ve bir emekli albayın yerleştirildiği öne sürüldü. Peki sivil hayatta ast- üst ilişkisi devam eder mi? İşte görüşler...

        Atilla Kıyat (Emekli Koramiral):

        "Yılların verdiği terbiye ve saygı devam eder"

        "Ast – üst ilişkisi, sivil hayatta yasal olarak devam etmez, ancak yılların verdiği terbiye ve saygı devam eder. Benden önceki komutanlarıma ben hala 'Komutanım' diyerek hitap ederim, onların yanında ayak ayak üstüne atmam. Bence bu arkadaşça söylenmiş birşeydir, ast- üst ilişkisiyle bir ilgisi yok. Kader arkadaşı olarak oraya düşmüş kişiler birbirlerine emirle böyle şeyler yaptırmazlar. Ne Çevik Bir, tuğgeneralimize askeri emir çerçevesinde 'Çay demle, içelim' der, ne de Tuğgeneral bu nedenle koğuş değiştirir. Mümkün değil. Bundan çok rahatsız oluyorsa, 'Hayır, ben size çay demlemem' der geçer gider. Astlar üstlerine saygı göstererek, yaşanan üzüntüyü azaltmaya çalışırlar. Ama hiçbir üst, asta askerlik taslamaz."

        Esef Merdoğlu (Emekli uzmanlar Derneği -EMUZDER- Başkanı):

        "Futbol bile oynasanız ast – üst ilişkisi devam eder"

        "Sivil hayatta da emekli olunca da ast- üst ilişkisi devam ediyor, etmemesi gerekiyor ama bizim geleneğimizde devam ediyor. Bu durum, lojmanlarda çok daha gözle görülür biçimdedir. Spor yaparken dahi rakip olarak futbol oynuyorsanız, o sırada dahi ast- üst ilişkisi vardır. Biz 'Esas duruşta futbol' diyoruz buna, çok da başımıza gelmiştir. Mesaiden sonra dahi olsa kesinlikle en ufak bir yumuşama olmaz. Halbuki mesaiden sonra dost olmak, saygı çerçevesinde iki arkadaş olmak gerekiyor, ama ilişkiler bu noktada olmadığı için hiçbir zaman profesyonelleşemiyoruz. Ömür boyu ast- üst ilişkisi devam ediyor."

        Armağan Kuloğlu (Emekli Tümgeneral):

        "Saygı ve sevgi bağı, Silahlı Kuvvetler'de çok güçlüdür"

        "Türk Silahlı Kuvvetleri'nde saygı ve sevgi her zaman vardır. Üstten ziyade astların her zaman üstlere saygısı ve sevgisi devam eder. Benden üst rütbeli, benden yaşlı bir askeri gördüğüm zaman kendisine saygıda kusur etmem, 'Komutanım' diyerek hitap ederim. Benden daha sonra tuğgeneral, albay rütbesiyle emekli olmuş, ama benden yaşça büyüklere dahi 'Komutanım' derim. Böyle hitap etmeyi uygun görürüm. Bu bağ Silahlı Kuvvetler'de çok güçlüdür. Saygı ve sevgi konusunda çok dikkat edilir, insanın ruhuna işlemiş bir durumdur, hatta bir gelenektir. Mecburiyetten değil, içtenlikle yapılır."

        Faik Tarımcıoğlu (Emekli askeri hakim):

        "Dejenere olmuş bir ilişki"

        "Sivil hayatta ast- üst ilişkisi devam eder. Çünkü 40-50 senelik bir alışkanlıktan bahsediyoruz. Kuleli Askeri Lisesi'nden, hatta öncesinde ortaokul da vardı, daha sübyanken askeri mektebe giden ve o alışkanlıkla ast- üst ilişkisini iliklerine kadar hisseden birisinin, emekli olduktan yıllar sonra bile orduevinde esas duruşta durduğu, üstüne 'Komutanım' dediği çok görülmüştür. Bu ast- üst ilişkisinin yıllarca devam etmesi de tabidir. Aynı garnizondalarsa, aileleriyle birlikte görüşmüşlerdir, acı- tatlı günlerini birlikte geçirmişlerdir. Bu nedenle bu konuya çok da dikkat edilir. Tüm bu nedenlerle, bu ilişki devam edegelen bir özelliktir. Ancak zaman zaman istismar edilmektedir. 'Cezaevindesin, hadi bana çay yap' teklifi, o münasebetin biraz dejenere olduğunu, korunmadığını gösterir. Bu haber doğruysa, bu nevi bir ast- üstlük münasebetinden ziyade tavırlar şikayete yol açmış olabilir. Bir başka şahıs olsaydı, o ast belki öyle bir tepki gösterip, 'Beni başka bir koğuşa alın' demezdi, aradaki ilişkiyi, ağabey- kardeş ilişkisi içinde götürürdü. Ama bazen bireysel savunma imkanı da verilmediği zamanlarda, 'Senin yüzünden cezaevine girdik' gibi birikimler de tepkiye yol açmış olabilir."

        Uygar Çöltekin (Emekli Askeri Hakim, avukat):

        "Görevdeyken dahi 'çay demle, içelim' diyemez"

        "Emekli olduktan sonra ast- üst ilişkisi kalmaz. Görevdeyken bile ast – üst ilişkisi hizmete ilişkin konularla sınırlandırılır. Görevdeyken dahi 'Çay demle, içelim' diyemez, bunu demeye hakkı yoktur. Hukukun koruduğu alanda, askeri hizmetle ilgili olmayan bir konuda hiç kimsenin emir vermeye hakkı yoktur. Kaldı ki sivil olduktan sonra da böyle bir şey söz konusu olamaz. Belki daha önce birlikte çalışmışlardır, ama yine de bu emir süreklilik arz ediyorsa, böyle birşeye hakkı yoktur."

        (Adını açıklamayan emekli bir general):

        "Sivil hayatta müeyyideler yoktur"

        "Sivil hayatta asla ast- üst ilişkisi devam etmez. Ben 13 senedir emekliyim. Hiçkimse bana emir veya talimat veremez. Ben de geçmişte emrimdeki kişiye şu an emir veremem, komiktir bu. Ancak yaştan doğan bir terbiye vardır. Bugün bir kahvede bile otursanız, yaşı küçük olanlar ayağa kalkar, gelip elinizi öperler. Gidip çay, kahve getirirler, bu aile terbiyesidir. Ben Ünal Akbulut'un bu nedenle koğuşunu değiştirdiğine asla inanmam. Başka sebepler vardır. Çay, kahve olayı olduğunu sanmıyorum. Çevik Paşa'nın kendisi de çay ikram eder, götürür. Bu aile terbiyesidir. Bir büyük, kendinden yaşça büyük kişiye saygı gösterir. Zaten görevliyken gerekli saygıyı göstermezsen bunun birtakım müeyyideleri var, ama sivil hayatta böyle müeyyideler yok."

        Ümit Kardaş (Emekli Askeri Hakim):

        "Emekli olunca statü biter ama saygı sürer"

        "Böyle bir şey resmiyette de mümkün değil. Ama Silahlı Kuvvetler'de bir gelenek vardır. Emekli de olsa 'Paşam', 'Albayım' diye hitap edilir. Birbirlerine saygı göstermek bir gelenektir. Ama 'Sen bana çay getir' gibi bir talimat olamaz. Bu hukuken de mümkün değil. Bir kişi Silahlı Kuvvetler'den emekli olduğunda bu statüsü biter, sivil vatandaş olur. Rütbelerin bile emeklilikte söylenmesi çok gereksizdir. Zaten hukuken bir anlamı yoktur. İki kişi de emekli olsa dahi, bazıları kendisinden daha kıdemli kişilere 'Komutanım' derler. Hatta alt rütbedeki görevdedir, üst rütbedeki emekli olmuştur, ancak yine de 'Komutanım' diyerek hitap eder. Bu bir vefa göstergesidir. Bu kişiler emekli değil de, görevde olsalar dahi, sadece göreve ilişkin emir verebilir, ama 'Bana bir çay getir' diyemez. Bunun görevle bir alakası yok, görevde dahi olsa böyle bir talimat veremez zaten."

        Yazı Boyutu
        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ
        Habertürk Anasayfa